Enerji Yaşam Gücümüzdür

Psikolog Bilun Altunlu Armağan

İnsan bioholografik, digital, mucizevi yaratımın ve ilahi frekansın titreşiminde  hydro-uzayda muazzam bir uyum içinde olan varlıktır.

Parçacık fiziği göstermiştir ki  organik  veya  inorganik  yada   kimyasal her madde pozitif ve negatif  elektrik  yüklü atom altı parçacıklardan  oluşur. Evrende ki  her şey gibi bizlerde elektrik yüklü varlıklarız.

Tüm elektrik  akımlarının  Hertz  birimi  ile ölçülen  belirli bir sürede  ki titreşim sayılarına frekans denmesinden yola çıkarak bedenimizi oluşturan her hücremizin  ölçülebilir bir frekansı vardır diyebiliriz.

Her hücre derken  her organ , her doku ve  kanımızı  DNA’ mızı inşa eden  amino asitler , bedenimizi dengeleyen  hormonlarımız , beden içi mineral ve vitaminler , metabolizmamızı besleyen yağ asitlerimiz ve daha bir çok yapıtaşını oluşturan her bir hücremizin frekansı  olduğu gibi düşünce  ve duygu olarak deneyimlediğimiz  nöropeptit  ve nörotransmitterlerimizinde   ölçülebilir frekansları vardır.

Sonuçta insan bedeni sanki farklı seslerden oluşan senfoni orkestrası gibidir. Her organ , her doku , her hücre kendine özgü frekanslarda titreşerek sanki  kendine has bir ses çıkarır. Sağlıklı ve huzurlu bir bedende bu titreşimler müthiş  biruyum içerisindedir.

Tıpkı  bir  senfoni orkestrası gibi  bütünleşmiş bir ses yani titreşim oluştururlar. Hep beraber mucizevi bir eser yaratır gibi bu frekansı yansıtırlar.

İdeal olan hep beraber oluşturulan farklı  frekans ve seslerin uyumlu bir bütünü yansıtabilmesidir. Bu durum bedenlerimiz sağlıklı bir biçimde işlediği zaman oluşur. Ne zaman ki bir doku veya organın ya da  kanımızı oluşturan hücrelerimizin frekansı değişir. Yani mevcut elektrik yükü ve akımının titreşimi bozulur. Tüm bedenimiz bundan  etkilenir. Bu frekans  bozukluğu  ve uyumsuzluğu  bütünlüğü bozar.

Tüm bedenimizin yapı taşları uyumlu bir frekansta  titreşerek  birbirleri ile iletişim halinde olduklarında biz sağlıklı , dengeli ve huzurlu hissederiz. Bu durum diğer insanlar ile ilişkilerimize de  yansır.

Onlar ile olan uyumlu frekans ritmini de etkilediğinden ilişkilerimizin sağlıklı ve huzurlu  olmasına izin vermez.

İçsel frekanslarımızın / titreşimlerimizin uyumu ve dengesi bozulduğunda ise enerji kanamaları başlar ve sisteme yansıttığımız enerji  akışı da düşer. Bunların sonucunda hem psikolojik hem de fiziksel sıkıntılar yaşanır.

Titreşimlerimizi /frekanslarımızı değiştirmek gündelik bir iş gibi olmalıdır. Öncelikle geçmişte netleşmemiş tüm meselelerin etkilerinden arınmalıyız.

Kendimizi ve diğerlerini affetmeliyiz. Gündelik  bazı durumların yarattığı tüm olumsuz enerjilerden düzenli olarak kurtulmalıyız. Hem kendimize hem de çevremize yönelik sevgi dolu düşüncelerimizi beslemeliyiz.

Kalbimizi açabilmeli , bizi sınırlayan düşünce ve temel inanç kalıplarımızdan uzaklaşmalıyız. Varlıksal olarak kendimizin tüm güç ve sevgi dolu enerjilerine açık olmalıyız.

Bilim adamı ve mistik  Psikiatrist Dr David Hawkins  araştırmaları sonucunda bilinç haritaları çıkarmış ve  Alfa  enerji seviyesinden Omega enerji seviyesi olarak adlandırdığı  çizelgede duyguların frekans / titreşimlerinin seviyelerini işaretlemiştir.

Öncelikle o çizelgede yerimizi saptayıp üzerinde çalışmaya başladığımızda  sevgi ve huzur titreşimlerinin önemini daha iyi anlıyor ve bu aşamaya gelebilmenin hayatı dolu  dolu  yaşayarak olgunlaşmak, gelişmek ve bunu  bütüne yansıtmak olduğunu daha iyi farkediyoruz.
                                        

UNUTMAYALIM

MUTLULUK BİR SEÇİMDİR.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir