Zehirli İlişkiler

Elif Namlı 

Bu yazıda, istismarcı ilişkilere ve istismarcı kişilerin vazgeçilmezi olan gerçekleri çarpıtma ve manipülasyon yolu ile karşısındaki kişiyi kontrol altında tutmalarına değineceğim.

Açıkçası bu tür ilişkiler ve kişiler ile yolu pek kesişmemiş olan veya bir şekilde bu tutumları “doğal” kabul etmiş / ettirilmiş olanlar için göz ardı edilen bu kontrol türü, hem kişilerarası ilişkilerde hem de kişilerin akıl ve ruh sağlığında çok derin yaralar açıyor ve kesinlikle bu konuda bilgi sahibi olunmalı. 

Özellikle bu tür ilişkilerin kurbanı olanlar bu konu hakkında daha çok okumalı ve araştırmalı.

Çoğumuz hayatımızda, olan biteni hep kendi çıkarına olacak biçimde çekiştiren, eğip büken, her hatada çevresindekileri suçlayan ve mızıkçılık yaparak üste çıkan kişilerle karşılaşmışızdır.

Yaşımız daha küçükken bu durumlar çocukluk veya henüz olgunlaşmamışlık ile bağdaştırılır ve (bence yine yanlış bir biçimde) hoş görülürdü. 

Yaşları ilerledikçe bu tutumlarını artırarak sürdüren kişilere ise kişilik bozukluğu olan ve zehirli kişiler diyoruz.

İşte hayatınıza bir şekilde bu zehirli kişilerden girenler olduysa, neler olduğunu anlayamadan kendinizi bir lunapark trenine binmiş, kaostan kaosa sürüklenirken bulabilirsiniz.  

Bu portre hiç hoşunuza gitmediyse bu yazıya göz atmanızda fayda var.

Bu zehirli kişiler, her şeyden önce çıkarcıdırlar. Kendi çıkarları doğrultusunda avlanmayı, avlanırken de nasıl taktikler kullanacaklarını çok iyi bilirler. Öncelikli taktikleri, avları olmaya layık gördükleri kurbanlarını seçip, peşine düşüp, ona iltifatlar, hediyeler, büyük temenniler ile yaklaşmaktır. Siz hayatlarında karşılarına çıkan hiç şüphesiz en harika en muazzam kişisinizdir. Kesinlikle sizsiz bir hayat düşünemiyordur, her zaman hayal ettiği aileyi sizinle kurmak istiyordur. Siz onun ruh eşisinizdir.

Buraya kadar sorun yok, fakat daha sizinle tanıştığı ilk günden veya ilk haftadan böylesine iltifatlar yağdırması, yere göğe konduramaması, sizi vazgeçilmezi ilan etmesi biraz şüphelerinizi harekete geçirmeli.  

Evet yüzleşmek zor. Herkes hayatının belli dönemlerinde bunları duymak ister ancak bu kadar erken ve bu kadar abartılı olması karşınızdakinin ava çıkmış bir istismarcı olduğunu gösteriyor olabilir. Çok dikkat edin.

Bu yere göğe sığdıramama dönemi, aralıksız mesajlar, telefonlar, görüşme istekleri ve sizi her yerden takip etmesiyle devam eder. Daha bir iki haftada hayatınızın her alanına hakim olurlar.

Her anınızı bilmek istemeleri, ne giydiğiniz, kiminle nereye gittiğiniz, yakın arkadaşlarınızın kimler olduğu, ailenizle olan ilişkileriniz, hatta arkadaşlarınız ve aileniz ile hemen tanışmak istemeleri çok kısa zamanda gerçekleşir.

Bu durum başlarda egonuzu okşar ve size benimle ne kadar da yakından ilgileniyor diye düşündürtür. Fakat, eğer mükemmel bir peri masalının içine düşmediyseniz, avlanmakta olmanız çok olası. Bu işaretleri göz ardı ederseniz ki genellikle yapılan ilk hata budur. Kısa sürede hayatınızın her alanına müdahale edilmesine de kapılarınızı açtınız bile.

Oraya gitmeni istemiyorum, o arkadaşından hoşlanmadım, onu giymeyeceksin, aradığımda o telefon neden açılmadı? gibi müdahaleler hemen ilk aylarda  kendini gösterecek ve artarak devam edecektir.

Diğer taraftan sizin haklı bir şekilde (günlerce veya haftalarca küsüp ortalıktan kaybolması ve saatlerce telefonlarının meşgul olması gibi durumlarda) sorular sormanız: Sana ne? Sen kimsin? Sana hesap mı vereceğim? şeklinde kestirilip atılır ve bu “küstah” tavrınız daha da küsme ve daha da ortadan kaybolma ile cezalandırılır. Bir süre sonra bir de bakarsınız ki etrafınız bir kişi ve onun direktifleri tarafından sarılmış, çevrenizde bu durumu anlatabileceğiniz pek kimse kalmamış ve bütün bunlara rağmen, şüpheci ve yapışkan olanın bizzat siz olduğunuz iddiasıyla karşı karşıyasınızdır.  

Bütün bunların sonucunda aman daha fazla küsmesin, aman daha fazla kaybolmasın çünkü hepsi benim hatam evet ben de çok üzerine gittim diye düşünmeye başlar ve o ne derse yapmaya, ne istemiyorsa da kesinlikle yapmamaya başlarsınız. 

O ise keyfi yerinde, ipleri ellerinde, canının istediğini yaparken sizi izleyip uzaktan gülmektedir.  

Bu süreci başarıyla tamamlayan istismarcılar, sizden her istekte bulunmaya başlarlar.

Çok fazla canınızı yaktı veya aşırı şüphe çektilerse tekrar o tatlı dilli, iltifatçı, cömert hallerine bürünür, ustaca tekrar ağlarına çekerler. Hemen ardından baskılar, aşağılamalar, ortadan kaybolmalar kaldığı yerden devam eder.

Siz onların hem egolarını hem fiziksel isteklerini hem de maddi manevi ihtiyaçlarını karşılama aracı olmuşsunuzdur ve kendilerine bağlama aşamasını ne kadar uzun tuttular ise bir o kadar güvenlidirler.

Benden ayrılamazsın, sen bensiz yapamazsın, kimse seni benim kadar sevemez, kim seninle bu kadar ilgilenir, benden ayrılırsan çok pişman olacağını biliyorsun sözleri ile de zihninizde yer ederler.

Gerçekten hayatta daha önce birileri sizinle bu denli ilgilenmiş miydi? Merak edersiniz. Muhtemelen hayır. Ama muhtemelen bu kadar aşağılanmamış, yıpratılmamış ve ağlatılmamıştınız da. İşin bu tarafını görmek istemezsiniz. O sizi sahipleniyordur, siz ise şüpheciliğinizle onu boğup kendinizden uzaklaştırıyorsunuzdur. Bu durumu kabul eder ve hiç dikkate alınmama, yerin dibine sokulma evresine kabul edilirsiniz.  

Artık sizinle sadece canı istediği zamanlarda iletişim kurmaktadır.  Kedinin fare ile oynandığı gibi sizinle oynandığını fark ediyor olsanız da zihninizin bulanıklığından bu durumu net göremezsiniz.

Başkalarına kur yaparken veya beraberken yakalasanız bile değer bilmeyen, kıymet bilmeyen nankör durumuna düşürülürsünüz. Hesap sormak sizin ne haddinizedir? Daha fazla cezalandırılmamak için susmaya zorlanırsınız. Neticede arada sırada ağzınıza bir parmak bal çalıyordur.

Susup sabrederseniz, şirinler köyüne giriş hakkı kazanacak, mutlu mesut bir geleceğe beraberce yelken açacaksınızdır. Fakat o gün asla gelmez. Arada sırada gücünüzü, onurunuzu hatırlayıp bu ilişkiden çıkmaya çabalarsınız.

Her seferinde size bir şekilde ulaşır ve geri kazanma oyunlarını oynar. Başa dönersiniz.   Bu istismarcı ilişkiler hakkında fazlasıyla bilgilenip, gerektiği yerlerde bir veya birkaç uzmandan yardım almazsanız, döngünün içinde kendinizi kaybedebilirsiniz.

Sinyalleri fark edin, istismarcı ilişkilerden fark ettiğiniz anda uzaklaşın. Hayat çok uzun değil ve sizin gerçekten buna ihtiyacınız yok.

Elif Namlı 

loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir