kadinlarguzeldir.com

loading...

Ehl-i Kitaplaşmak

İman edenlerin Allah’ı ve O’nun katından inen gerçeğin ta kendisini hatırlamaları için titreyip kendilerine gelme zamanı gelmedi mi? Yoksa üzerlerinden uzun zaman geçince yoldan çıkıp kalpleri katılaşan o ‘Kitâp verilenler’ gibi mi olacaklar? (Hadid; 16)
Esasında Kitâp, ehlinin elinde ölüyor!
***
Kur’an hitaplarını “üzerimize almama” alışkanlığımızın en çok geçerli olduğu yerlerden birisi de “Ehl-i kitâp” ayetlerinin geçtiği yerlerdir.
Çoğumuz “Ey kitâp ehli!” denilen yerleri hızla geçeriz. “Bizden bahsetmiyor” diyerek aldırış etmeyiz. Öyle ya Ehl-i kitâp Yahudiler ve Hristıyanlardır, bize ne ki? Delalete düşenler ve gazaba uğrayanlar da onlardır. Bizim delalete düşmemiz (bozulmamız/sapmamız) ve gazaba uğramamız (Allah’ın öfkesini çekecek işler yapmamız) nasıl mümkün olabilir? (!)
Oysa Kur’an’ın “tarihini” değil; çağımıza yönelik “mesajını” önceleyen Yaşayan Kur’an esprisine göre “Ey önceki çağlarda kendilerine Kitâp verilenler!” hitabına biz Kur’an “ehli” olanlar da girmeli değil mi? Çünkü şu an biz de önceki çağlarda (14 asır önce) indirilmiş bir Kitab’ın ehli/varisi olduğumuzu iddia edip durmaktayız.
Kitaba “varis” olmak veya onun “ehli” olmak tek başına yetiyor mu?
Baktığımızda, tarihi süreç içinde Kur’an’dan önceki çağlarda kendilerine Kitâp verilmiş olanların yaşadığı “Ehl-i kitâplaşma sürecini”, ‘onlar keler deliğinden geçse, geçerek’ Kur’an’dan sonra bizim de yaşadığımız görülüyor.
Bunlara birazdan gireceğiz….
***
Ama önce “Kitâp” kavramının Kur’an’ın kendi öznel dilinde ne manada kullanıldığından başlayalım.
Baktığımızda “Kitâp” kelimesinin Kur’an’da 242 kez geçtiğini görüyoruz.
Yani gayet merkezî, ana bir kavram.
Bunların tamamını burada aktarmam mümkün değil. Fakat bir tasnif yapacak olursak öznel (kendine özgü) ve nesnel (hepimizin bildiği) iki ana manada kullanıldığını görüyoruz.
1- Öznel anlamı: Bilgisayar çağındayız kolay anlaşılması için oradan örnek verelim, “el-Kitâp” bu manada tüm varlığın ve oluşun işletim sistemi ve hafızası (belleği) anlamında kullanılıyor. Yani tüm evrenin; tarihin, hayatın, tabiatın işleyen sistemi… Keza tüm evrenin; tarihin, hayatın ve tabiatın hafızası/belleği (lehv-i mahfuz)…
Örnek 1:
Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir Kitâpta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.” (Hadid; 57/22).
Yani deprem, sel felaketi, yanardağ patlaması, fırtına, kasırga, hastalık, ölüm, toplumsal yükseliş ve çöküşler vs. hepsi işleyen bir sisteme, yasaya göredir. Bunlar size isabet etmeden önce de belirli bir işletim sistemi, yasa, düzen üzeredirler. Evrenin yazılım/işletim sisteminin (el-Kitab’ın) dışına çıkamazsınız, hepsi orada yazılıdır. Size düşen işletim sisteminin elverdiği ölçüde hareket etmek, gereken tedbirleri almaktır. Aksi halde müsibete uğrarsınız (bilgisayarınız, sağlığınız, eviniz, işiniz, toplumunuz vs. çöker!)… Kur’an işte buna evrenin işletim sistemi, düzeni, yazılmış yasaları (el-Kitâp) diyor. Bu durumda Kitabı okumak evreni; tarihi, hayatı ve tabiatı okumak demek oluyor.
Örnek 2:
 “Hangi oluşta olursan ol, Kur’an’dan her ne okursan oku ve her ne iş yaparsanız yapın, siz bu işlere daldığınızda Biz hepsini görüyoruz. Çünkü ne yerde ne gökte, küçük büyük fark etmez, zerresine kadar hiç bir şey Rabbi’nin bilgisi dışında cereyan etmez. Bunların hepsi apaçık bir Kitâptadır.” (Yunus; 10/61).
Yani siz bir iş ve oluşa (şe’n) başlar başlamaz, aynı anda (hemdem, senkronik) olarak Biz de olayın içindeyizdir. Çünkü Allah her şeyi çepeçevre kuşatıp kaplamıştır (muhit). Fakat buna rağmen siz mahiyet olarak O değilsiniz, O da siz değil. Olup biten her şey cömert yazıcılar (kirâmen kâtîbin) tarafından kaydedilmektedir. Yani insanın, tarihin, toplumun, tabiatın hafızasına işlenmekte, evrensel koruyucu bellekteki (lehv-i mahfuz) yerini almaktadır. Zerre miktarı bir kıpırtı bile yok olmamakta, evrenin hafızasına (el-Kitâp) kaydolmaktadır. Güneş, ay, yıldız, gece, gündüz, tanyeri, dağlar, ovalar, zeytin ve incir ağaçları, eller, ayaklar, deriler, yeryüzü vs. hepsi buna şahit olacaktır. Zamanı geldiğinde, bütün bunlar dile gelecek, kayıtlar ortaya dökülecek, bellekler açılacak ve her kişiye “Kendi ellerinle yazdığın kitabın (hayatın) işte bu, haydi oku” denecektir… Kur’an işte bu tarihin, hayatın ve tabiatın işleyen sistemi esnasında olup bitenlerin kaydedilmesine de hafıza/bellek (el-Kitâp) demektedir…
Demek ki el-Kitâp bu durumda işletim sisteminin önce kendisi, sonra da işleyişi esnasında ortaya çıkanların kayda geçmesi, hafızaya alınması manasına geliyor. Mesela insan için kullandığımızda insanın işletim sistemi onun ruh ve beden sağlığının yasaları demek oluyor. İşte el-Kitâp’ta belirlenmiş olan bu. İnsan verilmiş işletim sistemini/yazılımını şu (iyi) veya bu (kötü) yönde çalıştırınca (amellerde bulununca) kendi hayat kitabını da yazmış oluyor. Ahirette ona kendi yazdığı kitabı gösteriliyor (amel defterleri açılıyor) ve “Oku kitabını” deniyor.(Kıyamet Suresi)
2- Nesnel anlamı: Bu da bildiğimiz anlamda genel geçer manada kitâp demektir.
 “Yoksa size ait bir Kitâp var da, onda mı okuyorsunuz?” (Kalem; 38)
… “Kendilerine Kitâp verdiklerimiz onu kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar.” (En’am 20)
… “Ehl-i kitâptan bir gurup, okuduklarını Kitâptan sanasınız diye Kitabı okurken dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları Kitâp’tan değildir. Söyledikleri Allah katından olmadığı halde ‘Bu Allah katındandır” derler. Onlar bile bile Allah’a iftira ediyorlar.” (Al-i İmran; 78) vb.
Görülüyor ki el-Kitâp terimini Kur’an, Mekkî ayetlerde daha çok birinci öznel anlamıyla, Medenî ayetlerde ikinci nesnel anlamıyla kullanmakta. Çünkü Medine’ye gelindiğinde kendilerine Yahudi veya Hristıyan diyenlerin yanlarında Allah’tan olduğunu iddia ettikleri Kitâplar vardır. Bu noktada Kur’an onlarla polemiğe giriyor. Kurumsal din eleştirisi yapmaktan ziyade “Kitâp ehli olmak” iddiası üzerinde duruyor. Çelişkilerini ve tutarsızlıklarını bir bir ortaya döküyor. Yahudileri daha çok amel, Hristıyanları da inanç noktasında eleştiriyor.
***
Şimdi…
Bu eleştirilerin neler olduğuna baktığımızda Ehl-i kitâp derken kimin kastedildiğini de anlamış olacağız.
Buna göre Ehl-i kitâp aşağıda Kur’an’dan ilgili ayetleri tarayarak çıkardığımız  maddelerde sıralanan özellikleri üzerinde bulunduran her kişi ve kesim olmak icap eder. Kendisine tarihsel/dinsel kimlik olarak Yahudi, Hristıyan, Mecusi, Hindu, Müslüman demiş fark etmez. Her kim bu özellikleri taşıyorsa Ehl-i kitâplaşmış demektir.
Aşağıda hiçbir tarihsel/dinsel kimlik adı anmadan, kendilerini bir Kitap’a nisbet edenlerin özelliklerini tavır ve davranış tarzları bakımından okuyacaksınız. Bakalım Ehl-i Kitap kimmiş?
1- Üzerinden zamanlar geçtikçe yanlarındaki Kitabı dünya malı yığma vesilesi haline getirirler. Kitabın sadece “ehli” olmakla işin biteceğini sanırlar. “Nasıl olsa mağfiret edileceğiz” derler. (bkz. A’raf; 169). Bu nedenle en önemli özellikleri “fırka-ı naciye”nin kendileri olduğu iddiasıyla “kurtulmuşluk vehmi” içinde olmalarıdır.
2- Öyle donmuş, katılaşmış ve taşlaşmışlardır ki ellerindeki Kitabı dünya malına alet etmeme çağrısı yapan uyarıcıları, hatırlatıcıları şaşkınlıkla karşılarlar. (bkz. A’raf; 63). Çünkü Kitâp onların tapulu malıdır, bu işin sahibi ve kompedanı onlardır. (!).
3- Bu tür uyarılarda bulunanları kendi oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Fakat uyarıya kulak asmak işlerine gelmez. (bkz. En’am; 20). Çünkü içine girdikleri kurtulmuşluk vehmi onlara kafa konforlarını iade etmekte, asude gölgeliklerde gayet mutlu yaşayıp gitmektedirler.
4- Kendi elleriyle yazdıkları bir takım kitapları ruhanîleştirirler. “Bu Allah’tan” diyerek vehbî yolla yazdırıldığını söylerler. Dahası az bir paha (para, makam, mevki, taraftar çoğaltma, karizma, şöhret) karşılığı satarlar. (bkz. Bakara; 79). Allah’ı ve Kitap’ı bunları sağlamada kolay ve ucuz bir sermaye olarak kullanırlar. Oysa karınlarına ateş doldurduklarının farkında bile değillerdir. (bkz. Bakara; 174).
5-Bizden başka kimse cennete giremeyecek” derler. Kendi dininden başkasını cennete layık görmezler. Oysa bu sadece bir kuruntudur. ‘Madem öyle ölümü hemen isteyin?’ deyince birden gizli günahlarını ve kötü işlerini hatırlayarak yerlerinde çakılıp kalırlar. (bkz. Bakara; 111).
6- Sırf içlerindeki kıskançlıktan ötürü uyarılara kulak asmazlar. Allah’ın ve Kitap’ın ellerinden gittiği vehmine kapılırlar. Kendi dışlarından bir ümminin gerçekleri onlara hatırlatması onlara zor gelir. Sülük gibi Kitap’a yapışırlar ama içinde ne dediği umurlarında bile değildir. Hiç okumamış gibi tüm uyarılara karşı arkalarını dönerler. (bkz. Bakara; 101, 179).
7- Kendilerine “iyilik, güzellik, doğruluk, dürüstlük, sevgi, vicdan, merhamet, adalet, söz, namus, vefa çağrıları nereden gelirse gelsin inanın, bunlar da Allah’tandır” denince “Biz sadece bizde olana (inzal edilene) inanırız” derler. Ellerindeki kitaba sıkı sıkıya sarılır, başkasını dışlarlar. Bu sözlerin sadece kendi Kitâplarında olduğunu zannederler. Halbuki o sözler evrensel olup insanlık vicdanında (basairu li’n-nâs) ve Kitabın anasında/özünde (ummu’l-Kitâp) yazılıdır. Aynı kaynaktan gelmektedir. Yanlarındaki kitabı tasdik edici, doğrulayıcı ve sürdürücüdür. (bkz.Bakara 91).
8- Allah’ın sevgi ve merhametini (rahmet) tekellerine alırlar ve kendileri dışında kimseye inmesini istemezler. (bkz.Bakara; 105). Çünkü onlar doğuştan Allah’ın ve Kitâp’ın sahibi ve varisidirler. Allah onlardan başkasının Allah’ı olamaz. Kitâp’ın, zahiren de olsa bekçiliğini yaptıklarına göre Allah yalnızca onlara çalışmalıdır (!).
9- Doğruyu yanlışla karıştırırlar, bile bile gerçeği gizlerler. İşlerine gelmeyeni görmek istemezler. Kitabın işlerine gelen yanını alır, gelmeyen yanını unutmak isterler. (bkz. Al-i İmran; 71) Özellikle de mal ve mülk ile ilgili ayetlerine fena bozulurlar. Örneğin “Sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki ihtiyaç fazlası olan her şeyi” ayeti keşke inmeseydi diye gizli duygular taşırlar.
10- Kendi kitaplarına bağlı olmayanlara karşı sorumluluk hissetmezler. Öyle ki bir dinar emanet bıraksan tepesine dikilmedikçe iade etmezler. “Ümmilere (dışımızda olanlara, dinimizden olmayanlara, kitabımıza inanmayanlara) karşı yaptıklarımızdan dolayı bize vebal yoktur.’ derler. (bkz. Al-i İmran 75). Hatta başka dinden bir kadını “cariye” yerine bile koyabilirler.
11- Okuduklarını Kitâptan sanasınız diye Kitâbı okurken dillerini eğip bükerler. Söyledikleri Allah katından olmadığı halde “Bu Allah katındandır” derler. Bile bile iftira atmaktan çekinmezler (bkz. Al-i İmran; 78).
12- Dinde aşırı giderler. Allah’ı bırakıp elçisini ilahlaştırırlar, dinde erbab edinirler (bkn. Ali İmran 80). Allah’ı bırakıp Kitabını fetişleştirirler. Allah’ı bırakıp kuluna taparlar. Allah’ı bırakıp nebileri, alimlerini, din adamlarını, rahiplerini, hahamlarını, müfessirlerini, müçtehidlerini, şeyhlerini, şıhlarını, kutuplarını, hocalarını, imamlarını, seyyidlerini, azizlerini, velilerini, kutuplarını, gavslarını, maguslarını, mollalarını, gurularını, racalarını Rabb ittihaz ederler. Onların sözünü Allah’ın sözü yerine koyarlar. Kitabı anlayıp gereğini yapacakları yerde onu türlü maskaralıklara alet ederler. Ayetleri muska yaparlar, ölülerin arkasından okurlar (Fatiha ve Yasin Okurlar), tılsım çıkarırlar, şifre ararlar. İşaret edilen yöne gitmeyi bırakıp, işaret parmağının kendisi ile uğraşıp dururlar (bkz. Al-i İmran; 80 ve 64, Tövbe; 31, Bakara; 102, Nisa; 171).
13- Allah’a ve ahiret gününe inanıyor görünmelerine rağmen dünyaya karşı insanların en açgözlüsüdürler. Hatta müşriklerden bile daha hırslıdırlar. Her biri ister ki bin yıl yaşasın. Oysa uzun yaşamak hiç kimseyi azaptan kurtarmaz. (bkz. Bakara; 96).
14- Üzerlerinden uzun zamanlar geçince kalpleri katılaşır. Kitâp artık kalplerine heyecan, ruhlarına can veremez hale gelir. (bkz. Hadid; 16). Yanlarındaki Kitâp artık bir tapınak kitabı olmuştur. Okusalar da okumasalar da fark etmez. O artık bir Kitâb-ı Mehcur’dur. (terkedilmiş, unutulmuş Kitâp). Eh, artık onun da sadece “ehli” olunur… (bkn. Furkan 30)
***
Bunlar onların Kitâptaki özelliklerinden en önemlileridir.
Tarihi sürece baktığımızda ise “Ehl-i kitâplaşmanın” birbirine benzediğini, muharref (bozulmuş, aslını özünü kaybetmiş) hale gelmenin hiç değişmediğini, yine yeniden birbirini tekrar edip durduğunu görürüz.
Önce Kitâp hayattan çekilir.
Sonra bakış açılarında, yaklaşımlarda, algılarda tahrif görülür. Neyin Allah’tan neyin kuldan olduğu birbirine karışır. İnançlar değişir, ameller bozulur.
Nihayet bir dünya gücünün etkisine girilir ve devrin egemen gücünün Ehl-i kitâplaşmış tebası/maşası olunur. Musa’dan sonra Yahudiler zamanla Ehl-i kitâplaşmış ve Pers İmparatorluğu’nun tebası, matraplığı haline gelmişti. İsa’dan sonra da Hristıyanlar Roma için aynı duruma düşmüştü.
Peki ya Muhammed’den sonra Müslümanlar?
Eski zamanlarda Pers egemenliğindeki Yahudiler’in, orta zamanlarda Roma egemenliğindeki Hristıyanların Ehl-i kitâplaşması gibi, modern zamanlarda da Anglo-Sakson (Batı) egemenliği altındaki Müslümanların Ehl-i kitâplaşmasından bahsediyoruz. Bunun öncesin de Türklerde Şaman ve Farslılardan Zerdüş kültürünün etkisine girmesinide gözden kaçırmayalım.
Ne yazık ki kanatan, yakıcı gerçek budur.
Mecusiler, Yahudiler ve Hristıyanlar’dan sonra bize öyle geliyor ki yeni Ehl-i kitâp inançları ve amelleri muharref hale gelmiş ‘Müslümanlar’dır.
İçlerinden çok azı işin özünü kaybetmeyip gece yarılarında kalkarak gözyaşları döker. Ekmeğini aşını bölüşerek kardeşlik, tevhid ve adalet ruhunu sürdürür. Bunlar daima azınlıktadır.
Dinin işaret ettiği yöne gitmeyi bırakıp; dinin kendisine yoğunlaşma, aşırı ve abartılı bir şekilcilik, “din manyağı” olma derecesinde Tevratçılık, İncilcilik, Kur’ancılık, Talmutçuluk, Mişnacılık, fıkıhçılık, hadisçilik, kelamcılık, tefsircilik, mezhepçilik, tarikatçılık, cemaatçilik vb. yaparak insana, eşyaya, hayata ve doğaya yabancılaşma ve böylece tarihin, hayatın ve doğanın işleyen/ yaşayan düzeninden (el-Kitâp) kopuş Ehl-i kitâplaşmanın ortak özelliğidir.
Şu an baktığımızda Müslümanlar olarak hal ve gidişatımız önceki Ehl-i kitâplıları hiç de aratmıyor. Tipik Ehl-i kitâp özellikleri gösteriyoruz. Ne yani sırf Müslümanız diye bu sınıfa girmeyecek miyiz? Elimizdeki kitabın ismi Kur’an olunca yukarıdaki maddeler bizim için geçersiz hale mi geliyor? Zaten böyle düşündüğümüz (kurtulmuşluk vehmi) için Ehl-i kitâplaşmış olmuyor muyduk?
Kaldıki Kur’an’ın kendisi zaten ileride bir Ehl-i kitâplaşma olabileceğini haber veriyor. Yazıyı o ayetle bitireceğiz, lütfen dikkatle okuyun.
Yukarıdaki “ maddelerde Ehl-i kitâp” sıralaması çok tanıdık gelmiştir. Fazla uzaklara gitmeye gerek yok. Bunu anlamak için ayetleri arkamıza bakmadan üzerimize alınalım yeter. Gerçeğin bütün çıplaklığı ile içimizi yaktığını göreceğiz.
***
Demek ki üzerinden uzun zamanlar geçince kalplerde ürperti kalmıyor, heyecanlar tükeniyor. Uyanıklık, korku ve titreme yerini donukluğa ve kurtulmuşluk vehmine bırakıyor… Kesin inançlı, cenneti garanti gören, “inandım” (amentü) demekle kurtulacağını sanan, yaşantıyı (praxis) değil; sırf kimliği, ameli değil; sırf imanı kurtuluş sebebi sayan bir zihniyet oluşuyor. Kesin inançlıya bir kitap yetiyor. Kuru kuruya kitap “ehli” olmakla iş tamam sanılıyor.
Öyle olunca Yahudiler için Tevrat, Hristiyanlar için İncil, Mecusiler için Avesta, Hindular için Vedalar ne anlama geliyorsa artık Müslümanlar için de Kur’an o oluyor.
Esasında Kitâp, ehlinin elinde ölüyor!
İman edenlerin Allah’ı ve O’nun katından inen gerçeğin ta kendisini hatırlamaları için titreyip kendilerine gelme zamanı gelmedi mi? Yoksa üzerlerinden uzun zaman geçince yoldan çıkıp kalpleri katılaşan o ‘Kitâp verilenler’ gibi mi olacaklar? (Hadid; 16)

"Yayınladıklarımız, Kur'an dan çıkarımlarımızdır, Doğruluğunu Kur'an dan teyit ediniz.

Eğer Kur'an'ı yeniden okumanıza vesile oluyorsa;

İş tamamdır, bizi görmezden gelin."

vekuran.blogspot.com.tr

Okunma 753 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

loading...
  • Anormal Uterin Kanama Nedir?
    Anormal Uterin Kanama Nedir? Anormal kanama hastanın alışılmış adet düzeninden belirgin sapma olarak tanımlanabilir. Kişiden kişiye farklılıklar olabilmesine rağmen, adetler 7 günden fazla sürerse, 21 günden daha sık aralarla olursa, anormal olduğu düşünülür. Normal rahim kanamaları: Adet dönemleri arasındaki kanamalar İlişkiden sonra olan kanamalar Adet döneminin herhangi bir zamanında olan lekelenme tarzında kanamalar Adet kanamasının normalden fazla veya uzun olması Anormal kanama herhangi bir yaşta olabilir. Kadının hayatında adet dönemlerinin anormal sayılabilecek şekilde düzensiz…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Sahurda Süt İçin, Uzun Süre Tok Kalın
    Sahurda Süt İçin, Uzun Süre Tok Kalın Ramazan ayında süt tüketiminin önemini vurgulayan Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, “Bir bardak süt 5 saat tokluk hissi verir. Sahurda süt tüketimi çok önemli” uyarısı yapıyor. Sağlıklı bir oruç için mutlaka sahura kalkılması gerektiğini belirten Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, sahurda mideyi daha geç terk eden, kan şekerini…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Bayram detoksu: sakız çiğnemek yasak!
    Bayram detoksu: sakız çiğnemek yasak! Özellikle kadınların yaza fit bir vücutla girme telaşı devam ederken; ünlülerin yaşam koçu olarak tanınan Şeyda Coşkun’un hazırladığı diyet ve detoks programı 15 günde ‘hafifletme’ iddiasını taşıyor. Emlak şampiyonu Evrim Kırmızıtaş Başaran’ın da katıldığı programda sakız çiğnemek de yasaklar arasında yer alıyor. Yaklaşan yaz mevsimini ve bayramı ince bir vücutla karşılamak isteyenler, bugünlerde yoğun bir çaba içinde. Önerdiği beslenme programlarıyla ünlüleri zayıflatan isim olarak bilinen Şeyda Coşkun, 15 günlük bir…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Oruç Tutarken Nelere Dikkat Etmeli?
    Oruç Tutarken Nelere Dikkat Etmeli? Ramazan’ın neredeyse yarısına ulaştığımız şu günlerde oruca adaptasyon sağlanmaya başlandı. Bununla birlikte yaşam dengesindeki değişimden kaynaklanan bazı sorunlar da yaşanması mümkün. Acıbadem International Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Kerim Çıkım, 17 saate ulaşan açlık için iyi bir hazırlık yapmak, iftarda ya da sahurda denge bozacak gıdalardan uzak durmak gibi bazı önlemlerin gün içinde dayanıklı kalmaya yardımcı olacağını söylüyor ve çözüm önerilerini ise şöyle sıralıyor...
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Reflüsü Olanlar Oruç Tutarken Nelere Dikkat Etmeli?
    Reflüsü Olanlar Oruç Tutarken Nelere Dikkat Etmeli? Ramazan’da iftar ve sahur zamanı yemeğe aşırı yüklenme ve yanlış beslenme sonucu mide rahatsızlıkları oluşabilir. Uzun süren açlığı takiben fazla miktarda ve hazmı güç besinlerin hızlı bir biçimde tüketilmesi sonucu, mide boşalma zamanı uzar ve midenin sindirim için ürettiği asit miktarında artış meydana gelir. Günü yoğun bir çalışma temposu içerisinde ve oruçlu geçiren ve bu şekilde yanlış beslenenlerde yemek sonrası uyku ihtiyacı da kaçınılmaz olur ve yemek yer yemez uzanmak…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • ​Otizm’e karşı Refleks Terapi
    ​Otizm’e karşı Refleks Terapi Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, otizmli çocukların tedavisinde alternatif tıp yöntemlerinden Refleks Terapi’yi öneriyor. Otizmli bireylerin yüzde 28’inin alternatif tıp yöntemleri ile tedavi edildiği belirtenYrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, Refleks Terapi’nin otizmli bireylerde güvenli bir şekilde uygulanması hakkında şu bilgileri verdi:
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Ramazanda Su Tüketiminin Önemi
    Ramazanda Su Tüketiminin Önemi Sağlığınız için iftardan sonra su tüketimini artırmak çok önemli… Ramazan ayı ile birlikte oruç tutmaya başlamak ilk etapta vücudun rutin dengesinin değişmesine neden olabilir. Bu dönemde kronik hastalığı olanların yanı sıra sağlıklı bireylerin de belirli konularda dikkatli olması gerekiyor.
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Ramazan'da Sporu Bırakmayın!
    Ramazan'da Sporu Bırakmayın! Ramazan’da Spor Yapmak İsteyenlere Uzmanından Tavsiyeler Ramazan’da sporu bırakmayın! Günlerin uzun, havaların sıcak olduğu döneme denk gelen Ramazan ayında oruç tutanlar genellikle spordan uzaklaşıyor. Ancak bazı noktalara dikkat ederek, sağlıklı yaşam için Ramazan’da da spor yapmak mümkün… MACFit A Plus Kulüp Eğitmeni Begüm Apaydın, “Düzenli egzersiz yapan kişinin Ramazan’da sporu bırakması uzun zamanda sahip olduğu tüm kazanımları hızlı bir şekilde kaybetmesine neden oluyor” uyarısında bulundu.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • ​Hamile Kalmak İçin Balık Yiyin
    ​Hamile Kalmak İçin Balık Yiyin Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, deniz ürünlerinden zengin beslenen çiftler hem daha fazla seks yapıyor hem de daha çabuk çocuk sahibi oluyor. Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, araştırmanın detayları hakkında şu bilgileri verdi: GEBELİK ŞANSI YÜZDE 92 “Çalışma için Michigan ve Teksas’tan 500 çift bir yıl boyunca izlemeye alındı. Deniz ürünü tüketimi ve gebe kalma süresi arasındaki ilişkiyi saptamak için katılımcılar günlük olarak besin…
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • ​SON DAKİKA! FDA migren ilacına onay verdi
    ​SON DAKİKA! FDA migren ilacına onay verdi Dünyadaki en yaygın üçüncü hastalık olan migreni önlemek üzere üretilen ilk ilaç FDA (Food and Drug Administration – Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi) tarafından onaylandı. Dünyadaki her yedi kişiden birinin muzdarip olduğu rahatsızlığın tedavisinde yeni bir dönem başladı.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Çilek Diş Eti Kanamalarına Birebir
    Çilek Diş Eti Kanamalarına Birebir DentSuadiye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Protez Uzmanı İlker Arslan, ’Güzel ve sağlıklı dişlerin, estetik avantajlarının yanı sıra genel vücut sağlığımıza da olumlu etkisi vardır. İhmal edilen küçük bir çürük, romatizmaya, ülsere, böbrek, kalp-damar hastalıklarına ve karaciğer sorunlarına hatta kansere bile neden olabilmektedir.’dedi.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Bebeklerde Böbrek Genişlemesine Dikkat
    Bebeklerde Böbrek Genişlemesine Dikkat Toplumda “böbrek genişlemesi” olarak adlandırılan, tıbbi adıyla hidronefroz hastalığı genellikle bebek henüz anne karnındayken saptanıyor. Böbrek genişlemesi sorunu çoğunlukla ilerlemez veya kendiliğinden kaybolurken, bir kısmı ise ilerleyerek ciddi tablolara neden olabiliyor. Yüreklere su serpen bilgi ise günümüzde hamilelik sırasında yapılan ultrason muayenesi sayesinde bebeklerdeki böbrek genişlemelerinin büyük çoğunluğunun doğum öncesinde tespit edilebilmesi. Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Ürolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cem Akbal, anne karnında tanı konulmasının da böbrek hasarını önlemek…
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • Şizofreni Tedavi Edilebilen Bir Hastalıktır
    Şizofreni Tedavi Edilebilen Bir Hastalıktır “ŞİZOFRENİ TEDAVİ EDİLEBİLEN BİR BOZUKLUKTUR” Abdi İbrahim Otsuka Medikal Direktörlüğü, Türkiye’de hasta sayısı yaklaşık 600 bini bulan Şizofreni hastalığına dikkat çekti. Irk, kültür ve sosyal sınıftan bağımsız olarak herkesi etkileyebilen bir hastalık olan şizofreninin seyri, düzenli ve etkin tedavi ile olumlu yönde kontrol altına alınabilir. Türkiye’de 450 bin ila 600 bin arasında şizofreni hastası olduğunu söyleyen Abdi İbrahim Otsuka Medikal Direktörlüğü, şizofreninin ırk, kültür ve sosyal sınıftan bağımsız olarak herkesi…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Yorgunluğunuzun Ve Görme Bozukluklarınızın Sebebi MS Olabilir!
    Yorgunluğunuzun Ve Görme Bozukluklarınızın Sebebi MS Olabilir! Emes Hastalığı diğer adıyla Multiple Skleroz, bir merkezi sinir sistemi hastalığıdır. Yorgunluk, kaslarda güçsüzlük, düzgün yürüyememe ve görme bozuklukları gibi belirtilerle ortaya çıkan Emes (MS) hakkında merak edilen soruları, Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Bölükbaşı yanıtladı. MS’in Sebep Olduğu Görme Bozukluklarında (Optik Nevrit) Kortizon, Temel Tedavi Midir? Optik nevrit, günler ya da aylar süren genelde tek taraflı görme bozukluğuna yol açan bir rahatsızlıktır. Nadiren de olsa körlüğe…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Merkez Bankasından Dövize Müdahale!
    Merkez Bankasından Dövize Müdahale! Doların durmak bilmeyen yükselişine Merkez Bankasından müdahale geldi. Merkez bankası faizleri 13.5 den 16.5'e çıkardı. Döviz kurundaki hızlı yükseliş için Merkez Bankası Para Politikası Kurulu olağanüstü toplandı.
    in Haberler Add new comment Read more...
  • Yöresel Lezzetlerle O Eski Ramazanlar Şimdi TÜRK LEZZET MÜZESİ’NDE!
    Yöresel Lezzetlerle O Eski Ramazanlar Şimdi TÜRK LEZZET MÜZESİ’NDE! Gastronomi dünyasına büyük bir yenilik getiren Türk Lezzet Müzesi, özel iftar menüleriyle ziyaretçilerine o eski Ramazanların neşesini yaşatıyor. Anadolu’nun lezzet ustalarının hazırladıkları, yurdun dört bir köşesinden gelen eşsiz tarifler, canlı müzik eşliğinde ziyaretçilere sunuluyor. Meşhur cağ kebabından en lezzetli Filibe köftesine, tarihi Antakya künefecisinden en iyi tandırcısına kadar Türkiye’nin en özgün, kaliteli ve lezzetli yemeklerinin iftar sofralarını süslediği Türk Lezzet Müzesi’nde Ramazan’a özel zengin menüler yer alıyor.
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Yuva’dan Ramazan’a Özel Ekşi Mayalı Ekmek Tarifi
    Yuva’dan Ramazan’a Özel Ekşi Mayalı Ekmek Tarifi Ramazan sofranıza Yuva Ekşi Ekmek Mayası ile yapacağınız peynirli-dereotlu ekmek ile hem sağlıklı hem de farklı bir tat ekleyebilirsiniz. İşte bu leziz ekmeğin tarifi… Ramazan ile birlikte iftara ve sahura özel yeni tarifler ve sağlıklı lezzetlerin arayışına girenler için Yuva Maya, farklı bir öneri sunuyor. Ekşi mayalı ekmekler, son günlerde hem lezzeti hem de sağlığa faydaları nedeniyle çok seviliyor ve tercih ediliyor. Evde ekşi mayalı ürünlerin kıvamını tutturmak bir hayli…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Ramazan'da Fasıl Eşliğinde Saray Mutfağı
    Ramazan'da Fasıl Eşliğinde Saray Mutfağı Anadolu Yakası’nın prestijli otellerinden Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel, ‘Kalamış’ta Bir Başka Ramazan’ mottosuyla iftar sofraları kurmaya hazırlanıyor. Ramazan ayı boyunca otelin bünyesinde hizmet veren Remina Restaurant’tafasıl eşliğinde kömürde pişen et dönerli zengin açık büfede münferit iftarlar gerçekleştirebilirsiniz. Wyndham Grand Kalamış’ın terasında yer alan Ouzo Roof Restaurant ve otelin şık salonları ise grup yemekleri için ideal bir ortam sunuyor. Executive Chef Mehmet Yalçınkaya, Ramazan’a özel hazırladığı Beykoz, Beylerbeyi, Salacak…
    in Mekanlar Add new comment Read more...
  • “POTLAÇ” Kadın Emeği Pazarı MODA’DA Başlıyor
    “POTLAÇ” Kadın Emeği Pazarı MODA’DA Başlıyor Kadıköy Belediyesi’nin kadınlar arasındaki dayanışma ve üretim ağını güçlendirmek üzere kurduğu kadın emeği pazarı ‘Potlaç’ Moda’da açılıyor. Kadınların el emeklerini sergileyecekleri stantların yanı sıra LBTİ ve sivil toplum kuruluşunun da stantlarının yer alacağı Moda açık hava stantlarında takıdan örgüye, seramikten ahşaba kadar birbirinden farklı ürünlere ulaşmak mümkün.
    in Haberler Add new comment Read more...
  • Lacivert’ten Zengin İftar Menüsü
    Lacivert’ten Zengin İftar Menüsü Boğaza hakim konumu ve kaliteli hizmet anlayışı ile İstanbul’un en seçkin restoranları arasında yer alan Lacivert, Ramazan ayına özel olarak hazırladığı iftar menüsüyle fark yaratıyor. Boğazın en özel noktasında konumlanan Lacivert, Ramazan ayını özel menüsüyle karşılıyor. Bahar aylarının gelmesiyle misafirlerini muhteşem boğaz manzaralı terasında ağırlamaya başlayan mekân, leziz tatlarıyla eşsiz bir deneyim sunuyor. Lacivert’in usta şefi Hüseyin Ceylan ve ekibinin hazırladığı menüde Anadolu’nun birçok yöresine ait özel tatlar bulunuyor.
    in Mekanlar Add new comment Read more...

Günlük Burç

 

Günlük falınızı Okuyun

İlginizi Çekebilir...

  • Bu Hatalar Dişlerin Düşmanı
    Bu Hatalar Dişlerin Düşmanı Güvenle ve bembeyaz inci gibi dişlerle gülümsemek herkes için önemlidir.Ancak günlük olarak dişlere ne kadar iyi bakarsanız bakın, yapılan bazı hatalar ağız ve diş sağlığı açısından zararlıdır. Dent Suadiye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Protez ve İmplantoloji Uzmanı İlker Arslan…
    Read 171 times Read more...
  • Kestane Bağışıklığı Güçlendiriyor
    Kestane Bağışıklığı Güçlendiriyor Kış mevsiminin vazgeçilmez yiyeceklerinin başında gelen kestane, tezgahlarda yerini aldı. Kestanenin vitamin, mineral ve lif bakımından oldukça zengin olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ulaş Özdemir, “Kestane kan basıncı ve kolesterolü dengeler, bağışıklığı güçlendirir, kalbi korur, stresin…
    Read 177 times Read more...
  • Özenli Bakım, Prematüre Bebekleri Hayata Bağlıyor
    Özenli Bakım, Prematüre Bebekleri Hayata Bağlıyor Türkiye’de her yıl 150 bin bebek, prematüre olarak dünyaya geliyor. Prematüre bebekler, gerekli koşullar altında özenli bir bakımla zamanında doğan bebekler gibi sağlıkla hayata tutunabiliyor Her yıl dünyada 13 milyon, Türkiye’de ise 150 bin bebek hayata gözlerini erken açıyor. 37’nci…
    Read 170 times Read more...
  • Uykusuz Gecelerin Sorumlusu Bu Alışkanlıklar Olabilir!
    Uykusuz Gecelerin Sorumlusu Bu Alışkanlıklar Olabilir! Yatmadan önce ne kadar yorulursam, o kadar kolay uyurum… Gece uyuyamadım, uykumu alabilmem için gündüz uyumam şart… Gece geç yatarsam sabah geç kalkmalıyım… Toplum arasında sıkça konuşulan ve doğru olduğu sanılan bu bilgiler nedeniyle yapılan hataların sonuçları ağır olabiliyor; örneğin…
    Read 24 times Read more...
  • Bu Hareketleri Sakın Yapmayın
    Bu Hareketleri Sakın Yapmayın Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte cep telefonları başta olmak üzere, tablet, diz üstü ve masa üstü bilgisayarları artık hayatımızın vazgeçilmezi oldu. Ancak elimizden adeta düşüremediğimiz bu cihazlar hatalı kullanıldıklarında baş ağrısından göz hastalıklarına kadar çeşitli sağlık problemlerine neden olabiliyorlar. Üstelik uzun dönemde…
    Read 142 times Read more...
  • Çocuğunuz Yeni Bir Dünyaya Hazır mı?
    Çocuğunuz Yeni Bir Dünyaya Hazır mı? Biliyoruz ki bir çok öğrencinin kendi içinde yaşadığı bazı olumsuz davranış ve inanışlar vardır ... Örneğin sınav stresi , dikkat eksikliği , odaklanma problemi yada özgüven sorunu gibi ... 
    Read 1015 times Read more...
  • Isıtılmış Bal Siyah Noktaları Yok Ediyor!
    Isıtılmış Bal Siyah Noktaları Yok Ediyor! Burun üzerinde oluşan siyah noktalar ciddi bir kozmetik sorun oluşturuyor. Bu sorunu gidermek için yapılan çalışmaların çoğu istenen başarıyı bir türlü göstermiyor. Siyah noktaların burun üzerindeki gözeneklerde biriken sebum isimli deriyi koruyan yağlı salgının havayla teması sonucu oluştuğunu söyleyen Özel…
    Read 701 times Read more...
  • Andızotu
    Andızotu Orjinal Adı: Inula helenium Diğer Adları: Andız, Anduzotu Bileşikgiller familyasındandır. Anayurdu bilinmemektedir. Ama, Anadolu'da benzeri dört türle beraberce yetişen andızotu 1-2,5 m. kadar boylanabilen çokyıllık dayanıklı otsu bitkidir. Dışı koyu kahverengi kalın yumrulardan oluşan rizom kökünün içi, açık renkli, muz…
    Read 3071 times Read more...
  • Polikistik Over Sendromu Savaşçısı 10 Besin
    Polikistik Over Sendromu Savaşçısı 10 Besin Düzensiz adet görme, saç dökülmesi, tüylenme, gebe kalamama, sancılı regl… Bu belirtilerle ortaya çıkan Polikistik Over Sendromu (PKOS), üreme çağındaki kadınlarda sık görülen bir hormonal bir hastalıktır. Peki size yediğiniz yiyeceklerle PKOS ile savaşabileceğinizi söyleseydik? “Tükettiğimiz besinlerin Polikistik Over Sendromu…
    Read 18 times Read more...
  • Lösemi belirtilerine dikkat!
    Lösemi belirtilerine dikkat! Diş eti ve burun kanaması, lösemi belirtisi olabilir. 25 bin çocukta bir görülen lösemi, kan hücre çekirdeğinde bir nedenle gelişen genetik kusurların yol açtığı, hücre ölümsüzleşmesi ve çoğalmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Ancak lösemi, günümüzde artık korkulacak bir hastalık değil.…
    Read 698 times Read more...
  • Geçmiş Yaşam Çalışması ile Gelen Şifa
    Geçmiş Yaşam Çalışması ile Gelen Şifa  Böyle bir çalışma için illa ki Geçmiş Yaşamlara diğer bir adıyla Reenkarnasyona inanmanız gerekmiyor. Buna ister kozmik bilinç deyin, ister genlerle atalardan taşınan anılar deyin önemli olan bu çalışmalarda hafızada ki kayıtlara ulaşılarak yaşamınızdaki sorunlara çözümler bulunabiliyor olunmasıdır.
    Read 4553 times Read more...
  • Dünya Kadınları Doğallık İstiyor
    Dünya Kadınları Doğallık İstiyor Yapılan araştırmalar gösteriyor ki dünyada güzelliğine önem veren kadınlar doğallıktan yana... Genç görünmek uğruna yüzündeki ifadesini kaybetmek istemeyenler için geliştirilen yeni nesil Teosyal Dinamik Dolgu, yapısı, uygulama özellikleri ve uygulanma sonrası sonuçlarıyla dikkat çekiyor. Son zamanlarda dünyada kendine has yüz…
    Read 168 times Read more...
  • GEBELİK PLANLARKEN
    GEBELİK PLANLARKEN Tüm kadınlar gebe kaldıklarında sağlıklı bir bebek hayali kurarlar bunun için de ilk ve önemli bir adım gebelik öncesi neler yapılması gerektiğini bilmektir. İlk aylar bebeğin özellikle gelişim dönemiyle ilgili kritik zamanlardır,iyi planlanmış bir gebelik anne ve bebek için oluşabilecek…
    Read 969 times Read more...
  • Toplantıkolikseniz Dikkat !
    Toplantıkolikseniz Dikkat ! TOPLANTIDAN TOPLANTIYA KOŞTURANLAR ,TOPLANTIKOLİKLER, GEÇ SAATLERE KADAR ÇALIŞMAK ZORUNDA OLANLAR, ÖZELLİKLE MİLLETVEKİLLERİ BU HABERE KULAK VERİN ! TOPLANTIKOLİKSENİZ DİKKAT ! Dr.Gönül ATEŞSAÇAN , özellikle iş hayatında bütçe toplantıları, dönem toplantıları gibi özellikle geç saatlere kadar çalışanlara çok önemli uyarılarda bulundu.…
    Read 741 times Read more...
  • Grip, Hamilelikte Daha Ağır Seyrediyor
    Grip, Hamilelikte Daha Ağır Seyrediyor Gebelik dönemlerinde vücutta çeşitli değişiklikler yaşanıyor. Anne adayının kalbinde pompalanan kan miktarı, kalp atış hızı, oksijen üretim derecesi, bunlardan yalnızca birkaçı. Bu değişiklikler ise vücudun bağışıklık sistemini doğrudan etkileyerek, vücudu bulaşıcı hastalıklara karşı açık hale getiriyor. Bilhassa kış aylarında influenza…
    Read 97 times Read more...
  • Oruç Tutarken Kaçınmanız Gereken 10 Önemli Hata
    Oruç Tutarken Kaçınmanız Gereken 10 Önemli Hata Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili, oruç tutanlar için önemli önerilerde bulundu. Fırından yeni çıkmış sıcak pide yemek… Orucu buz gibi soğuk suyla açmak… Bolca şerbetli tatlılar tüketmek… İftarı tek öğün şeklinde yapmak… Hemen hepimiz; gerek cezbedici lezzeti gerekse bizi…
    Read 620 times Read more...
  • Uzman Pedagog Sevil Yavuz Kimdir ?
    Uzman Pedagog Sevil Yavuz Kimdir ? Uzman Pedagog-Çocuk ve Aile Psikologu,Öğretim Görevlisi,Oyun Terapisti,Milliyet.com.tr Yazarı Sevil Yavuz, Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Rehberlik, Danışmanlık ve Okul öncesi Öğretmenliği olmak üzere iki lisans programından yüksek onur derecesi ile mezun oldu.
    Read 2339 times Read more...
  • Fasulye
    Fasulye Hem besin hem de şifa değeri hayli fazla olan fasulye pankreas bezesinin çalışmasını sağlıyor. İçeriğindeki bazı maddeler, kalbi, karaciğeri ve böbrekleri kuvvetlendiriyor… Latince ismi Phaseolus vulgaris olan fasulye, hem besleyici hem de şifa değeri oldukça fazla olan bir sebzedir. İklim…
    Read 2916 times Read more...
  • “Aceleci Bebekler” Buluştu!
    “Aceleci Bebekler” Buluştu! Acıbadem Kadıköy Hastanesi’nde 17 Kasım Dünya Prematüre Günü kapsamında, prematüre bebeklerle birlikte aileleri ve doktorları bir araya gelerek zaferlerini kutladılar. Etkinliğin açılış konuşmasını Acıbadem Kadıköy Hastanesi Direktörü ve Başhekimi, Çocuk Cerrahisi Uzmanı Dr. Mustafa Candan yaptı. Dr. Candan konuşmasında yenidoğan…
    Read 187 times Read more...
  • Simit Sarayı’ndan Farklı Konseptlerde Yeni Mağazalar
    Simit Sarayı’ndan Farklı Konseptlerde Yeni Mağazalar DERS ARASINA KÜÇÜK BİR SİMİT SARAYI MOLASI Simit Sarayı Nişantaşı Üniversitesi’ndeki 261 metrekarelik iç ve dış ferah alanı şık tasarımıyla kampüs hayatına günün her saatinde renk katıyor. Günün her saati için öğrenciler için oldukça pratik keyifli atıştırmalık sunarken öğle saatleri…
    Read 271 times Read more...
  • Omurga Kırıklarından Dolgu Yöntemiyle Kurtulabilirsiniz
    Omurga Kırıklarından Dolgu Yöntemiyle Kurtulabilirsiniz Daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkan ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen omurga kırıkları şiddetli bel, göbek veya kalça ağrısıyla kendini belli ediyor. Korse ve cerrahi tedavi yöntemlerinin yanında halk arasında çimento olarak tanımlanan dolgu yöntemiyle omurga kırıkları kısa sürede düzeltilebiliyor.…
    Read 215 times Read more...
  • Torpil-Rüşvet; KUR'AN Ne Diyor?!
    Torpil-Rüşvet;  KUR'AN Ne Diyor?! Torpil-rüşvet; bu memleketin başına belâ olmaya devam edecek gibi duruyor. Herkes işini sonuçlandırabilmek için bir torpil peşinde. "Ben bu işi nasıl hak yoluyla çözerim?" çabası yerini, "Kim bu işi çözer?" aramasına bırakmış! Bu konuda en büyük zararı gençlerimiz görüyor; -gerçekte…
    Read 659 times Read more...
  • Bademcik Sorununa Plasma Yöntemi İle Pratik Çözüm
    Bademcik Sorununa Plasma Yöntemi İle Pratik Çözüm Okul döneminde çocuklarda en sık görülen rahatsızlık, genellikle bademciklerin neden olduğu enfeksiyonlar olarak gösteriliyor. Pek çok çocuk bademciklerinin şişmesi nedeniyle uzun üre okula gidemiyor ve ders başarısı da olumsuz etkileniyor. Ancak vücudun savunma sistemi olan bademcikler ağrısız ve kanamasız plazma…
    Read 266 times Read more...
  • Gülüşünüzü Makyajla Güzelleştirin
    Gülüşünüzü Makyajla Güzelleştirin Karşımızdaki kişilerle ilk iletişim kurduğumuz yer yüzümüzdür. Günün yorgunluğu , neşesi, endişesi, hüznü ilk olarak yüzümüze yansır. Bunu sadece küçük bir tebessümle geçiştirmek yetmez, biraz da renklendirerek enerji katmak gerekir.
    Read 5044 times Read more...
  • Kadınların Yaşlanmaya Dur Demesi İçin Önemli İpuçları
    Kadınların Yaşlanmaya Dur Demesi İçin Önemli İpuçları Kadınlar arasında yaşını göstermemek, her zaman genç ve güzel kalmak büyük önem taşıyor. Genetik faktörler, çevresel etkiler, stres koşulları ve beslenme gibi temel etkiler yaşlanma sürecinde büyük rol oynuyor. Bazı pratik önlemler alarak yaşam boyu sağlıklı ve zinde kalmak mümkün…
    Read 184 times Read more...
  • Aşırı Egzersiz Hasta Ediyor
    Aşırı Egzersiz Hasta Ediyor Yapılan çalışmalara göre düzenli egzersiz kalpten kemik sağlığına kadar vücuttaki bütün sistemleri olumlu yönde etkiliyor. Fakat bilinçsizce yapılan aşırı spor sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Fazla sporun, vücuttaki kas dokusunu zedeleyerek kas hücresi içeriğinin kan dolaşımına karışmasına neden olduğunu anlatan Anadolu Sağlık…
    Read 129 times Read more...
  • Vitamin Eksiklikleri Ve Depresyon Konulu Sağlık Semineri
    Vitamin Eksiklikleri Ve Depresyon Konulu Sağlık Semineri BERCADİA ALIŞVERİŞ VE YAŞAM MERKEZİ VE DERMAN Hastanesi Ortak çalışması ile 23.09.2017 Tarihinde Vitamin Eksiklikleri Ve Depresyon Konulu Sağlık Semineri Diyetisyen Şeyma Ece SOMUN’UN Önderliğinde gerçekleşti. İlgi ve katılımın olduğu seminerde.
    Read 242 times Read more...
  • Soğuk Havalarda Kivi Tüketin!
    Soğuk Havalarda Kivi Tüketin! Beslenme Danışmanı Dr. Gönül Ateşsaçan, havaların soğumaya başladığı ve hastalıkların artmaya başladığı şu dönemlerde bağışıklık sistemimizi güçlendirecek sağlık deposu besinler ile ilgili bilgiler verdi.
    Read 770 times Read more...
  • Sığır Kuyruğu
    Sığır Kuyruğu Orjinal Adı Verbascum thapsus Diğer Adları Yünotu Sıracagiller familyasındandır. Kuzey Yarıküre'nin ılıman bölgeleriyle, özellikle Avrasya'nın doğu kesiminde yaygın olarak yetişir. Ülkemizde de yol, bahçe ve tarla kenarlarında sıkça görülür. 60-200 cm. arasında boylanabilen, iki yıllık dayanıklı otsu bitkidir. Sarımsı renkli…
    Read 2756 times Read more...
  • Hamileyken Kilo Almamak Sizin Elinizde!
    Hamileyken Kilo Almamak Sizin Elinizde! Hamilelikte aşırı kilo almak istemiyor fakat sağlıklı hamilelik dönemi geçirmek istiyorsanız işte bu haber tam size göre ! Dr.Fevzi ÖZGÖNÜL ,’Hamilelikte diyet yapmak veya az yiyerek kilonuzu korumak sizinle aynı bedeni paylaşan bebeğinize zarar verecektir.’dedi. Hamilelik esnasında hiç kilo alınmaması…
    Read 435 times Read more...