kadinlarguzeldir.com

Hz İsa'nın Büyük Sırrı

İncil'den kanıtlarla Hz İsa'nın aslında çarmıha gerilmediğini kanıtlasam? Yada tanrı olmadığını... Bu keşifleri dünyada ki tüm Hıristiyanlara ulaştırmalıyız!    

   Hıristiyanların Müslümanlığı kabul etmemesinde ki en önemli iki nedenden biri Kuran'da Hz İsa'nın ilah değil peygamber olduğunu söylemesi bir diğeri de onun çarmıha gerilmediğini, aslında bir benzetme yapıldığının ifade edilmesidir. İslam peygamberinden ve Kuran'dan aktarıla gelen sözlere göre çarmıha gerilen kişi İsa'ya ihanet eden Yahuda'dır. Yüzü İsa'ya benzetilmiş ve konuşmasına ket vurulduğundan İsa zannedilerek çarmıha gerilmiştir. Gerçek İsa ise vefat ettirilerek göğe alınmıştır.

 

            Kuran'da Allah Nisa Suresinde şöyle der;

 

            “Biz, Allah’ın peygamberi Meryem oğlu İsa’yı öldürdük demeleri sebebiyle onları (Yahudileri) lanetledik. Halbuki O’nu öldürmediler, çarmıha germediler de. Fakat kendilerine öyle gösterildi. O’nun hakkında anlaşmazlığa düşenler şüphe içindedirler. Onların buna dair hiçbir bilgileri yoktur. Ancak bir zanna uymaktadırlar. O’nu gerçekte öldürmemişlerdir”

 (Nisa 157)

 

            Çarmıha gerilerek kendini feda etme ritüeli ile İsa'nın Tanrılığına dair inanç Hristiyanlığın temelini oluşturur. Bu nedenle Hıristiyanlar İslam'a kolayca geçemezler. Ancak doğrudan Hz İsa'nın sözlerini ve hayatını konu alan ilk 4 incil kitabından kanıtlarla Kuran'ın doğru olduğunu ispatlarsam sağ duyu sahibi Hıristiyanların Kuran'ın doğruluğunu kabul edeceğine inanıyorum.

 

            Önce çarmıha gerilme hadisesinden başlayalım; şaşırsanız da Hz. İsa'nın çarmıha gerilmiş olması İncil'e göre imkansızdır. İşte İncil'den 7 kanıt!

 

DELİL -1  ÇARMIHTAKİ ADAM ŞARABI İÇTİ

 

(Hz İsa asla yalan söylemez ve sözünden dönmez.)

 

            Çarmıha gerilme hadisesinden bir gün önce son akşam yemeği sahnesi;

 

Matta 26;

 

“27: Sonra bir kâse alıp şükretti ve bunu öğrencilerine vererek, «Hepiniz bundan için» dedi.

 

“28: Çünkü bu benim kanımdır, günahların bağışlanması için birçokları uğruna akıtılan antlaşma kanıdır.

 

29: Size şunu söyleyeyim, “Babamın egemenliğinde sizinle birlikte tazesini içeceğim o güne dek, asmanın bu ürününden bir daha içmeyeceğim.”

 

            Ertesi gün çarmıhta ki kişi şarabı, asmanın ürününü içti; büyük bir anlaşmayı bozdu. Bu aslında çarmıhtaki kişinin asıl kimliğini arayanlar için ilahi bir işaretti.

 

 

Yuhanna 19; 

 

28: Daha sonra İsa, her şeyin artık tamamlandığını bilerek Kutsal Yazı'nın yerine gelmesi için, “Susadım!” dedi.

 

29: Orada ekşi şarapla dolu bir kap vardı. Şaraba batırılmış bir süngeri zufa dalına takarak O'nun ağzına uzattılar.

 

30: İsa şarabı tadınca, “Tamamlandı!” dedi ve başını eğerek ruhunu teslim etti.”

 

            Konuşabilecek kadar kendinde olan Hz. İsa, Hıristiyanlığın sembolü ve Kutsal Kasenin manası olan büyük ahiti bozmuş olabilir mi? Çarmıhtaki kişinin Hz isa olduğunu iddia etmek; Hz İsa'nın sözünü tutmayan bir sahtekar olduğunu iddia etmekle aynı şeydir. Kimsenin bugüne dek fark etmediği bu detay büyük bir sırrı aralamaktadır. Peki Hz İsa kendini feda edeceğini söylüyordu, ne oldu da plan değişti? Kuran'ın iddiasını pek çok Hristiyan din adamı ile görüştüm. Bana pek çok soru sordular ve hepsini tek tek İncil'den kanıtlarla cevapladım. Süremiz ölçüsünde her soruya cevap alacaksınız inşallah.

 

 

DELİL 2-  TEVRAT'A İMAN EDİYORSANIZ: ÇARMIHA GERİLEN LANETLENMİŞTİR

 

 

            Tevrat, Yasanın Tekrarı 21;

“22-23: Ölüm cezasını gerektiren bir suçu olan suçlu öldürülmesi için bir tahta parçasına asıldığı zaman cesedi gece boyunca o tahtada asılı kalmasın... Çünkü asılarak öldürülen tanrı tarafından lanetlenmiştir...”

 

            Yahudiler özellikle Hz. İsa'nın çarmıha gerilmesini istiyorlardı.

 

Luka 23;

“20: İsa’yı salıvermek isteyen Pilatus onlara (yahudi halka) yeniden seslendi.

21: Onlar ise, “O’nu çarmıh’a ger, çarmıh’a ger!” diye bağrışıp durdular.”

 

            Eğer Hz İsa'yı çarmıha asarak öldürebilirlerse onun Tanrı katında değersiz bir düzenbaz olduğunu ( haşa ) kanıtlayacaklardı. Çünkü çarmıha gerilerek ölen kişiler Tevrat'a göre lanetliydi. Tevrat yasalarının ve sözlerinin asla değişmeyeceğini söylüyordu. Halkta Tevrat'ın bu hükmüne güveniyordu. Bu nedenle tüm Yahudi halkı onun test edilmesi için özellikle çarmıha gerilmesini istedi. Onların zulmü nedeniyle iman etmelerine izin verilmedi.

 

            Bu konuya bir çözüm bulamayan Pavlus sürekli kendisine bu içinden çıkılmaz durumu ifade eden ve "o adam yani İsa Tevrat'a göre lanetlidir. Tevrat'a göre Tevrat'ın hükmü sonsuza dek değiştirilemez" diyen Yahudilere şöyle cevap veriyordu;

 

Pavlus’tan Galatyalılara Mektup 3;

 

“13: …İsa Mesih kendisi lanet olarak bizi kanunun lanetinden akladı…”

 

            Çaresizlik içinde verilmiş bir cevap. İsa kendisi lanet oldu… Haşa… Lanet; denilen şey bir iğrençliktir. Sevgi peygamberi olarak anlatılan Hz İsa'nın çarmıha gerilince "Lanet olduğunu" ifade etmek; bilgisizliğin ta kendisidir.

 

 

DELİL -3 ÇARMIHTA Kİ KİŞİ AMACINI BİLMEYEN; KORKMUŞ BİR ÇOCUK GİBİDİR

 

            Hz İsa mükemmel bir insandı ve Yaratıcının takdirine tüm insanlardan daha fazla bağlıydı. Çarmıhta bağıran kişi ise davasından bihaber ve sürekli haber verip durduğu olayı kavrayamamış bir cahildir. O asla Hz İsa olamaz.

 

Matta 27/46; Markos 15/34;

“Ve dokuzuncu saate doğru, İsa: “Eli, eli, lama sabktani? Yani: ‘Allah'ım, Allah'ım beni niçin terk ettin!’ diye yüksek sesle bağırdı.”

 

            Allah'a yüksek sesle bağırıp, hesap soran bir adam düşünün.. Birde sevdiği kadın için bile gülümseyerek ölüme gidebilen binlerce cesur insanı… Son nefesinde uzaktan tanıdığı kralı için bile "kralım için canım feda" diyerek ölen binlerce savaşçıyı… Hz İsa yaratıcısına karşı bu kadar dahi fedakar olamayacak birisi midir? Hz İsa'nın geri kalan hayatını ve sözlerini incelediğimizde o eğer çarmıha gerilen kişi olsaydı, "evet, bunu bekledim, kendimi feda ettim, herkesi bağışla, ben razıyım" demesi gerekmez miydi? Bu ifade hiçbir şekilde kendisini seve seve bilerek isteyerek insanlık için feda eden birinin ifadesi değildir.

 

 

DELİL - 4 ÇARMIHTAN KURTULUŞ HZ İSA'NIN DUASIDIR

 

            Peki Hz İsa'nın dahi beklenti içinde olduğu çarmıha gerilerek öldürülmesi ve akabinde tüm insanlık için gerçekleşecek büyük kıyım-kıyamet neden olmadı?

 

            Hz İsa'nın yürekten, secdeye kapanarak defalarca ettiği bir duayı Yaratıcının reddetmeyeceğine inanıyorsanız; Hz İsa'nın da çarmıha gerildiğine inanamazsınız. Çarmıh hadisesinden bir önceki gece dağda oturduklarında şunlar olmuştu.

 

Matta 26;

 

“37: Petrus ile Zebedi'nin iki oğlunu yanına aldı. Kederlenmeye ve ağır bir sıkıntı duymaya başlamıştı.

38: Onlara, “Yüreğim ölüm derecesinde kederli” dedi. “Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.”

39: Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp dua etmeye başladı. “Baba” dedi, “mümkünse bu kâse benden uzaklaştırılsın. Yine de benim değil, senin istediğin olsun.”

40: Öğrencilerin yanına döndüğünde onları uyumuş buldu. Petrus'a, “Demek ki benimle birlikte bir saat uyanık kalamadınız!” dedi.

41: “Uyanık durup dua edin ki, ayartılmayasınız. Ruh isteklidir, ama beden güçsüzdür.”

42: İsa ikinci kez uzaklaşıp dua etti. “Baba” dedi, “eğer ben içmeden bu kâsenin uzaklaştırılması mümkün değilse, senin istediğin olsun.”

43: Geri geldiğinde öğrencilerini yine uyumuş buldu. Onların göz kapaklarına bir ağırlık çökmüştü.

44: Onları bırakıp tekrar uzaklaştı, yine aynı sözlerle üçüncü kez dua etti.

45: Sonra öğrencilerin yanına dönerek, “Hâlâ uyuyor, dinleniyor musunuz?” dedi. “İşte saat yaklaştı, İnsanoğlu günahkârların eline veriliyor.

46: Kalkın, gidelim. İşte beni ele veren geldi!”

 

( Unutmayın Matta 26 ya göre Hz İsa kaseyi kanını taşıyan bir anlaşma sembolü olarak tanıtmıştır. Hz İsa'nın kanının dökülmesi ile gerçekleşecek bir anlaşmayı sembolize eder. Bu anlaşma kendisine inanları kurtarırken inanmayan çoğunluğu ise acı ve sonsuz bir cezaya düşeceklerdi)

 

            Hz İsa kaseden işkenceden korktuğu için kaçmıyordu. Çünkü İncil'de ki bağcı hikayesinde anlattığı gibi kendisi Yahudiler tarafından çarmıha gerilirse önceki kavimlere olduğu gibi toptan yok edileceklerine inanıyordu. İnsanlığın kıyıma uğramasını istemiyordu. O nedenle kase gitsin diyordu. Kase ortadan kalksın…

 

DELİL 5- ÇARMIHTAN SONRA GÖRÜLEN İSA'LARIN ÇOĞU SAHTE PEYGAMBERDİR ÇÜNKÜ EN YAKINLARI BİLE ONLARI TANIYAMAZ

 

            Havariler Hz İsa göğe çekildikten sonra görünen ve hakkında İsa mıydı diye şüpheye düştükleri kişiler ise çoğunlukla sahte peygamberlerdi. Ona biraz olsun benzeyenler O'nun yerine geçmek için can atıyordu. Yüzlerinin aşırı benzemiyor olması sorun değildi. Çünkü Hz İsa geri dönmesi beklenen İlyas peygamberin Yahya as. ile geri döndüğünü, ama insanların anlamadığını söylemişti. Bu nedenle kendisi de ruhen başka bir surette geri dönebilir diye düşünüyorlardı. Ancak bu kimseler tenha yerlerde kısa süreli görünüyorlardı çünkü Roma askerleri yeni Mesihler konusunda uyarılmış ve olası isyanı önlemek için peşlerine düşmüştü.

 

( Hz İsa'nın Mezarında Ağlayan Meryem İsa gibi davranan adamı tanımıyor)
 

Yuhanna 20;
“13: (İsa'nın yakın bağlısı) Meryem'e, "Kadın, niçin ağlıyorsun?" diye sordular. Meryem, "Efendimi almışlar" dedi. "O'nu nereye koyduklarını bilmiyorum."

 

14: Bunları söyledikten sonra arkasına döndü, İsa'nın orada, ayakta durduğunu gördü. Ama O'nun İsa olduğunu anlamadı.

 

15: İsa, "Kadın, niçin ağlıyorsun?" dedi. "Kimi arıyorsun?" Meryem O'nu bahçıvan sanarak, "Efendim" dedi, "Eğer O'nu sen götürdünse, nereye koyduğunu söyle de gidip O'nu alayım."

 

Dikkat ediniz, ne Meryem onu tanıyor, nede sahte İsa dublörü onu tanıyabiliyor.

 

( Çarmıh olayından sonra bir gün dağda bir adam görürler )

 

Matta 28;

“16: On bir öğrenci Celile'ye, İsa'nın kendilerine bildirdiği dağa gittiler.

17: İsa'yı gördükleri zaman O'na saygıyla eğildiler. Ama bazıları kuşku içindeydi.”

 

Markos 16;

“12: Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü.”

 

Luka 24;

“15: Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.

16: Ama onların gözleri O'nu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.”


“17: İsa, "Yolda birbirinizle ne tartışıp duruyorsunuz?" dedi. Üzgün bir halde, oldukları yerde durdular.

 

18: Bunlardan adı Kleopas olan O'na, "Yeruşalim'de bulunup da bu günlerde orada olup bitenleri bilmeyen tek yabancı sen misin?" diye karşılık verdi.

 

19: İsa onlara, "Hangi olup bitenleri?" dedi. O'na, "Nasıralı İsa'yla ilgili olayları" dediler. "O adam, Tanrı'nın ve bütün halkın önünde gerek söz, gerek eylemde güçlü bir peygamberdi.

 

Luka 24;
 

“36: Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, "Size esenlik olsun!" dedi.

37: Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar.

38: İsa onlara, "Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?" dedi.

 

            Bu görünümlerin bir kısmı Hz. İsa'ya da ait olabilir. Çünkü Kuran O'nun vefat ettiğini ve akabinde göğe alındığını ifade etmiştir. Ruhen bazı kişilere görünmesi mucize nev'inden mümkün olabilir. Ama anlaşılıyor ki bu görümlerin çoğu kendini Hz İsa'ya benzetmeye çalışan kimselerin çaresiz çabalarıdır. Hz İsa özellikle yalancı Mesihler konusunda havarilerini şiddetle uyarmıştı.

 

"Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak... Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar büyük belirtiler ve harikalar yapacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse, seçilmiş olanları bile saptıracaklar."

(Matta 24:11, 24)

 

            Dikkat edin özellikle sahte Mesihlere karşı uyarmaktadır ve seçilmiş olanlar hariç hemen herkesi kandırabilecekler.

 

            Peki neden İncil yazarları ve havariler ısrarla  gördükleri birilerini Hz İsa'ya benzetmeye çalışıyorlardı?

 

            Elimizde neden Hz İsa ve halkının konuştuğu dilde İbranice bir İncil yok? En eski İncil Yunancadır. İsa Yunan mıydı?  İbranice İnciller bulunamıyor. Çünkü İseviliğin ilk yıllarında insanlar Hz. İsa'nın İbranice sözlerini yazmaya gerek duymadılar. Çünkü Hz. İsa çok geçmeden kısa sürede geri döneceğini söylemişti;

 

Matta 16;

“27: İnsanoğlu, Babası'nın görkemi içinde melekleriyle gelecek ve herkese, yaptığının karşılığını verecektir.

28: Size doğrusunu söyleyeyim, burada bulunanlar arasında, İnsanoğlu'nun kendi egemenliği içinde gelişini görmeden ölümü tatmayacak olanlar var.”

 

Markos 9;

“1: İsa, "Size doğrusunu söyleyeyim" diye devam etti, "Burada bulunanlar arasında, Tanrı Egemenliği'nin güçlü biçimde gerçekleştiğini görmeden ölümü tatmayacak olanlar var."

  

Luka 9;

“27: Size gerçeği söyleyeyim, burada bulunanlar arasında, Tanrı'nın Egemenliği'ni görmeden ölümü tatmayacak olanlar var."

 

            Orada bulunan herkes öldü ama Hz İsa geri dönmedi. Bu nedenle mevcut nesil ölene dek Hz İsa'nın sözlerini yazılı kitap haline getirme gereği duyulmadı. Yazılan İnciller oradaki son insan öldükten sonra 2. nesil tarafından yazılan araştırma kitaplarıydı. Kutsal kase uzaklaştırılmış, tehir edilmişti.

 

            Yani 40-50 yıl geçmeden kesinlikle geri dönecekti. Asıl beklenen çarmıh hadisesinden 3 gün  sonra dönmesiydi. Her yerde havariler; bugün yarın geri dönecek diyorlardı. Böyle bir ortamda İncil yazmaya gerek yoktu. Her an kıyamet kopabilirdi.

 

            Bu nedenle elimizdeki İnciller yaşayan son havarilerde öldükten sonra yazılmıştır. Havariler İncil yazmaya gerek duymamıştır. Onlar için her gün son gündü. İncil daha sonra hakim siyasi görüşe sahip araştırmacıların onlarca yıl sonra halk arasında dolaşıp yaşlı dedelerden duydukları sözlerin toplanması ile oluşmuştur.

 

            Bu durumu bizzat 4 büyük İncil'den biri olan Luka İncilinde açıkça ifade edilir;

 

Luka 1;

“1-3: Sayın Teofilos, birçok kişi aramızda olup bitenlerin tarihçesini yazmaya girişti. Nitekim başlangıçtan beri bu olayların görgü tanığı ve Tanrı sözünün hizmetkârı olanlar bunları bize ilettiler. Ben de bütün bu olayları ta başından özenle araştırmış biri olarak bunları sana sırasıyla yazmayı uygun gördüm.”

 

            Havariler ve halk Hz İsa'nın hemen döneceğine kesin gözüyle baktığından ona biraz dahi benzeyen herkesi suret değiştirmiş bile olsa; dirilen İsa olabileceği konusunda büyük bir şartlanma ve bekleyiş içindeydiler.

 

 

DELİL 6 -  ÇARMIHTA Kİ İSA DEĞİLDE HAİN YAHUDA İSE, YAHUDA'NIN SONU BELİRSİZ VE SÖYLENTİLERLE DOLU OLMALIDIR

 

            Gerçekten de Yahuda sonu belirsizdir. Herkes hakkında farklı bir şeyler söylüyor ama kimse kesin gerçeği bilemiyordu.

 

Matta 27;

“4: "Ben suçsuz birini ele vermekle günah işledim" dedi. Onlar ise, "Bundan bize ne? Onu sen düşün" dediler.

5: Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.”

 

Elçilerin İşleri 1;

18: “Bu adam, yaptığı kötülüğün karşılığında aldığı ücretle bir tarla satın aldı. Sonra baş aşağı düştü, bedeni yarıldı ve bütün bağırsakları dışarı döküldü.

19:Yeruşalim'de yaşayan herkes olayı duydu. Tarlaya kendi dillerinde ‘Kan Tarlası’ anlamına gelen Hakeldema adını verdiler.”

 

            Bir insan hem kendini asarak intihar edip, hem de yürürken kazayla çok yükseklerden düşüp bedeninin yarılması ve bağırsaklarının saçılması gibi bir olayın aynı anda olması imkansızdır. Ayrıca hikayenin birinde Yahuda parayı pişman olup iade etmiş, ötekisinde o parayla güzel bir tarla almıştır. Yani Yahuda'nın sonunda ki halkın farklı söylentileri ve bilinmezlik; Kuran'ın iddiasını daha da güçlendirmektedir.

 

            Gerçekte ise ihanet eden Yahuda'nın yüzü İsa'ya benzetilmişti. Kazdığı kuyuya düşürülen ve İsa yerine çarmıha gerilen yahuda öldükten sonra mezara götürülmüştü. İsa'nın yerine geçmek isteyen sahte peygamberler mezarı açıp onun yerine oturduklarına göre muhtemelen mezardan İsa suretinde ki Yahuda'yı almış ve tanınmaması için yüzünü parçalayarak bir yere gömmüş olmalıydılar. Çarmıha gerilen lanetli olandı, Tevrat asla yalan söylemezdi. Ve o lanet Yahuda'nın peşini öldüğünde bile bırakmıyordu.

 

 

HZ İSA'NIN TANRI YADA TEK OĞLU DEĞİL PEYGAMBER OLDUĞUNUN KANITLARI

 

1 - HIRİSTİYANLIK İNANCININ TEMELİ HZ İSA'NIN SÖZLERİ OLMALIDIR; KİLİSE DEĞİL

 

            Öyleyse Hz İsa'nın sözlerine bakalım;

 

     "Yeryüzündeki kimseyi Babanız diye çağırmayın, zira babanız birdir, semavi Babadır."

İncil Matta 23:5

 

            İncil'de tek bir yerde dahi, Hz İsa Tanrı olduğunu yada Tanrı'nın tek oğlu olduğunu ifade etmez. Tam tersine yüzlerce yerde çok açık ve net olarak, kul, peygamber, hizmetçi, insanoğlu olduğunu tekrar eder.

 

            Kilisenin İsa kendisinin Tanrı olduğunu ima ediyordu; diyerek düştüğü hataya devrin anlayışsız yahudileri de düşmüştür. Bu olay Yuhanna incilinde şöyle anlatılmıştır;

 

Yuhanna 10;

“33: (Yahudiler) Şöyle yanıt verdiler: "Seni iyi işlerden ötürü değil, küfür ettiğin için taşlıyoruz. İnsan olduğun halde İlah olduğunu ileri sürüyorsun."

34: İsa şu karşılığı verdi: "Yasanızda, 'Siz ilahlarsınız, dedim' diye yazılı değil mi? (Tevrat:Mezmurlar 82:6)

35: Tanrı, kendilerine sözünü gönderdiği kimseleri ilahlar diye adlandırır. Kutsal Yazı da geçerliliğini yitirmez.”

 

            İsa, "Sen kendine Tanrı diyorsun" diyen Yahudileri reddetmiş ve Tevratta ki terimleri anlamadıkları ve bu kelimenin sadece Tanrı manasında değil "Tanrı'nın gücüyle ruhuyla destekleyip, diliyle konuştuğu elçileri" manasına geldiğini; Elohim'in Yüce ve Tek olan İlah'ın özel ismi değil, genel olarak Rab, Adonay yada Krios gibi efendi manasına geldiğine dikkat çekmiştir.

 

            Tevrat'ın Mısırdan Çıkış bölümünde; Hz. Musa Firavun'a kendi ilahından bahsederken; "Elohim yahweh" demiştir. Yani "Yüce efendi Yahweh". Yaratıcının öz ismi Tevrat'ta Yahweh'tir. Bu ismi kendinden başka kimseye vermemiştir. Ama kurios, elohim, adonay gibi kelimeler tevratta efendi manasıyla başka varlıklar içinde yada yaratıcının temsilcisi olduğuna işaret eden bir sıfat olarak kullanılmıştır.

 

            Eli tekil anlamda efendi-sahip demektir. Elohim kelimesi ise çoğuludur. İbranice'de elohim iki manaya gelir;

 

* Tanrı için kullanılıyorsa "Saygıdeğer Efendi" Bir çok dilde çoğul eki saygı manası katar.

* Tanrı için kullanılmıyorsa "efendiler-liderler".

 

 

Mezmular-82:1 ve 6


Elohim (saygı değer efendi) yerini aldı kurulda, yargısını açıklıyor elohime (efendilere).

 

Siz (elohim'siniz) efendilersiniz diyorum, Yüceler Yücesi’nin oğullarısınız hepiniz!’ 

 

            Tevrat açıktır ki sadece Hz İsa'yı değil tüm görevlendirdiği ve sözlerini diline koyduğu elçilerini aynı sıfatla çağırmaktadır. Hz İsa'ya özgü bir durum değildir.

 

            Hz İsa'ya mı inanıyorsunuz yoksa din adamlarınıza mı? Çünkü her ikisi aynı anda mümkün görünmüyor… Hz İsa her yerde bir kul olduğunu, Tanrı olmadığını, peygamberliğini defalarca anlatırken, kilise ona ilahi bir vasıf yüklemeye çalışıyor. Hz İsa dinini çok katı bir hükmü olarak lanse edilen kendisinin ilah olması meselesini açıkça ifade edemez miydi? Sözleşmede tüm hususlar çok net olarak yer almalıdır. Hz İsa bir kez bile "ben ilahım, bana tapın" dememiştir. Ama yüzlerce kez, bir peygamber, bir kul, çaresiz bir insanoğlu, bilgisi sınırlı bir kişi olduğunu söylemiştir.

 

            Hıristiyan din adamları Hz İsa'nın ilah olduğunu göstermek için bazı muallak ifadeleri örnek gösterirler.

 

Yuhanna 14;

 

“8: Filipus, “Ya Rab, bize Baba’yı göster, bu bize yeter” dedi.

 

9: Hz. İsa, “Filipus” dedi, “Bunca zamandır sizinle birlikteyim. Beni daha tanımadın mı? Beni görmüş olan, Baba’yı görmüştür. Sen nasıl, ‘Bize Baba’yı göster’ diyorsun?

 

10: Benim Baba’da, Baba’nın da bende olduğuna inanmıyor musun? Size söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşayan Baba kendi işlerini yapıyor. 

 

11: Bana iman edin; ben Baba’dayım, Baba da bendedir. Hiç değilse bu işlerden dolayı iman edin.”

 

            Din adamları bu sözleri Hz İsa'nın tanrı olması şeklinde yorumlamışlardır. Halbuki; bu durum şuna benzemektedir;

 

            Bir kral ülkesinin bir köşesine elçisinin gönderir. Ancak oradakiler Kral'ın varlığına pek inanmazlar ve anlatılan muhteşem Kral'ı görme arzuları çoğalır. Elçisine derler ki; bize Kral'ı göster. Kral her yerde olan, sonsuz güç ve ışık, mekandan ve şekilden üstün yüce varlıktır. Bu nedenle isteklerinin karşılanması mümkün değildir. Bakınız Hz Musa'da Allah'ı göremedi. Bu nedenle Hz İsa; Kral'ı görmek isteyen bana baksın, ( yani elçisiyim, sözleriyle beni konuşturuyor, size benim dilimle sesleniyor, benimle mucizelerini gerçekleştirip ölüleri diriltiyor) demesinden daha doğal ne olabilir. Hala mı Kral'ı görmüyorsunuz? "Ben değilim yapan Kral'dır" diyor. Zaten peygamber denilen insanlar bu şekilde Tanrının gücü ve ruhuyla mucize gösteren elçilerdir. Bunu yapmak için İlah olmak gerekmez.

 

            Hukukta ve duru mantıkta şöyle bir esas vardır. Ortada birbiri ile çelişen iki iddia varsa bunlardan güçlü olana inanarak iş yapan birisi asla suçlanamaz ve asıl mantıklı iş yapan odur.

 

            Tüm tevrat ve incildeki Hz İsanın , ben peygamberim, ben kulum, ben hizmetçiyim, ben iyi bile değilim, ben insanoğluyum, tanrı tektir" diyerek kendini tanımladığı yüzlerce bölümü reddderek, birkaç soyut anlamlı cümle ile İsa'nın öğretisine ve Tevrat'a karşı gelen bir din var etmek gerçekten kınanması gereken bir iştir.

 

Markos 12:28-29: Hz. İsa şöyle karşılık verdi: “En önemlisi şudur: ‘Dinle, ey İsrail! Tanrımız Rab tek Rab’dir. (üç değil) 32: Din bilgini Hz. İsa’ya, “İyi söyledin, öğretmenim.” dedi. “‘Tanrı tektir ve O’ndan başkası yoktur.’ demekle doğruyu söyledin.” (Artık Tanrı 3'tür diyerek Hz İsa'ya karşı gelmeyin)

 

Yuhanna 5;

“44: Birbirinizden övgüler kabul ediyor, ama tek olan Tanrı’nın övgüsünü kazanmaya çalışmıyorsunuz. Bu durumda nasıl iman edebilirsiniz?”

 

 

 

Din adamları şu cümleyi de yanlış anladılar;

 

Yuhanna 10;

“30: İsa: Ben ve Baba biriz.” 

 

Ama Hz. İsa aynı birlikteliği tüm iman edenler için dilemiştir.

 

Yuhanna 17;

“20-21-22: Yalnız onlar için değil, onların sözüyle bana iman edenler için de istekte bulunuyorum, hepsi bir olsunlar. Baba, senin bende olduğun ve benim sende olduğum gibi, onlar da bizde olsunlar. Dünya da beni senin gönderdiğine iman etsin. Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.”

 

Bu durumda herkes birden tanrı mı olmaktadır. Anlaşılan O dur ki, bu birliktelik her inanan için olabilecek türden bir birliktir. Kulun kalben Allah ile bir-beraber olmasıdır.

 

Allah her insanın içindedir. Ona kendisinden daha yakındır. Yani insanla birdir- birliktedir

 

Kuran şöyle der;

Ve Biz, ona (insana ) şah damarından daha yakınız.

( Kaf 16 )

 

            Hz İsa bunu herkesin hissetmesi gerektiğini söylemiştir. Ve Allah'a bu ilahi yüceliğini kendi benliklerinde görmeleri için dua etmiştir.

 

            Bu durumda İsa Tanırıdır diyen din adamları; yahudilere ben tanrı değilim, tanrı tektir yanlış anladınız diyen Hz İsa'ya muhalefet etmiş, Tevrat'ı da çiğnemiş olmazlar mı?

 

Matta 4;

“10: İsa ona şöyle karşılık verdi: “Çekil git, Şeytan! ‘Tanrın Rab’be tapacak, yalnız O’na kulluk edeceksin’ diye yazılmıştır.”  

 

            Fakat 4 incil'den sonra ona ekleme yapanlar; Hz İsa'ya açıkça ilah dediler ve heykellerini yapıp tapındılar, O'na yalvarıp dua ettiler ve Yaratıcının yerine koydular.

 

            Hz İsa'dan sonra gelerek büyük mucizeler gösteren, cinlere hükmeden ve Hz İsa'yı ilahlaştırarak metinler yazan, peygamberlik iddia eden bu kişilere Hz İsa şöyle diyeceğini ifade ediyor;

 

Matta 7

22 O gün (kıyamet akabinde) birçokları bana diyecek ki, `Rab! Rab! ( Rab İbranice'de efendi demektir ). Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? Senin adınla cinler kovmadık mı? Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?'

23 O zaman ben de onlara açıkça şöyle diyeceğim: `Ben sizi hiç tanımadım. (Sizi görmedim bile) Çekilin önümden, ey kötülük yapanlar!'

            Hz İsa'nın size zamanımızda gerçekleşen bir mucizesini daha göstermek isterim; amacım kendimi yüceltmek değil; Hz İsa'nın sadık hizmetkarı olduğumun belli olmasıdır. Hz İsa kendisi ile ilgili gerçekleri bizzat İncil'de ki sözlerinden çıkararak sizlere hiç söylenmemiş şeklide anlatarak gerçeğe davet eden kişiye inanmanız için bir işaret vermiştir. O az önceki sözlerinin devamında şöyle demişti;
 

Matta 7:23-25

O zaman ben de onlara açıkça şöyle diyeceğim: `Ben sizi hiç tanımadım. (Sizi görmedim bile) Çekilin önümden, ey kötülük yapanlar! 'İşte bu sözlerimi duyup uygulayan herkes, evini kaya üzerinde kuran akıllı adama benzer. Yağmur yağmış, seller yükselmiş, yeller esmiş ve eve saldırmış; ama ev yıkılmamış. Çünkü kaya üzerine kurulmuştu.

 

            Belki de ilahi bir cilve olarak bu sözleri size soy ismi Çetin KAYA olan bir adam söylüyor. Kaya Tevrat'ta İbrahim as. için de kullanılan, Kurios gibi bir kelimedir.

 

            Evleriniz sizin yaşamlarınızdır. Yaşamlarınızı sözlerim üzerine inşa edin.

 

            Bunu yaptığınız takdirde Altın Çağ'ın bilgisi size verilecektir. Acı ve zulüm, cehalet ve sıkıntı bu dünyadan silinecektir. Tüm kutsal kitaplar bunu vaat etmiştir. Size nasıl gerçek olabileceğini göstereceğim.

 

 

HZ. İSA SON PEYGAMBER Mİ?

 

            Hz İsa asla kendisinden sonra bir peygamber gelmeyeceğini asla söylememiştir. Zaten hem İslamiyet'te hem de İsevilikte Hz İsa'dan sonra gelen havariler; peygamber sayılmaktadır. Bu nedenle Hıristiyanlıkta İsa'dan sonra peygamberliğin önü açıktır.

 

            Tevrat'a göre gelmesi beklenen 3 büyük peygamber daha vardı;
 

Tüm Dünyaya Egemen Olacak ve Adaaleti Getirecek Kral Kurtarıcı Mesih,

Göğe Alınmış ama Dönmesi Beklenen İlyas As

Birde Hz Musa gibi kitap ve şeriat sahibi, savaşlar yapacak beklenen O büyük peygamber.

 

            Bu nedenle Yahudi toplumu Peygamber olduğunu söyleyen Yahya As.'a şu soruyu sordular;

 

Yuhanna 1;

“20: Yahya’nın tanıklığı şöyle oldu, açıkça konuştu, inkâr etmedi: “Ben Mesih değilim” diye açıkça konuştu.

21: Onlar da kendisine “Öyleyse sen kimsin? Sen İlyas mısın?” diye sordular. O da: “Değilim” dedi.“Sen o Peygamber misin?” Yahya “Hayır” diye cevap verdi.”

 

            Yahya As. 3 'ü de olmadığını söyler. İlyas As. ise çoktan gelmiştir Hz İsa'nın ifadesine göre; 

 

Matta 17;

"12: Size şunu söyleyeyim, İlyas zaten (ruhen Yahya ile) geldi, ama onu tanımadılar, ona yapmadıklarını bırakmadılar. Aynı şekilde İnsanoğlu da onların elinden acı çekecektir."

 

            Peki, o zaman "O Peygamber" kimdir?

 

            Hz İsa bir kişinin peygamber olup olmadığını anlamak için bize meyvelerine bakmayı tavsiye etmiştir; Eğer iyi ve güzel meyveleri, yani işleri olan  biri ise ona inanılabileceğini ifade etmiştir.

 

 

Matta 7;

“15: Yalancı Peygamberlerden sakının. Onlar size koyun postu içinde yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.

16: Onları yaşam ürünlerinden tanıyacaksınız. Hiç dikenlerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanır mı?

17: Her iyi ağaç iyi ürün verir. Çürük ağaç ise kötü ürün verir.

18: İyi ağaç kötü ürün vermediği gibi, çürük ağaç da iyi ürün vermez.

19: İyi ürün vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.

20: Demek ki onları yaşam ürünlerinden tanıyacaksınız.”

  

            Demek ki yaşam ürünlerine bakacağız…. İyi ağaç iyi ürün verir diyor Hz İsa;

 

            Hz Muhammed; Yaşadığı toplumdaki tüm kız çocuklarının diri diri gömülmesi adetini kaldırmış belki de yüzbinlerce kız çocuğunun hayatını kurtarmıştır.

 

            Putperest Arap kavmine, İsa'ya inanmayan Türk kavmine ve daha bir çok millete Hz İsa'yı ve yaratıcının birliğini tanıtıp kutsal kitaplara ve tüm peygamberlere inanmalarını sağlamıştır.

 

            "Dinde zorlama yoktur" ayeti ile din için savaş yapılmayacağını ilan etmiş ancak sadece saldırıya uğranırsa eşit düzeyde bir savunmaya izin verilmiştir. Müslüman olmayanlara hediye vermeyi ve iyi davranmayı vacip ve sünnet haline getirmiştir.
 

            Milyarlarca Müslüman kusurlu olsa da, çağlar boyu onun iyiliğinden, onun merhametinden ve fedakarane yaşam hikayesinden etkilenerek daha iyi bir insan ve kul olmaya çalışmıştır. Hiç şüphe yok ki, dünyada Yaratıcıya en çok ibadet eden, secde ve dua ile vaktini geçen, yaratıcı için bir rahibe adanmışlığı ile örtünenler bu çağa kadar en çok Müslümanlardı.
 

            Avrupa karanlık bir çağda iken, bilim ve medeniyet İslam dünyasındaydı. Dünyanın süper güce sahip medeniyetleri bazı hataları da olsa İslam ülkeleri idi. Ne zaman mucizelerle dolu Kuran'ın düşünme ve adalet emrini tamamiyle terk ettilerse o zaman yok oldular.
 

            Arap yarımadası içki, fuhuş, hırsızlık ve kanunsuzluğun hüküm sürdüğü putperest, Hz İsa'ya ve Hz Musa'ya düşman bir toplumken, tüm kötü alışkanlıklarını neredeyse tamamen terk etmiş ve 3 kıtaya yayılmış 2 milyara yakın Allah'ın birliğine ve Hz İsa'nın peygamberliğine inanan toplumlar doğmasına Hz Muhammed vesile olmuştur.

 

            Her ne kadar çoğunuz kadını kapatmaya çalışan bir din diyerek yerse de; bunun inandığınız İncil'de va rolan bir emir olduğunu hatırlayın;

 

"Kadın saçlarını ya tamamen kessin yada başını örtüyle kapatsın."(İncil)

 

            Tevrat'ta peygamberlerin namaz kıldığı, sakal bıraktığı, oruç tuttuğu ve kurban kestiği yazılıdır. Öyleyse Tevrat'ta ki peygamberlerin yaşamına daha yakın bir insanlık oluşmasına neden olan Hz Muhammed değil midir?

 

            O binlerce kölenin azat edilmesine aracılık etmiş, köleliğin kaldırılmasını azat etmeyi özendirerek hızlandırmıştır.

 

            Kuran'da yüzlerce yerde, araştırmak, derin düşünmek, bilgiye değer vermek ve iyiliklerde bulunmak emredilmiştir.

 

            Çok eşlilik onun en çok eleştirildiği konu; iyice yaşlandığı hayatının sadece son 6 yılını çok eşli olarak geçirdiğini, evlendiği kadınların hemen hepsinin dul, çocuklu veya yaşlı olduğunu, istese en genç ve güzellerden binlerce kişilik haremlere ve kralların saraylarına sahip olabilecekken fakir bir yaşam sürmeyi tercih ettiğini biliyor muydunuz?

 

            Hz İsa'nın yada evvelden gelenlerin peygamberliğine hangi sebeple inanır Hıristiyanlar? Mucize gösterdiğine dair halk arasında anlatılıp günümüze aktarılmış rivayetlerse, Hz Muhammed bu konuda tüm peygamberlerden üstündür, çünkü daha yakın ve yazının daha yaygın olduğu bir tarihte yaşamış ve yüz bine yakın ashabı yaşamını izliyorken vefat etmiştir.

 

Maide Suresi 82-83:

"İman edenlere karşı düşmanlık yönünden insanların en şiddetlisi olarak Yahudileri ve Allah'a ortak koşanları bulursun. Ve yine iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: "Biz Hıristiyanlarız" diyenleri bulursun. Çünkü onların içlerinde keşişler ve rahipler vardır. Ve onlar büyüklük taslamazlar. Peygamber'e indirilen (Kur'ân)i dinledikleri zaman, onun hak olduğunu öğrendiklerinden dolayı gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Onlar: " Ey Rabb'imiz iman ettik, bizi de şahitlerden yaz" derler." 

 

Hani Allah, İsa'ya demişti ki: "Ey İsa, doğrusu seni Ben vefat ettireceğim ve seni Kendime yükselteceğim, seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca Bana'dır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim.

(Al-i İmran Suresi, 55)

 

            Eğer aramızdaki farklılıkları yok ederek Hz İsa'ya olması gereken şekilde Kuran rehberliğinde bağlanabilirsek ve Hz Muhammed'in peygamberliğini sunduğum deliller vesilesi ile kabul ederseniz, birlikte dünyaya Yaratıcının aşkını ve gerçek dinini ulaştırabiliriz.  4 milyar aynı dinde birleşmiş insan olarak dünyayı  fethedebiliriz. Fakat bu sefer kılıç yada silahlarla değil. İyilikle, hakikatin bilgisi ile, ilahi mucizelerle… bu sefer dünyayı tüm kalpleri fethederek, bizden olmayanlara sımsıkı sarılarak fethedebiliriz.

 

            Az bir bilgi ile Hz Muhammed peygamber değildir diyerek, Hz İsa'yı milyarlarca insana sevdirmiş, yasalarını uygulamış ve o ne dediyse hepsini tasdik etmiş bir insana sahtekar diyerek haksızlık demeyin.

 

            Biz tüm Müslümanlar, Hz İsa'nın Kuran da anlatılan şekilde Allah'ın Meryem'deki ruhu ve kelimesi, peygamberi olduğunu kabul ettik. Hz İsa'nın Tanrı olmadığı tüm insanlığın Tanrı'nın ailesi olduğunu ve Hz Muhammed'in peygamberliğini kabul edin.

 

Nisa Suresinde Allah size şöyle der;

 

“171: Ey kitap ehli! ( Hıristiyanlar )Dininizde taşkınlık etmeyin ve Allah hakkında ancak doğru olanı söyleyin! Meryem oğlu İsa Mesih, sadece Allah'ın elçisi, Meryem'e atmış olduğu kelimesi ve O'ndan bir ruhtur. Allah'a ve peygamberlerine inanın (Allah) üçtür demeyin. Kendi yararınız için buna son verin. Muhakkak ki Allah tek bir ilâhtır. O, çocuk sahibi olmaktan yüce (münezzeh)dir. Göklerdeki ve yerdekilerin hepsi O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.”

 

----
 

ÖNEMLİ NOT:

 

Bu yazıyı mail yoluyla tüm arkadaşlarınıza yollayarak, Facebook ve Twitter'da paylaşarak, Allah'ın bize emrettiği gibi O'nun yüceliğinin ve isminin yeryüzünde yayılmasına katkıda bulunun. 

 

Muhammed Suresi-7. Ayet:

Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz. (Diyanet Vakfı Çevirisi) (Yorumsuz)

Allah; dinini yaymak ve isminin yeryüzünde yüceltilmesine sizi vesile kılmak istiyor. Böylece Allah'a arzu duyduğu konuda yardım edin. Allah asla yalan söylemez. O da size yardım edecektir. Ben canlı bir şahidim. Bu davaya adandığımdan beri büyük bir yardım görmekteyim.

 

Erdem ÇETİNKAYA/  miraclebrain.wix.com

 

 

Okunma 1455 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

loading...
  • Dyt.Utku Begüm ÖZTÜRKLER: DEMİR EKSİKLİĞİ OLANLAR NASIL BESLENMELİ?
    Dyt.Utku Begüm ÖZTÜRKLER: DEMİR EKSİKLİĞİ OLANLAR NASIL BESLENMELİ? Özel Bir Nefes Hastanesi Dyt. Utku Begüm ÖZTÜRKLER; Demir, vücudumuz için temel bir mineraldir ve vücudumuzda üretilmez. Bu nedenle besinler yoluyla yeterli miktarda almamız gerekir. Oksijenin dokulara taşınmasında gerekli olan hemoglobin yapımında gerekli olduğu için oksijen yaşam için ne kadar gerekliyse oksijenin kullanılabilmesi için demir de o kadar gereklidir.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • ÜROLOJİ BÖLÜMÜ OP.DR.TUNCER ŞENKUL: "Yenidoğan sünneti ve Yararları"
    ÜROLOJİ BÖLÜMÜ OP.DR.TUNCER ŞENKUL: "Yenidoğan sünneti ve Yararları" ÖZEL BİR NEFES HASTANESİ ÜROLOJİ BÖLÜMÜ OP.DR.TUNCER ŞENKUL YENİDOĞAN SÜNNETİ HAKKINDA MERAK EDİLENLERİ SİZLER İÇİN AÇIKLIYOR. Yenidoğan sünneti ve Yararları Çocukluk çağında en sık uygulanan cerrahi işlem sünnettir. Bu işlemin doğumdan sonra ilk 30 gün içerisinde yapılmasına da yenidoğan sünneti adı verilir. Son yıllarda Türkiye'de ailelerin bilinç düzeyi ve kültür seviyesinin artması ile de yenidoğan sünnetinde artış olmuştur. Özel Bir Nefes Hastanesi Üroloji Uzmanı Op.Dr.ŞENKUL Yenidoğan sünnetinin yararlarını ise şöyle…
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • Burun estetiğinden sonra yapılmaması gereken 12 şey
    Burun estetiğinden sonra yapılmaması gereken 12 şey Burun estetiğinden (rinoplasti) sonra bakımınıza dikkat etmek, ameliyata hazırlanmak kadar önemlidir. Yeni burnun ve burun kemiklerinin tamamen iyileşmesi altı haftayı bulacaktır. Bu süre içinde hiçbir şeyin ters gitmemesi için fazladan dikkat edip son derece özenli bir bakım uygulamanız gerekmektedir. Estetik Cerrah Op. Dr. Alper Mete Uğurlu, burun estetiğinden sonra yapılmaması gerekenler hakkında şu bilgileri verdi:
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Bitkilerin Gücü İle Sağlıklı Yaşlanın
    Bitkilerin Gücü İle Sağlıklı Yaşlanın Sağlıklı yaşlanmanın ilk koşulu sağlıklı yaşamdan geçiyor. Dengeli beslenme, düzenli spor yapma, iyi ve kaliteli uyku düzeni sağlıklı bir yaşlanmayı getiriyor. Ancak bu standartların ömür boyu korunması gerektiğini altını çizen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hakan Terekeci, kişinin yaşına, aile geçmişine ve çevresel faktörleri bağlı olarak bazı bitkisel desteklerin de yarar sağlayabileceğini söyledi. Bitkilerin gücünden yararlanarak sağlıklı yaşlanmanın mümkün olduğunu belirterek bazılarını bildiğimiz, bazılarını ise ilk…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Ramazan'ı sporla geçirmek mümkün
    Ramazan'ı sporla geçirmek mümkün MAC Bebeköy eğitmeni Erhan Tügen, Ramazan boyunca spora nasıl devam edilebileceğine ilişkin tavsiyelerde bulundu. Tügen, oruç tutarken spor rutinine devam etmenin önemini vurgularken, “Ramazan süresince spor yapmaya devam etmelisiniz. Sadece yaptığınız egzersizin şiddetini azaltmanız yeterli. Pilates, yoga, reformer pilates, düşük tempolu yürüyüş veya yüzme gibi egzersizleri tercih edebilirsiniz'' dedi Türkiye'nin en büyük spor kulübü zinciri Mars Sportif, 12 adet MAC ve 78 adet MACFit kulübüyle Ramazan'da da herkesi spor yapmaya…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Ramazan’da ayranı sofralardan eksik etmeyin!
    Ramazan’da ayranı sofralardan eksik etmeyin! Teksüt, Ramazan sofralarında gazlı ve kalorili içecekler yerine su ve mineral kaybına en güzel cevabı veren ayranın tercih edilmesini öneriyor. Ayran, 7’den 77’ye her yaştan neredeyse herkesin tüketebildiği, suyla birlikte en sağlıklı içeceklerden biri olarak öne çıkıyor. Ramazan döneminde normal beslenme düzeninden farklı bir düzene geçiliyor, öğün sayısı ve saatleri tamamen değişiyor. Bununla birlikte Ramazanın sıcak aylara denk gelmesi nedeniyle gün boyunca devam eden susuzluğun yanında terleme sonucu mineral kayıpları…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Zayıflarken kalp sağlığınızdan olmayın
    Zayıflarken kalp sağlığınızdan olmayın İnternette veya belirli noktalarda satılan sıvı zayıflama diyetleri hakkında uyarılarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Gökçen Garipoğlu, bu tür diyetlerin kalp ritim bozukluklarına neden olabileceğini ve light ürünlerin belirli düzeyde tüketilmesi gerektiğini söyledi. Yaz aylarının yaklaşmasıyla diyet ürünlerine ilgi artıyor. Çoğunlukla internette satılan sıvı zayıflama ürünlerinin vücuda verdiği zararlar konusunda uzmanlar uyarıyor. Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Gökçen Garipoğlu, diyet konusunda doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN BETA MİKROBUNA DİKKAT!
    ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN BETA MİKROBUNA DİKKAT! Özel Bir Nefes Hastanesi Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Bölümü Hekimlerinden Uzm.Dr.Muhammed BARAN Son Günlerde Sık Görülen ve halk arasında Beta mikrobu diye bilinen Bakteri hakkında halkı bilgilendirmek adına önemli açıklamalarda bulundu.
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • OP.DR.TUNCER ŞENKUL: Prostat Hakkında Bilgiler Verdi
    OP.DR.TUNCER ŞENKUL: Prostat Hakkında Bilgiler Verdi ÖZEL BİR NEFES HASTANESİ ÜROLOJİ BÖLÜMÜ OP.DR.TUNCER ŞENKUL Plazma kinetikle prostat ameliyatı hastanemizde uygulanmaktadır. Yaşlanan erkeğin en önemli problemlerinden biri olan iyi huylu prostat büyümesi (BPH) hastanemizde yeni teknoloji “Plazma Kinetik TUR” yöntemi ile tedavi ediliyor. 50 yaşın üstündeki erkeklerde ürolojik bir rahatsızlık olan prostatın büyümesine bağlı problemler kişinin konforunu bozar ve hayat kalitesini olumsuz etkiler. Prostatın büyümesine bağlı olarak daralan idrar kanalı, hastalığın temel patolojik bozukluğunu oluşturur. Prostatta büyüme…
    in Sağlık Add new comment
  • Kalbe K Vitamini Kalkanı!
    Kalbe K Vitamini Kalkanı! Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Kenan Yıldırım, “Yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, maydanoz, şalgam, bamya, peynir, yumurta gibi besinlerde bulunan K vitamini, damarlar gibi yumuşak dokularda kalsiyumun birikip kireçlenme yapmasını önler. Bu da damarlarda daralmayı engeller” dedi. Bazı yiyeceklerin kalp hastalığı riskini artırabileceğini bilsek de, yeme alışkanlıklarımızı değiştirmek genellikle zordur. Kalp sağlığında beslenmenin rolü çok büyüktür. Kalbinizi korumanın yolu sağlıklı ve doğru besinleri seçmekle başlar. Medical Park Gebze…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Ramazan Ayında da Kas Kütlenizi Koruyun
    Ramazan Ayında da Kas Kütlenizi Koruyun Ramazanda ayında uzun süren açlık ve susuzluk hali düzenli egzersiz ve antrenman yapanlar için zorlayıcı olabiliyor. Değişen beslenme düzenine göre planlanan egzersiz programları ve bol sıvı tüketimiyle bu dönemde var olan kondisyon korunabiliyor. Wellness Medikal Fitness Danışmanı Murat Biçer, Ramazan ayında egzersiz yapılırken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Dyt. Utku Begüm ÖZTÜRKLER RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENME
    Dyt. Utku Begüm ÖZTÜRKLER RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENME Sıcacık pideler, çeşit çeşit iftariyelikler, kalabalık ve mutlu sofralarla Ramazan geldi. Ramazan ayında beslenme açısından en önemli nokta optimal ve sağlıklı beslenmeyi sağlamaktır. Yapılan birçok bilimsel çalışmada Ramazan orucunun uzun süren açlık sebebiyle vücuttaki metabolizmayı yavaşlattığı belirlenmiştir. Bu dönemde yine bu sebeple baş ağrısı ve hazımsızlık gibi minör, böbrek ve sindirim sorunları gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Ramazanda amaç, sağlıklı kalmak, yeterli ve dengeli beslenme düzenini sağlamaktır. Oruç tutma…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • RAMAZANDA BESLENMENİN 10 ASLA’SI
    RAMAZANDA BESLENMENİN 10 ASLA’SI Ramazan ayı yaklaşırken başta beslenme ve uyku olmak üzere günlük alışkanlıklarımız değişiyor, fiziksel ve zihinsel aktivite seviyelerimiz farklılaşıyor. 30 gün boyunca sağlıklı olabilmek ve rahat oruç tutabilmek için yapmamız ve yapmamamız gerekenler var. Neler mi? Herbalife Nutrition Beslenme Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. İsmet Tamer açıklıyor... Ramazan ayı oruç tutanlar için beslenme ile birlikte birçok alışkanlığın değiştiği bir aydır. Normalde 3 – 4 olan öğün sayısı azalır, uyku düzeni değişir.Vücudumuzu…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Çocuklara Aşırı Kızmak Yalana Daha Çok Yaklaştırır
    Çocuklara Aşırı Kızmak Yalana Daha Çok Yaklaştırır Çocukların yalan söylemesi tek başına değil, çevresel ilişkilerle birlikte ele alınmalı ve çocukta yalancılığın gelişmesini kolaylaştıran nedenler araştırılmalı. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Figen Karaceylan Çakmakçı, ailenin çevresiyle iş birliği yapıp, çocuğa doğruluğun yararlarının, getireceği hazzın ve avantajların elle tutulur biçimde öğretilmesi gerektiğini vurgulayarak ailelere önemli ipuçları verdi.
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • Ruhsal Sorunları Olan Her 10 Anneden 7’si Tedavisiz Kalıyor
    Ruhsal Sorunları Olan Her 10 Anneden 7’si Tedavisiz Kalıyor Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Aysimi Duman tarafından yürütülen Türkiye’deki en kapsamlı hamilelik dönemi projelerinden ‘’Boğaziçi Anne-Bebek İlişkisi Projesi’’(BABİP) kapsamında Albert Long Hall’de halka açık ‘’Anne Ruh Sağlığı’’ sempozyumu düzenlendi. Sempozyumda, hamilelik ve sonrasında anne ruh sağlığının önemi ve bunun anne-bebek ilişkisine etkisi ele alındı.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Gereksiz Antibiyotik Kullanımı Astım ve Alerjik Hastalıkları Artırıyor
    Gereksiz Antibiyotik Kullanımı Astım ve Alerjik Hastalıkları Artırıyor Astım, dünyada 300 milyon kişide görülüyor. Ülkemizde erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 5’i, çocukların ise yüzde 13’ünün astım hastası olduğu biliniyor. Görülme sıklığı gün geçtikçe artan astım, çağdaş toplumların hastalığı olarak anılıyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri ise bilinçsiz antibiyotik kullanımı olarak karşımıza çıkıyor. Sık sık ve gereksiz yere kullanılan antibiyotikler vücudun savunma mekanizmalarını alerjenlere karşı da zayıflatıyor. Memorial Şişli Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Yaman, “7 Mayıs Dünya…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Karın Ağrısıdır Geçer Demeyin
    Karın Ağrısıdır Geçer Demeyin Karında basınç hissi, şişkinlik, ağrı… Kadınların büyük bir kısmının zaman zaman yaşadığı ve “geçer” diye önemsemediği bu belirtiler, büyük bir tehlikenin sinyali olabilir. Zira yumurtalık kanseri, sinsice ilerleyerek genellikle 3. evrede bu belirtileri veriyor. Jinekolojik kanserler arasında ölüm riski en yüksek olan yumurtalık kanserine karşı en büyük silah, düzenli jinekolojik muayene. Her yıl yaptıracağınız düzenli muayene ile bu kanserin erken evrede yakalanabileceğini söyleyen Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum/…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Sahurda süt için, uzun süre tok kalın.
    Sahurda süt için, uzun süre tok kalın. Ramazan ayında süt tüketiminin önemini vurgulayan Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, “Bir bardak süt 5 saat tokluk hissi verir. Sahurda süt tüketimi çok önemli” uyarısı yapıyor.
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Dr. Ümit Aktaş'tan Ramazanda beslenme önerileri
    Dr. Ümit Aktaş'tan Ramazanda beslenme önerileri SAHURDA YUMURTA VE PEYNİR İLE TOK KALIN, İFTARDA SEBZE ÇORBASIYLA MİDENİZİ KORUYUN! Ramazan’da karbonhidrat ağırlıklı iftar ve sahur sofralarından kaçınılması gerektiği uyarısında bulunan Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, “Karbonhidrat içeren besinler tüketerek gün içinde tok kalacağınızı sanıyorsanız, yanılıyorsunuz!Bu besinler kan şekerini hızla yükseltip düşürdüğü için gün içinde daha çok acıkırsınız. Sahurda tüketeceğiniz yumurta ve peynir gibi proteinler, zeytin ve zeytinyağlı mevsim salatası tüketerek gün içinde oluşabilecek açlık hissinin önüne geçebilirsiniz!…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Over kistler ve miyomlar tüp bebek tedavisini etkiler mi?
    Over kistler ve miyomlar tüp bebek tedavisini etkiler mi? Günümüzde pek çok kadının karşılaştığı kist ve miyomlar çoğu zaman zararsız olmakla birlikte, bazı durumlarda gebe kalmanın önündeki bir engel olarak anne adaylarının karşısına çıkıyor. Centrum Clinic Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Recai Pabuçcu, böyle durumlarda kist ve miyomların düzenli takibinin gerekliliğinden ve doğru tedavi ile birlikte bu kistlere sahip anne adaylarının sorununun çözülebildiğine dikkat çekti.
    in Sağlık Add new comment Read more...

Günlük Burç

 

Günlük falınızı Okuyun

İlginizi Çekebilir...

  • Okumak Alzheimer'ı Yavaşlatıyor
    Okumak Alzheimer'ı Yavaşlatıyor Acıbadem Ankara Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Esra Mıhçıoğlu, Kitap okuma, yazma ve diğer benzeri beyin uyarıcı aktivitelerle uğraşmanın alzheimer gibi hastalıklardan bağımsız olarak yaşlılıkta zihinsel gerilemeyi yavaşlattığını söyledi. İleri yaşlara kadar kitap okumanın, ortalama zihinsel aktivitelerle uğraşmayla karşılaştırıldığında hafızada gerileme…
    Read 576 times Read more...
  • Ayak Bileğinin Düşmanı 9 Hata
    Ayak Bileğinin Düşmanı 9 Hata Vücut ağırlığımızın yükünü en çok çeken eklemlerin başında ayak bileği eklemlerimiz geliyor. Ayakta sabit durmak, yürümek, koşmak gibi hareketlerde oldukça ciddi görevleri olan ve vücut ağırlığımızın tümünü taşıyan sağlam eklemdir ayak bilekleri. Öyle ki yürürken 1.5, koşarken 8 katına ulaşan…
    Read 348 times Read more...
  • LAZER İLE DÖVME SİLME
    LAZER İLE DÖVME SİLME Koyu renkli bir giysiyle güneş altında bir süre beklerseniz giysinizin ısındığını fark edersiniz. Çünkü koyu renkli boyalar ışığı emerler ve ısıya dönüştürürler. Dövme silme uygulamasındaki lazer sistemi de benzer bir prensiple çalışır. Koyu renkli boya maddeleri lazer ışığını emerek ısı…
    Read 1416 times Read more...
  • Hepatit C’ye karşı ‘Kendinizi Test Edin’
    Hepatit C’ye karşı ‘Kendinizi Test Edin’ Çoğunlukla kan yoluyla bulaşan ve sinsi bir hastalık olan hepatit C’nin belirtilerini ve bulaş yollarını biliyor musunuz? Dünya genelinde her yıl 350 bin kişinin hayatını kaybetmesine sebep olan hepatit C ile ilgili kapsamlı bilgiye www.hepatitcsizyasam.com internet sitesinden ulaşabilir; hepatit C…
    Read 492 times Read more...
  • Yaz Aylarında Gözlerinizi Alerjilerden Koruyun
    Yaz Aylarında Gözlerinizi Alerjilerden Koruyun Dönemsel alerjiler, yaz ayları ile birlikte vücudun farklı bölgelerinde olduğu gibi gözlerde yarattıkları olumsuz etkiler ile günlük yaşamı olumsuz etkileyebiliyor. Özellikle dış mekanlardaki polen ve çimen gibi alerjenlere karşı hassas olanların, bu durumdan en çok etkilenen organlarının gözleri olduğunun altını…
    Read 312 times Read more...
  • Mutsuzluğun Kökeni Nedir?
    Mutsuzluğun Kökeni Nedir? Yazılarındaki samimiyet ve şaşırtıcı özdeyişleriyle özellikle sosyal medyada sık sık konuşulup, örnek gösterilen yazar Fırat Devecioğlu,çağımızın güncel sorunu “mutsuzluk” hakkında bir yazı kaleme aldı. Mona Kitap tarafından yeni çıkardığı"Yüzleşme"adlı kitabında da kendisini en çok mutsuz eden durumu, "Dünya'yı, onu en…
    Read 303 times Read more...
  • Çocuğunuz Obez mi?
    Çocuğunuz Obez mi? Çocuk beslenmesi toplumumuzda pek üzerinde durulmayan bir konudur. Oysa son yıllarda yapılan araştırmalara göre yetişkinlikte oluşan şişmanlığın temelinde çocuk ve adolesan şişmanlığın olduğu belirtilmektedir. Devlet İstatistik Enstitüsünün 1990 yılında yaptığı araştırmaya göre toplam nüfusun %23.2’sini 10-19 yaş grubu oluşturmaktadır yani…
    Read 4323 times Read more...
  • LC Diyeti ile Yaz Bitmeden Kilo Verin
    LC Diyeti ile Yaz Bitmeden Kilo Verin LC diyeti nedir? LC diyeti karbonhidrat oranı düşürülmüş, karbonhidratlı yiyeceklerin kontrollü bir şekilde tüketildiği bir beslenme programıdır. Popüler birçok diyet gibi katı kuralları yoktur ama karbonhidrat oranı yüksek yiyecekleri limitli yemelisiniz.
    Read 9845 times Read more...
  • Liv Hospital Dünyaca Ünlü Cleveland Clinic ile Kolorektal Kanserlerde Güncel Yaklaşımları Ele Aldı
    Liv Hospital Dünyaca Ünlü Cleveland Clinic ile Kolorektal Kanserlerde Güncel Yaklaşımları Ele Aldı Kolon ve rektum kanseri çoğunlukla daha önceden gelişmiş poliplerden kaynaklanan genellikle ileri evrelere kadar belirti göstermeyebilen kanser türleridir. Erken tanı ve uygun tedavi yaklaşımları ile uzun yıllar sağlıklı yaşanabilir. Liv Hospital Ulus, ABD’nin önde gelen merkezlerinden Cleveland Clinic ile kolorektal…
    Read 308 times Read more...
  • Kadın Kısırlığına Yönelik Şifalı Kür Tarifi
    Kadın Kısırlığına Yönelik Şifalı Kür Tarifi Kadın kısırlığına, miyom, kist ve iltihaplara karşı uygulanabilecek şifalı kür tarifi. Malzemeler - 1 litre su - 1 tutam çobançantası - 1 tutam civanperçemi - 1 tutam adaçayı - 1 tutam hayıt tohumu - 1 tutam aslanpençesi
    Read 13204 times Read more...
  • Karneleri Kıyaslamaktan Kaçının!
    Karneleri Kıyaslamaktan Kaçının! Dr.Fevzi Özgönül getirilen iyi veya kötü karnelerde anne babalara çok önemli uyarılarda bulundu. Dr.Fevzi Özgönül, 'Asla karnedeki notları yakın bir arkadaşının notlarıyla karşılaştırmayın,eğer karşılaştırırsanız siz kendi elinizle çocuğunuz ile arkadaşının arasını açmış ve onların dostluklarına gölge düşürmüş olabilirsiniz.' dedi. Karneler…
    Read 872 times Read more...
  • Bebeklerin İlk Altı Ay Beslenmesi
    Bebeklerin İlk Altı Ay Beslenmesi 5 yaş altındaki çocukların yüzde 25’inde beslenme eksikliği ve yüzde 15’inde de bebek ölümleri görülmektedir. İlk 6 ayda yapılan anne sütü ile beslenme bu ölümleri önemli bir oranda engellemektedir. Hastalıkları önlemesi, maliyetinin düşük olması ve atık bırakmaması nedeni ile anne…
    Read 2794 times Read more...
  • Bademcik ve Genizeti Ameliyatları
    Bademcik ve Genizeti Ameliyatları Bademcik ve geniz eti operasyonu , çocuklarda uygulanan en sık operasyonlardan biridir.Yetişkinlerde yapılan bademcik operasyonu da nadir değildir.Bademcik ve geniz eti operasyonu,antibiyotikler bulunmadan önceki dönemden az da olsa da ,hala çocuk ve yetişkinlerin sağlığını düzelten değerli bir operasyondur.
    Read 1043 times Read more...
  • Unutkanlığınızın Nedeni Hidrosefali Olabilir
    Unutkanlığınızın Nedeni Hidrosefali Olabilir İlerleyen yaşla birlikte görülmeye başlanan unutkanlık, yürüme bozukluğu ve idrar kaçırma sorunları Alzheimer hastalığı belirtisi olabiliyor. Ancak neredeyse aynı belirtilerle ortaya çıkan kafa içinde su toplanması yani normal basınçlı hidrosefali, kolayca tedavi edilebiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik…
    Read 329 times Read more...
  • Kendi Kanınızla Gençleşmek Mümkün
    Kendi Kanınızla Gençleşmek Mümkün Günlük cilt bakımının yanı sıra profesyonel kliniğin desteği ve yeni teknolojilerle daha genç bir cilde sahip olmak mümkün. Cildin yenilenmesinde en etkili yöntemin kişinin kendi kanının kullanıldığı PRP yöntemi olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Dermatoloji Uzmanı Dr. Deniz Kırçuval, “PRP,…
    Read 506 times Read more...
  • Antibiyotik Kullanımında Dikkat Etmeniz Gereken 7 Hayati Faktör
    Antibiyotik Kullanımında Dikkat Etmeniz Gereken 7 Hayati Faktör Türkiye, Avrupa’da en fazla antibiyotik kullanan ülke konumunda bulunuyor. Son yıllarda bilinçli antibiyotik kullanımı konusundaki farkındalık çalışmaları ve reçetesiz antibiyotik alınamaması gibi tedbirlere rağmen rakamlar hala yüksek seyrediyor. Yılda 250 milyondan 170 milyon antibiyotik kutusuna düşen tablo umut verse de…
    Read 146 times Read more...
  • DÜŞÜNME SANATI
    DÜŞÜNME SANATI Düşünme Zamanı Bireysel zaman düşünmek istediğiniz her şeyi keşfetmek için bulunmaz bir fırsattır. Bazen "gündüz rüyası" adı da verilen bu süre içinde özel hiçbir şey düşünmemek genellikle tavsiye edilmez. Gerçekte bu çok hoş bir şeydir. Herkes on dakika için tek…
    Read 1303 times Read more...
  • Kapalı Sinüslere Balon Yöntemi!
    Kapalı Sinüslere Balon Yöntemi! Okan Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. İsmail KOÇAK’ Sinüzit hakkında merak edilenleri cevapladı. Sinüzit Nedir? Nerede Oluşur? Kafa kemiklerimiz içinde burun boşluğu çevresindeki hava boşlukları ‘ sinüs’ olarak tanımlanır. Hava sinüslere burun boşluğundan girer. Her nefes alış…
    Read 525 times Read more...
  • Defne
    Defne Orjinal Adı Laurus nobilis Diğer Adları Har, Nehtel, Tehnel Defnegiller familyasının örnek bitkisidir. Anayurdu Akdeniz havzası olan ve günümüzde ılıman yerlerde yaygın olarak yetişen, kışın yaprağını dökmeyen ağaç ya da ağaççıktır. Ülkemizin kıyı bölgelerinde doğal olarak yetişmekte, ayrıca süs bitkisi…
    Read 2986 times Read more...
  • Bacak Ağrısının Ardındaki Tehlike
    Bacak Ağrısının Ardındaki Tehlike Bacak damar tıkanıklığı, doğru tedavi edilmezse bacak kaybına kadar gidebilecek ciddi sonuçlara sebep oluyor. Kardiyovasküler sistem hastalıkları, günümüzde en önemli ölüm sebepleri arasında yer alıyor ve bu hastalıkların başında da damar tıkanıklıkları geliyor. Damar tıkanıklığı, vücutta atardamarların çeşitli nedenlerle daralarak…
    Read 98 times Read more...
  • Vitaminler ile Hastalıklardan Korunun
     Vitaminler ile Hastalıklardan Korunun Sağlıklı beslenme ile gün içerisinde yeterli miktarlarda vitamin, mineral aldığınızdan emin olmalısınız. Bu yazımda vitaminler üzerinde ayrıntılı şekilde durmak istiyorum. Vitaminleri hastalıklara karşı koruyan bir kalkan gibi düşünebilirsiniz.
    Read 2544 times Read more...
  • Evde Sağlık Modeli Sağlık Masraflarını Düşürüyor
    Evde Sağlık Modeli Sağlık Masraflarını Düşürüyor MEDICAL CENTER’IN EVDE SAĞLIK HİZMETİ 80 BİN KİŞİYE ULAŞTI EVDE SAĞLIK MODELİ SAĞLIK MASRAFLARINI DÜŞÜRÜYOR Sağlık alanında hizmetin şekli büyük bir değişimden geçiyor. Hastaneyi hastanın ayağına getiren yeni uygulama ile evde hastane ortamının tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde tam donanımlı bir…
    Read 425 times Read more...
  • Bunları tüketmek intihar!
    Bunları tüketmek intihar! Şeker ve şeker ürünleri Uzun süreli şeker kullanımı nörolojik problemlere sebep olur. Ayrıca hafızayı da zayıflattığı tespit edilmiştir. Öğrenme kabiliyetini zafiyete uğrattığı da ifade edilmektedir. Bu sebeple şekerden uzak durmak gerekir.
    Read 2378 times Read more...
  • Yorgunluk Sandığınız Sırt Ağrıları Hastalık İşareti Olabilir
    Yorgunluk Sandığınız Sırt Ağrıları Hastalık İşareti Olabilir “Bu aralar çok yorulduğum için oldu, nasıl olsa geçer” denilerek umursanmayan sırt ağrıları, günlük yaşam kalitesini bozuyor, sürekli yorgunluğa yol açıyor ve iş performansını ciddi ölçüde azaltabiliyor. Her 5 kişiden 1’inde görülen sırt ağrısı hafife alındığında ilerleyen dönemlerde kalıcı ve…
    Read 278 times Read more...
  • Kalp ve Damar Hastalıkları Her Yaştan İnsanı Etkiliyor
    Kalp ve Damar Hastalıkları Her Yaştan İnsanı Etkiliyor Günümüzde kalp ve damar hastalıklarının her yaşta insanı etkilediğini belirten Doç. Dr. Cem Arıtürk, alınması gereken önlemleri sıraladı. İnsan, doğası gereği doğduğu andan itibaren yaşlanmaya başlıyor. Sürekli çalışan ve vücudun olmazsa olmaz tek organı olan kalp ile kalbin lojistik ortağı…
    Read 215 times Read more...
  • Burun Ameliyatlarında Öncelik Sağlıklı Nefes
    Burun Ameliyatlarında Öncelik Sağlıklı Nefes Kadın ve erkeklerin özellikle ergenlik döneminde başlayan estetik kaygıları, yaş ilerledikçe de devam ediyor. Dış görünümün iyileştirme çabasının önemli bir kısmını ise, yüz ve yüzün en çarpıcı bölümü olan burun oluşturuyor. İyi bir estetiğe sahip yüz ile orantılı bir burun,…
    Read 214 times Read more...
  • Gelişigüzel Vitamin Takviyesi Çocuğa Zarar Verebilir
    Gelişigüzel Vitamin Takviyesi Çocuğa Zarar Verebilir Çocuklar hastalanır hastalanmaz çocuğa gelişigüzel verilen vitamin ve mineraller istenmeyen sağlık sorunlarına neden olabilir. Çocuklara hastalanır hastalanmaz vitamin ve mineral vermekten kaçınılması ve çocuğun bu takviyelere ihtiyacının olmayabileceğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ela Tahmaz…
    Read 322 times Read more...
  • Okul öncesi eğitim kurumlarında (Kreş, Anaokulu, Anasınıfı) öğle uykusu zorunlu olmalı!
    Okul öncesi eğitim kurumlarında (Kreş, Anaokulu, Anasınıfı) öğle uykusu zorunlu olmalı! Yapılan araştırmada öğle uykusunun faydasının aynı gün ve ertesi gün hissedildiğini ve uykunun hafızanın güçlenmesi ve erken yaştaki öğrenim açısından büyük önem taşıdığı vurgulanmıştır Okulöncesi eğitim kurumlarında (Kreş, Anaokulu, Anasınıfı) çocuklar öğle uykusu uyumalı!Sevgili Anne Babalar,Çocuklarınızın sağlıklı gelişimi için uyku…
    Read 1549 times Read more...
  • Yaşatarak Öğretmeye Başladı
    Yaşatarak Öğretmeye Başladı Eğitim kadrosu ve verdikleri dersler ile dikkatleri üzerine çeken Türkiye’nin en büyük sinema okulu OFS’de güz dönemi dersleri başladı. OFS Sinema Okulu’nda, oyunculuk, yönetmenlik, senaryo yazımı, kurgu ve montaj, sinema ile televizyon makyajı ve saç tasarımı, etkili konuşma ve diksiyon…
    Read 675 times Read more...
  • Varis Hastaları Nasıl Giyinmeli
    Varis Hastaları Nasıl Giyinmeli Yanlış kıyafet seçimi varis hastalığını tetikliyor. Varis, günlük hayatı oldukça etkileyen hastalıkların başında geliyor. Yarattığı şikayetlerin yanında, tedavi için günlük hayatta yapılması gereken bir takım değişiklikler de hastalığın sıkıcı boyutlarını oluşturuyor. Günlük iş hayatıyla bağdaşmayacak şekilde sürekli hareketli olma gereksinimi,…
    Read 294 times Read more...