kadinlarguzeldir.com

loading...

Hepimiz Cennetteydik!

Sadece Hz Adem ve Havva değil tüm insanlık cennette yaşadık bir zamanlar. Ve dünyadaki kaderimiz oradaki işlerimizle belirlendi. Dünya evrenin hapishanesiydi. Kanıtlar!

 

   Dinden uzaklaşan Müslümanlardan ve pek çok ateistten ve şu soruları işittim;

 

   Masum çocuklar savaşta yada hastalıklarla neden acı içinde ölüyorlar? Sırf denemek için mi? Kimi, aklı bile yerinde olmayan birini mi? Ailesini denemek içinse çocuğun suçu ne? İlerde kötü biri olacaksa? Savaşta aynı günde ölen on binlerce çocuğun hepsi mi diğer insanlardan kötü olacaktı? Ve çok daha fazlası…

 

            Müslümanların dahi benzeri soruları değişik şekillerde sık sık sorduğunu, kadere, dünyadaki düzene ve Allah'ın anneden bile fazla olan merhametine ve zenginliğine karşın dünya hayatında müslümanların, zayıfların ve çocukların çektiği sıkıntılardan dem vuruyorlardı. Bu ise gizliden Allah'a karşı bir dargınlık, dinden soğuma ile sonuçlanıyor ama çoğu itiraf edemiyordu. Edenler de zahiren, edemeyenler de ruhen dinden çıkıyor, Allah'ın hikmetine teslimiyetten uzaklaşıyorlardı. Elbet Allah'ın bir bildiği vardı. İnşallah size bu güne dek söylenmemiş bir sırrı açıklayacağım. Hepimizin cennet yaşamını ve oradaki kötülüğümüzü.

 

Kuran; suçlu olmadıkça; insanın musibete uğratılmayacağını üstüne basarak söyler.

 

            “ŞÛRA 42/30. Başınıza gelen herhangi bir musibet ancak ellerinizle işlediklerinizden ötürüdür. O, yine de çoğunu affeder.

 

            Peki acı çeken ve bir çoğu küçük bir çocuk elleri ile ne işlemiştir?

 

            Bu sorunun cevabını hiçbir kitapta ve kaynakta hakkıyla bulamadım. Verilen cevaplar ne beni nede benden öncekileri tam tatmin etmemişti. Ekseriyetle sınamadır, karşılığı verilecektir gibi cevaplar veriliyordu. Ama küçük çocukların zorluklarla sınanıp öldürülmesi? Ya da sınanmayı reddeden ve yok olmak isteyenlerin zorla sınava alınıp işkence edilmesi Allah'a yakışmazdı.

 

            Her şeyi mükemmel yaratan ve düşünebilen Yüce Allah'ın elbet iyi bir cevabı vardı. Ama cevap neydi?

 

            Kalbim acı içinde secdeden kalkmadan sabaha dek ağladım. İlim dilendim. Allah'ın mükemmelliğine inanarak ondan bilgi rica ettim ki; insanların inancı kurtulsun ve kalpler inşirah bulsun. Allah'ın zalim olmadığı ortaya çıksın. Satanizm dahi bu düşüncelerden beslenmektedir. Allah'ı zalim, kendini ise her türlü zevk-ü sefaya izin veren bir tanrı gibi gösterip bağlılarından biat almaktadır ve onlara vahyetmektedir.

 

            İlham olunan bilgi hem adalet ve kaderle ilgili hem de bugüne dek tam cevap verilememiş pek çok sorunun cevabı olan bir anahtar gibiydi. Bu güne dek cevaplanamamış sorular şöyleydi; Bu sorulan soruların hemen akabinde Kuran yoluyla tam olarak cevap vereceğim.

 

Soru 1 )
 

            Hz Adem'in çocukları kardeş evliliği yapmışlarsa ensesttirler ve peygamber çocuğuna yakışmayacak çirkin bir davranıştır. Allah her şeye gücü yeterken; buna kardeşleri mecbur bırakmış olabilir mi? (haşa) Bugüne dek verilen cevap; kardeşler birbirine benzemiyormuş ve ikiz gruplar olarak doğmuşlar. Demek böyle olursa ensestlik serbest öyle mi? Kuran'da asla kardeşlerin evlendiği yazmaz.

 

Soru 2 )

 

Allah anneden bile merhametli ise insana bu acı dünya hayatını reva nasıl görür? Annemiz önce bizi direk cennete koyardı. Bizi en şerefli hale getirirdi. Adem as. 'ın günahını tüm insanlara yüklemezdi. Allah'ın anneden bile büyük merhameti, sevgisi ve lütufkârlığı nasıl açıklanır?

 

Soru 3 )

 

            Bazı peygamberler Hz İsa gibi daha bebekken korunmuş ve cennetlikse bu adaletsizlik değil midir? Bizler neden daha doğuştan kutsal ilan edilmedik. Bazı derecelere kimse çalışmakla erişemez,  deniyor. Biz neden peygamber olamadık? Mucizeler gösterip, Allah ve melekleri ile konuşamadık? Suçumuz neydi dünyaya gelirken?

 

Soru 4 )

 

            İnsanlar neden eşit değildir? Kimi güzel kimi çirkin, kimi zengin kimi fakir, kimi akıllı kimi değildir. Bunlar neye göre belirlenmiştir? Neden çoğu insan akıllı, zengin, güzel ve seçilmiş muhteşem bir insan olarak doğma şerefinden yoksun kaldı? Böyle olanlar ne yaptı da bu nimete erişti? Her işi hikmetli ve bir sebebe bağlı yürüyen adil ve merhametli olan Rabbimizin elbette mükemmel bir cevabı vardı. O alimdir.

 

            Bu sorular aynı zamanda dünyada ki satanist örgütlerin, ilimunatinin ve diğer milyonlarca din düşmanlarının cevap aradığı ve sonunda tatmin edici bir cevap alamayınca yoldan çıkmasına neden olan, insanlık tarihini kana ve düşmanlığa bulayan sorulardır. Sorulardan kaçarak sadece bilinçaltımızı kirletiriz ve kendi onurumuza aklımıza ihanet ederiz.

 

            Bu soruları soranlara verdiğim cevap çoklarını tatmin etti ve isyanları bitti.

 

            Bu tehlikeli soruların hepsine aynı anda cevap veren, kaderle ilgili daha pek çok sırrı ortaya çıkaran ve bu güne dek hiçbir İslam düşünürü tarafından dile getirilmemiş tatmin edici bilgileri sizlere kanıtlarıyla sunacağım. Kuran'dan ayetlerle açıklayacağım ve doğadan bazı argümanlarla destekleyeceğim. Ta ki hatadan dönüle… Çünkü bu soruları içinden kendine sormayan bir insan çıkmadı; tam cevap verebilen de…

 

            Öncelikle dünyanın hemen herkes için bir tekamül yada hapis ve ceza yeri olduğunu göstermek için unutmuş olabileceğimiz bazı ayrıntıları hatırlatmak isterim.

 

            İnsanoğlu dünyaya kirli bir yoldan gelir, o yolda hem kendisi hem de doğuran ana en büyük acıları ve ıstırabı çeker. Kirler içinde doğan bebek oksijenle karşılaşarak yanan ciğerlerinin ve sıkışmanın acısıyla ağlamaya başlar… Dünyaya gelen bebek lisanı hal ile "dünyevi cehennem çukuruna feryat-ü figan ile düştüğünü anlatır". Kendini taşıyan annesine de türlü azap ve işkence olur.

 

            İnsan bebeklik dönemi boyunca dertlerini ifade edemez ve hemen hepsi saatlerce kendi pisliği içinde yatmak zorunda kalır. Yıllarca yürüyemez, konuşamaz ve olup biteni anlayamaz, vakti haline ağlamakla geçer.

Çocukluğu korkular, özlemler ve cevapsız huzursuz eden sorularla doludur…

 

            Hayatımız boyunca milyonlarca hoşumuza giden şey görürüz  ve çok azını elde edebiliriz. Her erişilemeyende bir acı gizlidir.

Mutlaka geçicide olsa ağır hastalık, fakirlik ve üzüntüler ile karşılaşırız.

 

            Bu liste çocukların yada sıradan insanların savaş yada sakat doğumla yaşadığı en ağır işkence ve sıkıntılara doğru uzayıp gidebilir…

 

            Tüm bunlara bugüne dek verilen genel cevap; her şeyin bir sınama olduğudur. Peki aklı olmayan ve tepki bile veremeyen bebekler çocuklar nasıl bir sınava girmişlerdir. Tek yaptıkları ağlamak ve sonunda hiçbir şey anlamadan acı içinde ölmekken; sınavı geçmiş mi sayılırlar. Ayrıca bir varlığı denemek için acı çektirmek, Allah'ın şanına yakışmaz. Allah Kuran da defaatle asla zulmedici olmadığını, başımıza gelen her şeyin kendi suçumuz olduğunu ifade etmektedir. Alim olduğunu iddia edenler; bebeğin suçunu mevcut bilgileriyle izah etmek zorundadırlar?

 

            Kuran daha da ileri giderek; insanlar hakkında Rabbin öfkeyle söylediği, bebeklerin acısını gölgede bırakacak bir seslenişte bulunuyordu;

 

            Biz dilesek, elbette herkese hidayetini verirdik. Fakat, Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım, diye benden kesin söz çıkmıştır. (Secde, 32/13)

 

            Allah özellikle herkese hidayet vermeyeceğini, vermek istemediğini söylüyor. İnsan ve cinlerin önemli bir kısmıyla cehennemi dolduracağına önceden söz verdiğini ifade ediyordu. Biz ne zaman yaratıcıyı bu kadar gazaba getirmiş olabilirdik? Biz ne yaptık? Ve ne zaman? Muhakkak bir şey yapmış olmalıyız, yoksa Allah bu kadar gazaba gelmez ve bu sözü nedensizce söylemezdi.

 

            19.71 - (Ey insanlar!) Sizden cehenneme girmeyecek hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.

 

            Bu ayette ise istisnasız her insanın cehenneme  gireceğini ifade etmiştir Yaratıcı. Bazılarını ateş yakmasa bile o manzarayı görmek, yakınlarıyla yüzleşmek çok elim verici bir manevi işkence olsa gerek. Yine insanların en iyilerine ve masumlarına bile dokunan azabın nedeni nedir? Tüm insanlık, biz.. Tekrar soruyorum ne yaptık? Alim olduğu söylenenler cevap versin. Ama veremezler. Veremediler.

 

            Hadid:22-23 Yeryüzünde olan ve nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın.

 

            Düşündürücü başka bir ayet daha…Özellikle yeryüzünün altı çizilerek… Ellerimizle yapıp ederek sorumlusu olduğumuz bu sıkıntıların evvelden bir kitaba yazıldığı ifade edilmiştir… Yeryüzünde olanlar ama… Ahirette olacaklar yada yeryüzünden evvel olanlar değil. Yeryüzünde ki cezamıza ilişkin musibet listesinin yazılı olduğu bir kitap… Biz yeryüzüne gelmeden önce; biz başka bir yerdeyken… yazılmış bir kitap…

 

            (4142).2. (...)- Müslim'de Ebu Hüreyre'nin bir rivayeti şöyledir: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zat'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder (dünyadan yok eder); günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi." 

[Müslim, Tevbe 9, (2748).]

 

            Yani eğer bizler günah işlemeyi bırakarak; mükemmel kullar olsaydık; toptan bir şekilde canlarımız alınacak ve dünya hapsinden kurtulup cennete gitmek suretiyle kurtulacaktık. Yerimize gelecek olan ise günah işleyen ve tevbesi beklenen bir kavim olacaktır.

 

            Ben hep şuna inandım, Allah bunca mükemmel sanatına ve eşsiz güzelliklerine rağmen bunu dilemişse muhakkak bir nedeni vardır ve burada biz suçlu olmalıyız… Şimdi asıl cevaba gelelim;

 

            Neredeyse tüm İslam alimlerinin ittifakı ve Kuran ayetleri ile sabittir ki; İnsanoğlu Kalu Bela olarak ifade edilen yerde bu dünyaya gelmeden önce yaşamış ve Allah'a söz vermiştir.

 

            7:172 -  …Rabbin, Âdemoğullarından (beni adem), bellerindeki zürriyetlerini alıp da onları kendi nefislerine şahit tutarak: Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" dediği vakit, "pekâlâ Rabbimizsin, şahidiz" dediler. (Bunu) kıyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu." demeyesiniz diye (yapmıştık).

 

            Ayette "ben-i adem" ibaresi Adem'den gelenler anlamına gelmektedir. Yani Adem'in soyu. Kuran bu soyun bellerinden (Bakın sadece Hz Adem'den değil ) kendilerinden gelecek tüm insanları çıkararak söz aldığını söylüyor. Çok sırlı bir ayet. Çünkü dikkat edilirse sadece Hz Adem değil, ondan türemiş bir soydan bahsediliyor. Hz Adem'den bir miktar türemiş olan bu soyun belinden geriye gelecek olan insanlar çıkarılıp yaratılmış ve söz alınmıştır. Hadisler Hz Adem'in cennette; dünya takvimine göre 130 yıl, cennet takvimine göre birkaç saat kaldığını söylüyor. Bu durumda tahminen birkaç torunu görecek miktarda ortalama köy büyüklüğünde bir insan soyundan bahsedildiğini düşünebiliriz.

 

            Bir toplumdan söz almak için, o sözleşmede geçen manaların sağlıklı olarak anlaşılmasını sağlayacak düzeyde o toplum eğitim ve deneyime sahip kılınmalıdır. Bu adalet gereğidir. Yani İlahlık, nimetlendirme, kutsiyet nedir? Bunları en iyi şekilde insanlar görmüş, eğitilmiş, nimetlendirilmiş olmalıdır ki "evet sen ilahımız" diyebilsinler.  Yoksa aniden yaratılan ve hiçbir bilgiye shaip olmayan varlıklara soru sorulup; ağızlarının zorla oynatılarak bilgisizce cevap alınarak anlaşma yapılması hiçbir hikmete sığmaz.

 

Peki nerede söz alındı yani bu soy nerede türedi? Cevap daima Kuran'da;

 

            2:35 - Ve dedik ki: Ey Adem, sen ve esin cennete yerlesin, ikiniz de orada dilediğiniz yerde bol bol yiyin, ancak su ağaca yaklaşmayın ki, haddini aşan zalimlerden olmayasınız.

 

            Hz. Adem ve eşi yerleşim yeri olarak Allah tarafından cennete taşınıyorlar. Ayetten anlaşıldığı üzere yanlarında çocukları yok sadece o ve eşi. Demek ki o türeyen nesil; beni adem; cennette doğan ve cennet halkı ile türeyen yeni üstün insan ırkı… Daha sonra bu ırkın dünyaya indirilişini göreceğiz. Bu durum Adem'in çocuklarının ensest olmadığını Kuran üzerinden ispatlamış oluyor. Başka ispatları da var ilerleyen konularda.

 

            Ayrıca neden Allah bizi doğrudan cennette yaratmadı da dünya sıkıntısını çektirdi, neden zengin yada güzel değilim gibi isyanların ortak noktası olan pek çok konuda da Kuran aracılığı ile bir cevap vermiş oluyor. Hepimiz bir zamanlar mükemmel ve çok zengin bir hayat yaşadık. Ancak dünyada görüldüğü üzere zengin ve her yönden mükemmel özelliklere sahip kişiler genelde en kibirli ve günahkar kimseler olmaktadır. Orada işlediğimiz günahlar genlerimize işlenmiş ve kader haritamızı belirlemiş olarak dünyada ki 2. hayatımıza doğmamızı sağlıyor.

 

            Cennette gerçek bir hayat yaşadığımızı ispatlayan birçok ayet mevcuttur. Hiç şüphe yok ki Kuran'a göre 2 kez hayat sürdük ve 2 kez öleceğiz.

 

40/11 : ( Ahirette ) Dediler : Rabbimiz bizi iki kez öldürdün ve iki kez dirilttin. Günahlarımızı itiraf ettik. Şimdi (şu ateşten) çıkmak için bir yol var mıdır?

 

            Ahirette Allah ile konuşan kişiler; iki kez öldürüldüklerini söylüyorlar. Yaşamayan bir insan öldürülebilir mi? İki kez öldürülmek iki bitmiş akıllı hayata delildir. Ahiret hayatı ölümsüz olduğuna göre; dünya ve öncesinde bir hayatın delilini tek başına bu ayet vermektedir. Kalu Belada ki hayatımızda diri ve canlı olduğumuzu ve akabinde öldürüldüğümüzü ispatlar. Eğer sadece ruh olsaydık ölemezdik. Çünkü ölüm zaten ruhun bedenden alınmasıdır.

 

            2/28 : Allah'ı nasıl inkâr edersiniz? Siz ölüler idiniz, O sizi diriltti, sonra öldürecek ve yine diriltecektir, sonra da O'na döndürüleceksiniz.

 

            Yine bu ayette eskiden öldürüldüğümüzden ötürü; siz ölülerdiniz diriltti denmektedir. Kalu Belada Allah ile konuşup, bazı olaylar yaşadıktan sonra öldürüldük ve bu dünyada dirildik. Ölümden iç güdüsel olarak aşırı korku nedenimiz de budur. Belki çok güzel bir şeydir ruhun çıkışı… Ama insanlar korkuyor.

 

            Hz Adem'in sınamalı ve cezalı türden geçiş cennetinde daha önce öldüğümüzü ifade eden ayet ise şöyledir.

 

            44.56 - Orada ( cennette ) ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah, onları cehennem azabından korumuştur.

 

            Cenneti kasdederek; özellikle orada diyerek altını çizen ayet çok nettir. Halbuki cennete giren kişi ayetlere göre daha önce 2 kez ölmüştür. Ama ayet burada "ilki hariç başka ölüm yok" diyerek cennete girenin halini tarif etmesi ve tek ölümden bahsetmesi cennette öldüğümüzün farklı bir ayetle daha kesinleşmesidir. Eğer tüm ölümleri kasdetseydi; ilk ölümden başka ölüm tatmazlar; yerine, ilk iki ölümden başka ölüm tatmazlar derdi. Çünkü Kuran son derece detaylı, hatasız ve mükemmeldir.

 

            Cennette nimetler içinde yaşadığımızı ifade eden ayet ise;

 

           " İman edip hayra ve barışa yönelik değerler üretenlere şunu müjdele: Kendileri için, altlarından ırmaklar akan cennetler olacaktır. Onlardaki herhangi bir meyveden bir rızk olarak her nasiplendirildiklerinde, şöyle diyeceklerdir: "İşte bu, daha önce rızıklandırıldığımız şey!" Bu rızk onlara buna benzer şekilde verilmişti. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada sürekli kalacaklardır."

2 : 25

 

            Dikkat edelim; cennetlik; yediklerim aynısı diyor. Ayet ek bir bilgi olarak; daha önce yediği bu benzersiz ve muhteşem lezzetleri; benzer şekilde vermiştik diyor.  Yani zahmetsizce, altın tepsilerde, arzu ettiği anda… Zaten dünyada çürük ve bozulmuş olan, zahmetlice kazandığımız nimetlerin cennette yine benzer şekilde verileceğini düşünmek Cennetin benzersizliği ve muhteşemliği ile ilgili tüm ayet ve hadislere terstir.

 

            Hz Adem ve Havva'nın ilk insanlar için tasarlanmış güzellik ve zenginlikle dolu ilk cennetimizle nihai cennet arasında bazı farklar göze çarpıyor; İlk cennette sınanma ve ölüm var!!! Arapça da cennet güzel bahçe anlamına geliyor.  Şeytan cennette; ölümsüzlük vaadiyle yasak meyveyi Hz Adem ve Havva'ya yediriyor.

 

            20- Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: “Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ölümsüz kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti.” dedi.

 

            Kalu Bela'da verdiğimiz sözle birlikte yüklendiğimiz büyük bir emanette vardır. Bu emanet bize neden yüklenmiştir? Bu söz bizden neden alınmıştır?

 

            33:72-73  "Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir. Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap etmek; mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

 

            Emanetin ne olduğu konusunda farklı görüşler olsa da önemli olan dünyaya gelmeden önce emaneti alan insanların  günahkar ya da müşrik olduğunu ifade edilmektedir. Emaneti alırkenki insanın hali ise büyük bir zalimlik ve cehalet olarak ifade ediliyor. Cennette pek çok zülüm yaptığımız ve cahilce davrandığımız anlaşılıyor.

 

Peki cennette nasıl bir durum vardı?

 

            3:81 Hani o zaman ki; Allah, peygamberlerin (nebîlerin) MİSAK’ini (yeminini) almıştı: “Andolsun ki; size Kitap ve hikmet verdim, sizlerden sonra sizinle beraber bulunanı (Allah’ın sizlere verdiği kitapları) tasdik eden Resûl gelince, O’na mutlaka îmân edecek ve O’na mutlaka yardım edeceksiniz. Bunu ikrar ettiniz mi ve bu ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?” “İkrar ettik.” dediler. “Öyle ise şahit olun. Ben de sizinle beraber şahitlerdenim.” buyurdu.

 

            33 : 7  Nebilerden (peygamberlerden) misak (söz) almıştık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan... Onlardan sapasağlam bir söz almıştık.

 

            Cennette taraflar belli olmuş ve o zaman ki insanların en iyilerinden olan peygamberler daha o zaman seçilmişti. Allah onları toplayıp bazı konularda kendilerinden ağır yeminler almıştı. Bu ayetler cennette safların, peygamberlerin ve dini kaidelerin oluştuğu kompleks bir yaşamın varlığını ifade etmektedir. Çünkü tüm nebiler ancak dünyaya gelişlerinden önceki toplumumuzda belirlenmiş ve sözleri alınmıştı. Her biri görevlerini ve geliş sıralarını iyice öğrenmişti.

 

            Fakat istisnalar hariç her insan günahkardı. İbni Mace'den nakledilen hadisi şerife göre; istisnasız tüm insanlar günahkardır.

 

“Bütün Âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir”

 (İbn Mâce, Zühd, 30)

 

            Hz İsa'nın temiz bir erkek çocuğu olduğunun altı özellikle çizilmiştir. Tüm çocuklar temiz değildir. Bu nedenle diğerlerinden farklı olarak Meryem as.'a verilecek çocuğun tertemiz olduğu özellikle ifade edilmiştir.

 

            "Ben, yalnızca Rabbinden (gelen) bir elçiyim; sana tertemiz bir erkek çocuk armağan etmek için (buradayım)."

(Meryem Suresi / 19)

 

            Cennette günahlar işlenmesi oradaki günahkar insanlığın dünyaya sürgün edilmesine neden olmuştu. Ayetler düşünüldüğü gibi sadece 2 kişinin dünyaya indirilmediğini anlatıyor.

 

            20.123 - Allah, şöyle dedi: "Birbirinize düşman bir topluluk olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne sapar ne de sıkıntı çeker."

 

            7.23-24  "Ey Rabbimiz, dediler, öz benliklerimize zulmettik. Eğer bizi affetmez, bize acımazsan elbette ki hüsrana uğrayanlardan olacağız." Allah onlara buyurdu: "- Bir kısmınız, bir kısmınıza düşman olarak ininiz. Yerde, sizin için bir zamana (ecelinizin sonuna) kadar yerleşip kalmak ve geçinmek var."

 

            Bu ifadelerden ikili tesniye yani 2 kişiden daha fazla sayıda; birbirine düşman olanlarla dolu bir topluluğun cennetten indiğini görüyoruz. Çünkü şeytan cennetten çok daha önce kovulmuştu fakat insana vesvese sesi ile kalbine mesajlar yolluyordu.

 

            Tevrat'ta da özellikle Ezra isimli Peygamber'in kutsal metninde çarpıcı ifadelerle haklılığımız tescillenmektedir;

 

            21İlk insan Adem, günahkâr bir yüreği yüklendiğinden günah işleyip yenildi. Yalnız kendisi değil, bütün soyu…

Ezra 3. bölüm

 

            26tıpkı Adem ve onun soyu gibi davranıp yoldan çıktılar.

Ezra3

 

            21Tanrı tüm insanlara, bu dünya­ya geldikleri zaman nasıl yaşama erişeceklerini ve cezalandırılmaktan kur­tulacaklarını anlatan açık bilgiler ver­mişti. 

Ezra 7

 

            35Gerçek şudur ki, hiç günah işleme­yen bir insan doğmamıştır, günahsız yaşayan insan da yoktur.

Ezra 8

 

 

            İnsanoğlunun daha önce bir hayat yaşadığı Kuran ve tüm alimlerin ortak kabulü ile sabitse, insan oğlunun da bencil ve günahkar oluşu herkesin malumu ise; orada günahlar işlediğimiz mantıken de ulaşılabilen bir sonuçtur.

 

            Cennetten çıkışımızı ve Allah'ı unutmamız hem bir ceza, hem dünyada yeniden sınanmamızın bir gerekliliği hem de hatırlayınca çekeceğimiz büyük ızdıraba bir engeldir. Şeytanın insan üstünde ki sınama ve saptırma görevini üstlenirken Allah'tan bir çok şey istedi;

 

"İnsanların tekrar dirilecekleri güne kadar bana mühlet ver" 

(Araf, 14)

 

            "Ver ki ahidlerini bu sürece unutsunlar, beni görmelerini ve böylece hakikati öğrenmelerini engelle ki onlardan sapkın olanları ayartabileyim." manasında bir çok şey istedi.

 

            "İblis, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım” dedi. " 

(Hicr, 39-40)

 

            Ahit'e inanmakta Allah'a inanmak gibi iman meselesi ilan edildi. Böylece şeytan istediklerini almış oldu ve sapıtmış olarak ilan edilen ve şaki olarak doğacağı karar verilenleri saptırma konusunda silahlandırıldı. Düşman olduğu insanları salihler hariç saptırmaya azmedip muhalefete devam ederek cehenneme gitmeye razı oldu.

 

            Bu durumda küçük yaşta ölen yada acı çeken çocuklar, Kalubela döneminden kalan evvel ki günahlarının bedelini ödüyorlar yada cennetteki çok daha yüksek makamlar için evvelden çekmeye razı oldukları acıları tekamül etmek için yaşıyorlar diyebiliriz.

 

            Kuran'da Hızır kıssası olarak bilinen olayda küçük bir çocuğun ilerde müşrik olacağı kesin olduğu için öldürüldüğü yazılıdır. Elbette herkesin ölüm nedeni farklıdır ve bazı ölen çocuklar küçük bir sıkıntı yaşayarak temizlenip cennete geri dönme ihtimalleri de vardır. Ancak bu kıssa bize daha dünyaya gelirken herkesin geleceğinin belirli olduğu ve mühürlenmiş olanların imana dönüşüne imkan olmadığını, doğmadan evvel meydana gelen olaylar nedeniyle hakkında kaderin takdir olunduğunu ifade etmektedir.

 

            Cennette en yüksek dereceleri ulaşmak için dua eden ancak dünyadaki iyilikleri buna yetmeyen bir insanın o dereceye ulaşması için tek yol günahlarından acı çekerek arınması; başkasının sıkıntılarını üzerine almasıdır. Bu nedenle günahı çok az olan peygamberler ve üstün kullar istedikleri büyük makamlar ve Aşkullah için amellerinin yetmediği kısmı acıları üstlenerek birbirileri ile yarış ederler.

 

            Bununla birlikte Kuran bizlere başımıza gelen her sıkıntının ancak kendi ellerimizle yaptıklarımız nedeniyle gerçekleştiğini Allah'ın asla kimseye denemek için bile olsa zulmetmeyeceğini söylüyor.

 

            Sınav için gelen büyük musibetler dahi ya bizim bir cennete ki yada dünyada ki bir günahımız veya elimizle yaptığımız yanlış bir iş yada ısrarlı bir duamızın tezahürüdür.

 

            Dünyada çok refah ve mutlu yaşamak iki durumla açıklanabilir.

 

            1 ) Ne cennette  ne  de dünyada hiç günah işlememiştir. Hakettiğinden büyük bir cennet makamı da talep etmemiştir. Allah CC. de ona hiçbir sıkıntı vermemiştir. Küçük günahlarını da affetmiş kaderini ona göre güzel yazmıştır. Lakin sıkıntı çekmeyen yada günahsız gelen insan yok gibidir.

 

            2 ) O kişi cennette iken daha dünyaya gelmeden evvel şakilerden olacağı netleşmiş ve cehennemlikler defterine yazılmıştır. Kuran a göre Allah da onların sapkınlığını arttırmak, günahlarının acı çekmek suretiyle erimesini engellemek ve dine yönelmelerini ket vurmak için oyalayıcı bir zenginlik veya rahat yaşam vermiştir.

 

            Ekseriyetle 2. durum geçerli olduğundan zengin olan korkmalıdır. Zenginin cennete girmesi devenin iğne deliğinden geçmesi gibi zordur. Ta ki ihtiyacından fazlasını biriktirmeyip sürekli infak etsin.

 

            Allah bazı durumlar da belli suçu işleyenlerin iki dünyasını da sıkıntıya sokacağını ifade etmiştir.

 

            İki dünyada birden mutlu yaşamak isteyen kimse;

 

            Günahtan uzak durarak… Çok iyilik yapmalı, Kuran'ı mükemmel yaşamaya çalışmalı, ibadetlerini çok iyi yapmalıdır. Bol bol maddi manevi iyiliklerde bulunmalıdır.

 

            Ellerimizi bir işe götüreceğimizde de çok iyi düşünüp tedbirle ve akılla; çok istişare ederek; günah dışında tedbirsizlik ve cehalet yüzünden çekilen sıkıntılara da elden geldiğince mani olmalıdır. Örneğin kişi iyi biri olmasına rağmen cahillikle; kötü bir yöneticiye tabi olsa; ona destek verse o da kendi sorumluluğu olur.

 

            Kuran'dan yola çıkarsak dünyada en çok sıkıntıyı çekerek temizlenmesi gereken… cennete gidecek Müslümanların olması gerekir. Çünkü bu dünya Müslümanın günahtan temizlenme ve tekamül mekanıdır. Bu nedenle; Deccal vesile kılınmış birkaç yüz yıldır küffar ülkelere bolluk ve berekete vesile olmuştur.

 

            Dünyada insanların en içtenlikle Kuran'a tutunduğu ülkeler, Afganistan, Pakistan vb. ve Ortadoğu ülkeleri dünyanın en sıkıntılı ülkeleridir. Eğer dinlerini güzel yaşasalardı inşallah bu sıkıntılar az olurdu ama Müslümanın her büyük günahının cezası bu kısa dünyada ödenmektedir.

 

            Öteki tarafa bakalım. Düşünce sistemimize göre en rahat refah ve mutlu insanların yaşadığı ülkelerde, Kuran'a ve peygambere en çok düşman olan, hakaret eden yada dinsizliğin yaygın olduğu ülkeler olmalıdır. Bu refah ülkeler hangisi; Hollanda, Danimarka, Norveç vb. Kendi halklarına karşı iyi ve dürüst davrandıkları için, basit iyiliklerinin dahi karşılığı dünyada verilmiş ama günahlarının cezası ahirete bırakılmıştır.

 

            Neredeyse birebir şekilde refah ve lüks yaşam ile dinsizlik, acı ve sıkıntı içinde olmakla günahkar Müslümanlık modeli birleşmiş halde görülmektedir. Eskiden de durum çok farklı değildi. İslam ülkelerinin en güçlü zamanında dahi halk sıkıntı içinde olmuştu genellikle.

 

            Bu Müslümanlığın kötü oluşundan değildir; Birini Allah affetmek istiyor, ötekini ise sonsuza dek cezalandırmak istiyor…

 

            Sıkıntı çekmek istemeyen kimse mutlak tevbe etmeli, Kuran'a tam uymalı, bilime ve çalışmaya Kuran gereği önem vermeli, zikri çok yapmalı ve attığı her adımı çok iyi ölçüp biçmelidir.

 

            İnsanoğlunun Kalu Bela yaşamındaki günahlarına ışık tutan bir kutsal metinde Tevrat'ta ki Ezra peygamberin bölümüdür;

 

            21İlk insan Adem, günahkâr bir yüreği yüklendiğinden günah işleyip yenildi. Yalnız kendisi değil, bütün soyu…

Ezra 3. bölüm

 

            26tıpkı Adem ve onun soyu gibi davranıp yoldan çıktılar.

Ezra3

 

            21Tanrı tüm insanlara, bu dünya­ya geldikleri zaman nasıl yaşama erişeceklerini ve cezalandırılmaktan kur­tulacaklarını anlatan açık bilgiler ver­mişti. 

Ezra 7

 

            35Gerçek şudur ki, hiç günah işleme­yen bir insan doğmamıştır, günahsız yaşayan insan da yoktur.

Ezra 8

 

 

 

CENNETTEKİ YAŞANTIMIZIN 2. DİRİLİŞİMİZE ETKİLERİ

 

 

            Ünlü ekoloji uzmanı Dr. Ellis Silver, yazdığı "Humans are not from Earth" (İnsanlar Dünyalı Değil) isimli kitabıyla gündeme geldi. Kitap eski insanlığın farklı bir gezegende uzun süreler yaşadığını ve bu yaşamın çok daha rahat bir hayat olduğunu ifade ediyor. Ekoloji uzmanı olan Dr. Silver'e göre, insanların fiziksel eksiklikleri ve zayıflıkları bunun en güzel bilimsel kanıtı.

 

            Özetle kitabında şunlara değiniyor;

 

            İnsanlar farklı bir gezegende değişim süreci geçirdiklerini ve sonradan bu dünyaya bırakıldıkları için dünyanın yerel halkı olan hayvanlar ve bitkiler gibi mükemmel bir fiziksel bir uyum sağlayamamıştır.

Örneğin;

 

  • Güneşte derimizin yanması ve 2. dereceden yanıklar oluşması, bizi kanser etmesi derimizin güneşin yakıcı ışığıyla henüz tanıştığını ve diğer canlılar gibi dünyada buna karşı korunma mekanizması geliştirecek kadar uzun süre kalmadığımızı gösteriyor. Bu nedenle insanlar çok daha iyi gölgelendirilmiş bir gezegende evrimleşmiş olmalı.


"...ne bir güneş, ve ne de dondurucu bir soğuk..."

 (İnsan Suresi, 76/13)


"...ne sıcak-ne soğuk, tam kararında bir gölgeliğe..." sokacaktır.

 (Nisa Suresi, 76/57)

 

"Şüphesiz muttaki olanlar, gölgeliklerde ve pınar başlarındadır."

 (Mürselat Suresi, 77/41) 

 

  • Ayrıca güneşte sürekli gözlerimizin rahatsızlanması, alerji yada yanma gibi sorunların oluşması da bizlerin güneşe alışık olmadığımızın farklı bir kanıtı olarak gösteriliyor.

 

  • İnsanların geldiği gezegende yerçekimi biraz daha düşük olmalı çünkü insanlar uzun süre ayakta durduğu zaman bel ağrısı ve fıtık gibi, yada bazı ortopedik sorunlarla karşılaşırlar. Diğer hayvanlarda böyle bir durum olduğu söylenemez. Hiç uzun süre ayakta kaldığı için ağrıdan belini tutan bir goril gördünüz mü? Ayrıca insanın diğer canlılardan farklı olarak iki ayağı üzerine dikilmiş olması da; onun gelişim sürecinin diğer canlılardan farklı oluşuna dair güçlü işaretlerden biri olabilir.

  • Diğer canlılara kıyasla çok sık hasta olmamız, dünya şartlarına karşı değil de, mikropsuz bir gezegende geliştiğimiz izlenimi uyandırıyor.

  • Çok zor doğum yapmamızda normal değil, çünkü hiçbir canlı bu kadar acı çekmiyor veya doğum yaparken ölmüyor. Bu durumda geldiğimiz gezegendeki türeme yönteminin doğum yoluyla olmadığının göstergelerinden birisi. Kuran'da bu duruma uyumlu olarak Gazalinin belirttiği gibi birden tüm insanlığın yaratıldığı ve bu yaratılışın elle tutulabilen zerrelerden yapılmaya başlanması söz konudur. Bu zerreler bize DNA varyasyonlarını hatırlatmaktadır.

 

            Bilimsel verilere göre bazı yetenek bilgi ve alışkanlıklar atalarımızdan genetik olarak aktarılabilmektedir.  Bu durumda cennetten yeni gelen en bozulmamış haldeki özelliklerini en iyi şekilde taşıyan çocukları incelememiz gerekir.

 

            Eğer doğrudan cennetten geldilerse ve oranın yaşamına alışmış ruhlara sahiplerse çocukların şöyle olması gerekirdi;

 

  • Cennetteki gibi her dediği sanki hemen olmalıymış gibi zannetmek

 

  • İstediği bir şey gerçekleşmeyince, şaşırmak ve bu duruma tahammül edememek, bir sorun olduğunu düşünmek

 

 

  • Etrafındakileri uzunca bir süre hizmetçisi zannetmek

 

  • Cennette belli bir mertebede olanlarının, büyük bir insan gibi diğer çocuklardan farklı olarak bilgece konuşarak bizi şaşırtması…

 

 

  • Bazılarının kolayca öğrenilemeyecek bilgilere sıra dışı şekilde sahip olması ve reenkarnasyon zannedilen farklı yaşama ait anıları hatırlaması. ( Pek çok vakada eski hayatında prens yada prenses vb kişilikler olduğu görülüyor. Eski yaşam anılarında dilenci yada temizlikçi olduğunu gören yok gibidir)

 

  • Dünyaya yabancılık hissi

 

 

            Sizce de diğer canlı türleri ile kıyaslandığında insan bu dünyanın bir ürünü olamayacak kadar farklı değil mi?

 

            Eşit şartlarda hayata başlamış olmamıza rağmen yüzlerce milyon canlı türünden bu kadar üstün olması dışsal bir etkinin müdahalesini ortaya koyuyor. En azından gelişmişlik açısından bize biraz olsun yakın olan epeyce tür daha ortaya çıkması gerekirdi. Ama yok.

 

            Bu konuyla ilgili sorularınıza mümkün olduğunca cevap vermeye çalışacağım. Allah her şeyi en iyi bilendir. Ortaya koyduğum verilere karşı çıkacak kişiler olacak. Çünkü yeniliklere insanlar adapte olamazlar hemen.

 

            Belgeselin başında evvelden sorulmuş olan ve pek çok insanın bilinçli yaratıcı fikrine küsmesine neden olan soruların hepsine tek tek aklı başında ve ikna edici bir cevap vermelerini, bunu başarabilirlerse, ayetlerle ilgili açıklamaları mı da tek tek çürütmelerini isteyeceğim. Ama bunu yapamadan yarım bir eleştiri ile karşı çıkacaklardır…

 

            Onlara; yani her cümleyi analiz ederek yapılmamış yarım bi eleştiri ile iddiamı çürütemeyenlere; bu sorularla dinden uzaklaşan yada içi şüphelerle isyanlarla dolu milyonlarca insanın vebalini hatırlatmak isterim. Ayrıca işkence edip öldürülen çocuklar için, sadece sınandılar demelerini, Allah'a iftira attıklarını ve dolaylı şekilde Allah'ı zalim olmakla itham ettiklerini, kaderin yazıcısını suçlu gösterdikleri için uyarıyorum.

 

ÖNEMLİ NOT:

 

Bu yazıyı mail yoluyla tüm arkadaşlarınıza yollayarak, Facebook ve Twitter'da paylaşarak, Allah'ın bize emrettiği gibi O'nun yüceliğinin ve isminin yeryüzünde yayılmasına katkıda bulunun. 

 

Muhammed Suresi-7. Ayet:

Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz. (Diyanet Vakfı Çevirisi) (Yorumsuz)

Allah; dinini yaymak ve isminin yeryüzünde yüceltilmesine sizi vesile kılmak istiyor. Böylece Allah'a arzu duyduğu konuda yardım edin. Allah asla yalan söylemez. O da size yardım edecektir. Ben canlı bir şahidim. Bu davaya adandığımdan beri büyük bir yardım görmekteyim.

 

 

Erdem ÇETİNKAYA/  miraclebrain.wix.com

Okunma 645 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

loading...
  • Mevsim Geçişinde Boğaz Ağrılarına Dikkat
    Mevsim Geçişinde Boğaz Ağrılarına Dikkat Boğaz ağrısı, genellikle bademciklerde iltihap oluştuğu zaman karşılaşılan bir durumdur. Hem yetişkinlerde hem de çocuklarda sık sık görülen bu ağrılara, üşütme, salgın, hava değişimleri gibi faktörler neden olur. Yaz aylarına girdiğimiz bu günlerde sürekli değişen hava sıcaklıkları vücut ısısını da etkilendiğinden hastalıklara yakalanma riski büyüktür. Bunların yanında polenler, hassas bünyeye sahip kişilerde alerjik reaksiyonları arttığından boğazda ağrı ve kaşıntı durumu da sık sık karşılaşılmakta. Peki ya bu ağrıları en hafif…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Hamileliğiniz Ağrılarla Geçmesin
    Hamileliğiniz Ağrılarla Geçmesin Hamilelik sürecinde annelik heyecanının yanında vücutta birtakım hormonal ve anatomik değişimler yaşanıyor. Günden güne hissedilen bu farklılıklar kas iskelet sisteminde fonksiyon bozukluklarına neden olarak hamilelik dönemini ağrılı bir sürece dönüştürebiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uz. Dr. Nurten Korkmaz, hamilelik döneminde ortaya çıkan ağrılar ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Yüzdeki Ani, Kısa Süreli ve Keskin Ağrılara Dikkat!
    Yüzdeki Ani, Kısa Süreli ve Keskin Ağrılara Dikkat! Türk sanat müziği sanatçısı Umut Akyürek’e konulan teşhisle gündeme gelen Trigeminal Nevralji, yüz bölgesinin duyusunu sağlayan sinirin dallarının tutulmasıyla ortaya çıkıyor. Hastanın yüzünde çok kısa süreli, keskin ve ıstırap verici dayanılmaz ağrılar oluşuyor. Halk arasında “Delirten hastalık” ya da “intihar hastalığı” olarak da bilinen hastalık, ilaç tedavisinden mikrocerrahi olarak sinirin serbestleştirilmesine kadar çok farklı yöntemlerle tedavi edilebiliyor.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Demir Eksikliği Çocuklarda Davranış Bozukluğuna Neden Oluyor
    Demir Eksikliği Çocuklarda Davranış Bozukluğuna Neden Oluyor Dirim Yaşam Akademisi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Cengizhan Elmas, yaşamsal gereklilikteki bir element olan demirin eksikliğinin, çocuklarda yol açtığı sorunlar hakkında önemli bilgiler verdi: ANNE KARNINDAYKEN ETKİLEMEYE BAŞLIYOR “Demir eksikliğinin gelişen beyin üzerine etkileri anne karnında başlıyor. Gebelik sürecinde yetersiz demir depoları olan annelerin bebekleri ile normal depoları olan gebelerin bebekleri karşılaştırıldıklarında; öğrenme, hafıza ve davranış gelişiminde rol oynayan beyinsel nörotrofik faktör daha düşük oranda. Demir eksikliği ağırlaştıkça…
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • Zekası Kadar Güzelliğiyle de Dikkat Çekti! (Sophia)
    Zekası Kadar Güzelliğiyle de Dikkat Çekti! (Sophia) Yapay Zeka Gerçek Güzellik Merakla beklenen yapay zeka Sophia, sonunda Türkiye’ye geldi. İnsana en çok benzeyen robot olarak tarihe geçen Sophia, Watsons tarafından yapılan makyajıyla katılımcıların beğenisini toplayarak güzelliğiyle de dikkat çekti. Hong Kong merkezli Hanson Robotics şirketinin 2015 yılında etkinleştirdiği Sophia, bu yıl 5’incisi düzenlenen Marketing Meetup’ta merak edilen soruları sahneden yanıtladı.
    in Haberler Add new comment Read more...
  • Onlarınki ‘ORGAN’İK Bağ!
    Onlarınki ‘ORGAN’İK Bağ! Emine Hanım kızına böbreğini verecekti. Ancak doktorlar devreye girdi, kızı yerine başkasına böbreğini verirse üç hayatı kurtaracağını söyledi. Yürekli anne teklifi kabul etti. İstinye Üniversite Hastanesi Liv Hospital’da gerçekleştirilen üçlü çapraz nakille, üç kişi sağlığına kavuştu, üç aile birbirine bağlandı.
    in Haberler Add new comment Read more...
  • Orkid Perakendede Kadının Gücü Zirvesi’nde Türkiye’deki Kadınlara Desteğini Gösterdi
    Orkid Perakendede Kadının Gücü Zirvesi’nde Türkiye’deki Kadınlara Desteğini Gösterdi Tüm dünyada kadınların ve genç kızların özgüvenini destekleyen Orkid,perakende sektöründe kadınların yarattığı değere dikkat çekmek amacıyla 20 Nisan 2018 tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Perakendede Kadının Gücü Zirvesi’ndeki %100 Kadın başlıklı oturuma sponsor oldu. Ayşe Arman’ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda birçok ünlü isim de hikayelerini anlattı.
    in Haberler Add new comment Read more...
  • Bu Maskeler İle Cildinizi Yaza Hazırlayın
    Bu Maskeler İle Cildinizi Yaza Hazırlayın İlkbaharın gelmesiyle beraber mevsim şartlarında olduğu gibi, cildimizde de birtakım farklılaşmalar meydana geliyor. Özellikle cildimizin bahar aylarında diğer aylara nazaran mevsim koşullarına daha fazla reaksiyon göstermesinden dolayı cilt bakımı oldukça önemli bir hal alıyor. Mie Estetik Güzellik Merkezi Estetisyen ve Beslenme Koçu Emine Aytek , konu ile ilgili bilgiler verdi. Cilt bakımında en büyük amaç cildi yeniden sağlıklı ve ışıl ışıl hale getirmektir.Ama doğru bakım için,doğru ürünler kadar doğru sıralamada…
    in Güzellik-Makyaj Add new comment Read more...
  • Üniversite Öğrencileri, Brandstorm’da Kıyasıya Yarıştı
    Üniversite Öğrencileri, Brandstorm’da Kıyasıya Yarıştı L'Oréal’in 60 ülkeden öğrenci ve yeni mezunların katılımıyla 26 yıldır sürdürdüğü bir inovasyon yarışması olan ‘Brandstorm’ için geri sayım başladı. Yarışmanın bu yılki sponsoru L'Oréal Profesyonel Ürünler Divizyonu olurken, Türkiye elemelerine katılan öğrenciler, Paris’te düzenlenecek olan yarışmaya katılmak için ‘geleceğin profesyonel salon deneyimini yaratmak’ adına kıyasıya yarıştılar. Tüm üniversitelere açık olan Brandstorm, bu yıl Türkiye’den 1148 başvuru aldı. Türkiye, tüm ülkeler arasında başvuru sıralamasında 7. sırada yer alırken, 67 takımın…
    in Haberler Add new comment Read more...
  • Kanser ve Beslenme Seminerinde Gebzeliler Buluştu!
    Kanser ve Beslenme Seminerinde Gebzeliler Buluştu! Okan Üniversitesi Hastanesi ve Gebze Belediyesi tarafından Gebze Kültür Merkezi'nde düzenlenen sağlık seminerinde, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tayfun Hancılar ile Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'ın Gebzelilere kanserden korunmanın yollarını anlattı. Hazır Gıda ve Stres Kanser Yapıyor! Gebze Belediyesi Nisan ayı kültür-sanat etkinlikleri çerçevesinde Gebze Kültür Merkezi'nde düzenlenen ve Okan Üniversitesi Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tayfun Hancılar ile Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'ın konuşmacı olarak katıldığı sağlık semineri…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Hülya Avşar'dan Selfi Filmi İçin Özel Röportaj
    Hülya Avşar'dan Selfi Filmi İçin Özel Röportaj 1) Siz olsanız böyle bir filme gider misiniz ? Ben? Deli miyim ben ya! Ne işim var benim Hülya Avşar’ın filminde.Allah Allah ya işim gücüm yok ona mı gideceğim? (Gülüyor) Siz bilirsiniz. Gidenler ile gitmeyenler arasındaki farkı görürüz dermişim. 2) Filmi neden yaptınız? Kendimi halka açıyorum. 3) Ne kadar sürdü? 2.5 yıl sürdü. Ayrıca bu afişi de filmi yazmaya başlamadan önce çekmiştim. Yani afiş filmden de önce oldu.
    in Kitaplar ve Filmler Add new comment Read more...
  • Türkiye’de Her 10 Bin Çocuktan Biri Primer İmmün Yetmezlikle Doğuyor
    Türkiye’de Her 10 Bin Çocuktan Biri Primer İmmün Yetmezlikle Doğuyor Yılda 6 ve daha fazla ateşli hastalık, 2 ve daha fazla orta kulak iltihabı, tekrarlayan menenjitler, akciğer enfeksiyonları ve gelişme geriliği doğuştan immün yetmezlik habercisi olabilir Türkiye’de her 10 bin çocuktan biri Primer İmmün Yetmezlikle doğuyor 22-29 Nisan Dünya Primer İmmün Yetmezlik (PİY) haftası hekimler, sağlık çalışanları ve ebeveynler arasında bu hastalıkla ilgili farkındalık yaratmak için önemli bir fırsat. Zira ilk belirtilerin başlamasından PİY tanısına kadar geçen sürenin 12.4 yıl[1]olması…
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • Türkiye’de Sadece İzmir’de Uygulanan Elektrokemoterapi İle 4. Evrede Cilt Kanserini Yendi
    Türkiye’de Sadece İzmir’de Uygulanan Elektrokemoterapi İle 4. Evrede Cilt Kanserini Yendi Türk doktorların cilt kanserinin son evresindeyken iyileştirdiği 37 yaşındaki İzmirli Alper Kurt, tedavi sürecini dünyadan Primo 2018 Türkiye İmmunoterapi Kongresi için ülkemize gelen kanser uzmanlarına anlattı. Türkiye’de sadece İzmir’de uygulanan elektrokemoterapi ile kanseri yenen Alper Kurt, “Dışarıda akan bir hayat var, ama derede taşlara takılan bir dal gibi hissediyor insan. Arkadaşlarınız var, evleniyorlar, boşanıyorlar, terfi ediyorlar. Hayat devam ediyor. Ama sanki hayat bizim için devam etmiyormuş gibi geliyor. Elektrokemoterapi yönteminin…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Prof. Dr. Sinan Canan: “İnsanı Anlamak İçin Evrimsel Psikolojiyi Anlamak Gerekiyor”
    Prof. Dr. Sinan Canan:    “İnsanı Anlamak İçin Evrimsel Psikolojiyi Anlamak Gerekiyor” Üsküdar Üniversitesi’nde düzenlenen 1. Uluslararası Evrimsel Psikoloji Kongresi’nde Türkiye’den ve dünyadan bu alanda çalışmalar yapan uzmanlar bir araya geldi. Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Canan, yeryüzündeki en önemli konuların başında gelen “insanı anlamak” konusunun daha iyi anlaşılması ve toplumsal sorunların çözümü için evrimsel psikolojinin bilimsel ortamda tartışılması gerektiğini söyledi. Üsküdar Üniversitesi Altunizade Kampüsü’nde gerçekleştirilen 1. Uluslararası Evrimsel Psikoloji Kongresi, Üsküdar Üniversitesi, Avicenna İbni Sina Sağlık Derneği…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Uykuyla İlgili Bilinmeyenler
    Uykuyla İlgili Bilinmeyenler Güne zinde başlayabilmek, çeşitli hastalıklara yakalanmamak için iyi bir uyku çok önemli. Uykusuzluğun zararları saymakla bitmiyor. Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Okan Bölükbaşı uyku ile ilgili önemli bilgiler verdi. Uykuyu bilimsel açıdan tanımlamanın çok zor olduğunu söyleyen Bölükbaşı, "1950’lere kadar birçok insan uykunun günlük hayatımızın eylemsiz bir parçası olduğunu zannederdi. Ama şimdi, uyku sırasında beynimizin çok etkin olduğunu biliyoruz. Dahası uykunun beden ve ruh sağlığımızı etkilediğinden eminiz” dedi.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Sırtüstü Yatmak Bel Ağrısı Sebebi
    Sırtüstü Yatmak Bel Ağrısı Sebebi İstatistiklere göre toplumda çok yaygın görülen ve hemen hemen herkesin hayatının herhangi bir döneminde yaşadığı sağlık sorunlarının başında bel ve sırt ağrıları geliyor. Özellikle son yıllarda bel ve sırt bölgelerinde görülen ağrılardaki artışın en önemli nedeninin hareketsiz yaşam tarzı ve kilo artışı olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Semih Akı, “Bunun sonucu olarak bel ve sırt kasları zayıflayarak bel bölgesine binen yük artıyor. Bel…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • 5 Adımda Libidonuzu Yükseltin
    5 Adımda Libidonuzu Yükseltin Testosteron hormonu birincil olarak libidodan sorumludur. Diğer görevleri ise metabolizmamızı, ruh halimizi, enerjimizi kontrol etmektir. Testosteron miktarının azalması hem erkek hem de kadınlarda libidonun azalmasına sebep olur. Yrd. Doç. Dr. Gamze Şenbursa, libido ve testesteron seviyesinin optimal seviyeye ulaşması için neler yapılması gerektiği hakkında şu bilgileri verdi:
    in Cinsellik Add new comment Read more...
  • Hepatit Tedavi Edilmediğinde Siroz ve Karaciğer Kanserine Neden Oluyor
    Hepatit Tedavi Edilmediğinde Siroz ve Karaciğer Kanserine Neden Oluyor Türkiye’nin Hepatit C haritası çıkartıldı Viral Hepatitle Savaşım Derneği (VHSD) ve Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) tarafından Gilead Sciences desteği ile gerçekleştirilen HepC Turkey araştırmasının sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre, Türkiye’de Hepatit C hastaları arasında Genotip1 %85.7 yoğunluğa sahip. Türkiye’deki çalışma sonuçlarını değerlendiren VHSD Başkanı Prof. Dr. Fehmi Tabak, Hepatit C’nin enfeksiyon sonrası uzun süre sessiz seyrettiğini ve hastaların yüksek oranda kronik enfeksiyona ilerlediğini, tedavi edilmediğinde ise…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Tedaviyi Ertelemek Diş Kaybıyla Sonuçlanabiliyor
    Tedaviyi Ertelemek Diş Kaybıyla Sonuçlanabiliyor KANAL TEDAVİSİYLE İLGİLİ DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR! Diş sağlığı konusunda en yaygın uygulamalardan biri olmasına rağmen kanal tedavisiyle ilgili hala yaygın bazı yanlış düşünceler bulunuyor. Özellikle süreci bilmeyenlerde tedavi, korku veya huzursuzluğa neden olabiliyor. Bununla birlikte kanal tedavisinin ciddi ağrıya neden olduğu düşünüldüğünden mümkün olduğunca ötelenmeye çalışılıyor. Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya, tüm bu yanlış bilgilenmelerin zaman kaybına neden olduğunu, dolayısıyla dişi kurtarma şansının azaldığına ve sonuçta da…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Dijital Bahar Temizliği için 7 İpucu
    Dijital Bahar Temizliği için 7 İpucu Yaz aylarının yaklaşması ile birlikte yoğun ve telaşlı çalışma günlerinin yerini yavaş yavaş esnek çalışma saatleri almaya başlıyor. Uzun haftasonu tatilleri, yıllık izinler, daha geç gelip daha erken işten ayrılma zamanları. Bu günler aynı zamanda bilgisayarlarınızı ve mobil cihazlarınızı gözden geçirmeniz için de en uygun dönem. Global antivirüs yazılım kuruluşu ESET, daha iyi performans sağlamak ve daha güvenli bilgisayar, telefon ve tablet kullanımı için dijital bahar temizliği tavsiye ediyor. İşte…
    in Bilgisayar ve Teknoloji Add new comment Read more...

Günlük Burç

 

Günlük falınızı Okuyun

İlginizi Çekebilir...

  • Melek Otları
    Melek Otları Orjinal Adı Angelica türleri Maydanozgiller familyasından, iki-dört yıllık dayanıklı otsu bitkilerdir. Kuzey Yarıküre ve Yeni Zelanda'da yetişen otuz kadar melekotu türü vardır.
    Read 3178 times Read more...
  • Hz. Peygamberin Dili
    Hz. Peygamberin Dili İnkar edenler ve peygambere iftira etmek isteyenler şöyle demişlerdir: Bu kitabı o öncekilerden öğrendiği üzere yazmıştır. Yani İncil’in ve Tevrat’ın etkisinde kalarak ona benzer bir şeyler yazmıştır. Atalarından gördüğü üzere onlar gibi uydurmuştur. Bir diğer iftiraya göre o zamanın mitoloji…
    Read 985 times Read more...
  • Su Kaybının En Büyük Nedeni!
    Su Kaybının En Büyük Nedeni! BASIN BÜLTENİ Ağustos 2016 Su kaybının en büyük nedeni egzersiz olmadan diyet yapmak Su kaybı ile yağ kaybının çoğu zaman birbirine karıştırıldığı bir gerçek. Bu sonuç kısa süreli, moda diyet uygulayanlarda ortaya çıkıyor. Kişiler zayıfladığını düşünerek büyük bir yanılgıya düşüyor.…
    Read 716 times Read more...
  • Rahim Filmi–HSG
    Rahim Filmi–HSG Rahim filmi olarak bilinen HSG (histerosalpongografi), rahim içerisine bir konstrat madde (ilaçlı madde) verilerek rahim boşluğunun ve tüplerinin görüntülenip değerlendirilmesini sağlayan bir röntgen filmidir.
    Read 884 times Read more...
  • Soğuk Hava Depresyona Yol Açabilir
    Soğuk Hava Depresyona Yol Açabilir Mevsimsel duygu durum bozukluğu birçok kişide görülebilen psikolojik bir rahatsızlık. Özellikle kış aylarında daha sık yaşanan ve kış depresyonu olarak da adlandırılan bu durum, kişilerin hayatını olumsuz yönde etkileyebiliyor. Mutsuzluk, özgüven eksikliği, enerji kaybı gibi durumlar gözlemleniyor ve bu tarz…
    Read 155 times Read more...
  • Fahriye Koç Kimdir ?
    Fahriye Koç Kimdir ? 1960 yılının bir Bahar sabahı dünyaya gelmişim. Ne şans ki o gece ailemin Doğum Ebesi olan arkadaşları bizde misafirmiş. Dolayısıyla kimseye telaş yaşatmadan doğdun der annem. Çocukluğum ve gençlik yıllarım Ege'de, Doğu Anadolu'da ve İç Anadolu da geçti. Daha sonraki…
    Read 7235 times Read more...
  • Kadınlarda Cinsel İsteksizlik - Cinsel Soğukluk
    Kadınlarda Cinsel İsteksizlik - Cinsel Soğukluk "3 yıllık evliyim. Doğumdan sonraki lohusalık ve emzirme dönemlerinde 6 ay hiç eşimle sevişmedik. Şimdi sevişirken hiçbir duygu hissetmiyorum, canım bile istemiyor. Sadace eşime karşı görevimi yapıyormuş gibime geliyor. Oysa ki o hazzı yaşamayı ne kadar çok isterdim. Sevişirken aklım…
    Read 1171 times Read more...
  • Yorgun Uyanmanızın Nedeni Uyku Apnesi Olabilir
    Yorgun Uyanmanızın Nedeni Uyku Apnesi Olabilir Sağlıklı bir yaşamın en önemli unsurlarından biri uykudur. Yeterli sürede ve uygun bir ortamda uyuyamamak, vücudun dinlenmesine engel olur ve pek çok sağlık sorununa zemin hazırlayabilir. Uyku kalitesini olumsuz etkileyen hastalıkların başında gelen uyku apnesi ise, gece solunum durmasına neden…
    Read 112 times Read more...
  • Geniz Eti Çocukların Gelişimini Etkiliyor
    Geniz Eti Çocukların Gelişimini Etkiliyor Geniz eti ve bademcik büyümesi, özellikle çocukların büyüme ve gelişmesinde etkisi olan bir sağlık sorunu. Geniz eti problemi genellikle çocuk ev ortamından yuva, kreş gibi ortamlara girince ortaya çıkmaya başlıyor. Liv Hospital Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İsmet…
    Read 283 times Read more...
  • Aşırı Doz İnternet İntihar Eğilimini Artırıyor!
    Aşırı Doz İnternet İntihar Eğilimini Artırıyor! Generation Me (Ben Nesli) kitabının yazarı, psikolog ve toplum yorumcu Dr. Jean M. Twenge, BBC ile gerçekleştirdiği video röportajında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Akıllı telefonları ile günde iki saatten fazla zaman geçiren gençlerin yüksek intihar riski taşıdığını belirten Twenge’nin görüşleri global…
    Read 220 times Read more...
  • Çocuk Gelişimi İçin Yeni Bir Yöntem: Yerde Oyun Terapisi
    Çocuk Gelişimi İçin Yeni Bir Yöntem: Yerde Oyun Terapisi Bir özel eğitim metodu olan Floortime – Yerde Oyun Terapisi, özel gereksinimli çocukların güçlü yanlarına odaklanarak çeşitli oyunlar sunuyor ve iletişim becerilerinin gelişmesine yardımcı oluyor. Nuh’un Gemisi Çocuk Terapi ve Aile Danışmanlığı Merkezi’nden Psikolog Mert Aydınyılmaz, “Bu terapi çocuğun sosyal,…
    Read 50 times Read more...
  • Dere Otu
    Dere Otu Orjinal Adı Anethum graveolens Diğer Adları Durakotu, Tarhanaotu, Tereotu Maydanozgiller familyasındandır. Akdeniz havzası kökenli, bir ya da ikiyıllık dayanıklı otsu bitki olup ükemizde yaygın olarak yetişir. 60 cm. kadar boylanabilir. Gövdesi yeşil ya da mavi-yeşil renkli, yuvarlak kesitli, içi boş…
    Read 3133 times Read more...
  • Diz Eklem Ağrısı İle Yaşamak Zorunda Değilsiniz
    Diz Eklem Ağrısı İle Yaşamak Zorunda Değilsiniz Diz Protezi Nedir ve Kimlere Yapılır? Dizde ağrı ve hareket kısıtlılığına sebep olan diz eklemi kireçlenmesi olan hastalara diz protezi ameliyatı uygulanır. Diz kireçlenmesi (artroz) zamanla diz eklemini saran kıkırdakların yıpranması sonucu meydana gelir. Diz protezi ameliyatında bu yıpranmış eklem…
    Read 29 times Read more...
  • TEOG Belirsizliği Çocuğunuzu Yıldırmasın
    TEOG Belirsizliği Çocuğunuzu Yıldırmasın TEOG sisteminde yapılması planlanan değişiklikler konuşulurken ortaya çıkan belirsizlikler, özellikle bu yıl sınava girmeye hazırlanan öğrencilerde ve ailelerinde kaygı ve strese yol açıyor. Çocukların bu dönemde yaşadığı kaygıların azaltılmasında anne ve babalara özellikle görev düştüğünün altını uzmanlar, “Çocuğa hedefine ulaşması…
    Read 209 times Read more...
  • PROF.DR.GONCA GÖKDEMİR KİMDİR?
    PROF.DR.GONCA GÖKDEMİR KİMDİR? Prof. Dr. Gonca Gökdemir, Eskişehir’de doğdu. İlk ve orta öğrenim ve liseyi Eskişehir’de bitirdi. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesine başladı ve 1992 yılında mezun oldu. Bir yıl süreyle Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde mecburi hizmetini yaptı. 1994 yılında İstanbul Tıp…
    Read 910 times
  • Adet sancılarına doğal çözümler
    Adet sancılarına doğal çözümler İşte kış aylarında artan adet sancısı ve şikayetlerini azaltmanın yolları... Her ay korkulu rüya gibi gelen bu dönem, vücut için bir hediye olsa da beraberinde getirdiği çok sayıda belirti nedeniyle çekilmez bir hal alabiliyor. Bu belirtilerin başında ağrılı kramplar, bulantı,…
    Read 443 times Read more...
  • Aşırı Kiloya Soğuk Tepki Verin!
    Aşırı Kiloya Soğuk Tepki Verin! Ağrısız, acısız üstelik sadece 1 seansla yağlarınızdan kurtulmak, hayalini kurduğunuz şekilli vücuda kavuşmak nihayet mümkün. Soğutarak inceltme ve vücut şekillendirme yöntemi soğuk lipoliz ile zamanınız sizde, yağlarınız geride kalıyor! Diyetlere ve düzenli egzersizlere rağmen sizi bir türlü bırakmayan bölgesel fazlalıklardan…
    Read 755 times Read more...
  • Kalın Bağırsak Kanserinden Kurtulmanın 7 Yolu
    Kalın Bağırsak Kanserinden Kurtulmanın 7 Yolu Ülkemizde hem kadınlarda hem de erkeklerde en sık görülen 3. kanser türü kalın bağırsak (kolon) kanseri. En önemli özelliği sinsi ve sessiz olması! Bu nedenle de, hastaların en az dörtte birine ilk tanı ileri aşamada konuluyor. Oysa kalın bağırsak kanserinin…
    Read 51 times Read more...
  • Korkularınızdan Kurtulun!
    Korkularınızdan Kurtulun! Dr.Gönül ATEŞSAÇAN, ’Bilinçaltınızda, yaşadığınız tüm olaylar, geçmiş yaşamlar ,sizde bıraktığı düşünceler, inançlar,duygular ve bunların sizdeki kodlamaları yer alır. Unutmayın ki, bilinçli olarak istediğimiz değil, bilinçaltımıza attıklarımız ve inandıklarımızla hayatımızı yaratıyoruz.’dedi.
    Read 759 times Read more...
  • Bu Çorbalarla Gripten Korunmak Mümkün!
    Bu Çorbalarla Gripten Korunmak Mümkün! Havaların buz kestiği bugünlerde üzerinde tüten dumanıyla içimizi ısıtan çorbalar, sağlık açısından faydaları ile de sofralarımızın baş tacı. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Kahraman “Kültürümüzde çorba o kadar yaygın ki kahvaltı da dahil gün içinde her…
    Read 89 times Read more...
  • Gül
    Gül Orjinal Adı Rosa türleri Gülgiller familyasının örnek bitkisidir. Rosa cinsinden 100 kadar türü olan ve genelde kışın yapraklarını döken, çokyıllık dikenli çalı, ağaççık ya da tırmanıcı bitkilerin adı Gül'dür. Pek çok gül türünün anayurdu Asya'dır. Ama gösterişli çiçekleri nedeniyle neredeyse…
    Read 2865 times Read more...
  • Kürtaj Nasıl Yapılır?
    Kürtaj Nasıl Yapılır? Kürtaj (kürtaş) yapılmadan önce mutlaka jinekolojik muayene ve daha sonra vajinal ultrasyonografi yapılmalıdır. Bu muayene ile rahmin pozisyonu, gebeliğin uterusun hangi bölgesine yerleştiği, dış gebelik durumu olup olmadığı, tüplerin ve yumurtalıkların ne durumda olduğu önceden tespit edilmeli ve muayene bulguları…
    Read 1650 times Read more...
  • Çocukların ruh sağlığını korumak için Kurban Bayramında nelere dikkat edilmeli?
    Çocukların ruh sağlığını korumak için Kurban Bayramında nelere dikkat edilmeli? Uzman Pedagog Sevil Yavuz Kurban Bayramı nda çocukların psikolojisini korumak için ailelere önerilerde bulundu Uzman Pedagog Sevil Yavuz Kurban Bayramı'nda çocukların psikolojisini korumak için ailelere önerilerde bulundu. Barış ve sevginin hakim olduğu Kurban Bayramı'nı herkesin mutlu ve huzurlu geçirmesini diliyorum.…
    Read 824 times Read more...
  • Orkid Perakendede Kadının Gücü Zirvesi’nde Türkiye’deki Kadınlara Desteğini Gösterdi
    Orkid Perakendede Kadının Gücü Zirvesi’nde Türkiye’deki Kadınlara Desteğini Gösterdi Tüm dünyada kadınların ve genç kızların özgüvenini destekleyen Orkid,perakende sektöründe kadınların yarattığı değere dikkat çekmek amacıyla 20 Nisan 2018 tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Perakendede Kadının Gücü Zirvesi’ndeki %100 Kadın başlıklı oturuma sponsor oldu. Ayşe Arman’ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda birçok…
    Read 3 times Read more...
  • İş Stresi Çalışana Yılda 24 Gün Kaybettiriyor
    İş Stresi Çalışana Yılda 24 Gün Kaybettiriyor Duygusal dengenizin yanı sıra fiziksel sağlığınıza da zarar veren stres, açık düşünme, verimli olma ve hayattan zevk alma kabiliyetinizi daraltır. SiZe Bütünsel Yaklaşım kurucu ortağı Zeynep Balcı, hayatınız ne kadar stresli görünürse görünsün üzerinizdeki baskıyı hafifletmek ve kontrolü tekrar kazanmak…
    Read 142 times Read more...
  • İdrarda Kanamaya Yol Açan 9 Nedene Dikkat
    İdrarda Kanamaya Yol Açan 9 Nedene Dikkat İdrarda kanama, genellikle tuvalet ihtiyacının ertelenmesi ya da idrar yolu enfeksiyonlarından kaynaklanıyor gibi düşünülerek önemsenmeyen bir sorun. Oysa idrarda görülen kan, böbrek taşından kansere kadar pek çok önemli hastalığa işaret edebiliyor ve tedavide geç kalınması, hayati tehlikeye yol açıyor. Memorial…
    Read 174 times Read more...
  • Biraz Romantik Biraz Protest
    Biraz Romantik Biraz Protest Bir şey hem romantik hem nasıl protest olur diye soranlara verilebilecek tek cevap; sanat olacaktır. 2004 yılında, Hollanda’da, bir sokak grafiti sanatı olarak doğan ve uygulandığı her objeyi ve alanı bambaşka bir şekle ve atmosfere sokan Yarn Bombing (Yün Bombalama),…
    Read 75 times Read more...
  • Gülümsemenize Zarar Verecek 7 Şey
    Gülümsemenize Zarar Verecek 7 Şey Dentomed Trabzon İmplant Ve Estetik Diş Kliniği Doktorlarından Ortodonti Uzmanı Doç.Dr.Ruhi NALÇACI güzel gülüşe gölge düşürecek 7 zararlı durum konusunda bilgiler verdi. Limonlu Su Sabahları kalktığımızda aç karnına bir fincan ılık suyun içine limon ekleyip içmek pek çoğumuzun tercih ettiği…
    Read 91 times Read more...
  • KALİTELİ MENÜ HAZIRLAMAK
    KALİTELİ MENÜ HAZIRLAMAK Kaliteli menüler için renk uyumu çok önemli! Bir menünün kalitesi pek çok kritere bağlıBir menünün kaliteli derecesi, menüdeki pek çok kritere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.İyi planlanmış bir menüde; besinlerin birbirlerine göre renk uyumu, akışkanlık-kıvam uyumu, tad-lezzet uyumu, yapı-şekil uyumu, sıcaklık…
    Read 1337 times Read more...
  • Bu Enfeksiyon Birçok Kansere Yol Açabiliyor!
    Bu Enfeksiyon Birçok Kansere Yol Açabiliyor! Kadın kanserleri günümüzde giderek yaygınlaşırken, en büyük etkenlerden biri HPV virüsü. 200’den fazla türü bulunan bu virüs cinsel yolla bulaşıyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Cem Turan, HPV’nin rahim ağzı kanserinden dil ve bademcik kanserine…
    Read 74 times Read more...