kadinlarguzeldir.com

Hepimiz Cennetteydik!

Sadece Hz Adem ve Havva değil tüm insanlık cennette yaşadık bir zamanlar. Ve dünyadaki kaderimiz oradaki işlerimizle belirlendi. Dünya evrenin hapishanesiydi. Kanıtlar!

 

   Dinden uzaklaşan Müslümanlardan ve pek çok ateistten ve şu soruları işittim;

 

   Masum çocuklar savaşta yada hastalıklarla neden acı içinde ölüyorlar? Sırf denemek için mi? Kimi, aklı bile yerinde olmayan birini mi? Ailesini denemek içinse çocuğun suçu ne? İlerde kötü biri olacaksa? Savaşta aynı günde ölen on binlerce çocuğun hepsi mi diğer insanlardan kötü olacaktı? Ve çok daha fazlası…

 

            Müslümanların dahi benzeri soruları değişik şekillerde sık sık sorduğunu, kadere, dünyadaki düzene ve Allah'ın anneden bile fazla olan merhametine ve zenginliğine karşın dünya hayatında müslümanların, zayıfların ve çocukların çektiği sıkıntılardan dem vuruyorlardı. Bu ise gizliden Allah'a karşı bir dargınlık, dinden soğuma ile sonuçlanıyor ama çoğu itiraf edemiyordu. Edenler de zahiren, edemeyenler de ruhen dinden çıkıyor, Allah'ın hikmetine teslimiyetten uzaklaşıyorlardı. Elbet Allah'ın bir bildiği vardı. İnşallah size bu güne dek söylenmemiş bir sırrı açıklayacağım. Hepimizin cennet yaşamını ve oradaki kötülüğümüzü.

 

Kuran; suçlu olmadıkça; insanın musibete uğratılmayacağını üstüne basarak söyler.

 

            “ŞÛRA 42/30. Başınıza gelen herhangi bir musibet ancak ellerinizle işlediklerinizden ötürüdür. O, yine de çoğunu affeder.

 

            Peki acı çeken ve bir çoğu küçük bir çocuk elleri ile ne işlemiştir?

 

            Bu sorunun cevabını hiçbir kitapta ve kaynakta hakkıyla bulamadım. Verilen cevaplar ne beni nede benden öncekileri tam tatmin etmemişti. Ekseriyetle sınamadır, karşılığı verilecektir gibi cevaplar veriliyordu. Ama küçük çocukların zorluklarla sınanıp öldürülmesi? Ya da sınanmayı reddeden ve yok olmak isteyenlerin zorla sınava alınıp işkence edilmesi Allah'a yakışmazdı.

 

            Her şeyi mükemmel yaratan ve düşünebilen Yüce Allah'ın elbet iyi bir cevabı vardı. Ama cevap neydi?

 

            Kalbim acı içinde secdeden kalkmadan sabaha dek ağladım. İlim dilendim. Allah'ın mükemmelliğine inanarak ondan bilgi rica ettim ki; insanların inancı kurtulsun ve kalpler inşirah bulsun. Allah'ın zalim olmadığı ortaya çıksın. Satanizm dahi bu düşüncelerden beslenmektedir. Allah'ı zalim, kendini ise her türlü zevk-ü sefaya izin veren bir tanrı gibi gösterip bağlılarından biat almaktadır ve onlara vahyetmektedir.

 

            İlham olunan bilgi hem adalet ve kaderle ilgili hem de bugüne dek tam cevap verilememiş pek çok sorunun cevabı olan bir anahtar gibiydi. Bu güne dek cevaplanamamış sorular şöyleydi; Bu sorulan soruların hemen akabinde Kuran yoluyla tam olarak cevap vereceğim.

 

Soru 1 )
 

            Hz Adem'in çocukları kardeş evliliği yapmışlarsa ensesttirler ve peygamber çocuğuna yakışmayacak çirkin bir davranıştır. Allah her şeye gücü yeterken; buna kardeşleri mecbur bırakmış olabilir mi? (haşa) Bugüne dek verilen cevap; kardeşler birbirine benzemiyormuş ve ikiz gruplar olarak doğmuşlar. Demek böyle olursa ensestlik serbest öyle mi? Kuran'da asla kardeşlerin evlendiği yazmaz.

 

Soru 2 )

 

Allah anneden bile merhametli ise insana bu acı dünya hayatını reva nasıl görür? Annemiz önce bizi direk cennete koyardı. Bizi en şerefli hale getirirdi. Adem as. 'ın günahını tüm insanlara yüklemezdi. Allah'ın anneden bile büyük merhameti, sevgisi ve lütufkârlığı nasıl açıklanır?

 

Soru 3 )

 

            Bazı peygamberler Hz İsa gibi daha bebekken korunmuş ve cennetlikse bu adaletsizlik değil midir? Bizler neden daha doğuştan kutsal ilan edilmedik. Bazı derecelere kimse çalışmakla erişemez,  deniyor. Biz neden peygamber olamadık? Mucizeler gösterip, Allah ve melekleri ile konuşamadık? Suçumuz neydi dünyaya gelirken?

 

Soru 4 )

 

            İnsanlar neden eşit değildir? Kimi güzel kimi çirkin, kimi zengin kimi fakir, kimi akıllı kimi değildir. Bunlar neye göre belirlenmiştir? Neden çoğu insan akıllı, zengin, güzel ve seçilmiş muhteşem bir insan olarak doğma şerefinden yoksun kaldı? Böyle olanlar ne yaptı da bu nimete erişti? Her işi hikmetli ve bir sebebe bağlı yürüyen adil ve merhametli olan Rabbimizin elbette mükemmel bir cevabı vardı. O alimdir.

 

            Bu sorular aynı zamanda dünyada ki satanist örgütlerin, ilimunatinin ve diğer milyonlarca din düşmanlarının cevap aradığı ve sonunda tatmin edici bir cevap alamayınca yoldan çıkmasına neden olan, insanlık tarihini kana ve düşmanlığa bulayan sorulardır. Sorulardan kaçarak sadece bilinçaltımızı kirletiriz ve kendi onurumuza aklımıza ihanet ederiz.

 

            Bu soruları soranlara verdiğim cevap çoklarını tatmin etti ve isyanları bitti.

 

            Bu tehlikeli soruların hepsine aynı anda cevap veren, kaderle ilgili daha pek çok sırrı ortaya çıkaran ve bu güne dek hiçbir İslam düşünürü tarafından dile getirilmemiş tatmin edici bilgileri sizlere kanıtlarıyla sunacağım. Kuran'dan ayetlerle açıklayacağım ve doğadan bazı argümanlarla destekleyeceğim. Ta ki hatadan dönüle… Çünkü bu soruları içinden kendine sormayan bir insan çıkmadı; tam cevap verebilen de…

 

            Öncelikle dünyanın hemen herkes için bir tekamül yada hapis ve ceza yeri olduğunu göstermek için unutmuş olabileceğimiz bazı ayrıntıları hatırlatmak isterim.

 

            İnsanoğlu dünyaya kirli bir yoldan gelir, o yolda hem kendisi hem de doğuran ana en büyük acıları ve ıstırabı çeker. Kirler içinde doğan bebek oksijenle karşılaşarak yanan ciğerlerinin ve sıkışmanın acısıyla ağlamaya başlar… Dünyaya gelen bebek lisanı hal ile "dünyevi cehennem çukuruna feryat-ü figan ile düştüğünü anlatır". Kendini taşıyan annesine de türlü azap ve işkence olur.

 

            İnsan bebeklik dönemi boyunca dertlerini ifade edemez ve hemen hepsi saatlerce kendi pisliği içinde yatmak zorunda kalır. Yıllarca yürüyemez, konuşamaz ve olup biteni anlayamaz, vakti haline ağlamakla geçer.

Çocukluğu korkular, özlemler ve cevapsız huzursuz eden sorularla doludur…

 

            Hayatımız boyunca milyonlarca hoşumuza giden şey görürüz  ve çok azını elde edebiliriz. Her erişilemeyende bir acı gizlidir.

Mutlaka geçicide olsa ağır hastalık, fakirlik ve üzüntüler ile karşılaşırız.

 

            Bu liste çocukların yada sıradan insanların savaş yada sakat doğumla yaşadığı en ağır işkence ve sıkıntılara doğru uzayıp gidebilir…

 

            Tüm bunlara bugüne dek verilen genel cevap; her şeyin bir sınama olduğudur. Peki aklı olmayan ve tepki bile veremeyen bebekler çocuklar nasıl bir sınava girmişlerdir. Tek yaptıkları ağlamak ve sonunda hiçbir şey anlamadan acı içinde ölmekken; sınavı geçmiş mi sayılırlar. Ayrıca bir varlığı denemek için acı çektirmek, Allah'ın şanına yakışmaz. Allah Kuran da defaatle asla zulmedici olmadığını, başımıza gelen her şeyin kendi suçumuz olduğunu ifade etmektedir. Alim olduğunu iddia edenler; bebeğin suçunu mevcut bilgileriyle izah etmek zorundadırlar?

 

            Kuran daha da ileri giderek; insanlar hakkında Rabbin öfkeyle söylediği, bebeklerin acısını gölgede bırakacak bir seslenişte bulunuyordu;

 

            Biz dilesek, elbette herkese hidayetini verirdik. Fakat, Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım, diye benden kesin söz çıkmıştır. (Secde, 32/13)

 

            Allah özellikle herkese hidayet vermeyeceğini, vermek istemediğini söylüyor. İnsan ve cinlerin önemli bir kısmıyla cehennemi dolduracağına önceden söz verdiğini ifade ediyordu. Biz ne zaman yaratıcıyı bu kadar gazaba getirmiş olabilirdik? Biz ne yaptık? Ve ne zaman? Muhakkak bir şey yapmış olmalıyız, yoksa Allah bu kadar gazaba gelmez ve bu sözü nedensizce söylemezdi.

 

            19.71 - (Ey insanlar!) Sizden cehenneme girmeyecek hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.

 

            Bu ayette ise istisnasız her insanın cehenneme  gireceğini ifade etmiştir Yaratıcı. Bazılarını ateş yakmasa bile o manzarayı görmek, yakınlarıyla yüzleşmek çok elim verici bir manevi işkence olsa gerek. Yine insanların en iyilerine ve masumlarına bile dokunan azabın nedeni nedir? Tüm insanlık, biz.. Tekrar soruyorum ne yaptık? Alim olduğu söylenenler cevap versin. Ama veremezler. Veremediler.

 

            Hadid:22-23 Yeryüzünde olan ve nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın.

 

            Düşündürücü başka bir ayet daha…Özellikle yeryüzünün altı çizilerek… Ellerimizle yapıp ederek sorumlusu olduğumuz bu sıkıntıların evvelden bir kitaba yazıldığı ifade edilmiştir… Yeryüzünde olanlar ama… Ahirette olacaklar yada yeryüzünden evvel olanlar değil. Yeryüzünde ki cezamıza ilişkin musibet listesinin yazılı olduğu bir kitap… Biz yeryüzüne gelmeden önce; biz başka bir yerdeyken… yazılmış bir kitap…

 

            (4142).2. (...)- Müslim'de Ebu Hüreyre'nin bir rivayeti şöyledir: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zat'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder (dünyadan yok eder); günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi." 

[Müslim, Tevbe 9, (2748).]

 

            Yani eğer bizler günah işlemeyi bırakarak; mükemmel kullar olsaydık; toptan bir şekilde canlarımız alınacak ve dünya hapsinden kurtulup cennete gitmek suretiyle kurtulacaktık. Yerimize gelecek olan ise günah işleyen ve tevbesi beklenen bir kavim olacaktır.

 

            Ben hep şuna inandım, Allah bunca mükemmel sanatına ve eşsiz güzelliklerine rağmen bunu dilemişse muhakkak bir nedeni vardır ve burada biz suçlu olmalıyız… Şimdi asıl cevaba gelelim;

 

            Neredeyse tüm İslam alimlerinin ittifakı ve Kuran ayetleri ile sabittir ki; İnsanoğlu Kalu Bela olarak ifade edilen yerde bu dünyaya gelmeden önce yaşamış ve Allah'a söz vermiştir.

 

            7:172 -  …Rabbin, Âdemoğullarından (beni adem), bellerindeki zürriyetlerini alıp da onları kendi nefislerine şahit tutarak: Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" dediği vakit, "pekâlâ Rabbimizsin, şahidiz" dediler. (Bunu) kıyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu." demeyesiniz diye (yapmıştık).

 

            Ayette "ben-i adem" ibaresi Adem'den gelenler anlamına gelmektedir. Yani Adem'in soyu. Kuran bu soyun bellerinden (Bakın sadece Hz Adem'den değil ) kendilerinden gelecek tüm insanları çıkararak söz aldığını söylüyor. Çok sırlı bir ayet. Çünkü dikkat edilirse sadece Hz Adem değil, ondan türemiş bir soydan bahsediliyor. Hz Adem'den bir miktar türemiş olan bu soyun belinden geriye gelecek olan insanlar çıkarılıp yaratılmış ve söz alınmıştır. Hadisler Hz Adem'in cennette; dünya takvimine göre 130 yıl, cennet takvimine göre birkaç saat kaldığını söylüyor. Bu durumda tahminen birkaç torunu görecek miktarda ortalama köy büyüklüğünde bir insan soyundan bahsedildiğini düşünebiliriz.

 

            Bir toplumdan söz almak için, o sözleşmede geçen manaların sağlıklı olarak anlaşılmasını sağlayacak düzeyde o toplum eğitim ve deneyime sahip kılınmalıdır. Bu adalet gereğidir. Yani İlahlık, nimetlendirme, kutsiyet nedir? Bunları en iyi şekilde insanlar görmüş, eğitilmiş, nimetlendirilmiş olmalıdır ki "evet sen ilahımız" diyebilsinler.  Yoksa aniden yaratılan ve hiçbir bilgiye shaip olmayan varlıklara soru sorulup; ağızlarının zorla oynatılarak bilgisizce cevap alınarak anlaşma yapılması hiçbir hikmete sığmaz.

 

Peki nerede söz alındı yani bu soy nerede türedi? Cevap daima Kuran'da;

 

            2:35 - Ve dedik ki: Ey Adem, sen ve esin cennete yerlesin, ikiniz de orada dilediğiniz yerde bol bol yiyin, ancak su ağaca yaklaşmayın ki, haddini aşan zalimlerden olmayasınız.

 

            Hz. Adem ve eşi yerleşim yeri olarak Allah tarafından cennete taşınıyorlar. Ayetten anlaşıldığı üzere yanlarında çocukları yok sadece o ve eşi. Demek ki o türeyen nesil; beni adem; cennette doğan ve cennet halkı ile türeyen yeni üstün insan ırkı… Daha sonra bu ırkın dünyaya indirilişini göreceğiz. Bu durum Adem'in çocuklarının ensest olmadığını Kuran üzerinden ispatlamış oluyor. Başka ispatları da var ilerleyen konularda.

 

            Ayrıca neden Allah bizi doğrudan cennette yaratmadı da dünya sıkıntısını çektirdi, neden zengin yada güzel değilim gibi isyanların ortak noktası olan pek çok konuda da Kuran aracılığı ile bir cevap vermiş oluyor. Hepimiz bir zamanlar mükemmel ve çok zengin bir hayat yaşadık. Ancak dünyada görüldüğü üzere zengin ve her yönden mükemmel özelliklere sahip kişiler genelde en kibirli ve günahkar kimseler olmaktadır. Orada işlediğimiz günahlar genlerimize işlenmiş ve kader haritamızı belirlemiş olarak dünyada ki 2. hayatımıza doğmamızı sağlıyor.

 

            Cennette gerçek bir hayat yaşadığımızı ispatlayan birçok ayet mevcuttur. Hiç şüphe yok ki Kuran'a göre 2 kez hayat sürdük ve 2 kez öleceğiz.

 

40/11 : ( Ahirette ) Dediler : Rabbimiz bizi iki kez öldürdün ve iki kez dirilttin. Günahlarımızı itiraf ettik. Şimdi (şu ateşten) çıkmak için bir yol var mıdır?

 

            Ahirette Allah ile konuşan kişiler; iki kez öldürüldüklerini söylüyorlar. Yaşamayan bir insan öldürülebilir mi? İki kez öldürülmek iki bitmiş akıllı hayata delildir. Ahiret hayatı ölümsüz olduğuna göre; dünya ve öncesinde bir hayatın delilini tek başına bu ayet vermektedir. Kalu Belada ki hayatımızda diri ve canlı olduğumuzu ve akabinde öldürüldüğümüzü ispatlar. Eğer sadece ruh olsaydık ölemezdik. Çünkü ölüm zaten ruhun bedenden alınmasıdır.

 

            2/28 : Allah'ı nasıl inkâr edersiniz? Siz ölüler idiniz, O sizi diriltti, sonra öldürecek ve yine diriltecektir, sonra da O'na döndürüleceksiniz.

 

            Yine bu ayette eskiden öldürüldüğümüzden ötürü; siz ölülerdiniz diriltti denmektedir. Kalu Belada Allah ile konuşup, bazı olaylar yaşadıktan sonra öldürüldük ve bu dünyada dirildik. Ölümden iç güdüsel olarak aşırı korku nedenimiz de budur. Belki çok güzel bir şeydir ruhun çıkışı… Ama insanlar korkuyor.

 

            Hz Adem'in sınamalı ve cezalı türden geçiş cennetinde daha önce öldüğümüzü ifade eden ayet ise şöyledir.

 

            44.56 - Orada ( cennette ) ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah, onları cehennem azabından korumuştur.

 

            Cenneti kasdederek; özellikle orada diyerek altını çizen ayet çok nettir. Halbuki cennete giren kişi ayetlere göre daha önce 2 kez ölmüştür. Ama ayet burada "ilki hariç başka ölüm yok" diyerek cennete girenin halini tarif etmesi ve tek ölümden bahsetmesi cennette öldüğümüzün farklı bir ayetle daha kesinleşmesidir. Eğer tüm ölümleri kasdetseydi; ilk ölümden başka ölüm tatmazlar; yerine, ilk iki ölümden başka ölüm tatmazlar derdi. Çünkü Kuran son derece detaylı, hatasız ve mükemmeldir.

 

            Cennette nimetler içinde yaşadığımızı ifade eden ayet ise;

 

           " İman edip hayra ve barışa yönelik değerler üretenlere şunu müjdele: Kendileri için, altlarından ırmaklar akan cennetler olacaktır. Onlardaki herhangi bir meyveden bir rızk olarak her nasiplendirildiklerinde, şöyle diyeceklerdir: "İşte bu, daha önce rızıklandırıldığımız şey!" Bu rızk onlara buna benzer şekilde verilmişti. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada sürekli kalacaklardır."

2 : 25

 

            Dikkat edelim; cennetlik; yediklerim aynısı diyor. Ayet ek bir bilgi olarak; daha önce yediği bu benzersiz ve muhteşem lezzetleri; benzer şekilde vermiştik diyor.  Yani zahmetsizce, altın tepsilerde, arzu ettiği anda… Zaten dünyada çürük ve bozulmuş olan, zahmetlice kazandığımız nimetlerin cennette yine benzer şekilde verileceğini düşünmek Cennetin benzersizliği ve muhteşemliği ile ilgili tüm ayet ve hadislere terstir.

 

            Hz Adem ve Havva'nın ilk insanlar için tasarlanmış güzellik ve zenginlikle dolu ilk cennetimizle nihai cennet arasında bazı farklar göze çarpıyor; İlk cennette sınanma ve ölüm var!!! Arapça da cennet güzel bahçe anlamına geliyor.  Şeytan cennette; ölümsüzlük vaadiyle yasak meyveyi Hz Adem ve Havva'ya yediriyor.

 

            20- Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: “Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ölümsüz kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti.” dedi.

 

            Kalu Bela'da verdiğimiz sözle birlikte yüklendiğimiz büyük bir emanette vardır. Bu emanet bize neden yüklenmiştir? Bu söz bizden neden alınmıştır?

 

            33:72-73  "Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir. Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap etmek; mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

 

            Emanetin ne olduğu konusunda farklı görüşler olsa da önemli olan dünyaya gelmeden önce emaneti alan insanların  günahkar ya da müşrik olduğunu ifade edilmektedir. Emaneti alırkenki insanın hali ise büyük bir zalimlik ve cehalet olarak ifade ediliyor. Cennette pek çok zülüm yaptığımız ve cahilce davrandığımız anlaşılıyor.

 

Peki cennette nasıl bir durum vardı?

 

            3:81 Hani o zaman ki; Allah, peygamberlerin (nebîlerin) MİSAK’ini (yeminini) almıştı: “Andolsun ki; size Kitap ve hikmet verdim, sizlerden sonra sizinle beraber bulunanı (Allah’ın sizlere verdiği kitapları) tasdik eden Resûl gelince, O’na mutlaka îmân edecek ve O’na mutlaka yardım edeceksiniz. Bunu ikrar ettiniz mi ve bu ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?” “İkrar ettik.” dediler. “Öyle ise şahit olun. Ben de sizinle beraber şahitlerdenim.” buyurdu.

 

            33 : 7  Nebilerden (peygamberlerden) misak (söz) almıştık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan... Onlardan sapasağlam bir söz almıştık.

 

            Cennette taraflar belli olmuş ve o zaman ki insanların en iyilerinden olan peygamberler daha o zaman seçilmişti. Allah onları toplayıp bazı konularda kendilerinden ağır yeminler almıştı. Bu ayetler cennette safların, peygamberlerin ve dini kaidelerin oluştuğu kompleks bir yaşamın varlığını ifade etmektedir. Çünkü tüm nebiler ancak dünyaya gelişlerinden önceki toplumumuzda belirlenmiş ve sözleri alınmıştı. Her biri görevlerini ve geliş sıralarını iyice öğrenmişti.

 

            Fakat istisnalar hariç her insan günahkardı. İbni Mace'den nakledilen hadisi şerife göre; istisnasız tüm insanlar günahkardır.

 

“Bütün Âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir”

 (İbn Mâce, Zühd, 30)

 

            Hz İsa'nın temiz bir erkek çocuğu olduğunun altı özellikle çizilmiştir. Tüm çocuklar temiz değildir. Bu nedenle diğerlerinden farklı olarak Meryem as.'a verilecek çocuğun tertemiz olduğu özellikle ifade edilmiştir.

 

            "Ben, yalnızca Rabbinden (gelen) bir elçiyim; sana tertemiz bir erkek çocuk armağan etmek için (buradayım)."

(Meryem Suresi / 19)

 

            Cennette günahlar işlenmesi oradaki günahkar insanlığın dünyaya sürgün edilmesine neden olmuştu. Ayetler düşünüldüğü gibi sadece 2 kişinin dünyaya indirilmediğini anlatıyor.

 

            20.123 - Allah, şöyle dedi: "Birbirinize düşman bir topluluk olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne sapar ne de sıkıntı çeker."

 

            7.23-24  "Ey Rabbimiz, dediler, öz benliklerimize zulmettik. Eğer bizi affetmez, bize acımazsan elbette ki hüsrana uğrayanlardan olacağız." Allah onlara buyurdu: "- Bir kısmınız, bir kısmınıza düşman olarak ininiz. Yerde, sizin için bir zamana (ecelinizin sonuna) kadar yerleşip kalmak ve geçinmek var."

 

            Bu ifadelerden ikili tesniye yani 2 kişiden daha fazla sayıda; birbirine düşman olanlarla dolu bir topluluğun cennetten indiğini görüyoruz. Çünkü şeytan cennetten çok daha önce kovulmuştu fakat insana vesvese sesi ile kalbine mesajlar yolluyordu.

 

            Tevrat'ta da özellikle Ezra isimli Peygamber'in kutsal metninde çarpıcı ifadelerle haklılığımız tescillenmektedir;

 

            21İlk insan Adem, günahkâr bir yüreği yüklendiğinden günah işleyip yenildi. Yalnız kendisi değil, bütün soyu…

Ezra 3. bölüm

 

            26tıpkı Adem ve onun soyu gibi davranıp yoldan çıktılar.

Ezra3

 

            21Tanrı tüm insanlara, bu dünya­ya geldikleri zaman nasıl yaşama erişeceklerini ve cezalandırılmaktan kur­tulacaklarını anlatan açık bilgiler ver­mişti. 

Ezra 7

 

            35Gerçek şudur ki, hiç günah işleme­yen bir insan doğmamıştır, günahsız yaşayan insan da yoktur.

Ezra 8

 

 

            İnsanoğlunun daha önce bir hayat yaşadığı Kuran ve tüm alimlerin ortak kabulü ile sabitse, insan oğlunun da bencil ve günahkar oluşu herkesin malumu ise; orada günahlar işlediğimiz mantıken de ulaşılabilen bir sonuçtur.

 

            Cennetten çıkışımızı ve Allah'ı unutmamız hem bir ceza, hem dünyada yeniden sınanmamızın bir gerekliliği hem de hatırlayınca çekeceğimiz büyük ızdıraba bir engeldir. Şeytanın insan üstünde ki sınama ve saptırma görevini üstlenirken Allah'tan bir çok şey istedi;

 

"İnsanların tekrar dirilecekleri güne kadar bana mühlet ver" 

(Araf, 14)

 

            "Ver ki ahidlerini bu sürece unutsunlar, beni görmelerini ve böylece hakikati öğrenmelerini engelle ki onlardan sapkın olanları ayartabileyim." manasında bir çok şey istedi.

 

            "İblis, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım” dedi. " 

(Hicr, 39-40)

 

            Ahit'e inanmakta Allah'a inanmak gibi iman meselesi ilan edildi. Böylece şeytan istediklerini almış oldu ve sapıtmış olarak ilan edilen ve şaki olarak doğacağı karar verilenleri saptırma konusunda silahlandırıldı. Düşman olduğu insanları salihler hariç saptırmaya azmedip muhalefete devam ederek cehenneme gitmeye razı oldu.

 

            Bu durumda küçük yaşta ölen yada acı çeken çocuklar, Kalubela döneminden kalan evvel ki günahlarının bedelini ödüyorlar yada cennetteki çok daha yüksek makamlar için evvelden çekmeye razı oldukları acıları tekamül etmek için yaşıyorlar diyebiliriz.

 

            Kuran'da Hızır kıssası olarak bilinen olayda küçük bir çocuğun ilerde müşrik olacağı kesin olduğu için öldürüldüğü yazılıdır. Elbette herkesin ölüm nedeni farklıdır ve bazı ölen çocuklar küçük bir sıkıntı yaşayarak temizlenip cennete geri dönme ihtimalleri de vardır. Ancak bu kıssa bize daha dünyaya gelirken herkesin geleceğinin belirli olduğu ve mühürlenmiş olanların imana dönüşüne imkan olmadığını, doğmadan evvel meydana gelen olaylar nedeniyle hakkında kaderin takdir olunduğunu ifade etmektedir.

 

            Cennette en yüksek dereceleri ulaşmak için dua eden ancak dünyadaki iyilikleri buna yetmeyen bir insanın o dereceye ulaşması için tek yol günahlarından acı çekerek arınması; başkasının sıkıntılarını üzerine almasıdır. Bu nedenle günahı çok az olan peygamberler ve üstün kullar istedikleri büyük makamlar ve Aşkullah için amellerinin yetmediği kısmı acıları üstlenerek birbirileri ile yarış ederler.

 

            Bununla birlikte Kuran bizlere başımıza gelen her sıkıntının ancak kendi ellerimizle yaptıklarımız nedeniyle gerçekleştiğini Allah'ın asla kimseye denemek için bile olsa zulmetmeyeceğini söylüyor.

 

            Sınav için gelen büyük musibetler dahi ya bizim bir cennete ki yada dünyada ki bir günahımız veya elimizle yaptığımız yanlış bir iş yada ısrarlı bir duamızın tezahürüdür.

 

            Dünyada çok refah ve mutlu yaşamak iki durumla açıklanabilir.

 

            1 ) Ne cennette  ne  de dünyada hiç günah işlememiştir. Hakettiğinden büyük bir cennet makamı da talep etmemiştir. Allah CC. de ona hiçbir sıkıntı vermemiştir. Küçük günahlarını da affetmiş kaderini ona göre güzel yazmıştır. Lakin sıkıntı çekmeyen yada günahsız gelen insan yok gibidir.

 

            2 ) O kişi cennette iken daha dünyaya gelmeden evvel şakilerden olacağı netleşmiş ve cehennemlikler defterine yazılmıştır. Kuran a göre Allah da onların sapkınlığını arttırmak, günahlarının acı çekmek suretiyle erimesini engellemek ve dine yönelmelerini ket vurmak için oyalayıcı bir zenginlik veya rahat yaşam vermiştir.

 

            Ekseriyetle 2. durum geçerli olduğundan zengin olan korkmalıdır. Zenginin cennete girmesi devenin iğne deliğinden geçmesi gibi zordur. Ta ki ihtiyacından fazlasını biriktirmeyip sürekli infak etsin.

 

            Allah bazı durumlar da belli suçu işleyenlerin iki dünyasını da sıkıntıya sokacağını ifade etmiştir.

 

            İki dünyada birden mutlu yaşamak isteyen kimse;

 

            Günahtan uzak durarak… Çok iyilik yapmalı, Kuran'ı mükemmel yaşamaya çalışmalı, ibadetlerini çok iyi yapmalıdır. Bol bol maddi manevi iyiliklerde bulunmalıdır.

 

            Ellerimizi bir işe götüreceğimizde de çok iyi düşünüp tedbirle ve akılla; çok istişare ederek; günah dışında tedbirsizlik ve cehalet yüzünden çekilen sıkıntılara da elden geldiğince mani olmalıdır. Örneğin kişi iyi biri olmasına rağmen cahillikle; kötü bir yöneticiye tabi olsa; ona destek verse o da kendi sorumluluğu olur.

 

            Kuran'dan yola çıkarsak dünyada en çok sıkıntıyı çekerek temizlenmesi gereken… cennete gidecek Müslümanların olması gerekir. Çünkü bu dünya Müslümanın günahtan temizlenme ve tekamül mekanıdır. Bu nedenle; Deccal vesile kılınmış birkaç yüz yıldır küffar ülkelere bolluk ve berekete vesile olmuştur.

 

            Dünyada insanların en içtenlikle Kuran'a tutunduğu ülkeler, Afganistan, Pakistan vb. ve Ortadoğu ülkeleri dünyanın en sıkıntılı ülkeleridir. Eğer dinlerini güzel yaşasalardı inşallah bu sıkıntılar az olurdu ama Müslümanın her büyük günahının cezası bu kısa dünyada ödenmektedir.

 

            Öteki tarafa bakalım. Düşünce sistemimize göre en rahat refah ve mutlu insanların yaşadığı ülkelerde, Kuran'a ve peygambere en çok düşman olan, hakaret eden yada dinsizliğin yaygın olduğu ülkeler olmalıdır. Bu refah ülkeler hangisi; Hollanda, Danimarka, Norveç vb. Kendi halklarına karşı iyi ve dürüst davrandıkları için, basit iyiliklerinin dahi karşılığı dünyada verilmiş ama günahlarının cezası ahirete bırakılmıştır.

 

            Neredeyse birebir şekilde refah ve lüks yaşam ile dinsizlik, acı ve sıkıntı içinde olmakla günahkar Müslümanlık modeli birleşmiş halde görülmektedir. Eskiden de durum çok farklı değildi. İslam ülkelerinin en güçlü zamanında dahi halk sıkıntı içinde olmuştu genellikle.

 

            Bu Müslümanlığın kötü oluşundan değildir; Birini Allah affetmek istiyor, ötekini ise sonsuza dek cezalandırmak istiyor…

 

            Sıkıntı çekmek istemeyen kimse mutlak tevbe etmeli, Kuran'a tam uymalı, bilime ve çalışmaya Kuran gereği önem vermeli, zikri çok yapmalı ve attığı her adımı çok iyi ölçüp biçmelidir.

 

            İnsanoğlunun Kalu Bela yaşamındaki günahlarına ışık tutan bir kutsal metinde Tevrat'ta ki Ezra peygamberin bölümüdür;

 

            21İlk insan Adem, günahkâr bir yüreği yüklendiğinden günah işleyip yenildi. Yalnız kendisi değil, bütün soyu…

Ezra 3. bölüm

 

            26tıpkı Adem ve onun soyu gibi davranıp yoldan çıktılar.

Ezra3

 

            21Tanrı tüm insanlara, bu dünya­ya geldikleri zaman nasıl yaşama erişeceklerini ve cezalandırılmaktan kur­tulacaklarını anlatan açık bilgiler ver­mişti. 

Ezra 7

 

            35Gerçek şudur ki, hiç günah işleme­yen bir insan doğmamıştır, günahsız yaşayan insan da yoktur.

Ezra 8

 

 

 

CENNETTEKİ YAŞANTIMIZIN 2. DİRİLİŞİMİZE ETKİLERİ

 

 

            Ünlü ekoloji uzmanı Dr. Ellis Silver, yazdığı "Humans are not from Earth" (İnsanlar Dünyalı Değil) isimli kitabıyla gündeme geldi. Kitap eski insanlığın farklı bir gezegende uzun süreler yaşadığını ve bu yaşamın çok daha rahat bir hayat olduğunu ifade ediyor. Ekoloji uzmanı olan Dr. Silver'e göre, insanların fiziksel eksiklikleri ve zayıflıkları bunun en güzel bilimsel kanıtı.

 

            Özetle kitabında şunlara değiniyor;

 

            İnsanlar farklı bir gezegende değişim süreci geçirdiklerini ve sonradan bu dünyaya bırakıldıkları için dünyanın yerel halkı olan hayvanlar ve bitkiler gibi mükemmel bir fiziksel bir uyum sağlayamamıştır.

Örneğin;

 

  • Güneşte derimizin yanması ve 2. dereceden yanıklar oluşması, bizi kanser etmesi derimizin güneşin yakıcı ışığıyla henüz tanıştığını ve diğer canlılar gibi dünyada buna karşı korunma mekanizması geliştirecek kadar uzun süre kalmadığımızı gösteriyor. Bu nedenle insanlar çok daha iyi gölgelendirilmiş bir gezegende evrimleşmiş olmalı.


"...ne bir güneş, ve ne de dondurucu bir soğuk..."

 (İnsan Suresi, 76/13)


"...ne sıcak-ne soğuk, tam kararında bir gölgeliğe..." sokacaktır.

 (Nisa Suresi, 76/57)

 

"Şüphesiz muttaki olanlar, gölgeliklerde ve pınar başlarındadır."

 (Mürselat Suresi, 77/41) 

 

  • Ayrıca güneşte sürekli gözlerimizin rahatsızlanması, alerji yada yanma gibi sorunların oluşması da bizlerin güneşe alışık olmadığımızın farklı bir kanıtı olarak gösteriliyor.

 

  • İnsanların geldiği gezegende yerçekimi biraz daha düşük olmalı çünkü insanlar uzun süre ayakta durduğu zaman bel ağrısı ve fıtık gibi, yada bazı ortopedik sorunlarla karşılaşırlar. Diğer hayvanlarda böyle bir durum olduğu söylenemez. Hiç uzun süre ayakta kaldığı için ağrıdan belini tutan bir goril gördünüz mü? Ayrıca insanın diğer canlılardan farklı olarak iki ayağı üzerine dikilmiş olması da; onun gelişim sürecinin diğer canlılardan farklı oluşuna dair güçlü işaretlerden biri olabilir.

  • Diğer canlılara kıyasla çok sık hasta olmamız, dünya şartlarına karşı değil de, mikropsuz bir gezegende geliştiğimiz izlenimi uyandırıyor.

  • Çok zor doğum yapmamızda normal değil, çünkü hiçbir canlı bu kadar acı çekmiyor veya doğum yaparken ölmüyor. Bu durumda geldiğimiz gezegendeki türeme yönteminin doğum yoluyla olmadığının göstergelerinden birisi. Kuran'da bu duruma uyumlu olarak Gazalinin belirttiği gibi birden tüm insanlığın yaratıldığı ve bu yaratılışın elle tutulabilen zerrelerden yapılmaya başlanması söz konudur. Bu zerreler bize DNA varyasyonlarını hatırlatmaktadır.

 

            Bilimsel verilere göre bazı yetenek bilgi ve alışkanlıklar atalarımızdan genetik olarak aktarılabilmektedir.  Bu durumda cennetten yeni gelen en bozulmamış haldeki özelliklerini en iyi şekilde taşıyan çocukları incelememiz gerekir.

 

            Eğer doğrudan cennetten geldilerse ve oranın yaşamına alışmış ruhlara sahiplerse çocukların şöyle olması gerekirdi;

 

  • Cennetteki gibi her dediği sanki hemen olmalıymış gibi zannetmek

 

  • İstediği bir şey gerçekleşmeyince, şaşırmak ve bu duruma tahammül edememek, bir sorun olduğunu düşünmek

 

 

  • Etrafındakileri uzunca bir süre hizmetçisi zannetmek

 

  • Cennette belli bir mertebede olanlarının, büyük bir insan gibi diğer çocuklardan farklı olarak bilgece konuşarak bizi şaşırtması…

 

 

  • Bazılarının kolayca öğrenilemeyecek bilgilere sıra dışı şekilde sahip olması ve reenkarnasyon zannedilen farklı yaşama ait anıları hatırlaması. ( Pek çok vakada eski hayatında prens yada prenses vb kişilikler olduğu görülüyor. Eski yaşam anılarında dilenci yada temizlikçi olduğunu gören yok gibidir)

 

  • Dünyaya yabancılık hissi

 

 

            Sizce de diğer canlı türleri ile kıyaslandığında insan bu dünyanın bir ürünü olamayacak kadar farklı değil mi?

 

            Eşit şartlarda hayata başlamış olmamıza rağmen yüzlerce milyon canlı türünden bu kadar üstün olması dışsal bir etkinin müdahalesini ortaya koyuyor. En azından gelişmişlik açısından bize biraz olsun yakın olan epeyce tür daha ortaya çıkması gerekirdi. Ama yok.

 

            Bu konuyla ilgili sorularınıza mümkün olduğunca cevap vermeye çalışacağım. Allah her şeyi en iyi bilendir. Ortaya koyduğum verilere karşı çıkacak kişiler olacak. Çünkü yeniliklere insanlar adapte olamazlar hemen.

 

            Belgeselin başında evvelden sorulmuş olan ve pek çok insanın bilinçli yaratıcı fikrine küsmesine neden olan soruların hepsine tek tek aklı başında ve ikna edici bir cevap vermelerini, bunu başarabilirlerse, ayetlerle ilgili açıklamaları mı da tek tek çürütmelerini isteyeceğim. Ama bunu yapamadan yarım bir eleştiri ile karşı çıkacaklardır…

 

            Onlara; yani her cümleyi analiz ederek yapılmamış yarım bi eleştiri ile iddiamı çürütemeyenlere; bu sorularla dinden uzaklaşan yada içi şüphelerle isyanlarla dolu milyonlarca insanın vebalini hatırlatmak isterim. Ayrıca işkence edip öldürülen çocuklar için, sadece sınandılar demelerini, Allah'a iftira attıklarını ve dolaylı şekilde Allah'ı zalim olmakla itham ettiklerini, kaderin yazıcısını suçlu gösterdikleri için uyarıyorum.

 

ÖNEMLİ NOT:

 

Bu yazıyı mail yoluyla tüm arkadaşlarınıza yollayarak, Facebook ve Twitter'da paylaşarak, Allah'ın bize emrettiği gibi O'nun yüceliğinin ve isminin yeryüzünde yayılmasına katkıda bulunun. 

 

Muhammed Suresi-7. Ayet:

Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz. (Diyanet Vakfı Çevirisi) (Yorumsuz)

Allah; dinini yaymak ve isminin yeryüzünde yüceltilmesine sizi vesile kılmak istiyor. Böylece Allah'a arzu duyduğu konuda yardım edin. Allah asla yalan söylemez. O da size yardım edecektir. Ben canlı bir şahidim. Bu davaya adandığımdan beri büyük bir yardım görmekteyim.

 

 

Erdem ÇETİNKAYA/  miraclebrain.wix.com

Okunma 963 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

loading...
  • Dyt.Utku Begüm ÖZTÜRKLER: DEMİR EKSİKLİĞİ OLANLAR NASIL BESLENMELİ?
    Dyt.Utku Begüm ÖZTÜRKLER: DEMİR EKSİKLİĞİ OLANLAR NASIL BESLENMELİ? Özel Bir Nefes Hastanesi Dyt. Utku Begüm ÖZTÜRKLER; Demir, vücudumuz için temel bir mineraldir ve vücudumuzda üretilmez. Bu nedenle besinler yoluyla yeterli miktarda almamız gerekir. Oksijenin dokulara taşınmasında gerekli olan hemoglobin yapımında gerekli olduğu için oksijen yaşam için ne kadar gerekliyse oksijenin kullanılabilmesi için demir de o kadar gereklidir.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • ÜROLOJİ BÖLÜMÜ OP.DR.TUNCER ŞENKUL: "Yenidoğan sünneti ve Yararları"
    ÜROLOJİ BÖLÜMÜ OP.DR.TUNCER ŞENKUL: "Yenidoğan sünneti ve Yararları" ÖZEL BİR NEFES HASTANESİ ÜROLOJİ BÖLÜMÜ OP.DR.TUNCER ŞENKUL YENİDOĞAN SÜNNETİ HAKKINDA MERAK EDİLENLERİ SİZLER İÇİN AÇIKLIYOR. Yenidoğan sünneti ve Yararları Çocukluk çağında en sık uygulanan cerrahi işlem sünnettir. Bu işlemin doğumdan sonra ilk 30 gün içerisinde yapılmasına da yenidoğan sünneti adı verilir. Son yıllarda Türkiye'de ailelerin bilinç düzeyi ve kültür seviyesinin artması ile de yenidoğan sünnetinde artış olmuştur. Özel Bir Nefes Hastanesi Üroloji Uzmanı Op.Dr.ŞENKUL Yenidoğan sünnetinin yararlarını ise şöyle…
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • Burun estetiğinden sonra yapılmaması gereken 12 şey
    Burun estetiğinden sonra yapılmaması gereken 12 şey Burun estetiğinden (rinoplasti) sonra bakımınıza dikkat etmek, ameliyata hazırlanmak kadar önemlidir. Yeni burnun ve burun kemiklerinin tamamen iyileşmesi altı haftayı bulacaktır. Bu süre içinde hiçbir şeyin ters gitmemesi için fazladan dikkat edip son derece özenli bir bakım uygulamanız gerekmektedir. Estetik Cerrah Op. Dr. Alper Mete Uğurlu, burun estetiğinden sonra yapılmaması gerekenler hakkında şu bilgileri verdi:
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Bitkilerin Gücü İle Sağlıklı Yaşlanın
    Bitkilerin Gücü İle Sağlıklı Yaşlanın Sağlıklı yaşlanmanın ilk koşulu sağlıklı yaşamdan geçiyor. Dengeli beslenme, düzenli spor yapma, iyi ve kaliteli uyku düzeni sağlıklı bir yaşlanmayı getiriyor. Ancak bu standartların ömür boyu korunması gerektiğini altını çizen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hakan Terekeci, kişinin yaşına, aile geçmişine ve çevresel faktörleri bağlı olarak bazı bitkisel desteklerin de yarar sağlayabileceğini söyledi. Bitkilerin gücünden yararlanarak sağlıklı yaşlanmanın mümkün olduğunu belirterek bazılarını bildiğimiz, bazılarını ise ilk…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Ramazan'ı sporla geçirmek mümkün
    Ramazan'ı sporla geçirmek mümkün MAC Bebeköy eğitmeni Erhan Tügen, Ramazan boyunca spora nasıl devam edilebileceğine ilişkin tavsiyelerde bulundu. Tügen, oruç tutarken spor rutinine devam etmenin önemini vurgularken, “Ramazan süresince spor yapmaya devam etmelisiniz. Sadece yaptığınız egzersizin şiddetini azaltmanız yeterli. Pilates, yoga, reformer pilates, düşük tempolu yürüyüş veya yüzme gibi egzersizleri tercih edebilirsiniz'' dedi Türkiye'nin en büyük spor kulübü zinciri Mars Sportif, 12 adet MAC ve 78 adet MACFit kulübüyle Ramazan'da da herkesi spor yapmaya…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Ramazan’da ayranı sofralardan eksik etmeyin!
    Ramazan’da ayranı sofralardan eksik etmeyin! Teksüt, Ramazan sofralarında gazlı ve kalorili içecekler yerine su ve mineral kaybına en güzel cevabı veren ayranın tercih edilmesini öneriyor. Ayran, 7’den 77’ye her yaştan neredeyse herkesin tüketebildiği, suyla birlikte en sağlıklı içeceklerden biri olarak öne çıkıyor. Ramazan döneminde normal beslenme düzeninden farklı bir düzene geçiliyor, öğün sayısı ve saatleri tamamen değişiyor. Bununla birlikte Ramazanın sıcak aylara denk gelmesi nedeniyle gün boyunca devam eden susuzluğun yanında terleme sonucu mineral kayıpları…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Zayıflarken kalp sağlığınızdan olmayın
    Zayıflarken kalp sağlığınızdan olmayın İnternette veya belirli noktalarda satılan sıvı zayıflama diyetleri hakkında uyarılarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Gökçen Garipoğlu, bu tür diyetlerin kalp ritim bozukluklarına neden olabileceğini ve light ürünlerin belirli düzeyde tüketilmesi gerektiğini söyledi. Yaz aylarının yaklaşmasıyla diyet ürünlerine ilgi artıyor. Çoğunlukla internette satılan sıvı zayıflama ürünlerinin vücuda verdiği zararlar konusunda uzmanlar uyarıyor. Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Gökçen Garipoğlu, diyet konusunda doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN BETA MİKROBUNA DİKKAT!
    ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN BETA MİKROBUNA DİKKAT! Özel Bir Nefes Hastanesi Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Bölümü Hekimlerinden Uzm.Dr.Muhammed BARAN Son Günlerde Sık Görülen ve halk arasında Beta mikrobu diye bilinen Bakteri hakkında halkı bilgilendirmek adına önemli açıklamalarda bulundu.
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • OP.DR.TUNCER ŞENKUL: Prostat Hakkında Bilgiler Verdi
    OP.DR.TUNCER ŞENKUL: Prostat Hakkında Bilgiler Verdi ÖZEL BİR NEFES HASTANESİ ÜROLOJİ BÖLÜMÜ OP.DR.TUNCER ŞENKUL Plazma kinetikle prostat ameliyatı hastanemizde uygulanmaktadır. Yaşlanan erkeğin en önemli problemlerinden biri olan iyi huylu prostat büyümesi (BPH) hastanemizde yeni teknoloji “Plazma Kinetik TUR” yöntemi ile tedavi ediliyor. 50 yaşın üstündeki erkeklerde ürolojik bir rahatsızlık olan prostatın büyümesine bağlı problemler kişinin konforunu bozar ve hayat kalitesini olumsuz etkiler. Prostatın büyümesine bağlı olarak daralan idrar kanalı, hastalığın temel patolojik bozukluğunu oluşturur. Prostatta büyüme…
    in Sağlık Add new comment
  • Kalbe K Vitamini Kalkanı!
    Kalbe K Vitamini Kalkanı! Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Kenan Yıldırım, “Yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, maydanoz, şalgam, bamya, peynir, yumurta gibi besinlerde bulunan K vitamini, damarlar gibi yumuşak dokularda kalsiyumun birikip kireçlenme yapmasını önler. Bu da damarlarda daralmayı engeller” dedi. Bazı yiyeceklerin kalp hastalığı riskini artırabileceğini bilsek de, yeme alışkanlıklarımızı değiştirmek genellikle zordur. Kalp sağlığında beslenmenin rolü çok büyüktür. Kalbinizi korumanın yolu sağlıklı ve doğru besinleri seçmekle başlar. Medical Park Gebze…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Ramazan Ayında da Kas Kütlenizi Koruyun
    Ramazan Ayında da Kas Kütlenizi Koruyun Ramazanda ayında uzun süren açlık ve susuzluk hali düzenli egzersiz ve antrenman yapanlar için zorlayıcı olabiliyor. Değişen beslenme düzenine göre planlanan egzersiz programları ve bol sıvı tüketimiyle bu dönemde var olan kondisyon korunabiliyor. Wellness Medikal Fitness Danışmanı Murat Biçer, Ramazan ayında egzersiz yapılırken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Dyt. Utku Begüm ÖZTÜRKLER RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENME
    Dyt. Utku Begüm ÖZTÜRKLER RAMAZANDA SAĞLIKLI BESLENME Sıcacık pideler, çeşit çeşit iftariyelikler, kalabalık ve mutlu sofralarla Ramazan geldi. Ramazan ayında beslenme açısından en önemli nokta optimal ve sağlıklı beslenmeyi sağlamaktır. Yapılan birçok bilimsel çalışmada Ramazan orucunun uzun süren açlık sebebiyle vücuttaki metabolizmayı yavaşlattığı belirlenmiştir. Bu dönemde yine bu sebeple baş ağrısı ve hazımsızlık gibi minör, böbrek ve sindirim sorunları gibi ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Ramazanda amaç, sağlıklı kalmak, yeterli ve dengeli beslenme düzenini sağlamaktır. Oruç tutma…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • RAMAZANDA BESLENMENİN 10 ASLA’SI
    RAMAZANDA BESLENMENİN 10 ASLA’SI Ramazan ayı yaklaşırken başta beslenme ve uyku olmak üzere günlük alışkanlıklarımız değişiyor, fiziksel ve zihinsel aktivite seviyelerimiz farklılaşıyor. 30 gün boyunca sağlıklı olabilmek ve rahat oruç tutabilmek için yapmamız ve yapmamamız gerekenler var. Neler mi? Herbalife Nutrition Beslenme Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. İsmet Tamer açıklıyor... Ramazan ayı oruç tutanlar için beslenme ile birlikte birçok alışkanlığın değiştiği bir aydır. Normalde 3 – 4 olan öğün sayısı azalır, uyku düzeni değişir.Vücudumuzu…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Çocuklara Aşırı Kızmak Yalana Daha Çok Yaklaştırır
    Çocuklara Aşırı Kızmak Yalana Daha Çok Yaklaştırır Çocukların yalan söylemesi tek başına değil, çevresel ilişkilerle birlikte ele alınmalı ve çocukta yalancılığın gelişmesini kolaylaştıran nedenler araştırılmalı. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Figen Karaceylan Çakmakçı, ailenin çevresiyle iş birliği yapıp, çocuğa doğruluğun yararlarının, getireceği hazzın ve avantajların elle tutulur biçimde öğretilmesi gerektiğini vurgulayarak ailelere önemli ipuçları verdi.
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • Ruhsal Sorunları Olan Her 10 Anneden 7’si Tedavisiz Kalıyor
    Ruhsal Sorunları Olan Her 10 Anneden 7’si Tedavisiz Kalıyor Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Aysimi Duman tarafından yürütülen Türkiye’deki en kapsamlı hamilelik dönemi projelerinden ‘’Boğaziçi Anne-Bebek İlişkisi Projesi’’(BABİP) kapsamında Albert Long Hall’de halka açık ‘’Anne Ruh Sağlığı’’ sempozyumu düzenlendi. Sempozyumda, hamilelik ve sonrasında anne ruh sağlığının önemi ve bunun anne-bebek ilişkisine etkisi ele alındı.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Gereksiz Antibiyotik Kullanımı Astım ve Alerjik Hastalıkları Artırıyor
    Gereksiz Antibiyotik Kullanımı Astım ve Alerjik Hastalıkları Artırıyor Astım, dünyada 300 milyon kişide görülüyor. Ülkemizde erişkin nüfusun yaklaşık yüzde 5’i, çocukların ise yüzde 13’ünün astım hastası olduğu biliniyor. Görülme sıklığı gün geçtikçe artan astım, çağdaş toplumların hastalığı olarak anılıyor. Bunun en önemli sebeplerinden biri ise bilinçsiz antibiyotik kullanımı olarak karşımıza çıkıyor. Sık sık ve gereksiz yere kullanılan antibiyotikler vücudun savunma mekanizmalarını alerjenlere karşı da zayıflatıyor. Memorial Şişli Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Yaman, “7 Mayıs Dünya…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Karın Ağrısıdır Geçer Demeyin
    Karın Ağrısıdır Geçer Demeyin Karında basınç hissi, şişkinlik, ağrı… Kadınların büyük bir kısmının zaman zaman yaşadığı ve “geçer” diye önemsemediği bu belirtiler, büyük bir tehlikenin sinyali olabilir. Zira yumurtalık kanseri, sinsice ilerleyerek genellikle 3. evrede bu belirtileri veriyor. Jinekolojik kanserler arasında ölüm riski en yüksek olan yumurtalık kanserine karşı en büyük silah, düzenli jinekolojik muayene. Her yıl yaptıracağınız düzenli muayene ile bu kanserin erken evrede yakalanabileceğini söyleyen Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum/…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Sahurda süt için, uzun süre tok kalın.
    Sahurda süt için, uzun süre tok kalın. Ramazan ayında süt tüketiminin önemini vurgulayan Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, “Bir bardak süt 5 saat tokluk hissi verir. Sahurda süt tüketimi çok önemli” uyarısı yapıyor.
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Dr. Ümit Aktaş'tan Ramazanda beslenme önerileri
    Dr. Ümit Aktaş'tan Ramazanda beslenme önerileri SAHURDA YUMURTA VE PEYNİR İLE TOK KALIN, İFTARDA SEBZE ÇORBASIYLA MİDENİZİ KORUYUN! Ramazan’da karbonhidrat ağırlıklı iftar ve sahur sofralarından kaçınılması gerektiği uyarısında bulunan Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, “Karbonhidrat içeren besinler tüketerek gün içinde tok kalacağınızı sanıyorsanız, yanılıyorsunuz!Bu besinler kan şekerini hızla yükseltip düşürdüğü için gün içinde daha çok acıkırsınız. Sahurda tüketeceğiniz yumurta ve peynir gibi proteinler, zeytin ve zeytinyağlı mevsim salatası tüketerek gün içinde oluşabilecek açlık hissinin önüne geçebilirsiniz!…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Over kistler ve miyomlar tüp bebek tedavisini etkiler mi?
    Over kistler ve miyomlar tüp bebek tedavisini etkiler mi? Günümüzde pek çok kadının karşılaştığı kist ve miyomlar çoğu zaman zararsız olmakla birlikte, bazı durumlarda gebe kalmanın önündeki bir engel olarak anne adaylarının karşısına çıkıyor. Centrum Clinic Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Recai Pabuçcu, böyle durumlarda kist ve miyomların düzenli takibinin gerekliliğinden ve doğru tedavi ile birlikte bu kistlere sahip anne adaylarının sorununun çözülebildiğine dikkat çekti.
    in Sağlık Add new comment Read more...

Günlük Burç

 

Günlük falınızı Okuyun

İlginizi Çekebilir...

  • Yumurtalık Kanseri Riskini Azaltan 10 Etken
    Yumurtalık Kanseri Riskini Azaltan 10 Etken Huzursuzluk, Terleme, Ciltte Solukluk… Talasemi Olabilirsiniz! Akdeniz anemisi olarak da bilinen talasemi, genetik bir kan hastalığıdır. Soluk cilt, huzursuzluk, büyüme geriliği, terleme ve gözlerde sarılık belirtileriyle kendisini gösteren talasemiyi Okan Üniversitesi Hastanesi Hematoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Şevki Uyanık…
    Read 268 times Read more...
  • Ödemlerinizden Karanfil Çayı ile Kurtulun!
    Ödemlerinizden Karanfil Çayı ile Kurtulun! Ödem kadınlarda sıkça görülen, vücutta sıvı birikimi olarak tanımlanan bir durumdur.Vücutta anormal miktarda su toplanması olarak da tanımlanabilir. Göz kapaklarında, ellerde ve ayaklarda şişmeler olur. Yüzük takılamaz, ayakkabı giyilemez hale gelinir. 'Neden Açım Neden Şişmanım' kitabının da yazarı Dr.Gönül ATEŞSAÇAN,' …
    Read 1131 times Read more...
  • Tarih, Din Tarihi, Ateist Tarih
    Tarih, Din Tarihi, Ateist Tarih Acaba tarih soyut bir bilim mi, yoksa somut bir bilim mi? Tarihle ilgili bir şeyler okuyunca insan tereddüde düşüyor. Mezopotamya tarihini okumaya başlayınca, ileri düzeyde bilgi kirlenmesiyle karşılaşıyorsunuz. Hıristiyan - Yahudi inanışı, klasik İslam inanışı ve ateistlerin kendi tarih tezleriyle…
    Read 958 times
  • 10 Yılda Kaybedilen Kaslar 6 Ayda Geri Kazanılıyor
    10 Yılda Kaybedilen Kaslar 6 Ayda Geri Kazanılıyor 20 dakikada yüksek yoğunluklu egzersizlerle kasları güçlendiren SuperSlow sistemi, fizik tedavi ve ortopedi alanında pek çok sorunun iyileşmesine de destek oluyor Kasların güçlendirilmesini destekleyen SuperSlow yöntemi sağlık ve fitness alanında etkili sonuçlarıyla adeta bir devrim yaratıyor. 20 dakika gibi kısa…
    Read 298 times Read more...
  • Glisemik İçerikli Diyet
    Glisemik İçerikli Diyet Az yağ ve çok karbonhidrat içerir. Günlük kalori: 1500 Öngörülen kilo: Kesin olmamakla beraber haftada 0.5-1 kg. arası Kahvaltı: Elma, yağsız süt ve üzüm ile servis edilen kepekli ekmekÖğle: Sebze ve bir kâse çorba, kepekli ekmek.Akşam: Kepekli makarna ve yeşil…
    Read 2803 times Read more...
  • Emzirme Merkezi'nde Meltem Akçan İle Hamile Yogasına Bekliyoruz.
    Emzirme Merkezi'nde Meltem Akçan İle Hamile Yogasına Bekliyoruz. Hamilelik dönemini rahat geçirebilmeniz, nefes ve asana (yoga duruşu) çalışmalarıyla bel ve omurganızın tümünü destekleyebilmeniz ve zihin-beden-nefes bütünlüğünüz için Ataşehir Mothers'milk Anne&Bebek Yaşam/ Emzirme Merkezi' nde sizi Meltem Akçan ile hamile yogasına bekliyoruz.. Hamilelikte ay dönemine göre oluşabilecek rahatsızlıklara göre…
    Read 524 times Read more...
  • İnflamatuvar bağırsak hastalıklarının nedenleri nedir?
    İnflamatuvar bağırsak hastalıklarının nedenleri nedir? İnflamatuvar Bağırsak Hastalığı kadın ve erkeklerde eşit olarak görülmekte, en sık 15-35 yaşlar arasında ortaya çıkmaktadır. 1, 2 İSTANBUL, 10 Nisan 2018 - İnflamatuvar Bağırsak Hastalığı (İBH)’nın kesin nedeni bilinmemekle birliktesindirim sistemi kanalının yüzeyinde süreğen (kronik) inflamasyon olması durumudur. İnflamasyon…
    Read 342 times Read more...
  • Keten
    Keten Orjinal Adı: Linum türleri Diğer Adları: Bezir, Zeyrek Ketengiller familyasının örnek bitkileridir. Anayurdu Akdeniz havzasıdır. İ00 kadar keten türü olup bu türlerden bazısı ülkemizde yetişmektedir. Bunlardan Yabani ketenin (L. angustifolium) kültüre alınmasıyla elde edilen Keten bitkisi (L. usitatissimum) konumuzla en…
    Read 2976 times Read more...
  • Korkularla Yüzleşmek
    Korkularla Yüzleşmek Korkularla Yüzleşmek Çocuklar; karanlık, hayaletler, yalnız kalmak, hırsızlar, şimşekli sağnak gibi pek çok şeyden korkar. Etraf karanlık ve aklınız hareket halindeyken cesur olmak kolay değildir.
    Read 1431 times Read more...
  • Cilt Alt Tonunuza En Uygun Saç Rengini Biliyor Musunuz?
    Cilt Alt Tonunuza En Uygun Saç Rengini Biliyor Musunuz? Cilt alt tonuna uygun saç rengini seçmek, cildi daha sağlıklı ve güzel gösteriyor. Sıcak mıyım yoksa soğuk mu hatta nötr mü? Saçımı sarı renge boyayacağım ama bana yakışır mı? Cildimi solgun göstermeyen kızıl renk hangisi? Sorularının cevaplarını arıyorsanız MOS Kuaförleri’nin…
    Read 343 times Read more...
  • Simit Sarayı’ndan Farklı Konseptlerde Yeni Mağazalar
    Simit Sarayı’ndan Farklı Konseptlerde Yeni Mağazalar DERS ARASINA KÜÇÜK BİR SİMİT SARAYI MOLASI Simit Sarayı Nişantaşı Üniversitesi’ndeki 261 metrekarelik iç ve dış ferah alanı şık tasarımıyla kampüs hayatına günün her saatinde renk katıyor. Günün her saati için öğrenciler için oldukça pratik keyifli atıştırmalık sunarken öğle saatleri…
    Read 695 times Read more...
  • Güneş Çarpmasına Karşı Mutlaka Tüketin!
    Güneş Çarpmasına Karşı Mutlaka Tüketin! Dr. Fevzi Özgönül, güneş çarpmasının bol su içerek engellenebileceğini söyledi. Dr. Fevzi Özgönül, “Uzun ve soğuk geçen bir kışın ardından bunaltıcı ve kavurucu sıcaklar kapımıza geldi dayandı. Sıcak havalardaki en büyük sorunumuz susuzluktur. Vücudumuzun büyük bir çoğunluğu sudan oluşur. Bu…
    Read 804 times Read more...
  • At Kestanesi
    At Kestanesi Orjinal Adı Aesculus hippocastanum Atkestanesigiller familyasının örnek bitkisidir. Kuzey Yarıküre'de yetişen Aesculus cinsi, kışın yapraklarını döken 25 kadar ağaç ya da çalı halindeki bitki türünün ortak adı atkestanesidir. Bunlardan konumuzla en çok ilgili olan, Koca atkestanesi ya da Beyaz çiçekli…
    Read 3085 times Read more...
  • Elinizden Bırakamayacağınız Bir Gerilim Romanı Bataklık Kralı’nın Kızı
    Elinizden Bırakamayacağınız Bir Gerilim Romanı Bataklık Kralı’nın Kızı Amazon ve GoodReads okurlarından tam not alan Bataklık Kralı’nın Kızı, Altın Kitaplar etiketiyle raflardaki yerini aldı. Karanlık bir masalın içinde baba ile kızın “av-avcı” ilişkisine dönüşen macerasını anlatan Bataklık Kralı’nın Kızı, psikolojik gerilim romanı sevenleri soluksuz bırakacak. Geçmişini şekillendiren ve…
    Read 420 times Read more...
  • Sevgililer Gününde Yulafla Güzelleşin
    Sevgililer Gününde Yulafla Güzelleşin Özel Elit Polikliniği Hekimlerinden Dermatoloji Uzmanı Dr.Şerafettin Saraçoğlu , '14 Şubat Sevgililer Günü sevdiğinize olan aşkınızı ve sevginizi göstermenin yanında, olabildiğince en iyi görünmenizi gerektiren bir gündür ' dedi.
    Read 1173 times Read more...
  • 10 Yaş Daha Genç Görünmek İstiyorsanız...
    10 Yaş Daha Genç Görünmek İstiyorsanız... Eğer 40’lı yaşlarda hala 30’unda göstermek istiyorsanız, Op. Dr. Bülent Cihantimur’un bazı önerileri var... 30' lu yaşlar tüm kadınların kendilerini bulmaya başladıkları dönem olarak nitelendirilir. Ayakları yere daha sağlam basmaya başlayan, farkındalığı artan kadınların aynı güzelliği ve öz güveni görünüşlerinde…
    Read 1290 times Read more...
  • Brokoli
    Brokoli Lifli yapısı dolayısıyla vücudun dostu olan brokoli, özellikle prostat ve idrar yolu rahatsızlıklarında oldukça faydalıdır... Ülkemizde son yıllarda tüketimi giderek artan ve Latince ismi Brassica olerace olanbrokoli, aslında Anadolu’da yetiştirilebilecek bir sebzedir. Anavatanı İtalya olan bitki, 20. yüzyılın başlarında ABD’ye…
    Read 3992 times Read more...
  • Kronik Böbrek Hastalığının 6 Risk Faktörünü Önemseyin
    Kronik Böbrek Hastalığının 6 Risk Faktörünü Önemseyin Kronik böbrek hastalarının yaklaşık %40’ını şeker hastaları, %30’unu da hipertansiyon hastaları oluşturuyor. Kronik böbrek yetmezliği için risk altındaki kişilere yönelik düzenli tarama ve etkin tedavi ile hastalığın ilerlemesi önlenebiliyor. Böbrek yetmezliğinin, her yaşta ve cinsiyette oluşabildiği bilinse de, özellikle 40…
    Read 358 times Read more...
  • Maydanoz
    Maydanoz Orjinal Adı Petroselinum sativum Maydanozgiller familyasının örnek bitkisidir. Anayurdu Akdeniz havzası olup yurdumuzun hemen hemen her yerinde yetiştirilen, iki yıllık dayanıklı otsu bitkidir.
    Read 3108 times Read more...
  • Diz Üstü Morluklara Dikkat!
    Diz Üstü Morluklara Dikkat! Bugün birçoğumuz telefonsuz bir hayatı hayal bile edemiyoruz. Tablet gibi ürünleri artık 2 yaşındaki çocukların bile elinde görmeyi neredeyse kanıksamış durumdayız. Bunların yanında bilgisayar, televizyon gibi birçok elektronik aletin yarattığı manyetik kirlilik; genetiği değiştirilmiş gıdalar, böcek öldürücü pestisitlerin kullanımı, paketlenmiş…
    Read 166 times Read more...
  • Kurban Bayramı’nda Bu Hastalık Artıyor!
    Kurban Bayramı’nda Bu Hastalık Artıyor! Kurban Bayramı’nı kimileri evde, kimileri tatilde karşılayacak… Kurbanlıklar kesilecek, birçok evde kavurma sofralardaki yerini alacak… Ancak aman dikkat! Acıbadem Kadıköy Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Suna Yapalı, Kurban Bayramı’nda uygunsuz şartlarda kesilmiş kurbanlıkların bulantı, kusma ve ishal ile seyreden sindirim…
    Read 329 times Read more...
  • GENÇLER DİKKAT: Kalp "Şakaya" Gelmez!
    GENÇLER DİKKAT: Kalp "Şakaya" Gelmez! Kalp krizi günümüzde gençlerde daha sık görülmeye başladı. Uzmanlar gizli kalp hastalıklarına dikkat çekerken uyarıyor: “Korku evleri, bilgisayar oyunları, futbol maçları, sosyal medyada takipçi kazanmak için yapılan şakalar, aşırı heyecana yol açarak krizi tetikleyebilir!” Zaman değişti, hastalıkların yaşı da öyle……
    Read 120 times Read more...
  • Türkiye’de Sadece İzmir’de Uygulanan Elektrokemoterapi İle 4. Evrede Cilt Kanserini Yendi
    Türkiye’de Sadece İzmir’de Uygulanan Elektrokemoterapi İle 4. Evrede Cilt Kanserini Yendi Türk doktorların cilt kanserinin son evresindeyken iyileştirdiği 37 yaşındaki İzmirli Alper Kurt, tedavi sürecini dünyadan Primo 2018 Türkiye İmmunoterapi Kongresi için ülkemize gelen kanser uzmanlarına anlattı. Türkiye’de sadece İzmir’de uygulanan elektrokemoterapi ile kanseri yenen Alper Kurt, “Dışarıda akan bir hayat…
    Read 307 times Read more...
  • Bembeyaz Dişler İmkansız Değil!
    Bembeyaz Dişler İmkansız Değil! Bembeyaz dişler, herkesin hayalidir. Çay, kahve, sigara gibi günlük hayatta çok fazla tüketilen alışkanlıklar, diş sararmalarına sebep olabilirken kişinin genetik yapısı da, diş renginin oluşmasında etkilidir. “Diş beyazlatma işlemleri, hekim kontrolünde yapıldığı zaman hızlı ve kalıcı sonuçlar elde edilebilmektedir” diyen…
    Read 213 times Read more...
  • Tansiyonu yükselten besinler
    Tansiyonu yükselten besinler Hipertansiyon günümüzde sıklıkla rastlanan bir hastalıktır ama tansiyon hastalarının beslenmelerine gereken önemi göstermedikleri sonrasında oluşan komplikasyonlardan dolayı bilinmekte. Hipertansiyon eğer dikkat edilmezse böbrek hastalıklarına, kalp krizlerine hatta felce dahi neden olabilmektedir. Bu nedenle tansiyonla yaşamayı öğrenmek, hastalığa özgü diyetisyen kontrolünde…
    Read 1850 times Read more...
  • İkinci Beynimiz Bağırsaklar
    İkinci Beynimiz Bağırsaklar Bağırsak ve beyin anne karnındaki gelişim aşamasında, aynı dokunun bölünmesi sonucu oluşmuştur. Bu yüzden bağırsaklar hem fizyolojimizi hem de psikolojimizi etkilemektedir ve ikinci beynimiz olarak kabul edilmektedir.Bağırsaklarda 100 trilyondan fazla yararlı ve zararlı mikrorganizma bulunmaktadır. Bağırsak mikrobiyotasının üçte biri tüm…
    Read 411 times Read more...
  • Erkekler Online Flörtte Emojileri Kadınlardan Daha Çok Kullanıyor
    Erkekler Online Flörtte Emojileri Kadınlardan Daha Çok Kullanıyor Tanışma uygulaması happn’ın yakın zamanda kullanıcı profillerinde gerçekleştirdiği araştırmaya göre online flörtte en çok romantizmin simgesi olan kalp emojisi ️ kullanılıyor. Ayrıca erkekler kendilerini tanıtırken yüzde 64,30 oranıyla kadınlara göre daha çok emoji kullanıyor. Hoşlandığınız kişinin karakterini anlamak için dış…
    Read 222 times Read more...
  • Kanserden Korunmak İçin 9 Öneri
    Kanserden Korunmak İçin 9 Öneri Kanser, dünyada ve Türkiye’de yaşamı tehdit eden nedenler arasında, kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alıyor. Dünyada her yıl ortalama 14 milyon, Türkiye’de ise 150 bin kişi kansere yakalanıyor. Kanserin önemli bir bölümünü ortadan kaldırmak ve kanserden korunmaksa,…
    Read 308 times Read more...
  • Sağlığınıza sağlık katacak besinler
    Sağlığınıza sağlık katacak besinler Diyetisyen Gizem Şeber, bilimsel olarak olumlu etkileri kanıtlanmış besinleri sıralıyor... Her sene farklı bir besinin mucize ilan edildiği şu günlerde, şehir efsanelerine kanmayıp bilimsel olarak olumlu etkileri kanıtlanmış besinlere beslenmenizde daha fazla yer yermek sağlığınızı olumlu etki sağlayabilir. Diyetisyen &…
    Read 1537 times Read more...
  • Tüp Mide Ameliyatı İle Hayata Döndü
    Tüp Mide Ameliyatı İle Hayata Döndü Emsey Hospital’ın Genel Yoğun Bakım bölümünde yardımcı personel olarak çalışan Erol Işık’ın aşırı kiloları yüzünden kâbusa dönen hayatı, tüp mide ameliyatı sayesinde normale döndü. Işık, 1 yılda, 135 kilodan 70 kiloya düştü Hareketsiz yaşam tarzı ve düzensiz yemek yeme alışkanlıkları…
    Read 333 times Read more...