kadinlarguzeldir.com

Eşleri Allah Rasulüne (SAV) Nasıl Davranırdı?

Yüce Yaratıcı’nın insanlığa en son rehber olarak gönderdiği Allah Resûlü’nün (s.a.s.) ve ailesinin hayatı, Müslümanlar için güzel misâllerle doludur. Bu güzel misâllerden biri de ezvâc-ı tâhirâtın Efendimiz’e (s.a.s.) karşı davranışlarıdır. Zira onları eğiten, yetiştiren, onlara hayatın her alanında nasıl davranılması gerektiğini öğreten bizzat Resûlullah’ın (s.a.s.) kendisidir. Kendisidir; zîrâ O’nun en yakın ve müdavim talebeleri, o kutlu hanenin sakinleri olan ezvâc-ı tâhirâttır. Bu makalede, Kur’ân-ı Kerîm’in, annelerimiz olarak takdim ettiği Resûlullah’ın (s.a.s.) eşlerinin, O’na karşı davranışları, münasebetleri ve O’nunla nasıl geçindikleri gibi hususlar ele alınacak, böylece mü’min kadınlar için, ideal bir eş olmanın mükemmel örnekleri sergilenmiş olacaktır.

 

1. Eşleri, Resûlullah’ın (s.a.s.) yakınlarına her türlü iyiliği yaparlardı

Evlilik, sadece iki kişinin beraberliğini değil, en yakın ve dar daireden en uzak ve geniş daireye kadar pek çok insanın yakınlaşmasını, birbirleriyle akraba olmasını da temin eder. Eşlerin anne-babası, dayı, hala, teyze, onların çocukları… derken geniş bir aile meydana gelmiş olur. İşte bu geniş ailede her iki tarafın herhangi bir ayrıma gitmeden, birbirinin akrabasını kendi akrabası gibi bilmesi, saygı ve sevgi göstermesi gerekir. Günümüzde parçalanan evliliklere bakıldığında, bunun temel sebeplerinden birinin bu olduğu görülür. Hanım, eşinin baba ve annesini kendi öz baba ve annesi; bey de hanımının ebeveynini kendi baba ve annesi görmelidir. Böyle bir davranış, eşlerin birbirlerine karşı sevgi ve saygılarının bir belirtisi olduğu gibi bu sevgi ve saygının daha da artmasına bir vesiledir. Zira bir kişinin sevdiğinin sevdiği, o kişinin de dostu ve sevdiği konumundadır.

Bu konuda Allah Resûlü’nün (s.a.s.) vefalı eşi Hz. Hatice, Efendimiz’e (s.a.s.) sevgisini, O’nun yakınlarına gösterdiği iyiliklerle ortaya koymuş, O’nun hatırına akrabalarını da sevmiş, onların yardımlarına koşmuş ve onlara eşinden dolayı ayrı bir değer vermiştir.

Vefa insanı Allah Resûlü (s.a.s.), düğününe süt annesi Halime’yi de davet etmeyi unutmamıştı. Bu buluşmada Hz. Hatice kayın validesi konumunda bulunan Halime’ye oldukça fazla ilgi göstermişti. Hattâ düğünden sonra süt oğlu Muhammed’i (s.a.s.) görmeye geldiği zaman, Hz. Hatice ona çok sayıda dişi deve hediye etmişti. Bu yüzden, yaşlı kadın yuvasına minnet ve şükran duyguları ile dönmüştü. Bu iyilik sadece o günden ibaret kalmamıştı. Halime, bir defasında kuraklık yüzünden çektiği sıkıntıları anlatmak için Hz. Hatice’nin yanına geldiğinde, bu defa da Hatice Vâlidemiz ona 40 koyun ile bir binek devesi hediye etmişti.1

Halime evine kendisine Hz. Hatice tarafından hediye edilen deve ve koyunlarla dönüyordu. Hz. Hatice’nin iyilik yaptığı, eşinin öz annesi değil, çocukken ücret karşılığında süt emzirdiği bir sütanneydi. Sütanneye bu kadar iyi davranan, hediye veren Hz. Hatice Vâlidemiz, kim bilir eşinin öz annesini görseydi, ona nasıl davranır, nasıl saygı gösterir ve eşine olan sevgisini ona karşı hangi iyiliğiyle zirveye taşırdı!

Hz. Hatice Vâlidemiz’in konuyla alâkalı diğer bir örnek davranışı da Hz. Ali’yi yanına almasıydı. Allah Resûlü (s.a.s.), dedesi Abbdulmuttalip vefat edince, Hz. Ali’nin de babası olan amcası Ebû Talip’in yanında hayatını geçirmişti. O Ebû Talip ki, maddî durumu çok da iyi olmamasına rağmen Resûlullah’ı (s.a.s.) yanına almış, O’na kendi evlâtlarından daha fazla alâka ve sevgi göstermiş, yetimliğin verdiği sıkıntıları yaşatmamaya son derece gayret sarfetmişti. Daha doğrusu candan bir baba ve hâmî olmuştu. Resûlullah (s.a.s.) evlenince, Hz. Hatice’nin servetiyle insanlara sahip çıkmak ve gönüllere girmek için geniş imkânlara sahip oldu.

Vefa insanının kendisine gösterilen vefayı unutması zaten söz konusu olamazdı. Amcası oğlu Ali’yi yanına almayı, onun ihtiyaçlarını üstlenmeyi istiyordu. Böylece amcasının iyiliklerinin karşılığını vermiş, yakın bir akrabasının elinden tutmuş olacaktı. Allah Resûlü’nün bu niyetini öğrenen saygılı ve vefalı eş, gönülden bir istekle hemen Hz. Ali’yi evine getirmesini söyledi. Allah Resûlü de henüz küçük bir çocuk olan Hz. Ali’yi yanına aldı ve ona bir baba şefkatiyle hâmîlik yaptı.

Aslında, Hz. Hatice böyle bir durumu -gayet tabiî olarak- kabul etmeyebilirdi. Fakat karşılıklı sevgiye dayalı ve birinin sevdiğini diğerinin de sevmesine bağlı bir evlilik hayatının gereği olarak, o büyük kahraman hanım eşinin arzularını kendi arzularıyla aynileştiriyor ve bir mânâda onda fânî oluyordu. Pek çok faziletinin yanında bu davranışları da onu, dünyanın en şerefli makamına çıkarıyordu.

2. Sevdikleri bir şeyi gördüklerinde hediye ederlerdi

Hediyeleşme, eşler arasındaki sevgiyi ziyadeleştirir. Zaten Allah Resûlü (s.a.s.) de hediyeleşmeyi tavsiye ederek, dikkatleri onun sevgi arttırıcı rolüne çekmektedir. Hz. Hatice zengin olduğundan -o günün Arabistan’ında yaygın olduğu şekliyle- köleleri vardı. Bunlardan Zeyd b. Harise’yi Allah Resûlü (s.a.s.) çok sevmişti. Hz. Hatice, Resulullah’ın (s.a.s.) Zeyd’i çok sevdiğini hissedince, ona hediye etti. Allah Resûlü de Zeyd’i hürriyetine kavuşturarak kendisine evlât edindi. Bundan sonra herkes Zeyd’e (r.a.) Resulullah’ın oğlu nazarıyla bakıyordu. Bu davranışıyla vefalı eş, sevgisini bir defa daha göstermiş oluyordu.

3. Sıkıntılar karşısında teselli ederlerdi

Hayat, imtihanlarla doludur. İnsan karşılaştığı sıkıntıları zaman zaman biriyle paylaşma ihtiyacı hisseder. Acılar paylaşıldıkça azalır, dertler teselli edilince diner. İmtihanların en ağırı, en büyüğü şüphesiz Hz. Peygamber’in imtihanıydı. Allah Resûlü (s.a.s.) gerek peygamberliğin başlangıcındaki sıkıntılarda, gerekse daha sonra kavmi tarafından değişik vesilelerle ağır hakaretlere maruz kaldığında, en sıcak ilgi ve teselliyi eşi Hz. Hatice’de buluyordu.

Nitekim Allah Resûlü (s.a.s.) Hira’da Cibril’le ilk defa karşılaşıp, “Oku!” emrini alınca, kalbi ürpererek eve dönmüştü. Allah Resulü, Hz. Hatîce’ye: “Kendimden endişe ediyorum.” deyince, o vefalı eş, Resûlullah’ı (s.a.s.) samimi ve güzel sözlerle teselli etmişti. (Buharî, Bed’ül-Vahy 7)

Efendimiz’in Peygamberliğin ağır yükü karşısında en büyük yardımcısı yine Hz. Hatice’ydi. O büyük hanım, Resûlullah’ı (s.a.s.) teselli ediyor, O’na büyük bir şefkatle yaklaşıyor ve devamlı O’nun yanında bulunarak ilk günlerdeki heyecan ve korkuyu atlatmasını sağlıyordu. Aslında bu, Hz. Hatice’nin büyüklüğünü gösteriyordu. Böyle bir durumda başka biri eşine karşı gelebilir, ondan uzaklaşabilir, hattâ onun karşısında yer alabilirdi.

Allah Resûlü (s.a.s.) hem risaletin ağır yükü hem de Mekkelilerin çeşitli sözlü ve fiilî sataşmaları karşısında sığınacak yer olarak Hz. Hatice’yi buluyordu. Zaten Allah Resûlü’ne ilk olarak o inanmıştı.

4. Resûlullah’a (s.a.s.) maddî destek olurlardı

Servet, Allah’ın insanlara imtihan için verdiği bir vasıtadır; bazı kimselerin Cennet’e girmesine vesile olduğu gibi, bazılarının da yerin dibine batmasına sebeptir. Hz. Hatice’nin serveti hayırlı bir yolda harcanıyordu. Allah Resûlü (s.a.s.) bu serveti önce İslâm’ı anlatmak için kurduğu ve insanları davet ettiği sofralarda, köleleri efendilerinden alıp hürriyete kavuşturmada, çoğu fakir olan Müslümanların ihtiyaçlarını gidermede, özellikle de zalim Mekkelilerin muhasara yapıp, her şeyi yasakladıkları yıllarda “Şi’b-i Ebi Talip” tepesinde mecburî ikamete maruz bırakılan Müslümanların yardımına koşmada harcadı. Allah Teâlâ, helâl olan bu serveti, belki de en mukaddes yolda harcatıyordu. Zaten haram olan bir servet, böyle mukaddes bir yolda harcanamazdı!

Hz. Hatice Vâlidemiz’in o büyük servetinden, peygamberliğin daha ikinci veya üçüncü senesinde, neredeyse bir şey kalmamıştı. O koca servet, İslâm’ı tebliğ yolunda âdetâ eriyip gitmişti.

5. Üvey çocuklarına bir öz anne gibi bakarlardı

Hz. Hatice Vâlidemiz vefat ettiğinde arkada yetimler bırakmıştı. Bu yetimlerin içinde gelecekte büyük velilere analık yapacak Hz. Fatıma da vardı. Daha sonra evlendiği eşleri, Resûlullah’ın (s.a.s.) yetimlerine kendi öz evlâtları gibi bakıyor ve ihtimam gösteriyorlardı.

Meselâ Allah Resûlü’nün (s.a.s.) Sevde Vâlidemiz’le nikâhı Mekke’de iken kıyılmıştı. Aynı zamanda Sevde Vâlidemiz’in de yetimleri vardı. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de bu yetimlere, hiçbir ayırım yapmadan kendi öz çocukları gibi muamele ediyordu. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), eşlerinin yetimlerine öz evlât olarak baktığı gibi, onlar da Resûlullah’ın (s.a.s.) yetimlerine öz anne gibi davranıyor, onlara annelerinin yokluğunu hissettirmemeye gayret ediyorlardı. Sevde Vâlidemiz hayatı boyunca bu konuda örnek olmuş, Efendimiz’in (s.a.s.) çocuklarına annelik yapmış ve onlara asla annelerinin yokluğunu hissettirmemiştir. Zaten hissettirmesi de mümkün değildi. Zira onlar, Kâinat’ın Efendisi’nin evlâtlarıydı. O mübarek kadın, eşine olan sevgisini, belki de eşinin çocuklarına olan mükemmel şefkatiyle izhar ediyordu.

6. Meydana gelen kırgınlıklarda hemen ayrılmayı düşünmezlerdi

İnsanların söz veya tavırlarında zaman zaman nahoşluklar olabilmektedir. Sabır da, esasen böyle zamanlarda gösterilir. Resulullah’ın (s.a.s.) eşleri arasında nadiren de olsa küçük memnuniyetsizlikler olabiliyordu. Ancak onlar hiçbir zaman bunu, uzun süreli kırgınlığa, meseleyi derinleştirmeye dönüştürmüyor; ayrılma gibi son derece sevimsiz bir noktaya taşımıyorlardı. Hangi mülâhaza ile olduğunu bilemediğimiz bir hâdise karşısında Allah Resûlü (s.a.s.), Sevde Vâlidemiz’i boşamak istemişti. Sevde Vâlidemiz bunu duyunca beyninden vurulmuşa döndü. Ve hemen Allah Resûlü’nün (s.a.s.) huzuruna koştu. Hattâ araya vasıtalar koydu ve yalvarırcasına şöyle dedi:

“Ey Allah’ın Resûlü! Sen’den dünyalık hiçbir şey beklemiyorum. Bana ayırdığın bir günü de Aişe’ye verdim. İstersen ömür boyu benim hatırımı sormak için dahi yanıma uğrama. Ama ne olur beni nikâhın altında bulunmaktan mahrum etme! Ben âhirete de Sen’in nikâhlın olarak gitmek arzusundayım. Başkaca da hiçbir düşüncem yok.” (Heysemî, Zevâid, 7/246) Onun bu arzusu Allah Resûlü (s.a.s.) tarafından kabul edildi ve Sevde Vâlidemiz ezvâc-ı tâhirâttan biri olarak kaldı.

7. Resûlullah’a (s.a.s.) asla zorluk çıkarmazlardı

Tevazu Âbidesi’nin evi, oldukça sadeydi. Zira O (s.a.s.), toplumundaki en sade hayatı yaşayan kişiydi. İsteseydi en lüks bir hayatı tercih edebilirdi. Ancak asıl yaşanacak yerin âhiret yurdu olduğunu çok iyi biliyor ve buna göre hayatını şekillendiriyordu. Bir de o kutlu ev, kıyamete dek gelecek bütün mü’minlerin örnek alması gereken bir ev olacaktı. Dolayısıyla oldukça sade ve basitçeydi. Bu mutlu ev -bizlerin bugün zannettiği gibi- fizikî bakımdan şatafatlı, içi değerli eşyalarla dayalı döşeli, içinde lüks ve konforun bulunduğu bir ev değildi.

Duvarları kerpiçten, çatısı da hurma dallarındandı. Ancak içindekiler, dünyanın en mutlu insanıydı. Zaten saadet ve mutluluğun kaynağı da, sahip olunan kıymetli eşyalar değildi. Öyle olsaydı, günümüz dünyasının insanı, konforun her türlüsüne sahip olduğu hâlde, mutsuz olmazdı, evlilikler kısa bir süre sonra kâbusa dönmezdi, mahkemeler boşanma davalarıyla dolup taşmazdı.

Ümm-ü Seleme Vâlidemiz (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.s.) ile evlendiğimde Zeynep binti Huzeyme’nin odasına yerleştim. Orada bir toprak çanak -içinde biraz arpa-, bir el değirmeni, taştan yapılmış bir çömlek ve ayrıca başka bir çömlek buldum. Çömleğin içerisinde erimiş birazcık yağ vardı. O arpayı alıp el değirmeninde öğüttüm. Sonra onu çömlekte bulamaç yaptım. Biraz da içine yağ katıp bir yemek yaptım. İşte bu yemek Resûlullah (s.a.s.) ile ev halkının düğün gecesi yemeği oldu.2

Hz. Ömer (r.a.), kızı Hz. Hafsa’ya Resûlullah’ın (s.a.s.) ev hayatını sormuştu:

“Allah’ın Resûlü’nün giydiği en kıymetli elbise neydi?”
“İki tane renkli elbisesi vardı. Elçileri onlarla karşılar, cuma hutbelerini bunlarla okurdu.”
“Peki yediği en iyi yemek neydi?”
“Bizim yediğimiz ekmek, arpa ekmeği idi. Ekmek sıcak iken yağ sürer, yumuşatırdık. Bunu güzel bulduğumuz için misafirlerine de ikram ederdik.”
“Senin yanında kaldığı zamanlar, yerde yaygı olarak kullandığınız en geniş, en rahat yaygı neydi?”

“Kalınca kumaştan yapılmış bir örtümüz vardı. Yazın dörde katlar, altımıza yayardık. Kış gelince de, yarısını altımıza yayar, yarısını da üstümüze örterdik.”3

Mutluluk kanaatte, dünyaya dünya kadar ehemmiyet vermede, ebedî yurt âhirette de beraber olacaklarına inanmalarındaydı. Zaman zaman küçük bazı kırgınlıklar olsa da: “Önemli değil, bu da geçer! Bu da insandır!” deyip meseleyi büyütmemelerindeydi. İşte Resûlullah’ın (s.a.s.) o mümtaz eşleri, bu şartları paylaşıyorlardı; ama bir itirazları olmuyordu; kanaat, en büyük zenginlikleriydi. Zaten asıl zenginlik de kanaat değil miydi?

8. O’nu kırmamaya özen gösterirlerdi

Resûlullah’ın (s.a.s.) eşlerinin de birer insan olarak zaman zaman alındıkları durumlar oluyordu. Ancak onlar hiçbir zaman bunları kalblerinin derinliklerine gömmüyorlar ve kalıcı hâle gelmesine müsaade etmiyorlardı. Onlar bu durumdan hemen uzaklaşıyor, asla davranışlarına yansıtmıyorlardı. Fakat o engin firaset sahibi Allah Resûlü (s.a.s.) onların böyle zamanlardaki psikolojilerini çok iyi biliyordu. Bir defasında Resûlullah (s.a.s.): “Ey Ayşe! Ben senin benden ne zaman hoşnut olduğunu ve ne zaman da olmadığını çok iyi bilirim.” buyurdu. Hz. Ayşe (r.anhâ) de:

“Ey Allah’ın Resûlü bunu nasıl bilirsin?” diye sorunca Resûlullah (s.a.s.), “Benden memnun olduğun ve kırgınlığını gizlemeye çalıştığın zamanlarda: “Muhammed’in Rabb’i hakkı için öyle değildir!” dersin. Benden memnun olmadığın zamanlarda da: “İbrahim’in Rabb’i hakkı için öyle değildir!” dersin ve adımı anmazsın.” Davranışlarındaki mânâları bile sezen firaset sahibi Allah Resûlü’nün (s.a.s.) bu mukabelesi karşısında Hz. Ayşe Vâlidemiz (r.anhâ):

“Evet, vallahi aynen dediğin gibidir ey Allah’ın Resûlü! Ancak ben sizden memnun olmadığım sıralarda bile sadece adınızı anmam, yoksa sevginiz daima içimde yaşamaktadır.” (Buharî, Nikah 108) buyurarak, sevgisinin hiçbir zaman kalbinden çıkmadığını ifade etmiştir.

9. O’nu (s.a.s.) anne-babalarına tercih ederlerdi

Peygamberini sevmek, O’na itaat etmek, O’na yapılan hakaretleri sanki kendisine yapılıyormuş gibi kabul etmek ve makul ölçüler çerçevesinde bunlara cevap vermek mü’min olmanın gereklerindendir. Allah Resûlü’nün (s.a.s.) eşleri bu konuda da örnek davranışlar sergilemişlerdir.

Bir Yahudi, Peygamber Efendimiz’in yanına gelerek “es-Selâmü aleyküm” der gibi yapmış, fakat, “es-Sâmü aleyküm”demişti. İbrânî dillerinde, “sâm” ölüm demekti; “es-Sâmu aleyküm” ise, “Ölüm sizin üzerinize olsun, canınız çıksın!”mânâsına gelmekteydi. Onun maksadını anlayan Hz. Ayşe Vâlidemiz duramayıp, “Ölüm, gazap ve lânet sizin üzerinize olsun; Allah canınızı alsın!” diyerek ziyadesiyle mukabelede bulunmuştu. (Buharî, Edeb 35, 38)

Diğer bir örnek de Ümmü Habibe Vâlidemiz’in, babasına karşı Resûlullah’a (s.a.s.) gösterdiği sevgi ve saygıdır. Babası Ebû Süfyan, Resulullah’ın (s.a.s.) Hudeybiye Anlaşması’nın süresini uzatması için Medine’ye gelir. Ancak haksız oldukları için hiç kimse onunla görüşmek istemez. Mekke’nin temsilcisi yalnız başına kalır. “Acaba kızım bana aracılık yapar da O’nunla (s.a.s.) görüşmemi sağlar mı?” düşüncesiyle kızının evine gider. Eve girince Resulullah’ın (s.a.s.) üzerinde yattığı yatağın üzerine oturmak ister. Ancak hemen Ümmü Habibe Vâlidemiz yatağı toplar. Ebû Süfyan kızının bu davranışı karşısında şaşırır ve sorar:
“Kızım yatağı mı babana layık görmedin, yoksa babanı mı yatağa layık görmedin?” Ümmü Habibe’nin (r. anha) cevabı müthiştir. Zira Resûlullah (s.a.s.), onun gözünde her şeyin ötesindedir. Şöyle der: “Bu yatak Resulullah’ın (s.a.s.) yatağıdır. Sen ise müşrik bir insan olduğundan necissin.” Bu müthiş söz, Ebû Süfyan’ı beyninden vurmuş ve: “Kızım benden sonra ne kadar da değişmişsin!” demişti.4

10. Dünyaya karşı O’nu tercih ederlerdi

Dünya, evi olmayanın evi, malı olmayanın malıdır ve gerçek mânâda aklını kullanmayanlar, yatırımlarını ancak ona yaparlar. Resûlullah’ın (s.a.s.) mübarek eşleri, böyle bir dünya karşısında Resûlullah’ı tercih ediyorlardı. Zaman zaman dünyaya karşı içlerinde bazı istekler olsa da, Efendimiz’in (s.a.s.) gösterdiği ideal ufku hemen anlıyor ve durmaları gereken yerde duruyorlardı.

Hicretin 5. yılından sonra, Müslüman toplumunun maddî şartları nispeten iyileşmişti. Ezvâc-ı tâhirât da bu refahtan biraz istifade etmek istiyordu. Hz. Peygamber (s.a.s.) isteseydi bunları temin ederdi. Fakat o zühd prensibini ve yoksul Müslümanların hayat standartlarını esas aldığından, ilahî irşadla buna razı olmadı. Hattâ ciddî bir imtihan geçirdi. Âyetlerin talimatıyla bütün eşlerini boşamak durumu ile karşı karşıya geldi. Eşlerini, alışageldikleri sade hayata devamla boşanma arasında muhayyer bıraktı. Onlar neticede dünya refahını değil, Hz. Peygamber’le (s.a.s.) olan beraberliği tercih ettiler.

Hz. Cabir b. Abdullah’tan rivayet edilen bir hadîse göre: “Bir gün Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (r.a.), Efendimiz’i (s.a.s.) ziyaret ettiler. Hanımlarının çevresinde oturduğunu ve Hz Peygamber’in de (s.a.s.) sessiz olduğunu gördüler. Efendimiz (s.a.s.), Hz. Ömer’e (r.a.) hitaben: “Gördüğün gibi çevremde oturuyorlar ve benden harcamaları için para istiyorlar.”dedi. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir ve Ömer (r.a.) kızlarını azarladı ve: “Niçin, Nebî’yi (s.a.s.) üzüyor ve sahip olmadığı şeyleri O’ndan istiyorsunuz?” dediler.

Allah Resûlü (s.a.s.) ilk defa Hz. Ayşe Vâlidemiz’i çağırdı ve ona: “Seninle bir şey görüşmek istiyorum ama, baban ve annenle konuşmadan karar vermekte acele etme.” dedi. Sonra da mevzunun başında zikrettiğimiz âyeti ona okudu. Hz. Ayşe’nin cevabı tam sıddîk babanın, sıddîka kızına yakışır şekildeydi: “Ya Resulallah! Ben ana ve babamla bu mevzuda mı konuşacağım? Vallahi, ben Allah ve Resûlü’nü tercih ediyorum.” dedi.

Daha sonrasını Vâlidemiz şöyle anlatıyor: “Allah Resûlü hangi hanımıyla konuştuysa, hepsinden aynı cevabı aldı. Bu hususta hiç kimse farklı bir mütalâa beyan etmedi. Ben ne demiş isem onlar da aynı şeyi söylediler…”5

Rivayetten de anladığımız üzere Resulullah’ın (s.a.s.) eşleri, birer insan olmaları hasebiyle durumlarının iyileştirilmesini istemişler. Resûlullah (s.a.s.) da onların bu isteklerini uygun bulmamış, âyetlerle de olmaları gereken yerde durmaları istenmiştir.

Burada gerek Hz. Hafsa Vâlidemiz’in, gerekse babası Hz. Ömer’in (r.a.) durumu da oldukça önemlidir. Hafsa Vâlidemiz dünya karşılığında Resûlullah’ı (s.a.s.) tercih etmiştir. Çünkü o Hz. Ömer gibi bir babanın kızıdır. Hem öyle bir babadır ki, yukarıdaki rivayette de gördüğümüz gibi, kızını azarlamış, hattâ bir ceza verilmesi gerekirse bizzat kendisinin vereceğini bildirmiş ve Resûlullah’a (s.a.s.), boşayacaksa bile son derece rahat olmasını söylemiştir. Bu da ideal bir babanın göstermesi gereken son derece mükemmel ve örnek bir davranıştır; özellikle de günümüz insanının ders alması gereken bir davranış.

Hz. Meymune Vâlidemiz, kendisini Resûlullah’a (s.a.s.) hibe etmişti. Kâinatın İftihar Tablosu’nun ailesi içinde olma, onun için her şeyden daha kıymetli olduğundan Cenab-ı Hakk’ın kendisine verdiği en tabiî hak olan mehirden bile vaz geçmişti.

11. Vefatından sonra da sevgileri aynen devam etti

Allah Resûlü’nün (s.a.s.) eşlerinin sevgileri, sadece hayattayken değil, aynı zamanda Resûlullah’ın (s.a.s.) vefatından sonra da devam ediyordu. Onlar, Efendimiz’in (s.a.s.) hayatında dikkat ettikleri şeylere vefatından sonra da dikkat ediyorlar, sevmediği şeyleri sevmiyorlar, sanki O (s.a.s.) hayattaymış gibi davranıyorlardı. Meselâ Hz. Ayşe Vâlidemiz, Resûlullah’ın (s.a.s.) vefatından sonra saçlarına kına yakmıyordu. Kendisine bunun sebebi sorulunca da: “Resûlullah (s.a.s.) hayatında kınanın kokusunu sevmezdi.” (Ebu Davud, Tereccül 4) cevabını veriyordu. “Peki şimdi vefat etti” denilince de: “Hayatındayken sevmediğini vefatından sonra yaparsam sadakatsizlik olur.” diyordu.

Netice itibariyle o eşsiz hânenin mümtaz sakinlerinin hayatlarına dikkatle baktığımızda, mutlu bir aile ortamının nasıl sağlanacağının, evliliklerin kırılmalara maruz kalmadan nasıl sürdürülebileceğinin örneklerini görmekteyiz. Günümüz mü’min hanımlarına düşen, bu Cennet sakinleri olan annelerimizin hayatlarını kendilerine örnek alarak, hayatlarını güzellikler içerisinde geçirmeleridir.

Doç. Dr. Muhittin AKGÜL

Dipnotlar
1. Sübülü’l-Hedy ve’r-Reşâd, 1/341
2. İbn Sa’d, Tabakat, 8/92
3. Sübülü’l-Hedy ve’r-Reşâd, 7/97
4. İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-Ğâbe, 7/116
5. Sübülü’l-Hedy ve’r-Reşâd, 11/154

"islamsitesi.net" sitesinden alıntıdır.

Okunma 1939 defa Son Düzenlenme Çarşamba, 28 Ocak 2015 21:05

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

loading...
  • Op.Dr.Ali Naci ÇELİK: MENOPOZ DÖNEMİ VE TEDAVİ SÜRECİ
    Op.Dr.Ali Naci ÇELİK: MENOPOZ DÖNEMİ VE TEDAVİ SÜRECİ Menopoz: En son adet kanamasının görülmesidir. Postmenopoz: Menopozdan yaşlılık dönemine kadar süren 6-8 yıllık süreyi kapsar. Bir kadının postmenopoz olabilmesi için 12 aydır adet görmüyor olması gereklidir. Menopoz yaşı kaçtır? Türkiye'de menopoz yaşı 45,6 + 5,63 olarak saptanmıştır. Türkiye nüfus ve sağlık araştırması verilerine göre Türk kadınının ortalama beklenen yaşam süresinin 67,3 yıl olduğu göz önünde bulundurulduğunda bir kadının ömrünün %24'ünün postmenopozal dönemde geçtiği söylenebilir.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Geniz eti (adenoid) nedir?
    Geniz eti (adenoid) nedir? Üst boğaz adı da verilen geniz boşluğu; burnun arkasında yer alır. Burundan geçen hava genize gelir, buradan boğaza, gırtlağa ve nefes borusuna geçer. Ayrıca geniz boşluğunda orta kulağa hava taşıyan östaki kanalları bulunur. Bu kanallar sayesinde orta kulak basınç değişikliklerinden zarar görmez. Geniz eti (adenoid) geniz boşluğunun üst kısmında (tavanında) bulunan bir savunma dokusudur. Yabancı organizmalar ve mikropları tutar ve onlarla savaşarak, vücuttan uzaklaştırır. Girintili çıkıntılı bir yapıya sahip olan…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • YUMURTALIK (OVER)KİSTLERİ VE TEDAVİSİ
    YUMURTALIK (OVER)KİSTLERİ VE TEDAVİSİ Kist nedir? Kist, etrafı kist duvarı adı verilen doku ile çevrili, sıvı içeren kitledir. Vücutta bütün dokularda kist oluşabilir ancak yumurtalık dışındaki organların kistleri daha çabuk belirti verebilir. Bunun nedeni diğer organlarda meydana gelen kistlerin organlarda fonksiyon bozukluğu yapmasıdır. Yumurtalık kistlerinde ise genelde böyle bir durum söz konusu değildir.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Yeni doğan Sünneti ve Yararları
    Yeni doğan Sünneti ve Yararları ÜROLOJİ BÖLÜMÜ OP.DR.TUNCER ŞENKUL YENİDOĞAN SÜNNETİ HAKKINDA MERAK EDİLENLERİ SİZLER İÇİN AÇIKLIYOR. Yenidoğan sünneti ve Yararları Çocukluk çağında en sık uygulanan cerrahi işlem sünnettir. Bu işlemin doğumdan sonra ilk 30 gün içerisinde yapılmasına da yenidoğan sünneti adı verilir.Son yıllarda Türkiye'de ailelerin bilinç düzeyi ve kültür seviyesinin artması ile de yenidoğan sünnetinde artış olmuştur. Özel Bir Nefes Hastanesi Üroloji Uzmanı Op.Dr.ŞENKUL Yenidoğan sünnetinin yararlarını ise şöyle sıralıyor.
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • Çikolata Kisti Nedir? Belirtileri Nelerdir?
    Çikolata Kisti Nedir? Belirtileri Nelerdir? Çikolata kisti, endometriozis hastalığı sonucunda oluşan bir kist türüdür. Genel olarak endometriozis hastalığı olan birçok kadında çikolata kistine de rastlanır. Yumurtalıklar kadınlar için yumurta üretimi dışında pek çok hormon (andorjen, estrojen, progesteron vb.) salgılayarak çok önemli rol oynarlar. Endometriozisin yumurtalıklarda bulunması da yumurtalığı olumsuz yönde etkilemektedir. Rahim içi zarının, bir başka deyişle endometrium tabakasının rahim dışında (örneğin; karın boşluğunda, yumurtalıklarda veya vücudun herhangi bir yerinde) oluşmasına endometriozis deniyor.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Uzm. Dr. Muhammed BARAN FENİLKETONÚRİ HASTALIĞI
    Uzm. Dr. Muhammed BARAN FENİLKETONÚRİ HASTALIĞI Özel Bir Nefes Hastanesi Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Bölümü Hekimlerinden, Uzm.Dr. Muhammed BARAN 1 Haziran Ulusal Fenilketonüri Günü Olması Sebebi İle Kalıtımsal Bir Hastalık OlanFenilketonuri Hakkında Önemli Açıklamalarda Bulundu.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Ramazanda Beslenme Nasıl Olmalı
    Ramazanda Beslenme Nasıl Olmalı RAMAZAN BAYRAMINDA BESLENME NASIL OLMALI? NELERDEN KAÇINMALIYIZ? Özel Bir Nefes Hastanesi Beslenme Ve Diyetetik Bölümü Diyetisyen Utku Begüm ÖZTÜRKLER Ramazan Bayramına Özel Önemli Açıklamalarda Bulundu! Bayramların en güzel yanı; aile ve akraba ziyaretleri, birlikte oturulan sofralar ve edilen sohbetler. Bu durumun tek sıkıntısı keyifli sohbetler esnasında ikramlardan ne kadar yediğimizi fark edemememiz, normalde yediğimizden çok daha fazla yememiz oluyor. Öyle ki tıka basa yediğimiz yemeğin sonunda hazımsızlık, mide yanmaları ve…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • ZAMAN NEDEN BÜTÜN YARALARI SARMAZ?
    ZAMAN NEDEN BÜTÜN YARALARI SARMAZ? *Bir yerimizi kesersek genelde iyileşir. Bu yüzden ameliyata izin veririz. *Beynimizin iyileşmeye yönelik fiziksel bir mekanizma, bir bilgi işleme sistemi bulunur. *Yararlı şeylere bağlantı yapar, geri kalanını salıverir. *ACI ANILAR, iyileştirici bellek anı ağlarıyla bağlantı yapamaz. Soyutlanmış olarak depolanır. Daha yararlı ve uyumsal bir şeyle bağlantı kurması olanaksız olduğundan anı değişemez. Zamanın bütün yaraları iyileştirememesi bu yüzdendir. Bunlar zamanla donar. İşlenmemiş, acı anılar duygusal ve bazen fiziksel soruların temelini oluşturur.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Uzm.Dr. Muhammed BARAN: Fenilketonuri Hakkında Bilgiler Verdi
    Uzm.Dr. Muhammed BARAN: Fenilketonuri Hakkında Bilgiler Verdi Özel Bir Nefes Hastanesi Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Bölümü Hekimlerinden, Uzm.Dr. Muhammed BARAN Kalıtımsal Bir Hastalık Olan Fenilketonuri Hakkında Önemli Açıklamalarda Bulundu.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Dyt.Utku Begüm ÖZTÜRKLER: DEMİR EKSİKLİĞİ OLANLAR NASIL BESLENMELİ?
    Dyt.Utku Begüm ÖZTÜRKLER: DEMİR EKSİKLİĞİ OLANLAR NASIL BESLENMELİ? Özel Bir Nefes Hastanesi Dyt. Utku Begüm ÖZTÜRKLER; Demir, vücudumuz için temel bir mineraldir ve vücudumuzda üretilmez. Bu nedenle besinler yoluyla yeterli miktarda almamız gerekir. Oksijenin dokulara taşınmasında gerekli olan hemoglobin yapımında gerekli olduğu için oksijen yaşam için ne kadar gerekliyse oksijenin kullanılabilmesi için demir de o kadar gereklidir.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • ÜROLOJİ BÖLÜMÜ OP.DR.TUNCER ŞENKUL: "Yenidoğan sünneti ve Yararları"
    ÜROLOJİ BÖLÜMÜ OP.DR.TUNCER ŞENKUL: "Yenidoğan sünneti ve Yararları" ÖZEL BİR NEFES HASTANESİ ÜROLOJİ BÖLÜMÜ OP.DR.TUNCER ŞENKUL YENİDOĞAN SÜNNETİ HAKKINDA MERAK EDİLENLERİ SİZLER İÇİN AÇIKLIYOR. Yenidoğan sünneti ve Yararları Çocukluk çağında en sık uygulanan cerrahi işlem sünnettir. Bu işlemin doğumdan sonra ilk 30 gün içerisinde yapılmasına da yenidoğan sünneti adı verilir. Son yıllarda Türkiye'de ailelerin bilinç düzeyi ve kültür seviyesinin artması ile de yenidoğan sünnetinde artış olmuştur. Özel Bir Nefes Hastanesi Üroloji Uzmanı Op.Dr.ŞENKUL Yenidoğan sünnetinin yararlarını ise şöyle…
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • Burun estetiğinden sonra yapılmaması gereken 12 şey
    Burun estetiğinden sonra yapılmaması gereken 12 şey Burun estetiğinden (rinoplasti) sonra bakımınıza dikkat etmek, ameliyata hazırlanmak kadar önemlidir. Yeni burnun ve burun kemiklerinin tamamen iyileşmesi altı haftayı bulacaktır. Bu süre içinde hiçbir şeyin ters gitmemesi için fazladan dikkat edip son derece özenli bir bakım uygulamanız gerekmektedir. Estetik Cerrah Op. Dr. Alper Mete Uğurlu, burun estetiğinden sonra yapılmaması gerekenler hakkında şu bilgileri verdi:
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Bitkilerin Gücü İle Sağlıklı Yaşlanın
    Bitkilerin Gücü İle Sağlıklı Yaşlanın Sağlıklı yaşlanmanın ilk koşulu sağlıklı yaşamdan geçiyor. Dengeli beslenme, düzenli spor yapma, iyi ve kaliteli uyku düzeni sağlıklı bir yaşlanmayı getiriyor. Ancak bu standartların ömür boyu korunması gerektiğini altını çizen Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hakan Terekeci, kişinin yaşına, aile geçmişine ve çevresel faktörleri bağlı olarak bazı bitkisel desteklerin de yarar sağlayabileceğini söyledi. Bitkilerin gücünden yararlanarak sağlıklı yaşlanmanın mümkün olduğunu belirterek bazılarını bildiğimiz, bazılarını ise ilk…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Ramazan'ı sporla geçirmek mümkün
    Ramazan'ı sporla geçirmek mümkün MAC Bebeköy eğitmeni Erhan Tügen, Ramazan boyunca spora nasıl devam edilebileceğine ilişkin tavsiyelerde bulundu. Tügen, oruç tutarken spor rutinine devam etmenin önemini vurgularken, “Ramazan süresince spor yapmaya devam etmelisiniz. Sadece yaptığınız egzersizin şiddetini azaltmanız yeterli. Pilates, yoga, reformer pilates, düşük tempolu yürüyüş veya yüzme gibi egzersizleri tercih edebilirsiniz'' dedi Türkiye'nin en büyük spor kulübü zinciri Mars Sportif, 12 adet MAC ve 78 adet MACFit kulübüyle Ramazan'da da herkesi spor yapmaya…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Ramazan’da ayranı sofralardan eksik etmeyin!
    Ramazan’da ayranı sofralardan eksik etmeyin! Teksüt, Ramazan sofralarında gazlı ve kalorili içecekler yerine su ve mineral kaybına en güzel cevabı veren ayranın tercih edilmesini öneriyor. Ayran, 7’den 77’ye her yaştan neredeyse herkesin tüketebildiği, suyla birlikte en sağlıklı içeceklerden biri olarak öne çıkıyor. Ramazan döneminde normal beslenme düzeninden farklı bir düzene geçiliyor, öğün sayısı ve saatleri tamamen değişiyor. Bununla birlikte Ramazanın sıcak aylara denk gelmesi nedeniyle gün boyunca devam eden susuzluğun yanında terleme sonucu mineral kayıpları…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Zayıflarken kalp sağlığınızdan olmayın
    Zayıflarken kalp sağlığınızdan olmayın İnternette veya belirli noktalarda satılan sıvı zayıflama diyetleri hakkında uyarılarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Gökçen Garipoğlu, bu tür diyetlerin kalp ritim bozukluklarına neden olabileceğini ve light ürünlerin belirli düzeyde tüketilmesi gerektiğini söyledi. Yaz aylarının yaklaşmasıyla diyet ürünlerine ilgi artıyor. Çoğunlukla internette satılan sıvı zayıflama ürünlerinin vücuda verdiği zararlar konusunda uzmanlar uyarıyor. Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Gökçen Garipoğlu, diyet konusunda doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN BETA MİKROBUNA DİKKAT!
    ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN BETA MİKROBUNA DİKKAT! Özel Bir Nefes Hastanesi Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Bölümü Hekimlerinden Uzm.Dr.Muhammed BARAN Son Günlerde Sık Görülen ve halk arasında Beta mikrobu diye bilinen Bakteri hakkında halkı bilgilendirmek adına önemli açıklamalarda bulundu.
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • OP.DR.TUNCER ŞENKUL: Prostat Hakkında Bilgiler Verdi
    OP.DR.TUNCER ŞENKUL: Prostat Hakkında Bilgiler Verdi ÖZEL BİR NEFES HASTANESİ ÜROLOJİ BÖLÜMÜ OP.DR.TUNCER ŞENKUL Plazma kinetikle prostat ameliyatı hastanemizde uygulanmaktadır. Yaşlanan erkeğin en önemli problemlerinden biri olan iyi huylu prostat büyümesi (BPH) hastanemizde yeni teknoloji “Plazma Kinetik TUR” yöntemi ile tedavi ediliyor. 50 yaşın üstündeki erkeklerde ürolojik bir rahatsızlık olan prostatın büyümesine bağlı problemler kişinin konforunu bozar ve hayat kalitesini olumsuz etkiler. Prostatın büyümesine bağlı olarak daralan idrar kanalı, hastalığın temel patolojik bozukluğunu oluşturur. Prostatta büyüme…
    in Sağlık Add new comment
  • Kalbe K Vitamini Kalkanı!
    Kalbe K Vitamini Kalkanı! Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Kenan Yıldırım, “Yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, maydanoz, şalgam, bamya, peynir, yumurta gibi besinlerde bulunan K vitamini, damarlar gibi yumuşak dokularda kalsiyumun birikip kireçlenme yapmasını önler. Bu da damarlarda daralmayı engeller” dedi. Bazı yiyeceklerin kalp hastalığı riskini artırabileceğini bilsek de, yeme alışkanlıklarımızı değiştirmek genellikle zordur. Kalp sağlığında beslenmenin rolü çok büyüktür. Kalbinizi korumanın yolu sağlıklı ve doğru besinleri seçmekle başlar. Medical Park Gebze…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Ramazan Ayında da Kas Kütlenizi Koruyun
    Ramazan Ayında da Kas Kütlenizi Koruyun Ramazanda ayında uzun süren açlık ve susuzluk hali düzenli egzersiz ve antrenman yapanlar için zorlayıcı olabiliyor. Değişen beslenme düzenine göre planlanan egzersiz programları ve bol sıvı tüketimiyle bu dönemde var olan kondisyon korunabiliyor. Wellness Medikal Fitness Danışmanı Murat Biçer, Ramazan ayında egzersiz yapılırken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...

Günlük Burç

 

Günlük falınızı Okuyun

İlginizi Çekebilir...

  • Sezen Çetinkaya Kimdir?
    Sezen Çetinkaya Kimdir? İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini İstanbul da tamamladı. Lisans eğitimini İstanbul Arel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Yüksekokulu Beslenme Ve Diyetetik Bölümünde tamamladı.Lisans eğitimi boyunca; Taksim İlk Yardım Eğitim ve Araştırma Hastanesi , Medikal Park Gurup Hastanesi, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA)…
    Read 1320 times Read more...
  • PRP ile Cilt Genclestirme
    PRP ile Cilt Genclestirme PRP Nedir? PRP, “Platelet Rich Plasma—platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. Bu uygulama bir kişiden alınan küçük miktardaki kanın özel bir tüpe konularak santrfüj işlemine tabi tutulduktan sonra bileşenlerine ayrıştırılması ve elde edilen az miktardaki…
    Read 2146 times Read more...
  • Hamilelikte Kan Uyuşmazlığı
    Hamilelikte Kan Uyuşmazlığı Anne ve baba adayının kan grupları arasındaki uygunsuzluğa denir. Kan grubu tayininde iki faktör belirleyicidir. Birincisi gruplar ki A, B, AB, O olmak üzere 4 tanedir. İkincisi Rh antijenidir. Kan uyuşmazlığı denildiğinde ilk düşünülen ve kastedilen Rh uyuşmazlığıdır. Rh antijeni…
    Read 2343 times
  • Anne Sütü Nasıl Artar
    Anne Sütü Nasıl Artar Anne sütü sağlıklı bir yaşam için oldukça önemli... Anne sütünün bazı durumlarda az olması ise aileleri oldukça tedirgin ediyor. Özellikle erken doğumda gerçekleşen doğumlarda yoğun bakımda bulunan bebekler annelerinden uzakta kalıyor ve anne sütünü yeterince alamıyor. Dr.Fevzi Özgönül, anne sütünü…
    Read 513 times Read more...
  • Peygamber Efendimizin Oturuş Şekilleri Nasıldı?
    Peygamber Efendimizin Oturuş Şekilleri Nasıldı? Bağdaş kurmak ve bağdaş kurarak oturmanın hükmü nedir? Peygamber efendimizin oturuş şekilleri nasıldı? Fahr-i Kâinât Efendimiz’in mûtad olan oturuş tarzı, diz üstü oturma şeklinde idi. (Müslim, Îmân, 1, 5; Buhârî, Îmân 37) Fakat bunun haricinde de oturuş şekilleri vardı.
    Read 2065 times Read more...
  • Hamilelik Döneminde Beslenme
    Hamilelik Döneminde Beslenme Hamilelerin normalden daha fazla ihtiyaç duyduğu besin öğeleri nelerdir? Hamileler günlük tüketilen besin ve besin öğelerine normalden biraz daha fazla ihtiyaç duymaktadırlar. Öncelikle yapılan kan tahlili sonucu ve vücut analiz sonuçlarına göre düzenlenmelidir ama genel olarak ihtiyaç duyulan besin öğeleri;
    Read 10003 times Read more...
  • Miras Ayetlerinde Karmaşa Var mı?
    Miras Ayetlerinde Karmaşa Var mı?  Miras Meselesi hakkında ateistlerin sıkça sorduğu bir soru vardır; Nisa, 4/11,12,176 ayetlerine göre miras; bir adam öldü ve geride üç kız evlat, bir ana, bir baba ve eşini bıraktı. Üç kız evlata mirasın 2/3 ü, ana ve babanın her birine…
    Read 1160 times Read more...
  • Migren tetikleyicisi kişiye göre değişiyor!
    Migren tetikleyicisi kişiye göre değişiyor! Günümüzde en sık rastlanılan ağrıların başında yer alan migreni, hormonlardan, gıdalara ve çevresel faktörlere kadar pek çok etken tetikleyebiliyor. Gıdaların ciddi şekilde etkilediği migrenin kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini ifade eden Prof. Dr. Sultan Tarlacı, “Kendi tetikleyicinizi bulmaya çalışın” uyarısında bulunuyor.…
    Read 851 times Read more...
  • Korkularla Yüzleşmek
    Korkularla Yüzleşmek Korkularla Yüzleşmek Çocuklar; karanlık, hayaletler, yalnız kalmak, hırsızlar, şimşekli sağnak gibi pek çok şeyden korkar. Etraf karanlık ve aklınız hareket halindeyken cesur olmak kolay değildir.
    Read 1487 times Read more...
  • Kadınların gizli kabusu: Lipödem
    Kadınların gizli kabusu: Lipödem Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, lipödem konusunda bilgiler verdi. Lipödem nedir? Özellikle bacakları tutan, daha az sıklıkla kol ve kalçaları içeren diyete ve spora dirençli yağlanmadır. Erken evrelerde sadece yağlanma olurken daha sonra varis sorunları, acıma,…
    Read 1322 times Read more...
  • Çocuklarda Gıda Alerjileri
    Çocuklarda Gıda Alerjileri Gıda allerjileri genellikle çocukluk çağında görülmeye başlanan bir rahatsızlıktır, burunda tıkanıklık, deri döküntüleri, bulantı, kusma, karın ağrısı, kızarıklık, ishal, nefes darlığı, öksürük, genel halsizliğe neden olabilir. Besinin alınmasından sonra 1–2 saat içinde vücut çocuğun besini ne kadar tükettiğine ve alerji…
    Read 3125 times Read more...
  • Çig Fındıkla Gelen 10 Fayda
    Çig Fındıkla Gelen 10 Fayda Tam bir sağlık deposu olan fındık, beyin sağlığından mutluluk hormonlarına, diyabet riskini azaltmasından kanserden korumaya dek çok önemli faydalar sağlıyor. Lezzetinin yanı sıra yapısında bol miktarda lif barındırıyor. Protein, karbonhidrat, antioksidanlar, B riboflavin, tiamin, niasin, piridoksin ve pantotenik asit gibi…
    Read 717 times Read more...
  • Türk İlacının Kalitesi Dünyada Tescillendi
    Türk İlacının Kalitesi Dünyada Tescillendi Sağlık Bakanlığı’nın girişimleri sonuç verdi ve ilaç sektörünün uzun süredir beklediği güzel haber geldi. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), aralarında İsviçre, ABD, İngiltere, İrlanda, Almanya, Kanada, Japonya ve Avusturalya’nın da bulunduğu Uluslararası İlaç Denetim Birliği (PIC/S) üyeliğine kabul…
    Read 509 times Read more...
  • Haftada İki Doz Spor Ruhunuza Da Vücudunuza Da İyi Gelecek
    Haftada İki Doz Spor Ruhunuza Da Vücudunuza Da İyi Gelecek Hayatımızda birçok zorlukla karşılaşıyor, endişeleniyor, üzülüyoruz… Bu sıkıntılarla baş etmenin en etkili ilaçlarından biri spor… Türkiye'nin 12 şehrinde, 84 kulübüyle hizmet veren Mars Sportif, ulaşılabilir, yüksek kalite standartlarındaki MACFit kulüpleriyle herkesi benzersiz bir spor deneyimi yaşamaya ve endişelerinden uzaklaşmaya davet…
    Read 173 times Read more...
  • Anason
    Anason Orjinal Adı Pimpinella anisum Maydanozgiller familyasındandır. Anayurdu Doğu Akdeniz havzası ülkeleriyle Mısır olup Türkiye'de Ege ve Akdeniz bölgelerinde, özellikle Burdur yöresinde yetiştirilmektedir. 30-75 cm. boylanabilen, dik ya da yere yatarak gelişen bir ya da bazı türlerinde ikiyillık yarı dayanıklı otsu…
    Read 3165 times Read more...
  • Bayramda eti sebze ile tüketin
    Bayramda eti sebze ile tüketin Bayram beslenmesinde dikkat edilmesi gereken noktalar... Kurban Bayramı’nda beslenme düzeninde önemli değişiklikler yaşanıyor. Özellikle kurban etlerinin bolca yer aldığı misafirlik menüler ve fiziksel aktivitenin azalması, ciddi sağlık sorunlarına yol açarken, fazla kiloları da beraberinde getirebiliyor. Memorial Wellness Beslenme Danışmanı Dr.…
    Read 921 times Read more...
  • Şeker Bağımlılığından Kurtulmanın Kolay Yolları
    Şeker Bağımlılığından Kurtulmanın Kolay Yolları Eğer dondurma, kurabiyeler, pastalar ve şekerli meşrubatlar vazgeçilmezleriniz ise, üzülmeyin. Her zaman bir umut vardır. İşte, sizleri şeker bağımlılığından kurtarmanın kolay yolları. Deneyin ve hiç ummadığınız sağlıklı yollarla şeker alışkanlıklarını unutup sağlıklı yaşam yolunda nasıl yürüyebileceğinizi görün.
    Read 1256 times Read more...
  • YALNIZLIK BİR SEÇİM MİDİR?
    YALNIZLIK BİR SEÇİM MİDİR? 12 inci yaşam alanınız da Venüs gezegeniniz ve Ay varsa, üstüne bir de Mars gezegeni horoskopunuz da Balık burcun da ise, Gittiğiniz tiyatro oyununu en son sıralardan ve oyun hakkında ki düşüncelerinizi paylaşacak bir arkadaş olmadan yalnız seyretmek durumun da…
    Read 2148 times Read more...
  • Sporcular Kafein'e Dikkat!
    Sporcular Kafein'e Dikkat! Son yıllarda içeriğinde kafein bulunan enerji içecekleri, spor gıdaları, besin takviyelerinin piyasaya girmesi, sporcuların günlük beslenme düzeni içinde kafeinden spor performansı arttırıcı olarak yararlanmasını sağladı. Kafeinin potansiyel besin desteği olarak; merkezi sinir sistemini uyarıcı ve kas glikojenini koruyucu etkisi vardır.…
    Read 508 times Read more...
  • Bel Ağrısı Kabusa Dönmesin
    Bel Ağrısı Kabusa Dönmesin Herkes yaşamında en az bir kere bel ağrısı çekmiştir. Bel ağrısının sebebi kas ve bağ dokusundaki zorlanmalara bağlı gerilmeler olabileceği gibi bu yapıların oluşturduğu zincirdeki bozukluk da yaşam kalitesinde düşüşe neden olabilir. Liv Hospital İstanbul Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof.…
    Read 565 times Read more...
  • Raventler
    Raventler Karabuğdaygiller familyasındandır. Serin ve dağlık yerleri seven çokyıllık otsu bitkilerdir. Anayurdu Uzakdoğu olan raventlerin ülkemizde Işkın adlı tek türü yetişir. Burada genelde sözünü edeceğimiz Tıbbi ravent (R. officinalis) adlı türünün anayurdu Tibet ve Çin'dir. 60 cm. kadar boylanabilen bitkinin kaba…
    Read 3214 times Read more...
  • Adana Şehir Hastanesi Tayland’a Örnek Oldu
    Adana Şehir Hastanesi Tayland’a Örnek Oldu Japonya’nın en büyük yatırım ve ticaret şirketlerinden Sojitz, Tayland'da Kamu Özel İş Birliği modeli (PPP) kapsamında hayata geçecek yeni proje için Adana Şehir Hastanesi’ni örnek almaya hazırlanıyor. Türkiye’nin sağlıkta dönüşümünün en büyük aktörlerinden Rönesans Sağlık Yatırım tarafından Kamu Özel İş…
    Read 154 times Read more...
  • "Bir Kap Bir Kalp" Projesi
    "Bir Kap Bir Kalp" Projesi Bu Ramazan’da, evinizde ne piştiyse ihtiyacı olan komşularınızla aynısını paylaşabilirsiniz. Hayra vesile olmak isteyen Beşir Derneği, iftardan önce, paylaşmak istediğiniz yemeğinizi sizden alıp yoksul ailelere ulaştıracak. Türkiye genelinde uygulanacak olan projeye başvurular bugün başlıyor Dernek, Ramazan ayında dar gelirli ailelerin…
    Read 384 times Read more...
  • Namaz ve Sağlık
    Namaz ve Sağlık NAMAZ VE SAĞLIK Namaz, Yanlız Allah(c.c.) emrettigi için kılınır..Lakin hikmetleri de çok fazladır..Namazın beden sağlığına olan faydaları iki nokta üzerinde toplanır: Birincisi namazın temizlik yönü, ikincisi de hareket, yâni namazın idman yönüdür. NAMAZIN TEMİZLİK YÖNÜ Vücudun kiri ile Cenâb-ı Hakk’ın…
    Read 1360 times Read more...
  • Bebeğinizin Daha Zeki Doğması İçin 8 Gebelik Tüyosu
    Bebeğinizin Daha Zeki Doğması İçin 8 Gebelik Tüyosu Tabi ki kalıtım yoluyla aktarılan genler çocuğunuzun kişilik ve zekasında ana role sahiptir ama doğru yaşam tarzı bu genlerin doğru programlanması için gereklidir. Araştırmacılar, genlerin bu konuda yüzde 50 etkili olduğunu ama geri kalan yüzdeyi çevresel faktörlerin şekillendirdiğini söylüyor. Kadın…
    Read 388 times Read more...
  • Yeni Yıla Mutlu Ve Huzurlu Girmenin 10 Yolu
    Yeni Yıla Mutlu Ve Huzurlu Girmenin 10 Yolu Yeni yıl yaklaşıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da birçok insan yeni yılda mutlu ve huzurlu bir hayat sürmenin yollarını arıyor. Yılın son günü dileklerin dilendiğini, hayallerin kurulduğunu ve bir sonraki yıla sınırsız beklenti ile girildiğini belirten Anadolu Sağlık…
    Read 172 times Read more...
  • Miyopi hastaları dikkat! Glokom Dünyanızı Karartmasın
    Miyopi hastaları dikkat! Glokom Dünyanızı Karartmasın Dünya üzerindeki en önemli körlük nedenlerinden biri olan glokom, görme sinirlerinin ilerleyici hasarıyla gelişen bir hastalık. Göz içi basıncının yükselmesi gibi ciddi riskler taşıyan glokom, sanılanın aksine çocuklarda dahi görülebiliyor. Çeşitli türleri olan glokomun en sık görüleni ise 40 yaş…
    Read 391 times Read more...
  • Ateşli Hastalıklarda Zencefil, Yorgunluk İçin Papatya Çayı
    Ateşli Hastalıklarda Zencefil, Yorgunluk İçin Papatya Çayı Kış mevsiminde bağışıklık sistemini güçlü tutmak hastalıklardan koruyor. Bağışıklık sistemini güçlendirmede bitki çaylarının önemine dikkat çeken uzmanlara göre, kuşburnu iyi bir C vitamini kaynağı ancak demleme süresine dikkat edilmeli. Adaçayının ise antimikrobiyal etkisi mikroplardan ve bakterilerden koruyor. Ateşli hastalıklarda zencefil,…
    Read 368 times Read more...
  • Kuantum Düşünce Denince
    Kuantum Düşünce Denince Bir adam ve oğlu ormanda yürüyüş yapıyorlarmış. Birden oğlan takılıp düşüyor ve canı yanıp "Ahhhhh "diye bağırıyor. İleride bir dağın tepesinden "Ahhhhh" diye bir ses duyuyor ve şaşırıyor. Merak ediyor ve “SEN KİMSİN?” diye bağırıyor. Aldığı cevap “sen kimsin?” oluyor.…
    Read 1796 times Read more...
  • Eti Gündüz Tüketin
    Eti Gündüz Tüketin Kurban Bayramının yaklaştığı şu günlerde Dr.Fevzi Özgönül, 'Et,tavuk veya balığı geç yemek bize zarar vermez ama en önemlisi fayda da getirmez.Dolayısıyla bunları mutlaka gündüz ,güneş batmadan tüketmeliyiz.' dedi.
    Read 1288 times Read more...