kadinlarguzeldir.com

Eşleri Allah Rasulüne (SAV) Nasıl Davranırdı?

Yüce Yaratıcı’nın insanlığa en son rehber olarak gönderdiği Allah Resûlü’nün (s.a.s.) ve ailesinin hayatı, Müslümanlar için güzel misâllerle doludur. Bu güzel misâllerden biri de ezvâc-ı tâhirâtın Efendimiz’e (s.a.s.) karşı davranışlarıdır. Zira onları eğiten, yetiştiren, onlara hayatın her alanında nasıl davranılması gerektiğini öğreten bizzat Resûlullah’ın (s.a.s.) kendisidir. Kendisidir; zîrâ O’nun en yakın ve müdavim talebeleri, o kutlu hanenin sakinleri olan ezvâc-ı tâhirâttır. Bu makalede, Kur’ân-ı Kerîm’in, annelerimiz olarak takdim ettiği Resûlullah’ın (s.a.s.) eşlerinin, O’na karşı davranışları, münasebetleri ve O’nunla nasıl geçindikleri gibi hususlar ele alınacak, böylece mü’min kadınlar için, ideal bir eş olmanın mükemmel örnekleri sergilenmiş olacaktır.

 

1. Eşleri, Resûlullah’ın (s.a.s.) yakınlarına her türlü iyiliği yaparlardı

Evlilik, sadece iki kişinin beraberliğini değil, en yakın ve dar daireden en uzak ve geniş daireye kadar pek çok insanın yakınlaşmasını, birbirleriyle akraba olmasını da temin eder. Eşlerin anne-babası, dayı, hala, teyze, onların çocukları… derken geniş bir aile meydana gelmiş olur. İşte bu geniş ailede her iki tarafın herhangi bir ayrıma gitmeden, birbirinin akrabasını kendi akrabası gibi bilmesi, saygı ve sevgi göstermesi gerekir. Günümüzde parçalanan evliliklere bakıldığında, bunun temel sebeplerinden birinin bu olduğu görülür. Hanım, eşinin baba ve annesini kendi öz baba ve annesi; bey de hanımının ebeveynini kendi baba ve annesi görmelidir. Böyle bir davranış, eşlerin birbirlerine karşı sevgi ve saygılarının bir belirtisi olduğu gibi bu sevgi ve saygının daha da artmasına bir vesiledir. Zira bir kişinin sevdiğinin sevdiği, o kişinin de dostu ve sevdiği konumundadır.

Bu konuda Allah Resûlü’nün (s.a.s.) vefalı eşi Hz. Hatice, Efendimiz’e (s.a.s.) sevgisini, O’nun yakınlarına gösterdiği iyiliklerle ortaya koymuş, O’nun hatırına akrabalarını da sevmiş, onların yardımlarına koşmuş ve onlara eşinden dolayı ayrı bir değer vermiştir.

Vefa insanı Allah Resûlü (s.a.s.), düğününe süt annesi Halime’yi de davet etmeyi unutmamıştı. Bu buluşmada Hz. Hatice kayın validesi konumunda bulunan Halime’ye oldukça fazla ilgi göstermişti. Hattâ düğünden sonra süt oğlu Muhammed’i (s.a.s.) görmeye geldiği zaman, Hz. Hatice ona çok sayıda dişi deve hediye etmişti. Bu yüzden, yaşlı kadın yuvasına minnet ve şükran duyguları ile dönmüştü. Bu iyilik sadece o günden ibaret kalmamıştı. Halime, bir defasında kuraklık yüzünden çektiği sıkıntıları anlatmak için Hz. Hatice’nin yanına geldiğinde, bu defa da Hatice Vâlidemiz ona 40 koyun ile bir binek devesi hediye etmişti.1

Halime evine kendisine Hz. Hatice tarafından hediye edilen deve ve koyunlarla dönüyordu. Hz. Hatice’nin iyilik yaptığı, eşinin öz annesi değil, çocukken ücret karşılığında süt emzirdiği bir sütanneydi. Sütanneye bu kadar iyi davranan, hediye veren Hz. Hatice Vâlidemiz, kim bilir eşinin öz annesini görseydi, ona nasıl davranır, nasıl saygı gösterir ve eşine olan sevgisini ona karşı hangi iyiliğiyle zirveye taşırdı!

Hz. Hatice Vâlidemiz’in konuyla alâkalı diğer bir örnek davranışı da Hz. Ali’yi yanına almasıydı. Allah Resûlü (s.a.s.), dedesi Abbdulmuttalip vefat edince, Hz. Ali’nin de babası olan amcası Ebû Talip’in yanında hayatını geçirmişti. O Ebû Talip ki, maddî durumu çok da iyi olmamasına rağmen Resûlullah’ı (s.a.s.) yanına almış, O’na kendi evlâtlarından daha fazla alâka ve sevgi göstermiş, yetimliğin verdiği sıkıntıları yaşatmamaya son derece gayret sarfetmişti. Daha doğrusu candan bir baba ve hâmî olmuştu. Resûlullah (s.a.s.) evlenince, Hz. Hatice’nin servetiyle insanlara sahip çıkmak ve gönüllere girmek için geniş imkânlara sahip oldu.

Vefa insanının kendisine gösterilen vefayı unutması zaten söz konusu olamazdı. Amcası oğlu Ali’yi yanına almayı, onun ihtiyaçlarını üstlenmeyi istiyordu. Böylece amcasının iyiliklerinin karşılığını vermiş, yakın bir akrabasının elinden tutmuş olacaktı. Allah Resûlü’nün bu niyetini öğrenen saygılı ve vefalı eş, gönülden bir istekle hemen Hz. Ali’yi evine getirmesini söyledi. Allah Resûlü de henüz küçük bir çocuk olan Hz. Ali’yi yanına aldı ve ona bir baba şefkatiyle hâmîlik yaptı.

Aslında, Hz. Hatice böyle bir durumu -gayet tabiî olarak- kabul etmeyebilirdi. Fakat karşılıklı sevgiye dayalı ve birinin sevdiğini diğerinin de sevmesine bağlı bir evlilik hayatının gereği olarak, o büyük kahraman hanım eşinin arzularını kendi arzularıyla aynileştiriyor ve bir mânâda onda fânî oluyordu. Pek çok faziletinin yanında bu davranışları da onu, dünyanın en şerefli makamına çıkarıyordu.

2. Sevdikleri bir şeyi gördüklerinde hediye ederlerdi

Hediyeleşme, eşler arasındaki sevgiyi ziyadeleştirir. Zaten Allah Resûlü (s.a.s.) de hediyeleşmeyi tavsiye ederek, dikkatleri onun sevgi arttırıcı rolüne çekmektedir. Hz. Hatice zengin olduğundan -o günün Arabistan’ında yaygın olduğu şekliyle- köleleri vardı. Bunlardan Zeyd b. Harise’yi Allah Resûlü (s.a.s.) çok sevmişti. Hz. Hatice, Resulullah’ın (s.a.s.) Zeyd’i çok sevdiğini hissedince, ona hediye etti. Allah Resûlü de Zeyd’i hürriyetine kavuşturarak kendisine evlât edindi. Bundan sonra herkes Zeyd’e (r.a.) Resulullah’ın oğlu nazarıyla bakıyordu. Bu davranışıyla vefalı eş, sevgisini bir defa daha göstermiş oluyordu.

3. Sıkıntılar karşısında teselli ederlerdi

Hayat, imtihanlarla doludur. İnsan karşılaştığı sıkıntıları zaman zaman biriyle paylaşma ihtiyacı hisseder. Acılar paylaşıldıkça azalır, dertler teselli edilince diner. İmtihanların en ağırı, en büyüğü şüphesiz Hz. Peygamber’in imtihanıydı. Allah Resûlü (s.a.s.) gerek peygamberliğin başlangıcındaki sıkıntılarda, gerekse daha sonra kavmi tarafından değişik vesilelerle ağır hakaretlere maruz kaldığında, en sıcak ilgi ve teselliyi eşi Hz. Hatice’de buluyordu.

Nitekim Allah Resûlü (s.a.s.) Hira’da Cibril’le ilk defa karşılaşıp, “Oku!” emrini alınca, kalbi ürpererek eve dönmüştü. Allah Resulü, Hz. Hatîce’ye: “Kendimden endişe ediyorum.” deyince, o vefalı eş, Resûlullah’ı (s.a.s.) samimi ve güzel sözlerle teselli etmişti. (Buharî, Bed’ül-Vahy 7)

Efendimiz’in Peygamberliğin ağır yükü karşısında en büyük yardımcısı yine Hz. Hatice’ydi. O büyük hanım, Resûlullah’ı (s.a.s.) teselli ediyor, O’na büyük bir şefkatle yaklaşıyor ve devamlı O’nun yanında bulunarak ilk günlerdeki heyecan ve korkuyu atlatmasını sağlıyordu. Aslında bu, Hz. Hatice’nin büyüklüğünü gösteriyordu. Böyle bir durumda başka biri eşine karşı gelebilir, ondan uzaklaşabilir, hattâ onun karşısında yer alabilirdi.

Allah Resûlü (s.a.s.) hem risaletin ağır yükü hem de Mekkelilerin çeşitli sözlü ve fiilî sataşmaları karşısında sığınacak yer olarak Hz. Hatice’yi buluyordu. Zaten Allah Resûlü’ne ilk olarak o inanmıştı.

4. Resûlullah’a (s.a.s.) maddî destek olurlardı

Servet, Allah’ın insanlara imtihan için verdiği bir vasıtadır; bazı kimselerin Cennet’e girmesine vesile olduğu gibi, bazılarının da yerin dibine batmasına sebeptir. Hz. Hatice’nin serveti hayırlı bir yolda harcanıyordu. Allah Resûlü (s.a.s.) bu serveti önce İslâm’ı anlatmak için kurduğu ve insanları davet ettiği sofralarda, köleleri efendilerinden alıp hürriyete kavuşturmada, çoğu fakir olan Müslümanların ihtiyaçlarını gidermede, özellikle de zalim Mekkelilerin muhasara yapıp, her şeyi yasakladıkları yıllarda “Şi’b-i Ebi Talip” tepesinde mecburî ikamete maruz bırakılan Müslümanların yardımına koşmada harcadı. Allah Teâlâ, helâl olan bu serveti, belki de en mukaddes yolda harcatıyordu. Zaten haram olan bir servet, böyle mukaddes bir yolda harcanamazdı!

Hz. Hatice Vâlidemiz’in o büyük servetinden, peygamberliğin daha ikinci veya üçüncü senesinde, neredeyse bir şey kalmamıştı. O koca servet, İslâm’ı tebliğ yolunda âdetâ eriyip gitmişti.

5. Üvey çocuklarına bir öz anne gibi bakarlardı

Hz. Hatice Vâlidemiz vefat ettiğinde arkada yetimler bırakmıştı. Bu yetimlerin içinde gelecekte büyük velilere analık yapacak Hz. Fatıma da vardı. Daha sonra evlendiği eşleri, Resûlullah’ın (s.a.s.) yetimlerine kendi öz evlâtları gibi bakıyor ve ihtimam gösteriyorlardı.

Meselâ Allah Resûlü’nün (s.a.s.) Sevde Vâlidemiz’le nikâhı Mekke’de iken kıyılmıştı. Aynı zamanda Sevde Vâlidemiz’in de yetimleri vardı. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de bu yetimlere, hiçbir ayırım yapmadan kendi öz çocukları gibi muamele ediyordu. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.), eşlerinin yetimlerine öz evlât olarak baktığı gibi, onlar da Resûlullah’ın (s.a.s.) yetimlerine öz anne gibi davranıyor, onlara annelerinin yokluğunu hissettirmemeye gayret ediyorlardı. Sevde Vâlidemiz hayatı boyunca bu konuda örnek olmuş, Efendimiz’in (s.a.s.) çocuklarına annelik yapmış ve onlara asla annelerinin yokluğunu hissettirmemiştir. Zaten hissettirmesi de mümkün değildi. Zira onlar, Kâinat’ın Efendisi’nin evlâtlarıydı. O mübarek kadın, eşine olan sevgisini, belki de eşinin çocuklarına olan mükemmel şefkatiyle izhar ediyordu.

6. Meydana gelen kırgınlıklarda hemen ayrılmayı düşünmezlerdi

İnsanların söz veya tavırlarında zaman zaman nahoşluklar olabilmektedir. Sabır da, esasen böyle zamanlarda gösterilir. Resulullah’ın (s.a.s.) eşleri arasında nadiren de olsa küçük memnuniyetsizlikler olabiliyordu. Ancak onlar hiçbir zaman bunu, uzun süreli kırgınlığa, meseleyi derinleştirmeye dönüştürmüyor; ayrılma gibi son derece sevimsiz bir noktaya taşımıyorlardı. Hangi mülâhaza ile olduğunu bilemediğimiz bir hâdise karşısında Allah Resûlü (s.a.s.), Sevde Vâlidemiz’i boşamak istemişti. Sevde Vâlidemiz bunu duyunca beyninden vurulmuşa döndü. Ve hemen Allah Resûlü’nün (s.a.s.) huzuruna koştu. Hattâ araya vasıtalar koydu ve yalvarırcasına şöyle dedi:

“Ey Allah’ın Resûlü! Sen’den dünyalık hiçbir şey beklemiyorum. Bana ayırdığın bir günü de Aişe’ye verdim. İstersen ömür boyu benim hatırımı sormak için dahi yanıma uğrama. Ama ne olur beni nikâhın altında bulunmaktan mahrum etme! Ben âhirete de Sen’in nikâhlın olarak gitmek arzusundayım. Başkaca da hiçbir düşüncem yok.” (Heysemî, Zevâid, 7/246) Onun bu arzusu Allah Resûlü (s.a.s.) tarafından kabul edildi ve Sevde Vâlidemiz ezvâc-ı tâhirâttan biri olarak kaldı.

7. Resûlullah’a (s.a.s.) asla zorluk çıkarmazlardı

Tevazu Âbidesi’nin evi, oldukça sadeydi. Zira O (s.a.s.), toplumundaki en sade hayatı yaşayan kişiydi. İsteseydi en lüks bir hayatı tercih edebilirdi. Ancak asıl yaşanacak yerin âhiret yurdu olduğunu çok iyi biliyor ve buna göre hayatını şekillendiriyordu. Bir de o kutlu ev, kıyamete dek gelecek bütün mü’minlerin örnek alması gereken bir ev olacaktı. Dolayısıyla oldukça sade ve basitçeydi. Bu mutlu ev -bizlerin bugün zannettiği gibi- fizikî bakımdan şatafatlı, içi değerli eşyalarla dayalı döşeli, içinde lüks ve konforun bulunduğu bir ev değildi.

Duvarları kerpiçten, çatısı da hurma dallarındandı. Ancak içindekiler, dünyanın en mutlu insanıydı. Zaten saadet ve mutluluğun kaynağı da, sahip olunan kıymetli eşyalar değildi. Öyle olsaydı, günümüz dünyasının insanı, konforun her türlüsüne sahip olduğu hâlde, mutsuz olmazdı, evlilikler kısa bir süre sonra kâbusa dönmezdi, mahkemeler boşanma davalarıyla dolup taşmazdı.

Ümm-ü Seleme Vâlidemiz (r.a.) anlatıyor: Resûlullah (s.a.s.) ile evlendiğimde Zeynep binti Huzeyme’nin odasına yerleştim. Orada bir toprak çanak -içinde biraz arpa-, bir el değirmeni, taştan yapılmış bir çömlek ve ayrıca başka bir çömlek buldum. Çömleğin içerisinde erimiş birazcık yağ vardı. O arpayı alıp el değirmeninde öğüttüm. Sonra onu çömlekte bulamaç yaptım. Biraz da içine yağ katıp bir yemek yaptım. İşte bu yemek Resûlullah (s.a.s.) ile ev halkının düğün gecesi yemeği oldu.2

Hz. Ömer (r.a.), kızı Hz. Hafsa’ya Resûlullah’ın (s.a.s.) ev hayatını sormuştu:

“Allah’ın Resûlü’nün giydiği en kıymetli elbise neydi?”
“İki tane renkli elbisesi vardı. Elçileri onlarla karşılar, cuma hutbelerini bunlarla okurdu.”
“Peki yediği en iyi yemek neydi?”
“Bizim yediğimiz ekmek, arpa ekmeği idi. Ekmek sıcak iken yağ sürer, yumuşatırdık. Bunu güzel bulduğumuz için misafirlerine de ikram ederdik.”
“Senin yanında kaldığı zamanlar, yerde yaygı olarak kullandığınız en geniş, en rahat yaygı neydi?”

“Kalınca kumaştan yapılmış bir örtümüz vardı. Yazın dörde katlar, altımıza yayardık. Kış gelince de, yarısını altımıza yayar, yarısını da üstümüze örterdik.”3

Mutluluk kanaatte, dünyaya dünya kadar ehemmiyet vermede, ebedî yurt âhirette de beraber olacaklarına inanmalarındaydı. Zaman zaman küçük bazı kırgınlıklar olsa da: “Önemli değil, bu da geçer! Bu da insandır!” deyip meseleyi büyütmemelerindeydi. İşte Resûlullah’ın (s.a.s.) o mümtaz eşleri, bu şartları paylaşıyorlardı; ama bir itirazları olmuyordu; kanaat, en büyük zenginlikleriydi. Zaten asıl zenginlik de kanaat değil miydi?

8. O’nu kırmamaya özen gösterirlerdi

Resûlullah’ın (s.a.s.) eşlerinin de birer insan olarak zaman zaman alındıkları durumlar oluyordu. Ancak onlar hiçbir zaman bunları kalblerinin derinliklerine gömmüyorlar ve kalıcı hâle gelmesine müsaade etmiyorlardı. Onlar bu durumdan hemen uzaklaşıyor, asla davranışlarına yansıtmıyorlardı. Fakat o engin firaset sahibi Allah Resûlü (s.a.s.) onların böyle zamanlardaki psikolojilerini çok iyi biliyordu. Bir defasında Resûlullah (s.a.s.): “Ey Ayşe! Ben senin benden ne zaman hoşnut olduğunu ve ne zaman da olmadığını çok iyi bilirim.” buyurdu. Hz. Ayşe (r.anhâ) de:

“Ey Allah’ın Resûlü bunu nasıl bilirsin?” diye sorunca Resûlullah (s.a.s.), “Benden memnun olduğun ve kırgınlığını gizlemeye çalıştığın zamanlarda: “Muhammed’in Rabb’i hakkı için öyle değildir!” dersin. Benden memnun olmadığın zamanlarda da: “İbrahim’in Rabb’i hakkı için öyle değildir!” dersin ve adımı anmazsın.” Davranışlarındaki mânâları bile sezen firaset sahibi Allah Resûlü’nün (s.a.s.) bu mukabelesi karşısında Hz. Ayşe Vâlidemiz (r.anhâ):

“Evet, vallahi aynen dediğin gibidir ey Allah’ın Resûlü! Ancak ben sizden memnun olmadığım sıralarda bile sadece adınızı anmam, yoksa sevginiz daima içimde yaşamaktadır.” (Buharî, Nikah 108) buyurarak, sevgisinin hiçbir zaman kalbinden çıkmadığını ifade etmiştir.

9. O’nu (s.a.s.) anne-babalarına tercih ederlerdi

Peygamberini sevmek, O’na itaat etmek, O’na yapılan hakaretleri sanki kendisine yapılıyormuş gibi kabul etmek ve makul ölçüler çerçevesinde bunlara cevap vermek mü’min olmanın gereklerindendir. Allah Resûlü’nün (s.a.s.) eşleri bu konuda da örnek davranışlar sergilemişlerdir.

Bir Yahudi, Peygamber Efendimiz’in yanına gelerek “es-Selâmü aleyküm” der gibi yapmış, fakat, “es-Sâmü aleyküm”demişti. İbrânî dillerinde, “sâm” ölüm demekti; “es-Sâmu aleyküm” ise, “Ölüm sizin üzerinize olsun, canınız çıksın!”mânâsına gelmekteydi. Onun maksadını anlayan Hz. Ayşe Vâlidemiz duramayıp, “Ölüm, gazap ve lânet sizin üzerinize olsun; Allah canınızı alsın!” diyerek ziyadesiyle mukabelede bulunmuştu. (Buharî, Edeb 35, 38)

Diğer bir örnek de Ümmü Habibe Vâlidemiz’in, babasına karşı Resûlullah’a (s.a.s.) gösterdiği sevgi ve saygıdır. Babası Ebû Süfyan, Resulullah’ın (s.a.s.) Hudeybiye Anlaşması’nın süresini uzatması için Medine’ye gelir. Ancak haksız oldukları için hiç kimse onunla görüşmek istemez. Mekke’nin temsilcisi yalnız başına kalır. “Acaba kızım bana aracılık yapar da O’nunla (s.a.s.) görüşmemi sağlar mı?” düşüncesiyle kızının evine gider. Eve girince Resulullah’ın (s.a.s.) üzerinde yattığı yatağın üzerine oturmak ister. Ancak hemen Ümmü Habibe Vâlidemiz yatağı toplar. Ebû Süfyan kızının bu davranışı karşısında şaşırır ve sorar:
“Kızım yatağı mı babana layık görmedin, yoksa babanı mı yatağa layık görmedin?” Ümmü Habibe’nin (r. anha) cevabı müthiştir. Zira Resûlullah (s.a.s.), onun gözünde her şeyin ötesindedir. Şöyle der: “Bu yatak Resulullah’ın (s.a.s.) yatağıdır. Sen ise müşrik bir insan olduğundan necissin.” Bu müthiş söz, Ebû Süfyan’ı beyninden vurmuş ve: “Kızım benden sonra ne kadar da değişmişsin!” demişti.4

10. Dünyaya karşı O’nu tercih ederlerdi

Dünya, evi olmayanın evi, malı olmayanın malıdır ve gerçek mânâda aklını kullanmayanlar, yatırımlarını ancak ona yaparlar. Resûlullah’ın (s.a.s.) mübarek eşleri, böyle bir dünya karşısında Resûlullah’ı tercih ediyorlardı. Zaman zaman dünyaya karşı içlerinde bazı istekler olsa da, Efendimiz’in (s.a.s.) gösterdiği ideal ufku hemen anlıyor ve durmaları gereken yerde duruyorlardı.

Hicretin 5. yılından sonra, Müslüman toplumunun maddî şartları nispeten iyileşmişti. Ezvâc-ı tâhirât da bu refahtan biraz istifade etmek istiyordu. Hz. Peygamber (s.a.s.) isteseydi bunları temin ederdi. Fakat o zühd prensibini ve yoksul Müslümanların hayat standartlarını esas aldığından, ilahî irşadla buna razı olmadı. Hattâ ciddî bir imtihan geçirdi. Âyetlerin talimatıyla bütün eşlerini boşamak durumu ile karşı karşıya geldi. Eşlerini, alışageldikleri sade hayata devamla boşanma arasında muhayyer bıraktı. Onlar neticede dünya refahını değil, Hz. Peygamber’le (s.a.s.) olan beraberliği tercih ettiler.

Hz. Cabir b. Abdullah’tan rivayet edilen bir hadîse göre: “Bir gün Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer (r.a.), Efendimiz’i (s.a.s.) ziyaret ettiler. Hanımlarının çevresinde oturduğunu ve Hz Peygamber’in de (s.a.s.) sessiz olduğunu gördüler. Efendimiz (s.a.s.), Hz. Ömer’e (r.a.) hitaben: “Gördüğün gibi çevremde oturuyorlar ve benden harcamaları için para istiyorlar.”dedi. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir ve Ömer (r.a.) kızlarını azarladı ve: “Niçin, Nebî’yi (s.a.s.) üzüyor ve sahip olmadığı şeyleri O’ndan istiyorsunuz?” dediler.

Allah Resûlü (s.a.s.) ilk defa Hz. Ayşe Vâlidemiz’i çağırdı ve ona: “Seninle bir şey görüşmek istiyorum ama, baban ve annenle konuşmadan karar vermekte acele etme.” dedi. Sonra da mevzunun başında zikrettiğimiz âyeti ona okudu. Hz. Ayşe’nin cevabı tam sıddîk babanın, sıddîka kızına yakışır şekildeydi: “Ya Resulallah! Ben ana ve babamla bu mevzuda mı konuşacağım? Vallahi, ben Allah ve Resûlü’nü tercih ediyorum.” dedi.

Daha sonrasını Vâlidemiz şöyle anlatıyor: “Allah Resûlü hangi hanımıyla konuştuysa, hepsinden aynı cevabı aldı. Bu hususta hiç kimse farklı bir mütalâa beyan etmedi. Ben ne demiş isem onlar da aynı şeyi söylediler…”5

Rivayetten de anladığımız üzere Resulullah’ın (s.a.s.) eşleri, birer insan olmaları hasebiyle durumlarının iyileştirilmesini istemişler. Resûlullah (s.a.s.) da onların bu isteklerini uygun bulmamış, âyetlerle de olmaları gereken yerde durmaları istenmiştir.

Burada gerek Hz. Hafsa Vâlidemiz’in, gerekse babası Hz. Ömer’in (r.a.) durumu da oldukça önemlidir. Hafsa Vâlidemiz dünya karşılığında Resûlullah’ı (s.a.s.) tercih etmiştir. Çünkü o Hz. Ömer gibi bir babanın kızıdır. Hem öyle bir babadır ki, yukarıdaki rivayette de gördüğümüz gibi, kızını azarlamış, hattâ bir ceza verilmesi gerekirse bizzat kendisinin vereceğini bildirmiş ve Resûlullah’a (s.a.s.), boşayacaksa bile son derece rahat olmasını söylemiştir. Bu da ideal bir babanın göstermesi gereken son derece mükemmel ve örnek bir davranıştır; özellikle de günümüz insanının ders alması gereken bir davranış.

Hz. Meymune Vâlidemiz, kendisini Resûlullah’a (s.a.s.) hibe etmişti. Kâinatın İftihar Tablosu’nun ailesi içinde olma, onun için her şeyden daha kıymetli olduğundan Cenab-ı Hakk’ın kendisine verdiği en tabiî hak olan mehirden bile vaz geçmişti.

11. Vefatından sonra da sevgileri aynen devam etti

Allah Resûlü’nün (s.a.s.) eşlerinin sevgileri, sadece hayattayken değil, aynı zamanda Resûlullah’ın (s.a.s.) vefatından sonra da devam ediyordu. Onlar, Efendimiz’in (s.a.s.) hayatında dikkat ettikleri şeylere vefatından sonra da dikkat ediyorlar, sevmediği şeyleri sevmiyorlar, sanki O (s.a.s.) hayattaymış gibi davranıyorlardı. Meselâ Hz. Ayşe Vâlidemiz, Resûlullah’ın (s.a.s.) vefatından sonra saçlarına kına yakmıyordu. Kendisine bunun sebebi sorulunca da: “Resûlullah (s.a.s.) hayatında kınanın kokusunu sevmezdi.” (Ebu Davud, Tereccül 4) cevabını veriyordu. “Peki şimdi vefat etti” denilince de: “Hayatındayken sevmediğini vefatından sonra yaparsam sadakatsizlik olur.” diyordu.

Netice itibariyle o eşsiz hânenin mümtaz sakinlerinin hayatlarına dikkatle baktığımızda, mutlu bir aile ortamının nasıl sağlanacağının, evliliklerin kırılmalara maruz kalmadan nasıl sürdürülebileceğinin örneklerini görmekteyiz. Günümüz mü’min hanımlarına düşen, bu Cennet sakinleri olan annelerimizin hayatlarını kendilerine örnek alarak, hayatlarını güzellikler içerisinde geçirmeleridir.

Doç. Dr. Muhittin AKGÜL

Dipnotlar
1. Sübülü’l-Hedy ve’r-Reşâd, 1/341
2. İbn Sa’d, Tabakat, 8/92
3. Sübülü’l-Hedy ve’r-Reşâd, 7/97
4. İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-Ğâbe, 7/116
5. Sübülü’l-Hedy ve’r-Reşâd, 11/154

"islamsitesi.net" sitesinden alıntıdır.

Okunma 1854 defa Son Düzenlenme Çarşamba, 28 Ocak 2015 21:05

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

loading...
  • Nöbet Geçirdiğinde Sakın Bu Hataları Yapmayın!
    Nöbet Geçirdiğinde Sakın Bu Hataları Yapmayın! Halk arasında ‘Sara hastalığı’ olarak bilinen epilepsi, merkezi sinir sisteminden kaynaklanan ve bilinen bir sebebe bağlı olmaksızın tekrarlayan nöbetlerle ortaya çıkan nörolojik bir hastalık. Dünya nüfusunun yüzde 1’inde görülen ve her yaştaki erkek ile kadının kapısını çalabilen epilepsi nöbetleri çok çeşitli olabiliyor. Öyle ki bazı kişilerde nöbet sırasında birkaç saniye boş bakma ve hareketsiz kalma gibi dalma nöbetleri yaşanırken, bazılarında ise bilinç kapanması, kollar ve bacaklarda tekrarlayan istemsiz kasılmalar ile…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Gebeliğe Bağlı Hipertansiyon Kalıcı Olabilir
    Gebeliğe Bağlı Hipertansiyon Kalıcı Olabilir Kan basıncı gebelikte fizyolojik olarak düşme gösterse de 10 gebeden 1'inde hipertansiyon görülüyor. İleri yaş gebelikleri ve obezite bu sorunun başlıca nedenlerindendir. Gebelikte hipertansiyon gebeliğe özgü çıkabileceği gibi gebelik öncesi var olan kronik hipertansiyon olarak da görülebilir. Öncelikle gebeliğe özgü hipertansiyon mu (gestasyonel hipertansiyon ) yoksa gebelik öncesi var olan hipertansiyon mu (kronik hipertansiyon) olduğunun anlaşılması gerektiğini söyleyen Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ebru Özenç gebelikte hipertansiyonla ilgili merak edilenleri…
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • Tişörtüm Beni Kanser Eder Mi?
    Tişörtüm Beni Kanser Eder Mi? Son derece şirin bir etek, baskılı bir tişört ya da kot pantolon... Her gün giydiğimiz kıyafetlerde kullanılan kimyasallar, uluslararası standartlarda değilse birçok hastalığa hatta kansere bile neden olabilir. Tekstil firmalarına uluslararası standartlara uygun çözümler sunan BMS Kimya Genel Müdürü Metin Özer,giysilerimizdeki tartışmalı kimyasallara neden dikkat etmemiz gerektiği konusunda şu bilgileri verdi:
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Op.Dr.İlhan ALTEKİN: BURUN ESTETİĞİ (RİNOPLASTİ)
    Op.Dr.İlhan ALTEKİN: BURUN ESTETİĞİ (RİNOPLASTİ) ÖZEL BİR NEFES HASTANESİ KULAK BURUN BOĞAZ BÖLÜMÜ Op.Dr.İlhan ALTEKİN BURUN ESTETİĞİ (RİNOPLASTİ) Burun yapısındaki görsel ve fonksiyonel memnuniyetsizliklerin ameliyat ile giderildiği durumlara rinoplasti adı verilir. Rinoplasti, en sık uygulanan kozmetik cerrahiler arasında bulunmaktadır. Burun estetiği ameliyatları ile; burun iç kısmındaki eğrilikler (deviasyon), sinüs problemleri, burun eti (konka) büyüklüklerine ait problemler başta olmak üzere solunum problemleri, burun küçültme ya da büyültme, burun kemer alınması, burun yükseklik ayarlanması, burun daraltılması ve…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Uzm. Dr. Muhammed BARAN: Meningokok Menenjiti Ciddi Bir Hastalıktır Aşı İle Korunabilirsiniz!
    Uzm. Dr. Muhammed BARAN:  Meningokok Menenjiti Ciddi Bir Hastalıktır Aşı İle Korunabilirsiniz! Özel Bir Nefes Hastanesi Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Bölümü Hekimlerinden Uzm. Dr.Muhammed BARAN Son zamanlarda halk arasında özel menenjit aşısı sıklıkla konuşulmaya başlandı, buna benim takip ettiğim çocukların aileleri de dahil. Meningokok hastalığı ve menejiti 2-18 yaş arasında görülen bakteriyel menejitlerin en önemli etkenidir. Menenjit beyin ve omuriliği saran zarların iltihabıdır. Kış ve ilkbahar mevsimlerinde sık görülen hastalık hızlı ve ağır seyrederek ölüme yol açmakta, kurtulan hastalarda ağır sekeller kalmaktadır.…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Dyt. Utku Begüm ÖZTÜRKLER Demir Eksikliği Olanlar Nasıl Beslenmeli?
    Dyt. Utku Begüm ÖZTÜRKLER Demir Eksikliği Olanlar Nasıl Beslenmeli? ÖZEL BİR NEFES HASTANESİ BESLENME VE DİYETETİK BÖLÜMÜ Dyt. Utku Begüm ÖZTÜRKLER DEMİR EKSİKLİĞİ OLANLAR NASIL BESLENMELİ? Özel Bir Nefes Hastanesi Dyt. Utku Begüm ÖZTÜRKLER; Demir, vücudumuz için temel bir mineraldir ve vücudumuzda üretilmez. Bu nedenle besinler yoluyla yeterli miktarda almamız gerekir. Oksijenin dokulara taşınmasında gerekli olan hemoglobin yapımında gerekli olduğu için oksijen yaşam için ne kadar gerekliyse oksijenin kullanılabilmesi için demir de o kadar gereklidir.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Uzm. Dr. Muhammed BARAN Rota Virüs İshali'ne Dikkat !
    Uzm. Dr. Muhammed BARAN Rota Virüs İshali'ne Dikkat ! Özel Bir Nefes Hastanesi Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Bölümü Uzm. Dr. Muhammed BARAN (Salgın olmasa da çok yaygın) Rota Virüs İshali'ne Dikkat ! Rota virüs çocuklarda ishal yapan en önemli virüslerden biridir ve ilk 2 yaşın altındaki ishallerin en önemli sebebidir fakat her yaşta görülebilir. Rota virüs ishalleri daha çok Aralık ile Mayıs ayları arasında görülür.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Varis Tedavisinin Tam Zamanı
    Varis Tedavisinin Tam Zamanı Yaz tatilinde kusursuz bacaklara sahip olabilmek için varis tedavisini bahar aylarında yaptırmak gerekiyor. Bahar mevsimi, sıcak yaz günlerinin öncesinde cerrahi operasyon gerektiren hastalıkların tedavisi için en uygun dönem. Özellikle sıcak hava ve nemin damarları doğrudan etkilemesi, toplardamar hastalıklarının nüksetmesine neden oluyor. Bahar döneminde yapılan tedaviler de hastaların hayat kalitesini düşürmeden kolay bir iyileşme evresi geçirmelerini sağlıyor.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Yutmada Zorluk Yaşıyorsanız
    Yutmada Zorluk Yaşıyorsanız “Yediklerim boğazıma diziliyor, yutamıyorum” “Sanki boğazımda bir şey var, sürekli takılıyor” şeklinde dile getirilen şikayetler basit gibi görünse de, birçok ciddi hastalığın habercisi olabiliyor. Yemek borusu kanserinin en sık rastlanan belirtisi olan yutma güçlüğü; sindirim sistemi, kas ve sinir hastalıkları hatta az su ile ilaç içmekten bile kaynaklanabiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Şule Namlı Koç, yutma zorluğu ve tedavisi hakkında bilgi verdi.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • KALBİ KORUYAN 5 ÖNEMLİ BESLENME KURALI!
    KALBİ KORUYAN 5 ÖNEMLİ BESLENME KURALI! Dikkat! Sık sık kilo alıp vermek kalbi vuruyor! KALBİ KORUYAN 5 ÖNEMLİ BESLENME KURALI! Kalp damar hastalıkları dünyada ölümlerin birinci derecede nedeni olmaya devam ediyor. Öyle ki dünyada her 4 kişiden biri kalp damar hastalıklarına yakalanıyor ve her yıl 18 milyon kişi bu hastalıklardan yaşamını yitiriyor. Ülkemizde de önemli bir sorun olan kalp damar hastalıklarının görülme sıklığı 50 yaş üstündeki yetişkinlerde yüzde 12-15 arasında değişiyor. Ayrıca yetişkin nüfusun yarıya yakını…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Bu Yöntemle Vücudun Kendini İyileştirebilme Gücü Ortaya Çıkıyor
    Bu Yöntemle Vücudun Kendini İyileştirebilme Gücü Ortaya Çıkıyor Osteopati yönteminde hastalıklar, vücuttaki tüm sistemler dikkate alınarak bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor. Sadece adale ve kemik ağrılarında değil sinir, dolaşım ve lenf sistemi hastalıklarının tedavisinde de kullanılıyor. Osteopati bedenin kendini iyileştirme gücünü açığa çıkarmayı hedefliyor. Memorial Wellness Manuel Tıp Bölümü’nden Uzman Fizyoterapist Mehmet Salih Toğa, osteopati ve bu yöntemin kullanıldığı hastalıklar hakkında bilgi verdi.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Tatlı Krizi Neden Olur?
    Tatlı Krizi Neden Olur? Tatlı krizleri zaman zaman hepimizin kapısını çalabiliyor. Bazen tatlıyı hiç aramıyor, bazı zamanlar her gün tatlı yemek isteyebiliyoruz. Bazı kişilerde bu durum dönemsel değil sürekli bir şekilde devam ediyor olabilir. Her yemek sonrasında eğer tatlı yenmezse sanki doymuyormuş hissine kapılabilir ve yemek sonrasında müthiş bir ağırlık hissi yanında tatlı yeme isteğiyle karşılaşılabilir.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Yalnızca Bedenin Değil, Tüm Varlığın Kutsal
    Yalnızca Bedenin Değil, Tüm Varlığın Kutsal Fransız filozof Simone Weil “Kişi ve Kutsal”da hak kavramını odağına alıyor, kişinin fiziksel görünüşüne ve fikirlerine bakılmadan kutsal olduğunu belirtiyor. Weil, insanların yüreğinin derinliklerinde, maruz kalınan ve tanık olunan onca cürüme rağmen, ona kötülük değil de iyilik yapılacağına dair yenilmez bir beklenti bulunduğunu söylüyor: “Her insanda kutsal olan, her şeyden önce işte budur.”
    in Kitaplar ve Filmler Add new comment Read more...
  • Yanlış Diyet Saç Döküyor
    Yanlış Diyet Saç Döküyor Dengeli ve doğru beslenmek hem fiziksel hem ruh sağlığı için büyük önem taşıyor. Özellikle hanımlar kimi zaman hızlı kilo vermek için yanlış diyetler yapabiliyor. Bilinçsizce yapılan diyetler, cilt, saç ve tırnak sağlığı açısından ciddi tehditler oluşturabilir. Diyet dönemlerinde aşırı zayıflamanın, yetersiz ve dengesiz beslenmenin, saçların soluk ve donuk görünmesine ve dökülmesine yol açtığını söyleyen Liv Hospital Diyet ve Beslenme Uzmanı Orçun Kürüm sağlıklı saçlar için alınması gereken 5 besini anlattı.
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • 2 Yaşa Özel 10 Önemli Tüyo!
    2 Yaşa Özel 10 Önemli Tüyo! Anne babaların çocuklarıyla baş etmekte zorlandıkları; onların inatlaşma, tutturma hatta bağırıp vurma gibi davranışları karşısında nasıl davranacaklarını bilemedikleri zorlu bir dönem 2 yaş. Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Psikolog Sena Sivri, bu dönemde, sıradan günlük ihtiyaçların karşılanmasının bile adeta bir güç mücadelesine dönüşmesinin son derece normal olduğunu belirtirken, 2 yaş sendromuyla nasıl başa çıkılabileceğini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • Damar Tıkanıklığında Son Tedavi Yöntemleri
    Damar Tıkanıklığında Son Tedavi Yöntemleri Damar tıkanıklığı, toplumda çok sık görülen ve tedavisi aksatılmaması gereken hastalıkların başında geliyor. Damar tıkanıklığı, gerek genetik faktörler gerekse de kötü ve düzensiz beslenme sonucu ortaya çıkan hastalıkların başında geliyor. Ülkemizde, özellikle belli yaş üzerindeki kişilerde oldukça sık görülen hastalıkların başında gelen damar tıkanıklığı tedavi edilmez ya da görmezden gelinirse uzuv kaybı veya ölüme varan tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor.
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Göğüslerinizi Büyütecekseniz Sigarayı Bırakmalısınız
    Göğüslerinizi Büyütecekseniz Sigarayı Bırakmalısınız Göğüslerinizi büyütmeyi planlıyorsanız cerrahi operasyondan en az 3 – 4 hafa önce sigarayı bırakmalısınız. Buna elektronik sigara, nikotin bandı ve nikotin sakızları da dahil. Operasyon sonrasında ise 8 hafta sigaradan uzak durmalısınız. Sigara kullanımının, göğüs büyütme operasyonunun iyileşme sürecini ciddi bir şekilde etkilediğini belirten Estetik Cerrah Op. Dr. Alper Mete Uğurlu, sigara içmenin ve plastik cerrahinin neden riskli bir kombinasyon olduğunu şöyle açıklıyor:
    in Haberler Add new comment Read more...
  • "Günde İki Öğün Hastalıklardan Uzak Tutuyor"
    "Günde İki Öğün Hastalıklardan Uzak Tutuyor" Yoga, pilates, personel training alanında hizmet vererek spor alışkanlıklarında değişiklik yaratmayı amaçlayan Loop Workout, Ankara’nın seçkin isimlerinin katıldığı seminer programı ile açıldı. Stüdyo sahipleri Derya Açıkbaş ve Deniz Açıkbaş’ın ev sahipliğinde gerçekleşen açılış, alanında uzman isimlerin verdiği seminerler ile Başkent camiasına tanıtıldı. Beril Çavuşoğlu ile yoga etkinliği ile başlayan seminer programında; Çavuşoğlu, yoganın vücut üzerindeki etkilerinden bahsederek, düşünce gücünün yaşam üzerindeki etkilerine değindi. Fatma Arpacıoğlu ile Transformal Nefes seansı ile…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • ​Yarıyıl Tatilini Güzel Geçirmenin 6 Yolu
    ​Yarıyıl Tatilini Güzel Geçirmenin 6 Yolu Yarıyıl tatiline sayılı günler kaldı. Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Figen Karaceylan Çakmakçı, ailelere güzel bir tatil geçirmenin ve ikinci döneme enerjik bir şekilde başlamanın ipuçlarını anlattı. İşte Dr. Figen Karaceylan Çakmakçı’nın yarıyıl tatilini güzel geçirmek için 6 önerisi: Çocukların dinlenmesine izin verin Adı üstünde “Tatil”... Bu nedenle çocukların dinlenebilmesi, zihinlerini sakinleştirebilmeleri için fırsatlar yaratın. Uykularını alabildikleri, komutsuz, koşturmadan uzak, okul, ödev, proje veya hafta sonu…
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • Bebeğinizle Kalpten İletişim Sarılmaktan Geçiyor!
    Bebeğinizle Kalpten İletişim Sarılmaktan Geçiyor! Bebeğinizle Kalpten İletişim Sarılmaktan Geçiyor! P&G’nin lider bebek bezi markası Prima, 21 Ocak Dünya Sarılma ve Kucaklaşma Günü’nde bebeklerin ebeveynleriyle sağlıklı iletişim kurmasında ten temasının ve sarılmanın önemine dikkat çekiyor. Bebekler için anne ve babasının her dokunuşunun sakinleştirici ve rahatlatıcı bir etkisi olduğunu söyleyen Prima’nın Uzman Kurulu Üyesi Uzman Psikolog Yeşim Çaylaklı, ebeveynlere bebekleriyle sık sık ten tene temas kurmalarını ve sarılmalarını öneriyor.
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...

Günlük Burç

 

Günlük falınızı Okuyun

İlginizi Çekebilir...

  • Babanın bebeğe bakması bebekle duygusal bağ kurabilmesi için gereklidir
    Babanın bebeğe bakması bebekle duygusal bağ kurabilmesi için gereklidir Babaların bebekleriyle duygusal bağ kurabilmesi için bebeklerine bakması şarttır. Babalar bebekleriyle anne kadar ilgilenmelidir. Babanın bebeğe bakması bebekle duygusal bağ kurabilmesi için gereklidir Sevgili Anne Babalar,
    Read 1235 times Read more...
  • Halı ve Kilim Temizliği
    Halı ve Kilim Temizliği Oda Spreyleri Atmosferi ve bizi zehirleyen oda spreyleri sinir sistemini bastırır, kansere neden olan birçok maddeleri de vücudumuza aktarır. İnsanın koku alma duyusuna zarar veren spreyler sinirleri zayıflatıcı bir etkiye sahiptir. Oda spreylerine fazlaca maruz kalan kişilerde tat alma duyusu…
    Read 1340 times Read more...
  • Kasapdöner'den Sektörde Bir İlk Daha
    Kasapdöner'den Sektörde Bir İlk Daha ‘Hamburger çocuklarına döner yedirmeye geliyoruz’ sloganı ile 2011’de sektöre giriş yapan Global Restoran Yatırımları A.Ş.’nin Genel Müdürü Bahar Özürün, KasapDöner olarak yatırımcılarına özel geliştirdikleri programa yeni ekledikleri özellik ile işletmecilerin ne kadar kazanç elde ettiklerini anlık göreceklerini söyledi.
    Read 767 times Read more...
  • Çocuk Neden Yalnız Uyumak İstemez?
    Çocuk Neden Yalnız Uyumak İstemez? Çocuğun uykuya dalamama, yalnız yatmama, kâbus görme sorunlarının gerisinde psikolojik problemlerin bulunabileceğine dikkat çeken uzmanlar, “Yaşadığı sorunlar uyku kalitesini bozar. Ebeveynleri ile aralarında yeterli iletişim olmayan çocuk yalnız yatmak istemeyebilir. Onlarla doyurucu bir ilişki yakalayamayan çocuk da yatağına gitmek istemez,…
    Read 623 times Read more...
  • Karma
    Karma Toplum ve çevre ne der, baskısı nedeniyle ebeveynlerin çocuklarına uyguladıkları baskılar küçük yaşlarda bilinçaltına kaydedildiğinden , içlerinde yaşattıkları korku, keder, endişe ve mutsuzluklar ; onlar ileride yetişkin birer birey olduklarında bile yaşamlarını olumsuz olarak etkilemeye devam ediyor.Karma Temizliği için gelen…
    Read 4610 times Read more...
  • Çocuklar Organ Nakli Sergisi’nde Fark Yarattı
    Çocuklar Organ Nakli Sergisi’nde Fark Yarattı Okan Üniversitesi Hastanesi 8 – 14 Mart Böbrek Sağlığı Haftası nedeniyle, 8 -14 yaş arası çocukların organ bağışı ile ilgili hissettiklerini resme dökmeleri için “Çocuk Gözüyle Organ Bağışı” isimli bir yarışma düzenledi. Yarışma sonuçları Okan Üniversitesi Sanat, Tasarım ve Mimarlık…
    Read 290 times Read more...
  • Duygusal Yeme Alışkanlığından Kurtulmanın Yolları
    Duygusal Yeme Alışkanlığından Kurtulmanın Yolları Aç olmadığınız halde kendinizi özellikle sağlıksız atıştırmalıklar yerken bulduğunuz oldu mu? Cevap ‘evet’ ise o an ya çok stresli bir dönemden geçiyor ya da anlık olarak sinirlendiğiniz/üzüldüğünüz bir olay yaşamış olabilirsiniz. Yediklerinizin size fazla kilolar olarak dönmemesi için bu duygusal…
    Read 293 times Read more...
  • Karaciğeriniz Hastaysa Bu Besinleri Sofranızdan Eksik Etmeyin
    Karaciğeriniz Hastaysa Bu Besinleri Sofranızdan Eksik Etmeyin Sağlıklı bir vücut için beslenme önemli bir yer tutarken, siroz veya kronik karaciğer hastaları için doğru beslenme hayati önem taşıyor. Sağlıklı kişilere göre neredeyse 2 misli enerji ve proteine ihtiyacı olan kronik karaciğer hastalarının basit şeker, hazır market ürünleri ve…
    Read 527 times Read more...
  • Bebeğinizin Daha Zeki Doğması İçin 8 Gebelik Tüyosu
    Bebeğinizin Daha Zeki Doğması İçin 8 Gebelik Tüyosu Tabi ki kalıtım yoluyla aktarılan genler çocuğunuzun kişilik ve zekasında ana role sahiptir ama doğru yaşam tarzı bu genlerin doğru programlanması için gereklidir. Araştırmacılar, genlerin bu konuda yüzde 50 etkili olduğunu ama geri kalan yüzdeyi çevresel faktörlerin şekillendirdiğini söylüyor. Kadın…
    Read 334 times Read more...
  • Erkek çocuklarınızı erdemli yetiştirin! Özgecan Vahşeti tekrarlanmasın!
    Erkek çocuklarınızı erdemli yetiştirin! Özgecan Vahşeti tekrarlanmasın! Pedagog Sevil Yavuz Özgecan Aslan vahşetini değerlendirdi ve Özgehan’ın kadınlarını sesi olduğunu, kadına karşı şiddet konusunda toplumsal duyarlılığın artmasına destek olduğunu belirti ve şiddet vakalarının azalması için öneriler verdi.
    Read 1530 times Read more...
  • Vajinismus Sadece Kadının Değil Çiftlerin Problemi!
    Vajinismus Sadece Kadının Değil Çiftlerin Problemi! Vajinismus, cinsel ilişki esnasında kadınların istemsiz olarak kasılması, bu kasılmaların genital bölgede yoğunlaşması ve kadının erkeği kendinden iterek uzaklaştırmasıdır. Okan Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Gökçenur Gönenç, vajinismus hakkında, ‘’Vajinismuslu kadınlar yaşadıkları hissi tarif ederken…
    Read 687 times Read more...
  • Rahim Ağzı Kanserini Çok Erken Yakalamak Mümkün
    Rahim Ağzı Kanserini Çok Erken Yakalamak Mümkün Geçmişte kadınlarda genellikle 40’lı yaşlardan sonra tanı konulan rahim ağzı kanserinin öncül lezyonlarını artık 20’li yaşlardan itibaren görmek mümkün olabiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İlkkan Dünder, özellikle son yıllarda öncül lezyonların genç…
    Read 393 times Read more...
  • Lavanta Detoksu ile Öfkelerinizden Arının!
    Lavanta Detoksu ile Öfkelerinizden Arının! Günümüzdeki hareketsiz yaşam tarzı, oksijen azlığı, stres, katkılı ve mevsim dışı gıdalarla beslenmek her ne kadar normal kabul edilse de sağlığa zararları olduğu kesin. Çıkardığı ' Neden Açım Neden Şişmanım ' adlı kitabında da belirttiği gibi Dr. Gönül Ateşsaçan, dengesiz…
    Read 1067 times Read more...
  • Aşırı Kiloya Soğuk Tepki Verin!
    Aşırı Kiloya Soğuk Tepki Verin! Ağrısız, acısız üstelik sadece 1 seansla yağlarınızdan kurtulmak, hayalini kurduğunuz şekilli vücuda kavuşmak nihayet mümkün. Soğutarak inceltme ve vücut şekillendirme yöntemi soğuk lipoliz ile zamanınız sizde, yağlarınız geride kalıyor! Diyetlere ve düzenli egzersizlere rağmen sizi bir türlü bırakmayan bölgesel fazlalıklardan…
    Read 1147 times Read more...
  • Geçmeyen Omuz Ağrısına Dikkat!
    Geçmeyen Omuz Ağrısına Dikkat! Geçmeyen omuz ağrıları ülkemizin yanı sıra dünyada da pek çok kişinin muzdarip olduğu önemli bir sorun. Günümüzde her 4 çalışandan birinde görülen omuz ağrıları, kişinin günlük hayatını zorlaştırıyor, yaşam kalitesini düşürüyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr.…
    Read 376 times Read more...
  • Şeker Hastalığına Formüller
    Şeker Hastalığına Formüller Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır ve kendisini kan şekerinin sürekli yüksek olması ile gösterir.
    Read 17925 times Read more...
  • Öksürük Gece Uykusunu Bölüyorsa Dikkat
    Öksürük Gece Uykusunu Bölüyorsa Dikkat Yenidoğan bebekler ve 1 yaşından küçük bebeklerin sıkça karşılaştıkları sağlık sorunlarından biri olan hırıltı her zaman zatürre, bronşit anlamına gelmez. Kimi zaman geçici burun tıkanıklığına bağlı ya da gırtlak kıkırdaklarının yumuşak olmasından kaynaklı geçici boğaz hırıltıları da olabilir. Liv Hospital…
    Read 445 times Read more...
  • Çürük Diş Kanser Sebebi Olabilir!
    Çürük Diş Kanser Sebebi Olabilir! DentSuadiye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Protez ve İmplantoloji Uzmanı Diş Hekimi İlker Arslan, ’Güzel ve sağlıklı dişlerin, estetik avantajlarının yanı sıra genel vücut sağlığımıza da olumlu etkisi vardır. İhmal edilen küçük bir çürük, romatizmaya, ülsere, böbrek, kalp-damar hastalıklarına ve…
    Read 574 times Read more...
  • Kimler zatürre (pnömoni) için risk altındadır?
    Kimler zatürre (pnömoni) için risk altındadır? ZATÜRRE NEDİR? Zatürre; tıptaki adı ile pnömoni; akciğer dokusunun iltihabıdır. Bakteri, virüs, mantar gibi farklı mikroplarla oluşabilir.En sık görülen, en fazla ölüme neden olabilen hastalıklar arasındadır. Toplumda gelişen pnömoniler (TGP), tüm dünyada hastane başvurularının, yüksek tedavi giderlerinin, iş-okul günü kayıplarının…
    Read 371 times Read more...
  • Bu Atıştırmalıklar Obeziteyi Engelliyor !
    Bu Atıştırmalıklar Obeziteyi Engelliyor ! Aslında beslenme konusunda atıştırmak çok sağlıklı bir davranış değildir. Sindirim sisteminin sağlıklı çalışması için yiyecekler tüketildikten sonra öğün araları, kişiye göre değişiklik olsa bile yaklaşık 4 ile 8 saat arası olmalıdır. Fakat çocuklarda metabolizma hızlı ve enerji ihtiyacı çok olduğu…
    Read 552 times Read more...
  • Gebeliğe Bağlı Hipertansiyon Kalıcı Olabilir
    Gebeliğe Bağlı Hipertansiyon Kalıcı Olabilir Kan basıncı gebelikte fizyolojik olarak düşme gösterse de 10 gebeden 1'inde hipertansiyon görülüyor. İleri yaş gebelikleri ve obezite bu sorunun başlıca nedenlerindendir. Gebelikte hipertansiyon gebeliğe özgü çıkabileceği gibi gebelik öncesi var olan kronik hipertansiyon olarak da görülebilir. Öncelikle gebeliğe özgü…
    Read 15 times Read more...
  • Mevsimsel Diyetlere Son!
    Mevsimsel Diyetlere Son! Fazla kiloları kış aylarında çözmeye başlayalım.Kışın soğuk günlerinde kalın ve bol kazaklarımızın içerisinde fazla kilolarımızı görmezden gelebiliyoruz. Baharın gelmesi ve yaz mevsiminin yaklaşması ile birlikte fazla kilolar canımızı sıkmaya başlıyor değil mi? Kendimizi ince yazlık kıyafetler içerisinde veya bikinili düşündükçe…
    Read 1616 times Read more...
  • DR. FEVZİ ÖZGÖNÜL KİMDİR?
    DR. FEVZİ ÖZGÖNÜL KİMDİR? 1985 Yılında Antalya Tıp Fakültesinden mezun olmuştur. 1985-1987 Yılları arasında Mersin devlet hastanesinde görev yapmış, 1987-1989 Yılları arasında Askerlik hizmetini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Magosa ordu evi doktoru olarak yerine getirmiştir. 1989 - 2005 yılları arasında İzmir Çeşme de Altınyunus…
    Read 4322 times
  • Vücut Isınızı Yediklerinizle Yükseltin
    Vücut Isınızı Yediklerinizle Yükseltin Havalar soğumaya başladıkça değişen kıyafetler gibi yemek tercihlerimiz de değişiyor. Isınmak amacıyla seçtiğimiz yiyecekler doğru mu yoksa yanlış mı? Medical Park Fatih Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Sevil Nas Şan, kış ayları için vücut ısısını yüksek tutmaya yönelik beslenme önerilerini…
    Read 562 times Read more...
  • Omurganın Düşmanı Hareketsizlik!
    Omurganın Düşmanı Hareketsizlik! Omurga sisteminde kasların sistemi tutan en önemli ögeler olduğunu belirten Prof.Dr. Kaya Aksoy, “Kasların kuvvetinin azalması omurga sağlığı açısından en büyük handikaptır. İnsan hareket üzerine kurgulu bir varlıktır hareketsizlik, kas güçsüzlüğü omurga sağlığını tehlikeye sokmaktadır” uyarısında bulundu. Özellikle bel ve…
    Read 580 times Read more...
  • Yoğun Tempo Buna Engel Değil!
    Yoğun Tempo Buna Engel Değil! Bazı etkenler cildimizi savunmasız hale getirir ve onun daha erken yaşlanmasına neden olur. Cildimizi normal süreçten daha da hızlı yaşlandıran ve istenmeyen görüntülere yol açan bir çok faktör vardır.Ama artık yaşlanmaktan korkmaya gerek yok ! Daha genç bir görünüme kavuşmak…
    Read 1341 times Read more...
  • Ya Bebeğiniz Zürafalar Gibi Günde Sadece 30 Dakika Uyusaydı?
    Ya Bebeğiniz Zürafalar Gibi Günde Sadece 30 Dakika Uyusaydı? En uzun boylu hayvanlardan biri olmalarına rağmen, zürafaların günlük uykuları ortalama 30 dakikayla 2 saat arasında değişiyor. İlginç olan şu ki, genelde ayakta uyuyan zürafalar ancak yanında bir başka zürafa varsa oturarak uyuyor. Bu durum, tıpkı bebeklerin uykuya dalmak için…
    Read 871 times Read more...
  • Oruç Stresine Ballı Çözüm !
    Oruç Stresine Ballı Çözüm ! Dr. Fevzi Özgönül, Ramazan ayında vücudun ister istemez strese girdiğini belirterek ballı çözüm önerisinde bulundu. Özellikle bu yıl yaklaşık 17 Saat aç ve susuz kalındığını ifade eden Özgönül, şöyle konuştu: "İşte ballı, sütlü zencefil çayı tam size göre. Stresli olduğumuz …
    Read 1173 times Read more...
  • ​Hastaların Yarısı İlacı Doğru Kullanmıyor
    ​Hastaların Yarısı İlacı Doğru Kullanmıyor İlaçların bilinçsiz ve akılcı olmayan şekilde kullanılması tüm dünyada büyük bir sorun oluşturuyor. Dünya genelinde tüm ilaçların yarısından fazlasının uygunsuz reçetelendirildiğini ve satıldığını belirten Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatih Bünül, “Hastaların da yaklaşık yarısı ilaçları doğru olarak…
    Read 265 times Read more...
  • Lahana
    Lahana Hem yemeklerde hem de salatalarda kullanılan bu sebze ağrılara iyi geldiği gibi bağırsak kurtlarının tedavisinde de kullanılıyor... Beyaz ve kırmızı lahana ağrıya iyi geliyor, şişlikleri indiriyor. İdrar, regl söktüren lahana sarılık ve bağırsak kurtlarının tedavisinde faydalı oluyor..
    Read 3320 times Read more...