kadinlarguzeldir.com

Reenkarnasyon İmkansızlığı Kanıtları

Reenkarnasyon 1 milyardan fazla insanın inancının temelini oluşturuyor. Peki bunun doğru olamayacağının bilimsel bir kanıtı var mı? Birlikte kanıtları inceleyelim.

 

 Bu inanışın kökeni olan Budizm Taoizm ve Hinduizm dinleri incelendiğinde temel inancın insan ruhunun sonsuz bir döngü içinde ölüp başka bir insanın doğumuyla dünyaya gelmesi olduğu görülür. Buna da reenkarnasyon yada karma inancı denir.

 

            Döngü sonsuz zannedildiği için bu inanışa sahip metinlerde kıyamet yada ahiret inancı yoktur. Dünya da ebedi olarak yaşam devam edecek şeklinde inanırlar. Ama bilimsel veriler bir gün dünyada ki yaşamın yok olacağı konusunda hem fikir.

 

            Dünyanın yaratılışı yada ilk insanların var olmasına ilişkin bir teorileri de sonsuz döngü inancı nedeniyle var olmamıştır. Halbuki ilk insan türlerinin dünyada çok az sayıda olduğu antropolojik bir gerçektir.

 

            Özellikle Budizm'in ve Hinduizm doğduğu zamanlarda insan nüfusu genellikle sabitti. Bunu bilimsel araştırmalardan ve tarihsel verilerden anlayabiliyoruz. Çünkü yüksek bebek ölüm oranı ve zorlu yaşam koşulları nüfus artışı üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyordu. Bu nedenle ölüm ve doğumu birbirine eşit görerek karma inancını geliştirmeleri beklenen bir sonuçtur.

 

            Halbuki o zamanlar yeryüzünde 500 bin bile olmayan insan sayısı yakın bir gelecekte 10 milyar olacaktır. İlginç bir şekilde 3 milyon yıllık insanlık tarihinde insanlık nüfusu neredeyse artmadan çok yavaş bir ivmeyle ilerlerken… son 200 yılda birden 6 milyar insan ortaya çıkıvermiştir. Karma inancının son 200 yılda ki ani nüfus patlamasına ve kısa sürede ortaya çıkacak 10 milyar "yeni insan" için bir açıklaması yoktur. Tüm insanların %99'unun 3 milyon yıl bekleyip son 200 yılda hayvanlardan türemesi gerekir ki; bunun için hayvanlar aleminde hiçbir yeni neden yoktur.

 

            Hayvanlar var oldukları son 500 milyon yıldır yapmadıkları neyi yapmaya başladılar da 250 yılda 10 milyar tanesi aniden insan mertebesine yükseldi. Velev ki herkesin iyiliğini ve kötülüğünü mükemmel şekilde analiz eden, insan zekasından çok daha büyük bir hakim olması gerekir. Dünyada doğan ve biraz yaşayan her insan mutlaka sıkıntı çektiği için; her doğanın mutlaka günahkar olması gerekmektedir. Bu durumda geçmişte yaşayıp iyiliği kötülüğüne en azından denk olan hiç kimsenin yaşamadığı sonucuna ulaşmış olmak gerekir ki; bu da iyi insanlara haksızlık olur.

 

            Tersi durumu düşünelim; insanlar hayvan olabiliyorsa gittikçe vahşileşen, dünyayı ve canlıları tahripte en üst tüketim noktasına ulaşan insanoğlunun tümden hayvan olarak yeniden doğması ve insan neslinin yok olma düzeyine gelmesi gerekirdi. Yani karmaya göre herkes hak ettiğini bulacaksa; hayvan yiyerek can alan insanın bu mantıkla adil bir sistemle öldürdüğü hayvan sayısınca hayvan olarak dünyaya gelmesi gerekirdi. Ancak görüyoruz ki; insan nüfusu azalacağına katlanarak artmakta, doğa adeta dünyayı katleden insanoğlunu çoğaltarak ödüllendirmektedir. Tüm bu veriler karma felsefesini çıkmaza sürüklemektedir.

 

       Yani ne hayvan aleminde nede insan aleminde karmayı destekleyecek veriler yoktur.

Başlangıçsız ve sonsuz canlılık, doğum ve ölüm inançları da bilimsel olarak temelsizdir. Çünkü ilk canlı inanışları yoktur. Bugün ateist felsefe bile ilk varoluşu ve ilk canlılığın ortaya çıkışını, küçük bir hücreden suda varoluşu kabul eder. Ama bu dinlerde canlılığın ortaya çıkışına ilişkin bir hikaye yoktur. Çünkü ölüm yaşam dengesi, ying yang dengesi vardır.

 

            Peki bu dinlerde karma nasıl ortaya çıktı. Hindistan Hz Adem'in gönderildiği yerdi. Ve anlıyoruz ki Hak dinde var olan Kalu Bela yani bedenlerin evvelden dirilip uzun süre yaşadığı ve söz verdiğine ve oradaki yaşamın buradaki yaşamı dostlarımızı ve hatta mizacımızı etkilediğine dair inanç zamanla şekil değiştirerek önceki hayatların devamlılığına dönüşmüş.

 

            Peki önceki yaşamını hatırladığını söyleyen yüzlerce insan geçmiş yaşama dair delil değil midir? Hatta küçük çocuklar gidip bedeninden çıktığı ölmüş adamın karısına gidip bu benim eşimdi diyormuş. Oğullarına da oğlum…  Bu nasıl olabilir;

 

            Bu olayların ekseriyeti kötü ruhlar yani cinlerle ilgilidir. Cin bir adamın içinde yaşar;  adam ölünce evini yitiren cin, bir çocuğa musallat olur. Çocuğun medyumsal yetenekleri çoksa onu tamamen ele geçirebilir ve ölen adamla birlikte edindiği tüm bilgileri çocuğun zihninde açığa çıkarabilir. Bilmediği dillerde transa sokup konuşturabilir.

 

            Bilimsel cevap isteyenler zihnin bir enerji olduğunu ve ölümle bu enerjinin serbest kaldığını yakın frekanslara sahip başka bir beyinle bağlantı kurabileceği gibi düşünceler geliştirmiş olsalar da gerçek başkadır.

 

            Hipnoz altında ortaya çıkan rüya benzeri önceki yaşam anıları ise Kalubela dönemine ait yada beynin rüya - hayal türetme konusunda yetenekli olduğu trans halinde görülen hayallerden ibarettir.

 

            Bu konuyla ilgili Cennetten çıkışımızı konu alan videomu izleyebilirsiniz.

 

ÖNEMLİ NOT:

 

Bu yazıyı mail yoluyla tüm arkadaşlarınıza yollayarak, Facebook ve Twitter'da paylaşarak, Allah'ın bize emrettiği gibi O'nun yüceliğinin ve isminin yeryüzünde yayılmasına katkıda bulunun. 

 

Muhammed Suresi-7. Ayet:

Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz. (Diyanet Vakfı Çevirisi) (Yorumsuz)

Allah; dinini yaymak ve isminin yeryüzünde yüceltilmesine sizi vesile kılmak istiyor. Böylece Allah'a arzu duyduğu konuda yardım edin. Allah asla yalan söylemez. O da size yardım edecektir. Ben canlı bir şahidim. Bu davaya adandığımdan beri büyük bir yardım görmekteyim.

 

Erdem ÇETİNKAYA/  miraclebrain.wix.com

Okunma 585 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Günlük Burç

 

Günlük falınızı Okuyun

"Doktor
Doktor Gönül Ateşsaçan
Sevil Yavuz

Haberler

İlginizi Çekebilir...

  • Bu Hastalık Diş Çekimini Engelliyor!
    Bu Hastalık Diş Çekimini Engelliyor! Dent Suadiye Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Protez ve İmplantoloji Uzmanı İlker Arslan,’ Sinir sistemini düzenleyici ilaç alan hastalar diş çekimi öncesinde kullandıkları ilaçları diş hekimine mutlaka bildirmelidir çünkü bu ilaçlar yapılan anestezik maddenin etkisini azaltabilir.’dedi. Diş çekimi,çocukluktan itibaren korkulu…
    Read 218 times Read more...
  • Ağrısız Doğum
    Ağrısız Doğum Artık bebek bekleyen anne adayları için korkmak, çekinmek ve 'Ben nasıl doğum yapacağım diye!' kara kara düşünmek sona erdi. Günümüzde bel bölgesine yapılan ince bir iğneyle, anne adayı doğuma aktif olarak katılabilir. Böylece doğum daha rahat ve kolayca gerçekleşir. Anne…
    Read 2169 times Read more...
  • MEZOTERAPİ
    MEZOTERAPİ Mezoterapi derinin orta tabakasına ilaç enjeksiyonu yöntemidir. Amaca uygun olarak seçilen ilaç karışımları doğrudan problemli bölgeye 4-13 mm uzunluğundaki çok ince iğnelerle çok düşük dozlarda ve bölgeye özel tekniklerle uygulanan bir yöntemdir.
    Read 851 times Read more...
  • En Önemli Terbiye Kuralı
    En Önemli Terbiye Kuralı En Önemli On Terbiye Kuralı Terbiye söz konusu olduğunda, bunu tanımlamak ve öğret­mek size, ebeveyne kalmış bir şeydir. En önemlisi, çocuklar sizi kopya edecektir; bu nedenle paslanmış becerilerinizi temizlemek zamanı gelmiştir. Her çocuğunuzun sahip olmasını istediğiniz on davranış şeklinin listesini…
    Read 780 times
  • Zeytinyağlı Ispanak Bastı
     Zeytinyağlı Ispanak Bastı MalzemelerIspanak (1 kg)Pirinç (yarım su bardağı)Domates (1 adet)Soğan (2 adet orta boy)Havuç (1 adet)
    Read 2114 times Read more...