kadinlarguzeldir.com

Hepimiz Cennetteydik!

Sadece Hz Adem ve Havva değil tüm insanlık cennette yaşadık bir zamanlar. Ve dünyadaki kaderimiz oradaki işlerimizle belirlendi. Dünya evrenin hapishanesiydi. Kanıtlar!

 

   Dinden uzaklaşan Müslümanlardan ve pek çok ateistten ve şu soruları işittim;

 

   Masum çocuklar savaşta yada hastalıklarla neden acı içinde ölüyorlar? Sırf denemek için mi? Kimi, aklı bile yerinde olmayan birini mi? Ailesini denemek içinse çocuğun suçu ne? İlerde kötü biri olacaksa? Savaşta aynı günde ölen on binlerce çocuğun hepsi mi diğer insanlardan kötü olacaktı? Ve çok daha fazlası…

 

            Müslümanların dahi benzeri soruları değişik şekillerde sık sık sorduğunu, kadere, dünyadaki düzene ve Allah'ın anneden bile fazla olan merhametine ve zenginliğine karşın dünya hayatında müslümanların, zayıfların ve çocukların çektiği sıkıntılardan dem vuruyorlardı. Bu ise gizliden Allah'a karşı bir dargınlık, dinden soğuma ile sonuçlanıyor ama çoğu itiraf edemiyordu. Edenler de zahiren, edemeyenler de ruhen dinden çıkıyor, Allah'ın hikmetine teslimiyetten uzaklaşıyorlardı. Elbet Allah'ın bir bildiği vardı. İnşallah size bu güne dek söylenmemiş bir sırrı açıklayacağım. Hepimizin cennet yaşamını ve oradaki kötülüğümüzü.

 

Kuran; suçlu olmadıkça; insanın musibete uğratılmayacağını üstüne basarak söyler.

 

            “ŞÛRA 42/30. Başınıza gelen herhangi bir musibet ancak ellerinizle işlediklerinizden ötürüdür. O, yine de çoğunu affeder.

 

            Peki acı çeken ve bir çoğu küçük bir çocuk elleri ile ne işlemiştir?

 

            Bu sorunun cevabını hiçbir kitapta ve kaynakta hakkıyla bulamadım. Verilen cevaplar ne beni nede benden öncekileri tam tatmin etmemişti. Ekseriyetle sınamadır, karşılığı verilecektir gibi cevaplar veriliyordu. Ama küçük çocukların zorluklarla sınanıp öldürülmesi? Ya da sınanmayı reddeden ve yok olmak isteyenlerin zorla sınava alınıp işkence edilmesi Allah'a yakışmazdı.

 

            Her şeyi mükemmel yaratan ve düşünebilen Yüce Allah'ın elbet iyi bir cevabı vardı. Ama cevap neydi?

 

            Kalbim acı içinde secdeden kalkmadan sabaha dek ağladım. İlim dilendim. Allah'ın mükemmelliğine inanarak ondan bilgi rica ettim ki; insanların inancı kurtulsun ve kalpler inşirah bulsun. Allah'ın zalim olmadığı ortaya çıksın. Satanizm dahi bu düşüncelerden beslenmektedir. Allah'ı zalim, kendini ise her türlü zevk-ü sefaya izin veren bir tanrı gibi gösterip bağlılarından biat almaktadır ve onlara vahyetmektedir.

 

            İlham olunan bilgi hem adalet ve kaderle ilgili hem de bugüne dek tam cevap verilememiş pek çok sorunun cevabı olan bir anahtar gibiydi. Bu güne dek cevaplanamamış sorular şöyleydi; Bu sorulan soruların hemen akabinde Kuran yoluyla tam olarak cevap vereceğim.

 

Soru 1 )
 

            Hz Adem'in çocukları kardeş evliliği yapmışlarsa ensesttirler ve peygamber çocuğuna yakışmayacak çirkin bir davranıştır. Allah her şeye gücü yeterken; buna kardeşleri mecbur bırakmış olabilir mi? (haşa) Bugüne dek verilen cevap; kardeşler birbirine benzemiyormuş ve ikiz gruplar olarak doğmuşlar. Demek böyle olursa ensestlik serbest öyle mi? Kuran'da asla kardeşlerin evlendiği yazmaz.

 

Soru 2 )

 

Allah anneden bile merhametli ise insana bu acı dünya hayatını reva nasıl görür? Annemiz önce bizi direk cennete koyardı. Bizi en şerefli hale getirirdi. Adem as. 'ın günahını tüm insanlara yüklemezdi. Allah'ın anneden bile büyük merhameti, sevgisi ve lütufkârlığı nasıl açıklanır?

 

Soru 3 )

 

            Bazı peygamberler Hz İsa gibi daha bebekken korunmuş ve cennetlikse bu adaletsizlik değil midir? Bizler neden daha doğuştan kutsal ilan edilmedik. Bazı derecelere kimse çalışmakla erişemez,  deniyor. Biz neden peygamber olamadık? Mucizeler gösterip, Allah ve melekleri ile konuşamadık? Suçumuz neydi dünyaya gelirken?

 

Soru 4 )

 

            İnsanlar neden eşit değildir? Kimi güzel kimi çirkin, kimi zengin kimi fakir, kimi akıllı kimi değildir. Bunlar neye göre belirlenmiştir? Neden çoğu insan akıllı, zengin, güzel ve seçilmiş muhteşem bir insan olarak doğma şerefinden yoksun kaldı? Böyle olanlar ne yaptı da bu nimete erişti? Her işi hikmetli ve bir sebebe bağlı yürüyen adil ve merhametli olan Rabbimizin elbette mükemmel bir cevabı vardı. O alimdir.

 

            Bu sorular aynı zamanda dünyada ki satanist örgütlerin, ilimunatinin ve diğer milyonlarca din düşmanlarının cevap aradığı ve sonunda tatmin edici bir cevap alamayınca yoldan çıkmasına neden olan, insanlık tarihini kana ve düşmanlığa bulayan sorulardır. Sorulardan kaçarak sadece bilinçaltımızı kirletiriz ve kendi onurumuza aklımıza ihanet ederiz.

 

            Bu soruları soranlara verdiğim cevap çoklarını tatmin etti ve isyanları bitti.

 

            Bu tehlikeli soruların hepsine aynı anda cevap veren, kaderle ilgili daha pek çok sırrı ortaya çıkaran ve bu güne dek hiçbir İslam düşünürü tarafından dile getirilmemiş tatmin edici bilgileri sizlere kanıtlarıyla sunacağım. Kuran'dan ayetlerle açıklayacağım ve doğadan bazı argümanlarla destekleyeceğim. Ta ki hatadan dönüle… Çünkü bu soruları içinden kendine sormayan bir insan çıkmadı; tam cevap verebilen de…

 

            Öncelikle dünyanın hemen herkes için bir tekamül yada hapis ve ceza yeri olduğunu göstermek için unutmuş olabileceğimiz bazı ayrıntıları hatırlatmak isterim.

 

            İnsanoğlu dünyaya kirli bir yoldan gelir, o yolda hem kendisi hem de doğuran ana en büyük acıları ve ıstırabı çeker. Kirler içinde doğan bebek oksijenle karşılaşarak yanan ciğerlerinin ve sıkışmanın acısıyla ağlamaya başlar… Dünyaya gelen bebek lisanı hal ile "dünyevi cehennem çukuruna feryat-ü figan ile düştüğünü anlatır". Kendini taşıyan annesine de türlü azap ve işkence olur.

 

            İnsan bebeklik dönemi boyunca dertlerini ifade edemez ve hemen hepsi saatlerce kendi pisliği içinde yatmak zorunda kalır. Yıllarca yürüyemez, konuşamaz ve olup biteni anlayamaz, vakti haline ağlamakla geçer.

Çocukluğu korkular, özlemler ve cevapsız huzursuz eden sorularla doludur…

 

            Hayatımız boyunca milyonlarca hoşumuza giden şey görürüz  ve çok azını elde edebiliriz. Her erişilemeyende bir acı gizlidir.

Mutlaka geçicide olsa ağır hastalık, fakirlik ve üzüntüler ile karşılaşırız.

 

            Bu liste çocukların yada sıradan insanların savaş yada sakat doğumla yaşadığı en ağır işkence ve sıkıntılara doğru uzayıp gidebilir…

 

            Tüm bunlara bugüne dek verilen genel cevap; her şeyin bir sınama olduğudur. Peki aklı olmayan ve tepki bile veremeyen bebekler çocuklar nasıl bir sınava girmişlerdir. Tek yaptıkları ağlamak ve sonunda hiçbir şey anlamadan acı içinde ölmekken; sınavı geçmiş mi sayılırlar. Ayrıca bir varlığı denemek için acı çektirmek, Allah'ın şanına yakışmaz. Allah Kuran da defaatle asla zulmedici olmadığını, başımıza gelen her şeyin kendi suçumuz olduğunu ifade etmektedir. Alim olduğunu iddia edenler; bebeğin suçunu mevcut bilgileriyle izah etmek zorundadırlar?

 

            Kuran daha da ileri giderek; insanlar hakkında Rabbin öfkeyle söylediği, bebeklerin acısını gölgede bırakacak bir seslenişte bulunuyordu;

 

            Biz dilesek, elbette herkese hidayetini verirdik. Fakat, Cehennemi hem cinlerden hem insanlardan bir kısmıyla dolduracağım, diye benden kesin söz çıkmıştır. (Secde, 32/13)

 

            Allah özellikle herkese hidayet vermeyeceğini, vermek istemediğini söylüyor. İnsan ve cinlerin önemli bir kısmıyla cehennemi dolduracağına önceden söz verdiğini ifade ediyordu. Biz ne zaman yaratıcıyı bu kadar gazaba getirmiş olabilirdik? Biz ne yaptık? Ve ne zaman? Muhakkak bir şey yapmış olmalıyız, yoksa Allah bu kadar gazaba gelmez ve bu sözü nedensizce söylemezdi.

 

            19.71 - (Ey insanlar!) Sizden cehenneme girmeyecek hiç kimse yoktur. Rabbin için bu, kesin olarak hükme bağlanmış bir iştir.

 

            Bu ayette ise istisnasız her insanın cehenneme  gireceğini ifade etmiştir Yaratıcı. Bazılarını ateş yakmasa bile o manzarayı görmek, yakınlarıyla yüzleşmek çok elim verici bir manevi işkence olsa gerek. Yine insanların en iyilerine ve masumlarına bile dokunan azabın nedeni nedir? Tüm insanlık, biz.. Tekrar soruyorum ne yaptık? Alim olduğu söylenenler cevap versin. Ama veremezler. Veremediler.

 

            Hadid:22-23 Yeryüzünde olan ve nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın.

 

            Düşündürücü başka bir ayet daha…Özellikle yeryüzünün altı çizilerek… Ellerimizle yapıp ederek sorumlusu olduğumuz bu sıkıntıların evvelden bir kitaba yazıldığı ifade edilmiştir… Yeryüzünde olanlar ama… Ahirette olacaklar yada yeryüzünden evvel olanlar değil. Yeryüzünde ki cezamıza ilişkin musibet listesinin yazılı olduğu bir kitap… Biz yeryüzüne gelmeden önce; biz başka bir yerdeyken… yazılmış bir kitap…

 

            (4142).2. (...)- Müslim'de Ebu Hüreyre'nin bir rivayeti şöyledir: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Nefsim kudret elinde olan Zat'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseniz, Allah sizi toptan helak eder (dünyadan yok eder); günah işleyen, arkadan da istiğfar eden bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi." 

[Müslim, Tevbe 9, (2748).]

 

            Yani eğer bizler günah işlemeyi bırakarak; mükemmel kullar olsaydık; toptan bir şekilde canlarımız alınacak ve dünya hapsinden kurtulup cennete gitmek suretiyle kurtulacaktık. Yerimize gelecek olan ise günah işleyen ve tevbesi beklenen bir kavim olacaktır.

 

            Ben hep şuna inandım, Allah bunca mükemmel sanatına ve eşsiz güzelliklerine rağmen bunu dilemişse muhakkak bir nedeni vardır ve burada biz suçlu olmalıyız… Şimdi asıl cevaba gelelim;

 

            Neredeyse tüm İslam alimlerinin ittifakı ve Kuran ayetleri ile sabittir ki; İnsanoğlu Kalu Bela olarak ifade edilen yerde bu dünyaya gelmeden önce yaşamış ve Allah'a söz vermiştir.

 

            7:172 -  …Rabbin, Âdemoğullarından (beni adem), bellerindeki zürriyetlerini alıp da onları kendi nefislerine şahit tutarak: Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" dediği vakit, "pekâlâ Rabbimizsin, şahidiz" dediler. (Bunu) kıyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu." demeyesiniz diye (yapmıştık).

 

            Ayette "ben-i adem" ibaresi Adem'den gelenler anlamına gelmektedir. Yani Adem'in soyu. Kuran bu soyun bellerinden (Bakın sadece Hz Adem'den değil ) kendilerinden gelecek tüm insanları çıkararak söz aldığını söylüyor. Çok sırlı bir ayet. Çünkü dikkat edilirse sadece Hz Adem değil, ondan türemiş bir soydan bahsediliyor. Hz Adem'den bir miktar türemiş olan bu soyun belinden geriye gelecek olan insanlar çıkarılıp yaratılmış ve söz alınmıştır. Hadisler Hz Adem'in cennette; dünya takvimine göre 130 yıl, cennet takvimine göre birkaç saat kaldığını söylüyor. Bu durumda tahminen birkaç torunu görecek miktarda ortalama köy büyüklüğünde bir insan soyundan bahsedildiğini düşünebiliriz.

 

            Bir toplumdan söz almak için, o sözleşmede geçen manaların sağlıklı olarak anlaşılmasını sağlayacak düzeyde o toplum eğitim ve deneyime sahip kılınmalıdır. Bu adalet gereğidir. Yani İlahlık, nimetlendirme, kutsiyet nedir? Bunları en iyi şekilde insanlar görmüş, eğitilmiş, nimetlendirilmiş olmalıdır ki "evet sen ilahımız" diyebilsinler.  Yoksa aniden yaratılan ve hiçbir bilgiye shaip olmayan varlıklara soru sorulup; ağızlarının zorla oynatılarak bilgisizce cevap alınarak anlaşma yapılması hiçbir hikmete sığmaz.

 

Peki nerede söz alındı yani bu soy nerede türedi? Cevap daima Kuran'da;

 

            2:35 - Ve dedik ki: Ey Adem, sen ve esin cennete yerlesin, ikiniz de orada dilediğiniz yerde bol bol yiyin, ancak su ağaca yaklaşmayın ki, haddini aşan zalimlerden olmayasınız.

 

            Hz. Adem ve eşi yerleşim yeri olarak Allah tarafından cennete taşınıyorlar. Ayetten anlaşıldığı üzere yanlarında çocukları yok sadece o ve eşi. Demek ki o türeyen nesil; beni adem; cennette doğan ve cennet halkı ile türeyen yeni üstün insan ırkı… Daha sonra bu ırkın dünyaya indirilişini göreceğiz. Bu durum Adem'in çocuklarının ensest olmadığını Kuran üzerinden ispatlamış oluyor. Başka ispatları da var ilerleyen konularda.

 

            Ayrıca neden Allah bizi doğrudan cennette yaratmadı da dünya sıkıntısını çektirdi, neden zengin yada güzel değilim gibi isyanların ortak noktası olan pek çok konuda da Kuran aracılığı ile bir cevap vermiş oluyor. Hepimiz bir zamanlar mükemmel ve çok zengin bir hayat yaşadık. Ancak dünyada görüldüğü üzere zengin ve her yönden mükemmel özelliklere sahip kişiler genelde en kibirli ve günahkar kimseler olmaktadır. Orada işlediğimiz günahlar genlerimize işlenmiş ve kader haritamızı belirlemiş olarak dünyada ki 2. hayatımıza doğmamızı sağlıyor.

 

            Cennette gerçek bir hayat yaşadığımızı ispatlayan birçok ayet mevcuttur. Hiç şüphe yok ki Kuran'a göre 2 kez hayat sürdük ve 2 kez öleceğiz.

 

40/11 : ( Ahirette ) Dediler : Rabbimiz bizi iki kez öldürdün ve iki kez dirilttin. Günahlarımızı itiraf ettik. Şimdi (şu ateşten) çıkmak için bir yol var mıdır?

 

            Ahirette Allah ile konuşan kişiler; iki kez öldürüldüklerini söylüyorlar. Yaşamayan bir insan öldürülebilir mi? İki kez öldürülmek iki bitmiş akıllı hayata delildir. Ahiret hayatı ölümsüz olduğuna göre; dünya ve öncesinde bir hayatın delilini tek başına bu ayet vermektedir. Kalu Belada ki hayatımızda diri ve canlı olduğumuzu ve akabinde öldürüldüğümüzü ispatlar. Eğer sadece ruh olsaydık ölemezdik. Çünkü ölüm zaten ruhun bedenden alınmasıdır.

 

            2/28 : Allah'ı nasıl inkâr edersiniz? Siz ölüler idiniz, O sizi diriltti, sonra öldürecek ve yine diriltecektir, sonra da O'na döndürüleceksiniz.

 

            Yine bu ayette eskiden öldürüldüğümüzden ötürü; siz ölülerdiniz diriltti denmektedir. Kalu Belada Allah ile konuşup, bazı olaylar yaşadıktan sonra öldürüldük ve bu dünyada dirildik. Ölümden iç güdüsel olarak aşırı korku nedenimiz de budur. Belki çok güzel bir şeydir ruhun çıkışı… Ama insanlar korkuyor.

 

            Hz Adem'in sınamalı ve cezalı türden geçiş cennetinde daha önce öldüğümüzü ifade eden ayet ise şöyledir.

 

            44.56 - Orada ( cennette ) ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah, onları cehennem azabından korumuştur.

 

            Cenneti kasdederek; özellikle orada diyerek altını çizen ayet çok nettir. Halbuki cennete giren kişi ayetlere göre daha önce 2 kez ölmüştür. Ama ayet burada "ilki hariç başka ölüm yok" diyerek cennete girenin halini tarif etmesi ve tek ölümden bahsetmesi cennette öldüğümüzün farklı bir ayetle daha kesinleşmesidir. Eğer tüm ölümleri kasdetseydi; ilk ölümden başka ölüm tatmazlar; yerine, ilk iki ölümden başka ölüm tatmazlar derdi. Çünkü Kuran son derece detaylı, hatasız ve mükemmeldir.

 

            Cennette nimetler içinde yaşadığımızı ifade eden ayet ise;

 

           " İman edip hayra ve barışa yönelik değerler üretenlere şunu müjdele: Kendileri için, altlarından ırmaklar akan cennetler olacaktır. Onlardaki herhangi bir meyveden bir rızk olarak her nasiplendirildiklerinde, şöyle diyeceklerdir: "İşte bu, daha önce rızıklandırıldığımız şey!" Bu rızk onlara buna benzer şekilde verilmişti. Onlar için orada tertemiz eşler de vardır. Ve onlar orada sürekli kalacaklardır."

2 : 25

 

            Dikkat edelim; cennetlik; yediklerim aynısı diyor. Ayet ek bir bilgi olarak; daha önce yediği bu benzersiz ve muhteşem lezzetleri; benzer şekilde vermiştik diyor.  Yani zahmetsizce, altın tepsilerde, arzu ettiği anda… Zaten dünyada çürük ve bozulmuş olan, zahmetlice kazandığımız nimetlerin cennette yine benzer şekilde verileceğini düşünmek Cennetin benzersizliği ve muhteşemliği ile ilgili tüm ayet ve hadislere terstir.

 

            Hz Adem ve Havva'nın ilk insanlar için tasarlanmış güzellik ve zenginlikle dolu ilk cennetimizle nihai cennet arasında bazı farklar göze çarpıyor; İlk cennette sınanma ve ölüm var!!! Arapça da cennet güzel bahçe anlamına geliyor.  Şeytan cennette; ölümsüzlük vaadiyle yasak meyveyi Hz Adem ve Havva'ya yediriyor.

 

            20- Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: “Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ölümsüz kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti.” dedi.

 

            Kalu Bela'da verdiğimiz sözle birlikte yüklendiğimiz büyük bir emanette vardır. Bu emanet bize neden yüklenmiştir? Bu söz bizden neden alınmıştır?

 

            33:72-73  "Şüphesiz biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmek istemediler, ondan çekindiler. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok zalimdir, çok cahildir. Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara, Allah’a ortak koşan erkeklere ve Allah’a ortak koşan kadınlara azap etmek; mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların da tövbelerini kabul etmek için insana emaneti yüklemiştir. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."

 

            Emanetin ne olduğu konusunda farklı görüşler olsa da önemli olan dünyaya gelmeden önce emaneti alan insanların  günahkar ya da müşrik olduğunu ifade edilmektedir. Emaneti alırkenki insanın hali ise büyük bir zalimlik ve cehalet olarak ifade ediliyor. Cennette pek çok zülüm yaptığımız ve cahilce davrandığımız anlaşılıyor.

 

Peki cennette nasıl bir durum vardı?

 

            3:81 Hani o zaman ki; Allah, peygamberlerin (nebîlerin) MİSAK’ini (yeminini) almıştı: “Andolsun ki; size Kitap ve hikmet verdim, sizlerden sonra sizinle beraber bulunanı (Allah’ın sizlere verdiği kitapları) tasdik eden Resûl gelince, O’na mutlaka îmân edecek ve O’na mutlaka yardım edeceksiniz. Bunu ikrar ettiniz mi ve bu ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?” “İkrar ettik.” dediler. “Öyle ise şahit olun. Ben de sizinle beraber şahitlerdenim.” buyurdu.

 

            33 : 7  Nebilerden (peygamberlerden) misak (söz) almıştık. Senden, Nuh'dan, İbrahim'den, Musa'dan ve Meryem oğlu İsa'dan... Onlardan sapasağlam bir söz almıştık.

 

            Cennette taraflar belli olmuş ve o zaman ki insanların en iyilerinden olan peygamberler daha o zaman seçilmişti. Allah onları toplayıp bazı konularda kendilerinden ağır yeminler almıştı. Bu ayetler cennette safların, peygamberlerin ve dini kaidelerin oluştuğu kompleks bir yaşamın varlığını ifade etmektedir. Çünkü tüm nebiler ancak dünyaya gelişlerinden önceki toplumumuzda belirlenmiş ve sözleri alınmıştı. Her biri görevlerini ve geliş sıralarını iyice öğrenmişti.

 

            Fakat istisnalar hariç her insan günahkardı. İbni Mace'den nakledilen hadisi şerife göre; istisnasız tüm insanlar günahkardır.

 

“Bütün Âdemoğulları günahkârdır, günahkârların en hayırlıları ise tövbe edenlerdir”

 (İbn Mâce, Zühd, 30)

 

            Hz İsa'nın temiz bir erkek çocuğu olduğunun altı özellikle çizilmiştir. Tüm çocuklar temiz değildir. Bu nedenle diğerlerinden farklı olarak Meryem as.'a verilecek çocuğun tertemiz olduğu özellikle ifade edilmiştir.

 

            "Ben, yalnızca Rabbinden (gelen) bir elçiyim; sana tertemiz bir erkek çocuk armağan etmek için (buradayım)."

(Meryem Suresi / 19)

 

            Cennette günahlar işlenmesi oradaki günahkar insanlığın dünyaya sürgün edilmesine neden olmuştu. Ayetler düşünüldüğü gibi sadece 2 kişinin dünyaya indirilmediğini anlatıyor.

 

            20.123 - Allah, şöyle dedi: "Birbirinize düşman bir topluluk olarak hepiniz oradan inin. Eğer tarafımdan size bir yol gösterici gelir de, kim benim yol göstericime uyarsa artık o, ne sapar ne de sıkıntı çeker."

 

            7.23-24  "Ey Rabbimiz, dediler, öz benliklerimize zulmettik. Eğer bizi affetmez, bize acımazsan elbette ki hüsrana uğrayanlardan olacağız." Allah onlara buyurdu: "- Bir kısmınız, bir kısmınıza düşman olarak ininiz. Yerde, sizin için bir zamana (ecelinizin sonuna) kadar yerleşip kalmak ve geçinmek var."

 

            Bu ifadelerden ikili tesniye yani 2 kişiden daha fazla sayıda; birbirine düşman olanlarla dolu bir topluluğun cennetten indiğini görüyoruz. Çünkü şeytan cennetten çok daha önce kovulmuştu fakat insana vesvese sesi ile kalbine mesajlar yolluyordu.

 

            Tevrat'ta da özellikle Ezra isimli Peygamber'in kutsal metninde çarpıcı ifadelerle haklılığımız tescillenmektedir;

 

            21İlk insan Adem, günahkâr bir yüreği yüklendiğinden günah işleyip yenildi. Yalnız kendisi değil, bütün soyu…

Ezra 3. bölüm

 

            26tıpkı Adem ve onun soyu gibi davranıp yoldan çıktılar.

Ezra3

 

            21Tanrı tüm insanlara, bu dünya­ya geldikleri zaman nasıl yaşama erişeceklerini ve cezalandırılmaktan kur­tulacaklarını anlatan açık bilgiler ver­mişti. 

Ezra 7

 

            35Gerçek şudur ki, hiç günah işleme­yen bir insan doğmamıştır, günahsız yaşayan insan da yoktur.

Ezra 8

 

 

            İnsanoğlunun daha önce bir hayat yaşadığı Kuran ve tüm alimlerin ortak kabulü ile sabitse, insan oğlunun da bencil ve günahkar oluşu herkesin malumu ise; orada günahlar işlediğimiz mantıken de ulaşılabilen bir sonuçtur.

 

            Cennetten çıkışımızı ve Allah'ı unutmamız hem bir ceza, hem dünyada yeniden sınanmamızın bir gerekliliği hem de hatırlayınca çekeceğimiz büyük ızdıraba bir engeldir. Şeytanın insan üstünde ki sınama ve saptırma görevini üstlenirken Allah'tan bir çok şey istedi;

 

"İnsanların tekrar dirilecekleri güne kadar bana mühlet ver" 

(Araf, 14)

 

            "Ver ki ahidlerini bu sürece unutsunlar, beni görmelerini ve böylece hakikati öğrenmelerini engelle ki onlardan sapkın olanları ayartabileyim." manasında bir çok şey istedi.

 

            "İblis, “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, içlerinde ihlâsa erdirilmiş kulların hariç, onların hepsini azdıracağım” dedi. " 

(Hicr, 39-40)

 

            Ahit'e inanmakta Allah'a inanmak gibi iman meselesi ilan edildi. Böylece şeytan istediklerini almış oldu ve sapıtmış olarak ilan edilen ve şaki olarak doğacağı karar verilenleri saptırma konusunda silahlandırıldı. Düşman olduğu insanları salihler hariç saptırmaya azmedip muhalefete devam ederek cehenneme gitmeye razı oldu.

 

            Bu durumda küçük yaşta ölen yada acı çeken çocuklar, Kalubela döneminden kalan evvel ki günahlarının bedelini ödüyorlar yada cennetteki çok daha yüksek makamlar için evvelden çekmeye razı oldukları acıları tekamül etmek için yaşıyorlar diyebiliriz.

 

            Kuran'da Hızır kıssası olarak bilinen olayda küçük bir çocuğun ilerde müşrik olacağı kesin olduğu için öldürüldüğü yazılıdır. Elbette herkesin ölüm nedeni farklıdır ve bazı ölen çocuklar küçük bir sıkıntı yaşayarak temizlenip cennete geri dönme ihtimalleri de vardır. Ancak bu kıssa bize daha dünyaya gelirken herkesin geleceğinin belirli olduğu ve mühürlenmiş olanların imana dönüşüne imkan olmadığını, doğmadan evvel meydana gelen olaylar nedeniyle hakkında kaderin takdir olunduğunu ifade etmektedir.

 

            Cennette en yüksek dereceleri ulaşmak için dua eden ancak dünyadaki iyilikleri buna yetmeyen bir insanın o dereceye ulaşması için tek yol günahlarından acı çekerek arınması; başkasının sıkıntılarını üzerine almasıdır. Bu nedenle günahı çok az olan peygamberler ve üstün kullar istedikleri büyük makamlar ve Aşkullah için amellerinin yetmediği kısmı acıları üstlenerek birbirileri ile yarış ederler.

 

            Bununla birlikte Kuran bizlere başımıza gelen her sıkıntının ancak kendi ellerimizle yaptıklarımız nedeniyle gerçekleştiğini Allah'ın asla kimseye denemek için bile olsa zulmetmeyeceğini söylüyor.

 

            Sınav için gelen büyük musibetler dahi ya bizim bir cennete ki yada dünyada ki bir günahımız veya elimizle yaptığımız yanlış bir iş yada ısrarlı bir duamızın tezahürüdür.

 

            Dünyada çok refah ve mutlu yaşamak iki durumla açıklanabilir.

 

            1 ) Ne cennette  ne  de dünyada hiç günah işlememiştir. Hakettiğinden büyük bir cennet makamı da talep etmemiştir. Allah CC. de ona hiçbir sıkıntı vermemiştir. Küçük günahlarını da affetmiş kaderini ona göre güzel yazmıştır. Lakin sıkıntı çekmeyen yada günahsız gelen insan yok gibidir.

 

            2 ) O kişi cennette iken daha dünyaya gelmeden evvel şakilerden olacağı netleşmiş ve cehennemlikler defterine yazılmıştır. Kuran a göre Allah da onların sapkınlığını arttırmak, günahlarının acı çekmek suretiyle erimesini engellemek ve dine yönelmelerini ket vurmak için oyalayıcı bir zenginlik veya rahat yaşam vermiştir.

 

            Ekseriyetle 2. durum geçerli olduğundan zengin olan korkmalıdır. Zenginin cennete girmesi devenin iğne deliğinden geçmesi gibi zordur. Ta ki ihtiyacından fazlasını biriktirmeyip sürekli infak etsin.

 

            Allah bazı durumlar da belli suçu işleyenlerin iki dünyasını da sıkıntıya sokacağını ifade etmiştir.

 

            İki dünyada birden mutlu yaşamak isteyen kimse;

 

            Günahtan uzak durarak… Çok iyilik yapmalı, Kuran'ı mükemmel yaşamaya çalışmalı, ibadetlerini çok iyi yapmalıdır. Bol bol maddi manevi iyiliklerde bulunmalıdır.

 

            Ellerimizi bir işe götüreceğimizde de çok iyi düşünüp tedbirle ve akılla; çok istişare ederek; günah dışında tedbirsizlik ve cehalet yüzünden çekilen sıkıntılara da elden geldiğince mani olmalıdır. Örneğin kişi iyi biri olmasına rağmen cahillikle; kötü bir yöneticiye tabi olsa; ona destek verse o da kendi sorumluluğu olur.

 

            Kuran'dan yola çıkarsak dünyada en çok sıkıntıyı çekerek temizlenmesi gereken… cennete gidecek Müslümanların olması gerekir. Çünkü bu dünya Müslümanın günahtan temizlenme ve tekamül mekanıdır. Bu nedenle; Deccal vesile kılınmış birkaç yüz yıldır küffar ülkelere bolluk ve berekete vesile olmuştur.

 

            Dünyada insanların en içtenlikle Kuran'a tutunduğu ülkeler, Afganistan, Pakistan vb. ve Ortadoğu ülkeleri dünyanın en sıkıntılı ülkeleridir. Eğer dinlerini güzel yaşasalardı inşallah bu sıkıntılar az olurdu ama Müslümanın her büyük günahının cezası bu kısa dünyada ödenmektedir.

 

            Öteki tarafa bakalım. Düşünce sistemimize göre en rahat refah ve mutlu insanların yaşadığı ülkelerde, Kuran'a ve peygambere en çok düşman olan, hakaret eden yada dinsizliğin yaygın olduğu ülkeler olmalıdır. Bu refah ülkeler hangisi; Hollanda, Danimarka, Norveç vb. Kendi halklarına karşı iyi ve dürüst davrandıkları için, basit iyiliklerinin dahi karşılığı dünyada verilmiş ama günahlarının cezası ahirete bırakılmıştır.

 

            Neredeyse birebir şekilde refah ve lüks yaşam ile dinsizlik, acı ve sıkıntı içinde olmakla günahkar Müslümanlık modeli birleşmiş halde görülmektedir. Eskiden de durum çok farklı değildi. İslam ülkelerinin en güçlü zamanında dahi halk sıkıntı içinde olmuştu genellikle.

 

            Bu Müslümanlığın kötü oluşundan değildir; Birini Allah affetmek istiyor, ötekini ise sonsuza dek cezalandırmak istiyor…

 

            Sıkıntı çekmek istemeyen kimse mutlak tevbe etmeli, Kuran'a tam uymalı, bilime ve çalışmaya Kuran gereği önem vermeli, zikri çok yapmalı ve attığı her adımı çok iyi ölçüp biçmelidir.

 

            İnsanoğlunun Kalu Bela yaşamındaki günahlarına ışık tutan bir kutsal metinde Tevrat'ta ki Ezra peygamberin bölümüdür;

 

            21İlk insan Adem, günahkâr bir yüreği yüklendiğinden günah işleyip yenildi. Yalnız kendisi değil, bütün soyu…

Ezra 3. bölüm

 

            26tıpkı Adem ve onun soyu gibi davranıp yoldan çıktılar.

Ezra3

 

            21Tanrı tüm insanlara, bu dünya­ya geldikleri zaman nasıl yaşama erişeceklerini ve cezalandırılmaktan kur­tulacaklarını anlatan açık bilgiler ver­mişti. 

Ezra 7

 

            35Gerçek şudur ki, hiç günah işleme­yen bir insan doğmamıştır, günahsız yaşayan insan da yoktur.

Ezra 8

 

 

 

CENNETTEKİ YAŞANTIMIZIN 2. DİRİLİŞİMİZE ETKİLERİ

 

 

            Ünlü ekoloji uzmanı Dr. Ellis Silver, yazdığı "Humans are not from Earth" (İnsanlar Dünyalı Değil) isimli kitabıyla gündeme geldi. Kitap eski insanlığın farklı bir gezegende uzun süreler yaşadığını ve bu yaşamın çok daha rahat bir hayat olduğunu ifade ediyor. Ekoloji uzmanı olan Dr. Silver'e göre, insanların fiziksel eksiklikleri ve zayıflıkları bunun en güzel bilimsel kanıtı.

 

            Özetle kitabında şunlara değiniyor;

 

            İnsanlar farklı bir gezegende değişim süreci geçirdiklerini ve sonradan bu dünyaya bırakıldıkları için dünyanın yerel halkı olan hayvanlar ve bitkiler gibi mükemmel bir fiziksel bir uyum sağlayamamıştır.

Örneğin;
 

  • Güneşte derimizin yanması ve 2. dereceden yanıklar oluşması, bizi kanser etmesi derimizin güneşin yakıcı ışığıyla henüz tanıştığını ve diğer canlılar gibi dünyada buna karşı korunma mekanizması geliştirecek kadar uzun süre kalmadığımızı gösteriyor. Bu nedenle insanlar çok daha iyi gölgelendirilmiş bir gezegende evrimleşmiş olmalı.


"...ne bir güneş, ve ne de dondurucu bir soğuk..."

 (İnsan Suresi, 76/13)


"...ne sıcak-ne soğuk, tam kararında bir gölgeliğe..." sokacaktır.

 (Nisa Suresi, 76/57)

 

"Şüphesiz muttaki olanlar, gölgeliklerde ve pınar başlarındadır."

 (Mürselat Suresi, 77/41) 

 

  • Ayrıca güneşte sürekli gözlerimizin rahatsızlanması, alerji yada yanma gibi sorunların oluşması da bizlerin güneşe alışık olmadığımızın farklı bir kanıtı olarak gösteriliyor.

 

  • İnsanların geldiği gezegende yerçekimi biraz daha düşük olmalı çünkü insanlar uzun süre ayakta durduğu zaman bel ağrısı ve fıtık gibi, yada bazı ortopedik sorunlarla karşılaşırlar. Diğer hayvanlarda böyle bir durum olduğu söylenemez. Hiç uzun süre ayakta kaldığı için ağrıdan belini tutan bir goril gördünüz mü? Ayrıca insanın diğer canlılardan farklı olarak iki ayağı üzerine dikilmiş olması da; onun gelişim sürecinin diğer canlılardan farklı oluşuna dair güçlü işaretlerden biri olabilir.

  • Diğer canlılara kıyasla çok sık hasta olmamız, dünya şartlarına karşı değil de, mikropsuz bir gezegende geliştiğimiz izlenimi uyandırıyor.

  • Çok zor doğum yapmamızda normal değil, çünkü hiçbir canlı bu kadar acı çekmiyor veya doğum yaparken ölmüyor. Bu durumda geldiğimiz gezegendeki türeme yönteminin doğum yoluyla olmadığının göstergelerinden birisi. Kuran'da bu duruma uyumlu olarak Gazalinin belirttiği gibi birden tüm insanlığın yaratıldığı ve bu yaratılışın elle tutulabilen zerrelerden yapılmaya başlanması söz konudur. Bu zerreler bize DNA varyasyonlarını hatırlatmaktadır.

 

            Bilimsel verilere göre bazı yetenek bilgi ve alışkanlıklar atalarımızdan genetik olarak aktarılabilmektedir.  Bu durumda cennetten yeni gelen en bozulmamış haldeki özelliklerini en iyi şekilde taşıyan çocukları incelememiz gerekir.

 

            Eğer doğrudan cennetten geldilerse ve oranın yaşamına alışmış ruhlara sahiplerse çocukların şöyle olması gerekirdi;

 

  • Cennetteki gibi her dediği sanki hemen olmalıymış gibi zannetmek

 

  • İstediği bir şey gerçekleşmeyince, şaşırmak ve bu duruma tahammül edememek, bir sorun olduğunu düşünmek

 

 

  • Etrafındakileri uzunca bir süre hizmetçisi zannetmek

 

  • Cennette belli bir mertebede olanlarının, büyük bir insan gibi diğer çocuklardan farklı olarak bilgece konuşarak bizi şaşırtması…

 

 

  • Bazılarının kolayca öğrenilemeyecek bilgilere sıra dışı şekilde sahip olması ve reenkarnasyon zannedilen farklı yaşama ait anıları hatırlaması. ( Pek çok vakada eski hayatında prens yada prenses vb kişilikler olduğu görülüyor. Eski yaşam anılarında dilenci yada temizlikçi olduğunu gören yok gibidir)

 

  • Dünyaya yabancılık hissi

 

 

            Sizce de diğer canlı türleri ile kıyaslandığında insan bu dünyanın bir ürünü olamayacak kadar farklı değil mi?

 

            Eşit şartlarda hayata başlamış olmamıza rağmen yüzlerce milyon canlı türünden bu kadar üstün olması dışsal bir etkinin müdahalesini ortaya koyuyor. En azından gelişmişlik açısından bize biraz olsun yakın olan epeyce tür daha ortaya çıkması gerekirdi. Ama yok.

 

            Bu konuyla ilgili sorularınıza mümkün olduğunca cevap vermeye çalışacağım. Allah her şeyi en iyi bilendir. Ortaya koyduğum verilere karşı çıkacak kişiler olacak. Çünkü yeniliklere insanlar adapte olamazlar hemen.

 

            Belgeselin başında evvelden sorulmuş olan ve pek çok insanın bilinçli yaratıcı fikrine küsmesine neden olan soruların hepsine tek tek aklı başında ve ikna edici bir cevap vermelerini, bunu başarabilirlerse, ayetlerle ilgili açıklamaları mı da tek tek çürütmelerini isteyeceğim. Ama bunu yapamadan yarım bir eleştiri ile karşı çıkacaklardır…

 

            Onlara; yani her cümleyi analiz ederek yapılmamış yarım bi eleştiri ile iddiamı çürütemeyenlere; bu sorularla dinden uzaklaşan yada içi şüphelerle isyanlarla dolu milyonlarca insanın vebalini hatırlatmak isterim. Ayrıca işkence edip öldürülen çocuklar için, sadece sınandılar demelerini, Allah'a iftira attıklarını ve dolaylı şekilde Allah'ı zalim olmakla itham ettiklerini, kaderin yazıcısını suçlu gösterdikleri için uyarıyorum.

 

ÖNEMLİ NOT:

 

Bu yazıyı mail yoluyla tüm arkadaşlarınıza yollayarak, Facebook ve Twitter'da paylaşarak, Allah'ın bize emrettiği gibi O'nun yüceliğinin ve isminin yeryüzünde yayılmasına katkıda bulunun. 

 

Muhammed Suresi-7. Ayet:

Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz. (Diyanet Vakfı Çevirisi) (Yorumsuz)

Allah; dinini yaymak ve isminin yeryüzünde yüceltilmesine sizi vesile kılmak istiyor. Böylece Allah'a arzu duyduğu konuda yardım edin. Allah asla yalan söylemez. O da size yardım edecektir. Ben canlı bir şahidim. Bu davaya adandığımdan beri büyük bir yardım görmekteyim.

 

 

Erdem ÇETİNKAYA/  miraclebrain.wix.com

Okunma 564 defa

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

  • Dengesiz Havalara Karşı Portakal Suyu
    Dengesiz Havalara Karşı Portakal Suyu Havaların dengesiz bir seyir göstermesi grip gibi üst solunum yolu hastalıklarının artmasına yol açıyor. Uzmanlar hastalıktan korunmak ve vücut direncini artırmak için içeriğinde bol miktarda C vitamini bulunan portakal suyunun içilmesini öneriyor. Soğuk ve değişken hava şartlarının yaşandığı günlerde bağışıklık sistemi zayıflayan kişilerde üst solunum yolu hastalıklarında önemli bir artış gözleniyor. Grip, soğuk algınlığı ve enfeksiyonlara karşı korunmada ve iyileşme evresinde bağışıklık sistemini kuvvetlendirecek,
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Gribe Karşı Doğadan Koruma
    Gribe Karşı Doğadan Koruma Diyetisyen Sanem Apa Doğan Kışın Olumsuz Etkilerine Karşı Önerilerde Bulundu Bu sene kış geç geldi ama domuz gribi gibi salgın hastalıkları da beraberinde getirdi. Her sene çok sayıda kişiye sıkıntılı günler yaşatan grip gibi sağlık şikayetlerini engellemek, kışa karşı koruma kalkanı oluşturmak ve kış sonrasında pişman olmadan ağırlık kontrolünü sağlamak için bile sıcak bitki çayları yardımcınız olabilir. Önemli olan ise daha hastalığa yakalanmadan önlemleri almak! İşte sizi soğuk kış günlerine…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Dünya Kadınları Doğallık İstiyor
    Dünya Kadınları Doğallık İstiyor Yapılan araştırmalar gösteriyor ki dünyada güzelliğine önem veren kadınlar doğallıktan yana... Genç görünmek uğruna yüzündeki ifadesini kaybetmek istemeyenler için geliştirilen yeni nesil Teosyal Dinamik Dolgu, yapısı, uygulama özellikleri ve uygulanma sonrası sonuçlarıyla dikkat çekiyor. Son zamanlarda dünyada kendine has yüz ifadesini kaybetmek istemeyenlerin en çok tercih ettiği bu dolgu türü ile ilgili merak edilenleri Sculpture Polikliniği’nden Dermatolog Uzman Dr. Bilge Ateş cevapladı.
    in Güzellik-Makyaj Add new comment Read more...
  • Kolestrolü Lifle Düşür
    Kolestrolü Lifle Düşür Kalp hastalıkları kadın ve erkeklerde ölüm nedeni sıralamasında başta yer almaktadır. En yaygın kalp rahatsızlıkları kalp krizi ve kalp yetmezliğidir. Artmış kan yağları seviyesi kalp hastalıklarının ana nedenlerindendir. Çözünebilir lif içeren gıda alımıyla bu riskleri azaltabilirsiniz. Nutrition İstanbul Diyetisyeni Merve Doyranlı, lif alımının kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu olduğunu ve kötü kolesterolü düşürdüğünü anlattı. Diyetisyen Doyranlı “Diyet lifi; kilo yönetimi, sağlıklı sindirim sistemi fonksiyonları ve doygunluk gibi birçok konuda…
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • Diyet Ve Sporu Harmanla
    Diyet Ve Sporu Harmanla Fiziksel olarak aktif veya sedanter (fiziksel olarak çok aktif olmayan) bireylerin akıllarında sürekli ‘’DİYET Mİ SPOR MU?’’ sorusu var. Tek başına diyet ve spor kilo vermede etkin olabilir; ama her ikisinin de avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır, fakat birlikte uygulandığında avantaj ve dezavantajları birbirlerini olumlu yönde etkilemekte ve denge sağlanmaktadır. Nutrition İstanbul Diyetisyeni Tansu Demirdöven, bu avantaj ve dezavantajları, diyetle sporun nasıl adapte edileceğini anlattı. Diyetisyen Demirdöven, ‘’Beslenme ve egzersiz durumunuz…
    in Beslenme-Diyet Add new comment
  • ​Kilo-Sağlık İlişkisine Dikkat
    ​Kilo-Sağlık İlişkisine Dikkat Günümüzün en önemli sağlık sorunlarının başında obezite geliyor. Teknolojinin getirdiği pasif yaşam şekli, yoğun stres ve değişen beslenme alışkanlıklarının obeziteyi tetiklediğini belirten Sodexo Entegre Hizmet Yönetimi Sağlıklı Yaşam Yöneticisi Diyetisyen Sibel Mumcu, “Obezite mücadelesinde sağlık ve yaşam kalitesini korumak için bireye özgü tüm değişkenler göz önünde bulundurulmalı. Bireyin sağlıklı kiloya ulaşması ya da oldukları kiloyu korumaya çalışması daha önemli” açıklamasında bulundu.
    in Beslenme-Diyet Add new comment Read more...
  • ‘AKSESUAR MEME’ Sorunu Yaygınlaşıyor!
    ‘AKSESUAR MEME’ Sorunu Yaygınlaşıyor! Pek çok kişinin adını hiç duymadığı ‘aksesuar meme’ son yıllarda giderek daha fazla dikkat çeken bir sağlık sorunu. Hastalar aksesuar memeyi koltuk altında hissettikleri yağ bezesine benzer yumuşak ve hareketli bir şişlik olarak tanımlıyorlar ve bu nedenle meme cerrahlarına başvuruyorlar. Acıbadem Altunizade Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Can Atalay,aksesuar meme dokusuyla başvuran kişilerde şikayetlerin iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Peki aksesuar memede ne zaman cerrahi tedavi gerekiyor? Hastalar ne yapmalı?…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Rahim Ağzı Kanserinde Hayat Kurtaran Bilgiler
    Rahim Ağzı Kanserinde Hayat Kurtaran Bilgiler Dünyada en sık görülen kanserlerden biri olan rahim ağzı kanseri, her yıl yarım milyondan fazla kadını etkiliyor ve bu kadınların da yaklaşık yarısı geç tanı nedeniyle hayatını kaybediyor. Ancak rahim ağzı kanseri önlenebilen bir kanser olduğu için bu konuda erken tanı büyük önem taşıyor. Sarıyer İlçe Sağlık Müdürlüğü ve Acıbadem Maslak Hastanesi işbirliği ile 18 Ocak 2017, Perşembe günü İstanbul Büyükşehir Belediyesi Bağlar Kültür Merkezi’nde rahim ağzı (serviks) kanserinde erken…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Fazla Kilolar Dar Kanal Hastalığına Davetiye Çıkarıyor
    Fazla Kilolar Dar Kanal Hastalığına Davetiye Çıkarıyor - BEL FITIĞI SANDIĞINIZ ŞİKAYETLER “DAR KANAL”HASTALIĞI OLABİLİR - FAZLA KİLOLAR DAR KANAL HASTALIĞINA DAVETİYE ÇIKARIYOR Yürüme güçlüğü, ayaklarda ve bacaklarda uyuşma, ağrı ve bazen güç kaybı gibi belirtiler nedeniyle teşhis sırasında çoğunlukla fıtık ile karıştırılan dar kanal hastalığında hastanın şikayetleriyle birlikte radyolojik tetkik yaptırması önem taşıyor. Dar kanal hastasının zamanında teşhis edilmesi gerektiğini belirten Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erkan Kaptanoğlu…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Çocuklarınız Sağlıklı Gözler ile Başarıyı Yakalasın
    Çocuklarınız Sağlıklı Gözler ile Başarıyı Yakalasın Çocukluk döneminde müdahale edilmeyen göz problemleri, ilerleyen dönemlerde akademik, sosyal ve günlük yaşantıda pek çok problem ile karşılaşılmasına sebep olabilir. Öğrenim yaşındaki çocukların göz muayenelerinin yaptırılması için sömestr döneminin ideal bir zaman olduğunu belirten Dünyagöz Ataköy’den Op. Dr. Tülay Arıcı, “Çocukluk evresi, görme yetisinin geliştiği ve verilen eğitim aracılığı ile çocukların birer birey oldukları, oldukça önemli bir dönemdir. Bu dönemde oluşabilecek göz problemlerinin, rutin göz muayeneleri ile teşhis ve tedavisi…
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • ​Sebzeli Pikan Gremolata
    ​Sebzeli Pikan Gremolata Kış mevsimiyle beraber günden güne soğuyan havalar ve artan hastalıklarla baş edebilmek için bağışıklık sistemimizin güçlü olması gerekiyor. Bu mevsimde sağlıklı beslenmenin temelini oluşturan sebzeler, içerdikleri doğal vitaminler sayesinde hastalıklarla savaşmamızda büyük destek. d.ream Akademi Profesyonel Şefleri’nin hazırladığı ‘Sebzeli Pikan Gremolata’ tarifi sofralarınıza sağlık getiriyor.
    in zeytinyağlılar Add new comment Read more...
  • Zatürrede 4 Önemli İşaret
    Zatürrede 4 Önemli İşaret Özellikle kış aylarında artış gösteren ve enfeksiyona bağlı ölümlerde başı çeken zatürre, dünyada her yıl 4 buçuk milyon kişinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Zekai Tarım, ölüm nedenleri arasında altıncı sırada yer alan zatürrenin, çoğu zaman griple karıştırılarak tedavisinde geç kalınmasının ciddi sorunlara hatta hayati risklere neden olabildiğini vurguluyor. Peki zatürreyi gripten ayıran en temel göstergeler neler? Zatürreden korunabilmek mümkün mü? Tedavide nelere dikkat…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Karbonmonoksit Sessizce Can Yakıyor
    Karbonmonoksit Sessizce Can Yakıyor Karbonmonoksit Sessizce Can Yakıyor Soğuk havalar ve artan rüzgâr, “sessiz katil” soba zehirlenmelerini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar rengi, kokusu, tadı ve tahriş edici herhangi bir özelliği olmadığı için sobadan sızan karbonmonoksitin fark ettirmeden öldürdüğünü belirterek uyarılarda bulunuyor Karbonmonoksit (CO) ile zehirlenme insanoğlunun karşılaştığı en eski zehirlenme olaylarından biri olarak biliniyor. Günümüzde de dünya üzerinde önemli oranda ölümlere ve başka sağlık sorunlarına yol açıyor. Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de özellikle…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Abdi İbrahim Otsuka Uyarıyor!
    Abdi İbrahim Otsuka Uyarıyor! DİYALİZ TEDAVİSİ ALAN HER 10 KİŞİDEN 1’İ POLİKİSTİK BÖBREK HASTASI Abdi İbrahim Otsuka, yaşamı tehdit eden ve en sık görülen kalıtsal böbrek hastalığı olan Polikistik böbrek hastalığının, böbrek nakli yapılan ya da diyaliz tedavisi alan her 10 kişiden 1’inde görüldüğüne dikkat çekiyor. Hasta ve hasta yakınları arasındaki iletişimi ve dayanışmayı güçlendirmenin yanı sıra, hastalık eğitimiyle yaşam kalitesinin korunmasını sağlamak amacıyla kurulan Polikistik Böbrek Hastaları Derneği bu kadar ciddi sonuçları olan…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Burnumuz Neden Kurur?
    Burnumuz Neden Kurur? Aşırı kuru burun sizi çok rahatsız edebilir, canınızı yakabilir hatta sizi utandırabilir. Burnunuz kuruduktan sonra burun pasajlarınızın içinde nem kalmaz. Bunun nedeni çevresel koşullar, bazı ilaçlar veya tıbbi bir durum olabilir. Kuru burnunuzu evde hazırladığınız ilaçlarla nemlendirebilirsiniz ancak kuruluk devam ederse veya acı çekerseniz doktorunuza danışmalısınız. İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi’nden Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. M. Melih Çiçek, aşırı kuru burun rahatsızlığının belirtileri, nedenleri ve…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Tatilde Diş Bakımını Mutlaka Yaptırın
    Tatilde Diş Bakımını Mutlaka Yaptırın Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Sömestr tatilinde artan etkinlikler ve bu etkinlikler sırasında alınan şekerli gıdalar, fast-food tarzı beslenme ve asitli içecekler dişlerdeki çürümeyi hızlandırabilir, tatili fırsat bilip çocuklarınızın diş bakımlarını yaptırın” diyerek aileleri uyardı Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Okulların tatil olması, çocukların dişlerinin kontrolü için bir fırsat haline dönüştürülebilir” diyor ve aileleri uyarıyor: “Özellikle ders koşuşturması içinde ihmal edilmiş olan tedaviler bu dönemde yapılabilir. Ayrıca küçük çocukların anne-babalarından ayrıldığı ve…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Bağışıklık Sisteminizin Kalkanı: EasyDefence
    Bağışıklık Sisteminizin Kalkanı: EasyDefence Modern çağda, günlük rutinin akışında vitamin alımımıza yeterince dikkat edemiyoruz. Böylece virüsler vücudumuzu dirençsiz yakalayarak bizi hasta edebiliyor. Peki daha güçlü bir bağışıklık sistemine kavuşmanın yolu ne? Tadı güzel, kolay yutulabilen aynı zamanda enfeksiyonlara karşı savaş açan bir bağışıklık güçlendirici düşünün, tam size ve çocuğunuza göre değil mi? İşte karşınızda çiğnenebilir jel form EasyDefence. Kış aylarında artan salgın hastalıklarla, virüslerle ve enfeksiyonlarla baş etmenin en doğru yolu sağlıklı bir bağışıklık…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Kanserin İlacı Çin’de Mi?
    Kanserin İlacı Çin’de Mi? Çin’in, küresel ilaç endüstrisi için yeni bir ilaç ürettiği son zamanlar 1970'li yıllardı. Mao Zedung'un sıtma için bir tedavi önermesinden sonra Çinli bilim insanı Tu Youyou’nun Artemisinin’i keşfettiği dönemdi. Çin, birçok alanda olduğu gibi yarım asır sonra yine tıpta sürprizlere hazırlanıyor. Rad Ecza Deposu Genel Müdürü Can Sökmen, Çin’in küresel ilaç endüstrisinde oynamaya başladığı yeni rol hakkında şu bilgileri verdi:
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Her Gün Bir Avuç Yaban Mersini Göz Sağlığını Korur
    Her Gün Bir Avuç Yaban Mersini Göz Sağlığını Korur AİLELER DİKKAT! YARIM SAAT EKRANA BAKMAK 5 SAAT DERS ÇALIŞMAKTAN DAHA ÇOK YORUYOR Başarısızlığının sebebi göz bozukluğu olabilir Her gün bir avuç yaban mersini göz sağlığını korur Okullarda tablet veya bilgisayarla yapılan ödevlerin sık verilmesi ve akıllı tahta kullanımı gözlerde bozulmaya sebep oluyor. Okul çağındaki çocuklarda göz numarası değişikliğinin çok daha sık olduğunu belirten Medical Park Bahçelievler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Fatih Atmaca aileleri uyarıyor: “Çocuk tahtaya…
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • Gut Hastalığı Nedir?
    Gut Hastalığı Nedir? Gut Hastalığı Nedir? Gut hastalığı sebep olduğu durumlar dikkate alındığında romatizma hastalığı sayılmasına rağmen aslında bir metabolizma hastalığıdır. Sağlıklı bir vücutta, vücuttan atılması gereken maddeler, ürik aside dönüştürülerek vücuttan uzaklaştırılmaktadır. Özellikle protein yapısındaki maddelerin vücuttan atılım şekli olan ürik asitlerin atılmasında bir sorun varsa ya da çok fazla üretimi söz konusu ise vücutta birikir ve kanda oranı artar. Ürik asidin eklemlerde birikmesi sonucu iltihaplanmalar oluşur; bu soruna “gut hastalığı” denir.…
    in Sağlık Add new comment Read more...
  • Yarıyıl Tatilini Verimli Geçirmenin 12 Yolu
    Yarıyıl Tatilini Verimli Geçirmenin 12 Yolu Öğrencilerin heyecanla beklediği yarıyıl tatili ile eğitime ilk mola veriliyor. 15 günlük bu tatil, çocuklar için hem bir soluklanma hem de ilk dönemin sakin bir şekilde değerlendirilmesi için eşsiz bir fırsat olarak görülebilir. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Bölümü’nden Uz. Dr. Leyla Benkurt Alkaş, yarıyıl tatili ve tatil dönüşü için ailelere önerilerde bulundu. Tatil dönemleri çocukta huy değişikliği yapabilir Yarıyıl tatili ile okul dönemi kurulan düzende ufak tefek…
    in Aile ve Çocuk Add new comment Read more...
  • Yenilenmenin Yaşı Yok
    Yenilenmenin Yaşı Yok Her yaşta genç ve güzel görünmek isteyenler için cerrahi ya da medikal pek çok seçenek var. Ciltte yaşla birlikte oluşan kırışıklıklar, cilt renginde matlaşma gibi problemlerin tedavisinde pek çok yöntemin kullanıldığını belirten Liv Hospital Ulus Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Gürsel Turgut ameliyatlı ve ameliyatsız gençleştiren yöntemleri anlattı. Soğuk lipoliz ile ameliyatsız incelin Soğuk lipoliz yağ hücrelerini dondurarak onların zaman içinde ölmesini sağlayan kontrollü ve bölgesel yağları…
    in Güzellik-Makyaj Add new comment Read more...
  • Anne Sütü Nasıl Artar
    Anne Sütü Nasıl Artar Anne sütü sağlıklı bir yaşam için oldukça önemli... Anne sütünün bazı durumlarda az olması ise aileleri oldukça tedirgin ediyor. Özellikle erken doğumda gerçekleşen doğumlarda yoğun bakımda bulunan bebekler annelerinden uzakta kalıyor ve anne sütünü yeterince alamıyor. Dr.Fevzi Özgönül, anne sütünü artırmanın yollarına dair merak edilenleri anlattı. Dr. Fevzi Özgönül, anne sütü için mısır gevreğinden, aşırı miktarda unlu besinlerden, maydanoz ve naneden kaçınmanın lazım geldiğini belirterek, çok miktarda çay ve kahve…
    in Dr. Fevzi Özgönül Add new comment Read more...
  • Seda Turan Akrep Burcu Haftalık Ve Aylık Yorumları (2018)
    Seda Turan Akrep Burcu Haftalık Ve Aylık Yorumları (2018) Akrep Burcu Haftalık Yorum 15-21 Ocak 2018 Bu hafta, bir çok konu da adımlar atmak isteyeceğin bir hafta sevgili Akrep. Kendini geliştirmek, daha kaliteli zamanlar geçirmek isteyebilirsin. Zamanı son derece kıymetli bir şekilde değerlendirmek isteyebilirsin. Evli, ilişkisi olan bir Akrep isen, eşin, partnerin ile ortak aktivitlere katılmak, ortak kurslara yazılmak isteyebilirsin.. Birbirinize motive sağlamak adına, destek bekleyebilirsin. Kariyer, eğitim hayatın da ise, keyifli bir hafta.. Emeklerinin karşılığını alacağın bir süreçtesin..…
    in Astrolog Seda Turan Haftalık Ve Aylık Burç Yorumları Add new comment Read more...
  • Seda Turan Terazi Burcu Haftalık Ve Aylık Yorumları (2018)
    Seda Turan Terazi Burcu Haftalık Ve Aylık Yorumları (2018) Terazi Burcu Haftalık Yorum 15-21 Ocak 2018 Bu hafta, dikkatli olman gereken, riskli bir hafta olacak diyebilirim sevgili Terazi.. Hayata dair bir çok konu da ciddi değişimlerin sinyallerini verecek bir hafta olacak diyebilirim. Hata yaptığın, yanlış yaptığın, gözden kaçırdığın detaylar ile ilgili ani gelişmelerin gündeme geleceği bir hafta olabilir. Özellikle haftanın haftanın ortası itibari ile, yüzleşmeler yaşayabilirsin. Yakınlarına, eşine, partnerine bazı konularda maalesef ki açıklamalar yapmak durumun da kalabilirsin. Kariyer,…
    in Astrolog Seda Turan Haftalık Ve Aylık Burç Yorumları Add new comment
  • Seda Turan Başak Burcu Haftalık Ve Aylık Yorumları (2018)
    Seda Turan Başak Burcu Haftalık Ve Aylık Yorumları (2018) Başak Burcu Haftalık Yorum 15-21 Ocak 2018 Bu hafta, sürpriz gelişmelerin gündeme geleceği, özellikle kariyer hayatın ile ilgili gelişmelerin meydana geleceği hareketli bir hafta sevgili Başak. Duygusal anlamda netlik kazanacaksın diyebilirim.. Yaşananlar iyi yada kötü olsun fark etmeksizin, netleşeceksin.. Çünkü, ne istediğini, ne istemediğini bildiğin bir dönemden geçiyorsun.. Kariyer, eğitim hayatın ile ilgili ise, sürprizler gündeme gelecek diyebilirim. Yeni projeler, teklifler karşına çıkabilir.. Mevcut düzenini ileriye taşıyabileceğin gelişmeler gündeme gelebilir.…
    in Astrolog Seda Turan Haftalık Ve Aylık Burç Yorumları Add new comment Read more...
  • Seda Turan Aslan Burcu Haftalık Ve Aylık Yorumları(2018)
    Seda Turan Aslan Burcu Haftalık Ve Aylık Yorumları(2018) Aslan Burcu Haftalık Yorum 15-21 Ocak 2018 Bu hafta, hırslı ve yenilikçi bir ruh haline sahipsin sevgili Aslan. Evli, ilişkisi olan bir Aslan isen, bu hafta eşin, partnerin ile yapmak istediğin değişimlerle ilgili ciddi konuşmalar yapabilirsin. Ev değiştirmek, şehir değiştirmek, çocuk yapmak ve benzeri büyük kararları ortaya atabilir, eşin, partnerin ile ortak hareket etmek isteyebilirsin. Eğitim, kariyer hayatın ile ilgili değişime gideceğin aşikar. Durgunluktan ve sıradanlıktan hoşlanmıyorsun.. Ruhunun ihtişamını yansıtacak…
    in Astrolog Seda Turan Haftalık Ve Aylık Burç Yorumları Add new comment
  • Seda Turan Yengeç Burcu Haftalık Ve Aylık Yorumları (2018)
    Seda Turan Yengeç Burcu Haftalık Ve Aylık Yorumları (2018) Yengeç Burcu Haftalık Yorum 15-21 Ocak 2018 Bu hafta, güçlü işbirliklerin, ortaklıkların, ilişkilerin doğacağı bir hafta sevgili Yengeç.. Kariyer, eğitim hayatın ile ilgili uzun zamandır beklediğin bir takım gelişmeler olumlu yönde gelişebilir. İstediğin işbirliklerini, ortaklıkları kurabilirsin. Finansal anlam da beklentilerinin karşılığını bulabilirsin. Evli, ilişkisi olan bir Yengeç isen, yine aynı şekilde eşin, partnerin ile oldukça güçlü duygusal bağlar kurabilir, aranızda ki güveni tazeleyebilirisiniz. Yalnız bir Yengeç isen, bu hafta sürprizlere…
    in Astrolog Seda Turan Haftalık Ve Aylık Burç Yorumları Add new comment Read more...
  • Seda Turan İkizler Burcu Haftalık Ve Aylık Yorumları (2018)
    Seda Turan İkizler Burcu Haftalık Ve Aylık Yorumları (2018) İkizler Burcu Haftalık Yorum 15-21 Ocak 2018 Bu hafta, keyifli haberler alacağın bir hafta olacak sevgili İkizler. Gücüne güç katacak projeler, işbirlikleri, fırsatlar karşına çıkabilir. Evli, ilişkisi olan bir İkizler isen, eşin, partnerin ile sorunları kolaylıkla aştığınızı göreceksin. Bir şeylerin istediğin yönde ilerlemiş olması seni fazlası ile memnun edecek diyebilirim. Duygusal anlam da iyimser gelişmeler söz konusu. Kariyer, eğitim hayatın ile ilgili ise, son derece iyimser bir hafta.. Yeni oluşumlar…
    in Astrolog Seda Turan Haftalık Ve Aylık Burç Yorumları Add new comment Read more...
  • Seda Turan Boğa Burcu Haftalık Ve Aylık Yorumları (2018)
    Seda Turan Boğa Burcu Haftalık Ve Aylık Yorumları (2018) Boğa Burcu Haftalık Yorum 15-21 Ocak 2018 Bu hafta, kararlı tutumlarının ön plana çıkacağı bir hafta sevgili Boğa. Bir çok konu da, hayati kararlar alabilirsin. Kariyer, eğitim hayatın da sana güç verecek ortaklıklar, işbirlikleri kurabilirsin. Durağan, durgun, kötü giden sektörel problemleri aşmak adına fırsatlar bulacak yada yaratacaksın diyebilirim. Duygusal anlam da ise, senin için en önemli hafta diyebilirim bu ay için. Kararlı tutumların en çok da özel hayatın da kendini…
    in Astrolog Seda Turan Haftalık Ve Aylık Burç Yorumları Add new comment Read more...

Günlük Burç

 

Günlük falınızı Okuyun

"Doktor
Doktor Gönül Ateşsaçan
Sevil Yavuz

Haberler

İlginizi Çekebilir...

  • Kahve Falı Şekilleri "F" Harfi
    FARAŞ: Size yakın birisinin çıkardığı bir problem sizi üzecektir. FARE: Kazancınız artacaktır ancak etrafınızda dalkavuk karakterli kötü kişiler oluşacaktır, onlara dikkat etmelisiniz. FENER: Mutluluk dolu günler sizi çok yakında ziyaret edecektir. FES: Yakın bir zamanda hayırlı bir iş için yolculuğa…
    Read 3930 times
  • Yemek İle Birlikte Su İçilir mi?
    Yemek İle Birlikte Su İçilir mi? Bu soru ne çok tartışıldı. Bir kısım uzmanlar kilo vermek isterseniz önce 2- 3 bardak su için açlığınız azalsın sonra yemek yiyin ki daha az yediğinizde kilo verebilirsiniz dediler. Bazıları yemek yerken su içerseniz sindirim sistemi iyi çalışmaz, bazıları yemekle…
    Read 850 times Read more...
  • Menopoza Adaçayı ile Savaç Açın!
    Menopoza Adaçayı ile Savaç Açın! Geçtiğimiz günlerde 'NEDEN AÇIM NEDEN ŞİŞMANIM ' adlı kitabı çıkararak adından sıkça söz ettiren Beslenme Danışmanı Dr.Gönül Ateşsaçan formda bir vücut ve sağlıklı bir yaşam için önerilerde bulundu...Ateşsaçan,kitabında da belirttiği gibi menopoz döneminde yaşanılan sorunları ortadan kaldırmak için adaçayının mutlaka…
    Read 886 times Read more...
  • ÇOCUKLARDA KORKU
    ÇOCUKLARDA KORKU Korkuyorum Her anne-baba çocuğunun okul dönüşü şunları söylerken hissettiği acıya kişisel olarak tanık olmuştur:
    Read 770 times Read more...
  • Kadına Yönelik Şiddet Durdurulamıyor
    Kadına Yönelik Şiddet Durdurulamıyor Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri tablosu giderek ağırlaşıyor. Geçtiğimizin yıl erkek şiddeti nedeniyle hayatını kaybeden kadın sayısı 328 iken, bu yılın ilk on aylık diliminde cinayete kurban giden kadın sayısı 338 oldu. Medya takibinin öncü kuruluşu Ajans Press, …
    Read 43 times Read more...